BIST 100 14.430,05 %0,67 Altın 6.859,92 ₺/gr %0,60 Bitcoin $78.611 %0,52 Dolar 48,29 ₺ %0,04 Euro 56,03 ₺ %0,15 Sterlin 65,40 ₺ %0,05 Gümüş 103,03 ₺/gr %0,23 Ethereum $2.471,15 %1,27 İsviçre Frangı 59,61 ₺ %0,18 Kanada Doları 34,81 ₺ %0,08 Avustralya Doları 34,55 ₺ %0,13 Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00 Suudi Riyali 12,86 ₺ %0,07 BAE Dirhemi 13,15 ₺ %0,06 Rus Rublesi 0,55 ₺ %1,32 Çin Yuanı 7,18 ₺ %0,04
Foto Galeri Video Yazarlar
Anasayfa Güncel Türkiye'nin 'gıda güvenliği' karnesi: Laboratuvarlar yete...

Türkiye'nin 'gıda güvenliği' karnesi: Laboratuvarlar yetersiz, kayıt ve kontrol yok

Türkiye, 2024 yılında Avrupa Birliği’nin gıda güvenliği kontrol sistemi olan Rapid Alert System for Food and Feed (RASFF) üzerinden en çok bildirim alan ülke oldu. Pestisit kalıntıları ve aflatoksin seviyesindeki fazlalıklar gibi sebeplerden ötürü pek çok ihracat ürünü sınır kontrolünde takılı kaldı. Konuya ilişkin konuşan TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ömer Ulaş Kırım, Türkiye gibi tarımsal ihracat yapan ülkelerde, denetim sürecinin sık olması gerektiğini vurguladı.

0Yorumlar
Türkiye'nin 'gıda güvenliği' karnesi: Laboratuvarlar yetersiz, kayıt ve kontrol yok

ÖMER FARUK ALTIN/EGE’YE BAKIŞ-Türkiye, 2024 yılında Avrupa Birliği’nin gıda güvenliği kontrol sistemi olan Rapid Alert System for Food and Feed (RASFF) üzerinden en çok bildirim alan ülke oldu. Pestisit kalıntıları ve aflatoksin seviyesindeki fazlalıklar gibi nedenlerle birçok ihracat ürünü sınır kontrolünden geçemedi. Türkiye, 2023 yılında da RASFF’ten en çok bildirim alan ülkeydi. 2023 yılında gerçekleştirilen 4 bin 777 bildirimin 361’i Türkiye’den gelen ürünler için düzenlenmişti.

Görsel: doğrulukpayı

 

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ömer Ulaş Kırım, Türkiye gibi tarımsal ihracat yapan ülkelerde, denetim sürecinin sık olması gerektiğini vurguladı. Ayrıca açıklamasında Türkiye’nin AB gıda güvenliği standartlarına uyum sağlamak için uygun yasal düzenlemelere sahip olduğunu ancak bu mevzuatın uygulamasında eksiklikler yaşandığını dile getirdi.

 

“MEVZUAT’IN UYGULANMASINDA EKSİKLİKLER YAŞANIYOR”

Gıda güvenliğine ilişkin mevzuatların uygulanmasında eksikliklerin yaşandığını dile getiren Kırım, “Türkiye, AB’nin gıda güvenliği standartlarına uyum sağlamak için Avrupa Birliği yasalarına uygun yasal düzenlemelere sahiptir. Ancak bu mevzuatın uygulanmasında eksiklikler yaşanıyor. Gıda ürünlerinin analizinde kullanılan laboratuvarların sayısı, teknolojik donanımı ve teknik personel yeterliliği pestisit kalıntılarının tespiti açısından çok kritik.  Bu laboratuvarların kapasitesinin yetersiz olması, tüm ihracat ürünlerinin etkin şekilde analiz edilmesini zorlaştırıyor. Daha iyi bir sistem kurulması için; tarladan fabrikalara ve sevkiyata kadar entegre bir kontrol ve kayıt sistemine ihtiyacımız var. Rekolte tespit çalışmaları, ilaçlama sistemlerinin ziraat mühendisleri kontrolünde ve doğru zamanlarda yapılması, ürün hasat ve depolama planlamalarının yapılması, çiftçilerin bilinçlendirilmesi için gerekli eğitim mekanizmasının kurulması, yanlış ve kasıtlı uygulamalara karşı caydırıcı ceza mekanizmasının kurulması, yeterli analizlerin yapılması için laboratuvar ve teknik personel altyapılarının güçlendirilmesi ve doğru işletilmesi güçlü bir sistemin temel ihtiyaçları olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.

