EGEÇEP tarafından yapılan açıklamada, TÜMAD'ın Madra Dağı'ndaki mevcut faaliyet alanını ve üretim kapasitesini önemli ölçüde artırmayı planladığı belirtilerek, projenin yalnızca Balıkesir'i değil, Kozak Yaylası başta olmak üzere İzmir'i de kapsayan geniş bir ekosistemi tehdit ettiği ifade edildi.
Açıklamada, şirketin ÇED alanını 835 hektardan 1287 hektara, ocak sahasını 134 hektardan 353 hektara, yığın liç alanını ise 83 hektardan 257 hektara çıkarmayı hedeflediği kaydedildi. Yıllık kazı miktarının yaklaşık 30 milyon tona, yığın liç tesisinin kapasitesinin ise 15,5 milyon tona yükseltileceği aktarıldı.
"Su kaynakları ve ormanlar tehdit altında"
EGEÇEP, kapasite artışıyla birlikte Madra Dağı'ndaki karaçam ormanlarının, tarım alanlarının ve meraların zarar göreceğini öne sürdü. Açıklamada, maden sahasının Kuzey Ege ve Susurluk havzalarını ayıran su bölüm hattında bulunduğu belirtilerek, olası bir kirliliğin iki farklı havzayı aynı anda etkileyebileceği savunuldu.
Platform, işletmenin yıllık yaklaşık 6,6 milyon metreküp su tüketeceğini, bunun Burhaniye'nin yıllık içme suyu tüketiminin yaklaşık üç katına karşılık geldiğini ileri sürdü.
20 Temmuz'a kadar dava açılacak
20 Haziran 2026'da verilen ÇED olumlu kararına karşı yasal sürenin 20 Temmuz'da dolacağını hatırlatan EGEÇEP, ekoloji örgütleriyle birlikte kararın iptali için dava açacaklarını duyurdu.
Açıklamada, projenin İzmir sınırları içerisindeki Kozak Yaylası'nı da doğrudan etkilediği belirtilerek, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Bergama Belediyesi'ne davaya müdahil olmaları çağrısı yapıldı.
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'ne "hibe" tepkisi
EGEÇEP, Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi gündemine gelen, TÜMAD tarafından belediyeye bir aracın bedelsiz ve şartsız hibe edilmesine ilişkin teklifin de geri çekilmesini istedi.
Platform, söz konusu teklifin kabul edilemez olduğunu savunarak, belediye meclis üyelerine teklifin reddedilmesi çağrısında bulundu.









