Bir zamanlar sınıfların en belirgin izi tebeşir tozuydu. Tahtaya yazılan her cümle, havaya karışan beyaz bir iz bırakırdı. Bugün ise aynı sınıflarda yapay zekâ, dijital platformlar ve veri konuşuluyor. Eğitim değişiyor, öğretmenlik dönüşüyor… Bu dönüşümün en somut yansımalarından biri de İzmir’de, İzmir Özel Türk Koleji Bahattin Tatış Kampüsü’nde gerçekleşen Yaratıcı Yenilikçi Öğretmen Semineri oldu.
Ege Çağdaş Eğitim Vakfı’nın (EÇEV) yıllardır sürdürdüğü bu buluşma, sadece bir seminer değil; eğitimin yönünü gösteren güçlü bir platform. 700’ün üzerinde eğitimcinin katıldığı organizasyon, “Tebeşir Tozundan Teknolojiye” temasıyla geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kurdu.
Açılışta EÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Şensöz ve ev sahibi kurum adına Yiğit Tatış’ın sözleri, eğitimin dönüşümüne dair güçlü bir çerçeve çizdi. Ardından Prof. Dr. Soner Yıldırım’ın “Ortak Zeka ve Öğrenme Mimarisi” başlıklı konuşması, eğitimin artık bireysel değil kolektif bir akılla şekillendiğini hatırlattı.
Kapanışta ise ÖRAV Genel Müdürü Arzu Atasoy ile Eğitim Lideri Nazan Fettahoğlu sahnedeydi. “Hız Çağında Farklı Zihniyet Modelleri ve Esenlik” başlıklı konuşmaları, sadece akademik başarıyı değil, insanın iyi olma halini de eğitimin merkezine koymanın gerekliliğini ortaya koydu.
Eğitim yöneticileri oturumunda Bahar Ergin Faat moderatörlüğünde; Kadir Açıkbaşlar, Prof. Dr. Sibel Yeşildere İmre ve Yiğit Tatış’ın yer aldığı panelde ise öğretmenlik mesleğinin geleceği masaya yatırıldı. Bu isimler, sadece bugünü değil, yarının sınıflarını da tartıştı.
Gün boyunca gerçekleştirilen sunumlarda Kürşat Günenç’in yapay zekâ destekli öğrenme üzerine aktardıkları, Emin Narin’in eğitim teknolojilerine dair değerlendirmeleri, Ezgi Özkök Sefer’in değişim öncülüğü vurgusu ve Doç. Dr. Gürsu Aşık’ın “yapay zekâ yeni bir işletim sistemi mi?” sorusu, eğitimin yönünü sorgulatan başlıklar arasındaydı.
Ama belki de günün en kıymetli kısmı, öğretmenlerin birbirine anlattığı gerçek hikâyelerdi. 46 farklı sınıf içi uygulama… Gerçek deneyimler… Çünkü eğitim, en çok sahada öğreniliyor.
Stant alanında sergilenen teknolojiler, yayınlar ve dijital çözümler ise şunu açıkça gösterdi: Eğitim artık sadece bilgiyle değil, teknolojiyle birlikte şekilleniyor. Ancak tüm bu yeniliklerin ortasında değişmeyen bir şey var: Öğretmenin rolü.
Bugün tebeşir tozu belki eskisi kadar görünür değil. Ama onun yerini alan teknoloji, hâlâ öğretmenin dokunuşuna ihtiyaç duyuyor. Çünkü eğitim, araçlarla değil, insanla anlam kazanıyor.
Ve belki de bu seminerin bize en güçlü mesajı şu: Gelecek, teknolojiyi kullananların değil; onu anlamlandıranların olacak.