 

“NELERİN YENİP NELERİN YENMEYECEĞİNİ BİLMEK VATANDAŞIN EN DOĞAL HAKKI”

Bakanlığın süreci yeteri kadar şeffaf yürütmediğini dile getiren Kırım, “Bakanlığın taklit tağşiş listelerinde olduğu gibi pestisit sonuçlarını da açıklamasını bekliyoruz. Avrupa Birliği (AB), belirli limitlerin üzerinde bulduğu her ürünü ya kapılardan geri gönderir ya da raflardan geri toplatmasını yapıp imha eder. Başarılı ihracatçılarımız var ama yetersiz denetim mekanizması ve teknik personel istihdamında yaşanan eksiklikler ne yazık ki kötü sonuçların doğmasına ve yanlış algıların yayılmasına yol açıyor. Geri dönen çoğu ürünle ilgili RASSF sisteminden edinebildiğimiz bilgilerle yetinmek zorunda kalıyoruz. Bakanlık bunlar haricinde bir açıklama ya da şeffaf bir bilgilendirme süreci işletmemektedir. Bu yüzden de bakanlığın, taklit tağşiş ürünlerinde olduğu gibi pestisit sonuçlarını da açıklaması lazım. Hangi marka veya satış noktasından nelerin yenip nelerin yenmeyeceğini bilmek bir vatandaşın en doğal hakkıdır. Özellikle son yıllarda ihracat denetimlerinde, rekolte planlamalarında, ürünün çiftçiden alınacak fiyatların belirlenmesinde ve teşvik mekanizmalarında ciddi hatalar yapılıyor. Türk İnciri, kuru domates ve kekik ihracatında yaşanan aksaklıklar bilimden uzak, şeffaf ve doğru işletilmeyen denetim mekanizmasının sonucudur” ifadelerini kullandı.

Halk sağlığı ile oynayanlar ağır ceza almalı

ŞEFFAFLIK İÇİN ÖNERİLER

Kırım ayrıca sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi için konuya ilişkin önerilerde bulundu. Kırım’ın yaptığı öneriler arasında, “Daha Açık Bir Raporlama Sistemi, Üretici ve İhracatçıya Geribildirim, Kamuya Açık Veri Tabanı” başlıkları ön plana çıktı.

Önerilerin tam hali şu şekilde:

"Daha açık bir raporlama sistemi: Tarım ve Orman Bakanlığı veya ihracatçı birlikleri, ihracatta sorun yaşayan ürünlerle ilgili daha detaylı ve periyodik raporlar yayımlayabilir.

Üretici ve ihracatçıya geribildirim: Gümrüklerdeki analiz sonuçları hızlı ve detaylı bir şekilde ilgili taraflara ulaştırılmalı. Böylece sorunların kökeni daha iyi analiz edilebilir.

Kamuya açık veri tabanı: Geri gönderilen ürünlerle ilgili gerekçelerin ve süreçlerin yer aldığı bir veri tabanı oluşturulabilir. Bu, hem sektörel iyileştirme çalışmalarını kolaylaştırır hem de güven artırır.

Şu anki sistemde, şeffaflık düzeyinin yeterli olmadığı söylenebilir. Denetim raporlarının kapsamlı şekilde kamuoyuyla paylaşılmaması, Üreticilere yönelik bilgilendirmenin yetersizliği, Hataların sistematik şekilde ele alınmaması gibi eksiklikler dikkat çekmektedir”

 

“HER AŞAMA BİLİMSEL TEMELLERLE İŞLETİLMELİ”

