ÖMER FARUK ALTIN/EGE'YE BAKIŞ - 2019 yılı Uşak Çevre Raporu’na göre, Uşak’ta bulunan 62 içme suyu tesisinin 38’i, insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturan arsenik arıtımı yapıyor.


Konuya ilişkin açıklama yapan Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Sözcüsü Funda Özakçura, “Kışladağ'ın üç beş gram altın bulmak için kullandığı 12 milyon m3'e karşılık, su kaynaklarımız ve toprakta arsenik ne kadar arttı?” ifadelerini kullandı.
ŞEFFAFLIK TARTIŞMALARI GÜNDEMDE!
Altın madenini işleten TÜPRAG, daha önce yaptığı açıklamalarda çevreye zarar vermediklerini savunmuştu. Ancak 2024 yılına ait verilerin hâlâ yayımlanmamış olması, kamuoyunda şeffaflık tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Platform Sözcüsü Özakçura ise konuya ilişkin Uşak Valiliği’ne seslenerek, “2024 Uşak Çevre Raporu hâlâ neden yayımlanmadı acaba?” diye sordu.

“ÇOK CİDDİ BİR SORUNUMUZ DAHA VAR”
Özakçura’nın paylaşımının tam hali ise şu şekilde:
“Susuzluktan kırılıyoruz; ama susuzluğun beraberinde getirdiği çok ciddi bir sorunumuz daha var: Arsenik. Yeraltı suları "azaldıkça", su ve topraktaki arsenik oranı artıyor çünkü.
2019 yılı Uşak Çevre Raporu'na göre; toplam 62 arıtma tesisinin 38'i, arsenik arıtma tesisi!
2024 yılında Uşaklının kullandığı 11 milyon metreküp suya karşılık, Kışladağ Altın Madeni 12 milyon metreküp su kullanmış.
Kışladağ'ın üç beş gram altın bulmak için kullandığı 12 milyon m3'e karşılık, su kaynaklarımız ve toprakta arsenik ne kadar arttı?
TÜPRAG acaba bu kez nasıl bir hikaye anlatarak "masum" olduğunu iddia edecek?
Bu arada, bir soru da Uşak Valiliği'ne:
2024 Uşak Çevre Raporu hâlâ neden yayımlanmadı acaba?”

ARSENİK NEDİR?
Arsenik, yarı metal bir elementtir ve doğada toprakta, minerallerde ve yeraltı sularında bulunabilir. Bazı arsenik bileşikleri insanlar için son derece zehirlidir ve uzun süreli maruziyette cilt lezyonları, kanser, akciğer ve sinir sistemi hastalıklarına yol açabilir. Arsenik özellikle maden faaliyetleri ve endüstriyel atıklar nedeniyle su ve toprakta artabilir; bu nedenle içme sularında güvenli seviyeler belirlenmiş ve düzenli olarak izlenmesi gerekir. Yeraltı sularında arsenik oranının yükselmesi hem halk sağlığı hem de çevre açısından ciddi bir risk oluşturur.









