Türkiye'nin devasa yatırımlarla inşa ettiği yaklaşık 1870 baraj ve göletin önemli bir kısmının, mühendislik hataları ve yanlış yer seçiminden dolayı atıl durumda olduğu, bu durumun en sembolik örnekleri olan İzmir'e su vermesi planlanan Gördes ve İstanbul'a su vermesi planlanan Melen barajlarının ise milyarlarca liralık kamu zararına ve geri döndürülemez ekolojik yıkımlara sebep olduğu belirtildi. Gerçek Haberci'nin haberine göre, Türkiye'nin su yönetimi politikalarının merkezinde yer alan büyük baraj projeleri, ciddi bir denetim ve mühendislik kriziyle karşı karşıya. CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın Meclis gündemine taşıdığı iddialara ve uzman raporlarına göre, ülkedeki baraj ve göletlerin yaklaşık dörtte biri, su tutamama ve verimsizlik gibi temel sorunlar nedeniyle işlevsiz durumda. Milyarlarca liralık kamu kaynağı harcanarak inşa edilen, ancak "delik tabanı" ve "çatlak gövdesi" nedeniyle birer anıt yapıya dönüşen Gördes ve Melen barajları, bu sistemik sorunun en çarpıcı örneklerini oluşturuyor.
GÖRDES: SU AKMIYOR, PARA AKIYOR, GÖL KURUYORİzmir'in su ihtiyacını karşılama vaadiyle inşa edilen Gördes Barajı, su sızıntısına elverişli karstik bir zemin üzerine inşa edilmesi nedeniyle bir mühendislik fiyaskosuna dönüştü. Uzmanların proje aşamasındaki uyarılarına rağmen gerekli zemin güçlendirmelerinin yapılmadığı belirtilirken, barajdaki doluluk oranı hiçbir zaman yüzde 5'i geçemedi ve son verilere göre yüzde 0.1 gibi fiilen kuruduğunu gösteren bir seviyeye geriledi.
Barajın yarattığı maliyet ise Sayıştay raporlarıyla belgelendi. Raporlara göre, İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU), bir damla su dahi alamadığı baraj için Devlet Su İşleri'ne (DSİ) yıllarca ödeme yapmak zorunda kaldı. Bir Sayıştay raporunda, bu şekilde yapılan fazla ödemenin 92 milyon TL'ye ulaştığı tespit edildi.
Gördes'in faturası sadece finansal değil, aynı zamanda ekolojik oldu. Baraj, uluslararası koruma altındaki Marmara Gölü'nü besleyen tek kaynak olan Gördes Çayı'nı tamamen kesti. Bunun sonucunda, binlerce kuşa ev sahipliği yapan göl 2021 yılında tamamen kuruyarak bir çöle dönüştü ve bölgedeki ekosistem yok oldu.
MELEN: İSTANBUL'UN BİTMEYEN ÇATLAK BEKLEYİŞİİstanbul’un 2071 yılına kadar su sorununu çözeceği vaat edilen Melen Barajı ise, yumuşak zemin yapısına uygun olmayan "Silindirle Sıkıştırılmış Beton" (SSB) gövde tipiyle inşa edildiği için çatlaklarla dolu bir hayal kırıklığına dönüştü. 2016'da gövdesinde tespit edilen çatlaklar nedeniyle baraj, aradan geçen yıllara ve yapılan yeni ihalelere rağmen bir türlü su tutmaya başlayamadı.
Projenin maliyeti zaman içinde katlanarak arttı. 2012'de yaklaşık 214 milyon TL'ye ihale edilen projenin maliyeti, kamulaştırma ve ek işlerle milyarlarca lirayı buldu. Projedeki gecikme, faturayı doğrudan İstanbullulara çıkardı. İSKİ'nin açıklamasına göre, baraj çalışmadığı için Melen suyunu İstanbul'a pompalamanın ek enerji maliyeti, son 5 yılda yaklaşık 460 milyon TL oldu. Uzmanlar, onarım sürecinin en iyi ihtimalle 2033'ü bulabileceğini öngörüyor.
SORUMLULARA ULAŞILAMIYOR: MECLİS SORULARI YANITSIZKonuyu defalarca TBMM gündemine taşıyan CHP'li Tuncay Özkan, verdiği soru önergelerinin geçiştirildiğini belirterek hesap verebilirlik mekanizmasının işlemediğine dikkat çekiyor. Özkan, Meclis'teki bir konuşmasında, "Ne oldu Melen Barajı? Hikâye. Hikâyelerle yapılan bütçe çürük bütçedir" ifadelerini kullanarak denetimsizliğe tepki göstermişti.