Açıklamasının devamında denetimde her aşamanın bilimsel temellere dayandırılması gerektiğini vurgulayan Kırım, “Ürünlerin geri dönmesinin önlenmesi için Bakanlık tarafından acil uygulama planları hazırlanması mecburi hale gelmiştir. Tarım ürünlerinde yaşanan problemler sadece işverenlerden oluşan ihracatçı birlikleri ile tartışılma tarzından vazgeçilmeli ve tarladan son denetime kadar her bir aşama bilimsel temellerle işletilmelidir. Bakanlık bu başlıklarda acil olarak üniversitelerin ilgili bölümleri ile sahada incelemeler yapmalı ve yıllardır oda olarak dile getirdiğimiz Gıda ve Ziraat Mühendisi kontrolör sayısını katlayarak artırmalıdır. Bizlerin yıllardır mühendis kadrolarının sayı olarak yetersiz olduğunu dile getirmemizin nedeni bugün yaşanan bu sonuçları önceden öngörmüş olmamızdır. Tüm bunların dışında bakanlık içerisinde bu başarısızlıklardan ve denetim mekanizmasındaki hatalardan sorumlu yönetici kadrolarının yetkinlikleri sorgulanmalıdır. Ülkelerin Tarım ve Gıda sistemleri iktidarların siyasi bakış açısına ya da işveren lobilerinin inisiyatifine bırakılmayacak kadar kritik ve hayati konulardır. Ülkemizin bugün uluslararası ticaretteki ekonomi kayıpları, milli kaynak kayıpları ve itibar kaybının asıl nedeni bilimden uzak işletilen politikalar ve ilgili bürokratların yapmış olduğu hatalardır.

İyi tarım uygulamaları, bilimsel olarak işletilen pestisit uygulama ve kontrol mekanizmaları, acil eğitim programları, risk analizine bağlı doğru işletilen denetim mekanizmaları, çiftçiler için acil eğitim uygulamaları, laboratuvar ve teknik personel altyapılarının güçlendirilmesi ve bakanlık bünyesindeki mühendis kadrolarının güçlendirilmesi olarak politika önerilerimizi sıralayabiliriz” şeklinde konuştu.

“DENETLEYİCİ KURUMLARIN ÜZERİNE DÜŞENİ EKSİKSİZ YAPMASI GEREKMEKTEDİR”

Türkiye’nin ihracat yapılan ülkelerin standartlarına uyumuna ilişkin önemli adımların atıldığını ancak hala bazı farklılıkların olduğunu dile getiren Kırım, “Türkiye’deki gıda mevzuatı, genel olarak ulusal sağlık ve güvenlik standartlarını koruma amacı güderken, ihracat yapılan ülkelerin standartlarına uyum sağlamak da önemli bir hedeftir. Ancak, bu uyumun yeterliliği, ihracat yapılan ülkenin özel gereksinimlerine ve Türkiye'nin mevzuatının ne kadar esnek olduğuna bağlı olarak değişir.

Örneğin, Avrupa Birliği (AB) gibi gelişmiş pazarlar, oldukça sıkı gıda güvenliği ve etiketleme gereksinimlerine sahipken, bazı gelişmekte olan ülkeler daha esnek kurallar uygulayabiliyor. Türkiye, AB ile Gıda Güvenliği ve Etiketleme düzenlemelerinde belirli uyumlar sağlamak için önemli adımlar atmıştır, ancak hala bazı farklılıklar söz konusu olabiliyor. Ayrıca, bazı ürünlerde spesifik düzenlemeler ve kalite kontrol süreçleri gerektiren ülkeler, Türkiye’nin bu alanlarda daha fazla iyileştirme yapmasını bekleyebilir.

Sonuç olarak, Türkiye’deki gıda mevzuatının ihracat yapılan ülkelerle uyumlu halde olduğu bilinse de, bu sürekli güncellemeler ve adaptasyon gerektiren bir süreçtir. Bu uyumu sağlamak için düzenleyici ve denetleyici kurumların yasaların uygulanmasında üzerine düşeni eksiksiz yapması gerekmektedir” diye konuştu.

 

GERİ DÖNEN ÜRÜNLER NASIL DEĞERLENDİRİLİYOR?

