ÖMER FARUK ALTIN/EGE’YE BAKIŞ – Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Doku Eylül Üniversitesi’nin Rektörlük Binası’nın konferans salonunda düzenlenen “DEÜ Bilim Kafe Sohbetleri” etkinliği kapsamında konuşma gerçekleştirdi. Düzenlenen etkinliğe, DEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Dilşen İnce Erdoğan, EGE- Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, Haydar Özkan, akademisyenler ve vatandaşlar katılım gösterdi.
“BİZ ŞU AN 2013 YILININ VERİSİYLE DEPREME HAZIRLIK YAPIYORUZ”
Kentsel dönüşümlere ilişkin konuşan Sözbilir, “Günümüzde çok fazla kentsel dönüşüm konusu var. İlk başladığında konu gece konuyu yıkıp oraya bina yapalımdı. Daha sonradan kentsel dönüşümün doğal afet eksenli olduğu ortaya çıktı. Onlara önlem alacak bir mekanizma ortaya çıktı. Biz şu an 2013 yılının verisiyle depreme hazırlık yapıyoruz. Şu an 2025 yılında yeni faylar ortaya çıktı. bu sayı 500-600’e kadar çıkabilir. Bu yüzden tüm Türkiye ölçeğinde deprem seviyesi hangi seviyelere çıktı yeniden gündeme geldi” şeklinde konuştu.
“YETKİN İNSAN YETİŞTİRMEMİZ LAZIM”
Deprem konusunda yetkin insanlar yetiştirilmesi gerektiğini dile getiren Sözbilir, “Bizim yetkin insan yetiştirmemiz lazım. Lisans seviyesi yetmiyor demek ki yüksek lisans ve doktora seviyesinde insan yetiştirmemiz lazım. Bunlarda da böyle hızlandırmaya çalışıyoruz süreci” ifadelerini kullandı.
“VAR OLAN MASTER PLANI’NIN BİLİMSEL ANLAMDA YETERLİLİĞİ YOK”
Sözbilir, İzmir’in deprem master planının güncelliğini yitirdiğini belirterek, Deprem master planı çok önemli çünkü biz deprem olmadan önce binamızın ne kadar sağlam olduğunu bilmek istiyoruz. Çok yakın zamanda İzmir’de bir deprem master planı başlayacak. İlk plan 2000 yılında yapılmış. Var olan bu master planı bilimsel anlamda yeterliliği olmayan bir plan. İzmir’deki faylarımız ne durumda, deprem üretirse neresi zarar görecek bunlarla ilgili projemiz vardı bitti” dedi.
“HALKI YANLIŞ BİLGİLENDİRİYORLAR”
Sözbilir, depremler sonrasında ekrana çıkan pekçok ismin bilimden uzak olduğunu ve halkı yanlış bilgilendirdiklerini dile getirdi. Sözbilir, “Biz verilerle konuşmak zorundayız. Deprem olduğunda konusu deprem olmayan kişiler çıkıp çok fazla açıklama yapıyorlar. Profesör unvanı olduğu için de halkı yanlış bilgilendiriyorlar. Bana diyorlar ki şu kişi çıkıyor Karşıyaka’yı boşaltın diyor. Öyle bir şey yok bilimsel bir gerçekliği yok çünkü. Mantık şöyle işlemesi lazım, bizim bir yapı stoğumuz var deprem olduğunda bu nasıl işleyecek. Bunu konuşmamız lazım. Ama bu konuda çalışmayan insanlar konuşmaması lazım. Bizim toplum olarak ne zaman ki gerçekten bilim üreten insanları izlediğimiz zaman afet bilincimiz oluşacak. Hemen depremden sonra bizi ararlar devlet bizi çağırır, gideriz ve bize sorarlar hocam biz neyi yanlış yaptık. Çünkü devlet biliyor ki CV’si iyi olan insan konuşursa biz iyi oluruz. Şu anda oturamadığımız bir tek yer var o da fayın üstü. Çünkü fayın üstünde olduğumuz zaman çelikten de olsa zarar görüyor. Bütün Dünya’da böyle. Haberlerde çıkan şuraya oturulmaz buraya oturulmaz diye konuşuyorlar böyle bir şey yok. Biz deprem olduğunda zemin nasıl sarsılacak bunu ölçebiliyoruz. Buna uygun bina yaparsak bir sıkıntı olmaz. İzmir’de de mikro bölgeleme çalışmaları yapılıyor. ” diye konuştu.