Öte yandan, projelerdeki sorumluluk tartışmaları da sonuçsuz kalıyor. Dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, eleştirilere "O kararı veren benim. Mühendislik hatası yoktur... Çok isabetli olmuştur. İzmir'i susuzluktan kurtaran bir hamle yaptık," sözleriyle yanıt vermiş, sorunun kuraklıktan kaynaklandığını savunmuştu. Ancak uzmanlar, her iki projedeki temel sorunun da öngörülebilir ve önlenebilir mühendislik hatalarından kaynaklandığını vurguluyor.
Uzmanlar, gelecekte benzer fiyaskoların yaşanmaması için su politikalarında siyasi kararlar yerine bilimsel ve teknik gerekliliklerin önceliklendirilmesi, şeffaflığın artırılması ve bütüncül bir su yönetimi anlayışına geçilmesi gerektiğini belirtiyor.
GÖRDES: SU AKMIYOR, PARA AKIYOR, GÖL KURUYORİzmir'in su ihtiyacını karşılama vaadiyle inşa edilen Gördes Barajı, su sızıntısına elverişli karstik bir zemin üzerine inşa edilmesi nedeniyle bir mühendislik fiyaskosuna dönüştü. Uzmanların proje aşamasındaki uyarılarına rağmen gerekli zemin güçlendirmelerinin yapılmadığı belirtilirken, barajdaki doluluk oranı hiçbir zaman yüzde 5'i geçemedi ve son verilere göre yüzde 0.1 gibi fiilen kuruduğunu gösteren bir seviyeye geriledi.
Barajın yarattığı maliyet ise Sayıştay raporlarıyla belgelendi. Raporlara göre, İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU), bir damla su dahi alamadığı baraj için Devlet Su İşleri'ne (DSİ) yıllarca ödeme yapmak zorunda kaldı. Bir Sayıştay raporunda, bu şekilde yapılan fazla ödemenin 92 milyon TL'ye ulaştığı tespit edildi.
Gördes'in faturası sadece finansal değil, aynı zamanda ekolojik oldu. Baraj, uluslararası koruma altındaki Marmara Gölü'nü besleyen tek kaynak olan Gördes Çayı'nı tamamen kesti. Bunun sonucunda, binlerce kuşa ev sahipliği yapan göl 2021 yılında tamamen kuruyarak bir çöle dönüştü ve bölgedeki ekosistem yok oldu.
MELEN: İSTANBUL'UN BİTMEYEN ÇATLAK BEKLEYİŞİİstanbul’un 2071 yılına kadar su sorununu çözeceği vaat edilen Melen Barajı ise, yumuşak zemin yapısına uygun olmayan "Silindirle Sıkıştırılmış Beton" (SSB) gövde tipiyle inşa edildiği için çatlaklarla dolu bir hayal kırıklığına dönüştü. 2016'da gövdesinde tespit edilen çatlaklar nedeniyle baraj, aradan geçen yıllara ve yapılan yeni ihalelere rağmen bir türlü su tutmaya başlayamadı.
Projenin maliyeti zaman içinde katlanarak arttı. 2012'de yaklaşık 214 milyon TL'ye ihale edilen projenin maliyeti, kamulaştırma ve ek işlerle milyarlarca lirayı buldu. Projedeki gecikme, faturayı doğrudan İstanbullulara çıkardı. İSKİ'nin açıklamasına göre, baraj çalışmadığı için Melen suyunu İstanbul'a pompalamanın ek enerji maliyeti, son 5 yılda yaklaşık 460 milyon TL oldu. Uzmanlar, onarım sürecinin en iyi ihtimalle 2033'ü bulabileceğini öngörüyor.
SORUMLULARA ULAŞILAMIYOR: MECLİS SORULARI YANITSIZKonuyu defalarca TBMM gündemine taşıyan CHP'li Tuncay Özkan, verdiği soru önergelerinin geçiştirildiğini belirterek hesap verebilirlik mekanizmasının işlemediğine dikkat çekiyor. Özkan, Meclis'teki bir konuşmasında, "Ne oldu Melen Barajı? Hikâye. Hikâyelerle yapılan bütçe çürük bütçedir" ifadelerini kullanarak denetimsizliğe tepki göstermişti.
Öte yandan, projelerdeki sorumluluk tartışmaları da sonuçsuz kalıyor. Dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, eleştirilere "O kararı veren benim. Mühendislik hatası yoktur... Çok isabetli olmuştur. İzmir'i susuzluktan kurtaran bir hamle yaptık," sözleriyle yanıt vermiş, sorunun kuraklıktan kaynaklandığını savunmuştu. Ancak uzmanlar, her iki projedeki temel sorunun da öngörülebilir ve önlenebilir mühendislik hatalarından kaynaklandığını vurguluyor.
Uzmanlar, gelecekte benzer fiyaskoların yaşanmaması için su politikalarında siyasi kararlar yerine bilimsel ve teknik gerekliliklerin önceliklendirilmesi, şeffaflığın artırılması ve bütüncül bir su yönetimi anlayışına geçilmesi gerektiğini belirtiyor.