Geri dönen ürünlerin çeşitli değerlendirme yöntemleriyle ilgili olarak konuşan Kırım, “Bazı içerik ve kalıntı sınırlarında ülkelerin kabul ettiği sınırlar arasında farklılıklar olabilir. Bu nedenle de geri dönen ürünlerin ülkemiz mevzuat ve belirlenen sınırlarına uygunsa iç pazarda değerlendirilmesi ya da yine sınırları içerisinde kabul edilebilecek 3. ülkelere ihracatı mümkün olabilir. Bu konuda mevzuat değişikliğinden daha önemli olan konu özellikle AB’de pestisit ve katkı maddeleri yönetmeliğinde yapılan değişiklikleri kendi listelerimizde hızlı şekilde güncellememiz gerekmektedir. Yasaklanan ya da limiti düşürülen maddeler için hızlıca bilgilendirme ve kısıtlamalar getirilmelidir. Bu, uyum içinde çalışabilmek adına olumlu sonuçlar doğurmaktadır” dedi.

 

PESTİSİTLERİN ETKİLERİ VE ZARARLARI NELERDİR?

Bugünlerde yaygın bir şekilde sprey formunda kullanılan pestisitler, sebze ve meyvelerin yüzeylerine yapışır. Bu gıdalar bazen çiğ tüketildiğinde, yeterli temizlik sağlanamadığı için, bu kimyasalların vücuda girmesi kaçınılmaz hale gelir. Bu durumda, pestisitler sindirim sistemi aracılığıyla vücuda girebilir. Ayrıca, bazı pestisitler yanlışlıkla solunduğunda veya ciltle temas ettiğinde, kan dolaşımına katılarak hayati organlara ve sistemlere ulaşabilir. Hem kısa hem de uzun vadede vücutta olumsuz etkiler yaratabilecek bu maruziyetler, bazen akut zehirlenme ve alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Özellikle tarımla uğraşan kişiler, bu risklere karşı çok daha savunmasızdır.

 



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

Güncel Haberleri

Tümü

ABB'den Melih Gökçek hakkında suç duyurusu!

Ankara Büyükşehir Belediyesi Avukatı Nadi Türkaslan’ın, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı...

16 dakika önce

Bolu Belediyesi'nde yeni operasyon: 22 gözaltı kararı!

Bolu Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında bazı çöp toplama araçlarının...

22 dakika önce

Bakan Gürlek açıkladı: '135 Alo Adalet Hattı' açıldı!

Adalet Bakanı Akın Gürlek yeni adli yılla hayata geçirilmesi planlanan 135 Alo Adalet Hattı'nın...

40 dakika önce

24 saat görev, yetersiz dinlenme: Zabıtalardan çalışma...

1-7 Eylül Zabıta Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Birlik Yerel-Sen Genel Başkan...

1 saat önce

Av yasağı bitti, balıkçılar coşkuyla denize açıldı!

Denizlerde av yasağının sona ermesinin ardından Marmara, Karadeniz ve Ege kıyılarındaki birçok...

1 saat önce

Karşıyakalıları heyecanlandıran gelişme: Stat için ihale...

Karşıyaka’da yapılması planlanan Zübeyde Hanım Stadı için yeni bir gelişme yaşandı. Aksoy...

1 saat önce

Bayraklı'da 'TİS' krizi sürüyor: Sendikadan Başkan Önal'a...

DİSK Genel-İş İzmir 6 No’lu Şube Başkanı Değer Yıldız, Bayraklı Belediyesi ile süren toplu iş...

3 gün önce

Vatandaşın 'ücretli plaj' şikayetine 'patikadan gidin'...

Bir yurttaş, Kıyı Kanunu’na aykırı olarak Foça’daki koy ve plajlarda halktan ücret alındığını...

3 gün önce

MSB'den SDG'nin feshine ilişkin açıklama: Memnuniyetle...

MSB'den SDG'nin fesih kararıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Açıklamada "SDG'nin feshi ve...

4 gün önce

Zafer Bayramı’nda ulaşım yüzde 50 indirimli

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ESHOT, İZULAŞ, İZDENİZ, Metro ve Tramvay işletmeleri,...

4 gün önce

30 Ağustos Zafer Bayramı'nda İZBAN ücretsiz!

30 Ağustos 2026 Pazar günü, İZBAN ücretsiz olarak vatandaşların kullanımına sunulacak.

5 gün önce

MHP'li Altınkeser'den Cemil Tugay'a 'yarış pisti'...

Bornova Pınarbaşı'nda bulunan  İzmir Park Yarış Pisti'nin yıkımına yönelik İzmir Büyükşehir...

5 gün önce