“FAYLARIN BİZDEN İSTEDİĞİ TEK ŞEY BENİMLE İYİ GEÇİNİN”
İzmir’deki fay sayısına ilişkin bilgi veren “İzmir’in kara kısmında her tarafa dağılmış durumda şu an 17 tane fayımız var. 4 tane de çizgiseli dediğimiz aktifliği daha ispatlanmamış fayımız var. Deniz kısmında da bir bu kadar var. Yaklaşık 40 tane fayımız var. Körfez diyoruz fay olmasa bu körfez olmaz. Fayların bizden istedikleri tek şey benimle iyi geçin diyor. Fayları tanımak da çok zor bir konu. Dolayısıyla bizim yapılaşma anlamında konuştuğumuzda fayla ilgili her parametreyi konuştuğumuzda sağlam temellere dayalı bir konuşma yapmış oluyoruz” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’DE ŞU AN 485 TANE FAY VAR, BU SAYI 600’E YÜKSELEBİLİR”
“Türkiye’de şu anda 485 adet fay hattı olduğunu ve bunların sayısının 600’e kadar yükselebileceğini dile getiren Sözbilir, “Sındırgı depremi sonrasında devlet olaya el koymuş durumda ve Türkiye Afet Müdahale Planı devreye girdi. Ne demek devreye girmesi, hasarlı evlerdeki insanları aldı çadırlar falan kurdu. Sındırgıda şu an deprem sayısı 20 bini aşmış durumda. Sındırgı’da durağanlığı aşmış durumda. Şu anda biz kabuğun neresi strese girdi bunu ölçebiliyoruz” diye konuştu.
“DEPREMİ ANLAYACAK DÜZEYDE BİLİM İNSANI YOK”
Bilim insanlarının deprem konusunda enstitü kurup çalışmalar yürütmesi gerektiğini dile getiren Sözbilir, “Biz bilim insanları olarak bir enstitü kurmalıyız. Çünkü Türkiye’de depremi anlayacak yeterli düzeyde bilim insanı yok. Türkiye’de 485 tane fay var şu anda. Bu sayı 500 – 600’e yükselebilir. Şu anda Türkiye’de 30’a yakın yerde deprem üretme zamanı gelmiş fay var. Bir tanesi de İzmir. Ben önlem alalım diye söylüyorum ama Hasan hocaya bak ne adam falan diyorlar ama söylediğim şey aslında ağır bir şey. Ama kimse üzülmüyor” dedi.
“EN ÇOK CAN KAYBI İZMİR FAYINDA OLUR”
İzmir’deki en riskli fayın ‘İzmir Fayı’ olduğunu dile getiren Sözbilir, “İzmir için en riskli fay İzmir fanı. En çok can kaybı İzmir fayında olur. Ve kuzeye inen bir fay olduğu için bütün körfez bu fayın kucağında duruyor. Çok ciddi bir yıkım olur. Ama iyi bir şey biz İzmir fayını çalıştık ve İzmir fayının yakın zamanda büyük deprem oluşturma şansı yok. Deprem oluşturması için en az 400 yıl lazım” diye konuştu.
“MİKRO BÖLGELEME ÇALIŞMALARI DOĞRU YAPILDIYSA…”
‘Ev alırken nelere dikkat etmeliyiz’ sorusuna cevap veren Sözbilir, “Bir bölgede mikro bölgeleme çalışmaları doğru yapıldıysa veriler nerelerin sağlam olduğun söyler. Burada işe mütehattiler giriyor. Bütün EGE-KOOP ve EVKA’lar sağlamdır” dedi.
Ege'ye Bakış








