“İnançlarım için asla ölmem; çünkü yanılıyor olabilirim.”
— Bertrand Russell
Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey, bu cümlenin anlattığı bakış açısı…
Kılıçdaroğlu, CHP, Haluk Levent ve Ahbap olayları bize çok önemli bir şey gösterdi. Bir zamanlar güvendiğimiz, desteklediğimiz, iyi niyetinden emin olduğumuz insanların yanlışlarını gördüğümüzde bunu söyleyebilmeliyiz.
Çünkü bazı insanlar fikirleri değil, kişileri savunuyor. Kendi tarafındaki insan ne yaparsa yapsın arkasında duruyor. Yanlışı görmüyor, görmek istemiyor. Çünkü bağlı oldukları şey değerler değil, kişiler oluyor.
Ama bizim böyle olmamamız gerekiyor.
Bizim için yanlış yapan; annemiz, babamız, dostumuz ya da yıllarca desteklediğimiz biri bile olsa yanlıştır. Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilmeliyiz.
O yüzden artık kimseyi kavga dövüşle korumamalıyız. Hiç kimsenin arkasında sorgusuz sualsiz durmamalıyız. Farklı bakış açılarına, onu yakından tanıyan insanların söylediklerine ve duyulmayan diğer seslere biraz daha kulak kabartmalıyız.
Bu bir ders mi?
Evet, bu bir ders.
Çünkü hiçbir insan hatadan, değişimden ve yanılmaktan muaf değildir.
Bugün bize yakın duran biri, yarın insanlığa, vicdana, haysiyete, onura ve etik değerlere aykırı kararlar verebilir. O gün geldiğinde onu da eleştirebilmeliyiz.
Destek olmak başka bir şeydir; bir insanın peşinden düşünmeden gitmek başka…
Bizim yapmamız gereken; değerlerimize, vicdanımıza ve insanlığa uygun davranan insanlara destek olmak. Ama aynı zamanda onları izlemek, sorgulamak ve gerektiğinde eleştirmek.
Çünkü insanoğlu şaşar, değişir, yanılır.
Bazı insanlar kendi tarafındaki yanlışları görmek istemez. Yapılan haksızlıkları, yozlaşmayı, adaletsizliği görmezden gelir. Tıpkı çocuğu büyük bir hata yaptığında bile gerçeği kabul etmeyen insanlar gibi…
Ama biz böyle olmamalıyız.
Bizim bağlılığımız insanlara değil; adalete, vicdana ve doğru bildiğimiz değerlere olmalı.
Bugün geçmişte “dede” dediğimiz, kalp bıraktığımız, destek verdiğimiz bir insanı en çok eleştirenlerin yine biz olması bunun göstergesidir.
Çünkü gerçek sadakat; bir insanın her yaptığını savunmak değil, yanlış yaptığında bunu söyleyebilmektir.
Kendi aklımızdan, vicdanımızdan ve muhakeme gücümüzden daha değerli bir rehber yoktur.
Kimseye körü körüne bağlanmayalım. İzleyelim, değerlendirelim.
Doğruyu destekleyelim ama doğru gördüğümüz insanların bile her zaman doğru kalacağını varsaymayalım.
Çünkü özgür düşünce; birinin arkasından koşmak değil, gerektiğinde onun karşısında durabilecek cesarete sahip olmaktır.
Sevgiler.










