ÖMER FARUK ALTIN/EGE'YE BAKIŞ - İzmir’in Güzelbahçe ilçesi Yaka Mahallesi’nde bulunan ve Anadolu sincabının yaşam alanı olan Yaka Çam Ormanı, son yıllarda ciddi bir çevre kıyımı ve yapılaşma tehdidiyle karşı karşıya kalmış durumda.
2014 yılına kadar belediye bünyesinde kamu yararına açık bir mesire alanı olan bölge, Orman Genel Müdürlüğünca özel bir şahsa kiralanması sonrasında halkın kullanımına kapatılarak yoğun ağaç kesimleri ve kaçak yapılarla tahrip edilmeye başlandı.
Bölgenin 1800’lerden kalan tarihi mezarlığı ve kültürel hafızadaki yerinden dolayı harekete geçen yerel halk, yaşanan doğal tahribata dur demek için Güzelbahçe Yaka Orman Platformu ve GÜLDER öncülüğünde bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi.Basın açıklamasının ardından 1994 yılında Anavatan Partisi'nden seçilerek Güzelbahçe'nin ilk kadın Belediye Başkanı olan Hülya Yarbuz ve Yaka Mahallesi sakinleri Ege'ye Bakış'a değerlendirmelerde bulundu.
"OLDU BİTTİYE KARŞI BİR DURUŞ SERGİLİYORUZ"Mahalle sakini Bilal Özdemir, "Çevre duyarlılığı fazla olan Türkiye Tarım Gıda Birliği ve aynı zamanda çevre çalışmalarıyla yakından ilgilenen birisiyim. Yaşadığım çevrede özellikle sıfır atık ve komposto konusunda insanları bilinçlendiriyoruz. Ormanımıza karşı da bu yapılmak istenen oldu bittiye karşı bir duruş sergiliyoruz ve bunu kabul etmiyoruz. Yani ormanda bir problem varsa o problem başka türlü çözülmeli. Orayı rant yapmamalı orayı emlak olarak yapılaşmaya açılmamalı diye düşünenlerdenim"
"TOPLUMA AYKIRI KARARLARIN İPTAL EDİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ"Bir diğer mahalle sakini Nebil Çalışan ise, "Basın açıklamasında da bahsedildiği üzere 2014 yılından itibaren burasının bir şirkete ihale şeklinde verildiği burasının kamuya kapatılıp şirketin işletebileceği bir müessese olduğuna dair veya işletme yapılacağına dair duyumlarımız vardı ama bu zamana kadar olan gayretlerimiz bunları önlemeye yetmedi. Mevcut iktidarın kendi taraftarlarının bu kadar korunup kollanması ve desteklenmesi doğrultusunda burada bir eylemin olduğunu düşünüyoruz. Halkın duyarlılığı bugünlerde artmaya başladı. Biz kesinlikle böyle bir yapılaşmanın burada olmamasını talep ediyoruz Temennimiz bu. Bizi yönetenlerin de bu konuda yetki sahipleri olanların da bu konuda kararlarını almasını ve alınmış olan topluma aykırı kararların iptal edilmesini talep ediyoruz" diye konuştu.
"TEKRAR BİR DİRENİŞ OLMASI BENİ ÇOK MUTLU ETTİ"1994 yılında yapılan seçimle Güzelbahçe Belediye Başkanlığı görevini üstlenen Hülya Yarbuz ise konuya ilişkin bölgenin mesira alanı olması için yoğun çaba harcadığı dönemi anlatarak, bölgede yapılan yanlışlara ve talana çok üzüldüğünü belirterek şunları söyledi:“Hem bir Güzelbahçeli olarak hem eski bir Belediye Başkanı olarak, bugün aradan yıllar geçti, çok üzgünüm. Güzelbahçe’mizin; buraya gelip yerleşen, eski 'Tahtacı' denilen halkın atalarının diktiği çam ağaçlarıyla oluşmuş bir koruma alanı. Yani Yaka Mahallesi halkının, eski halkının beraberce diktiği bir orman alanı burası. Yaka Mahallesi halkı burayı yıllarca gözü gibi korudu. Hemen yakınında mezarlığı var.94 yılında ben Belediye Başkanı olduğumda; Konya belediye planlarını yapan Mehmet Gürler isminde haritacı bir büyüğüm, ki kendisi Günsel Altınbaş hocam döneminde başkanlık yapmış çok yakın biridir, onun bir yakını olarak bana gönüllü danışmanlık yaptı. O dönem tasarruf tedbirleri var, muhalefetteyiz, yıl 94... Ben Anavatan Partisi’nden Belediye Başkanlığı yaptım. Eleman alamıyorum; sağ olsun Mehmet Gürler hoca her hafta gelip benim planlarımı kontrol ederdi, ben de imza atardım.Bu çamlığı karşıdan görüp, ‘Şurayı Güzelbahçe’ye bir milli park olarak kazandırır mıyız?’ dedi. Onun önerisiyle başladık. İki yıl çok emek verdik ve burayı Orman Bakanlığına kabul ettirdik. Orman Bakanlığı, burayı Güzelbahçe Belediyesi mesire alanı olarak 40 hektarlık bir alanda tescilledi, gerekli çalışmaları yaptı. İçine fotoselli tuvaletleri kondu. Kaynak sularını ilerideki bir vatandaşın arazisinden gönüllü olarak aldık; çeşmeler akıyordu, halen daha kalıntıları var. Ayrıca 40 tonluk su deposu yapıldı.O mesire alanında kadınlara iş imkanı olması için belediye eliyle yerler yaptık; gözleme, mantı, balık, ekmek arası ev işleri... Halkın hem gidip dinlenebileceği hem para kazanabileceği, Güzelbahçe’mize katma değer ve milli gelir sağlayacak, İzmir’den bir ESHOT biletiyle insanların gelebileceği bir mesire alanı olacaktı. Ve bunu başardık. 98 yılının sonuna doğru her şey bitti. Hatta Orman Bölge Müdürlüğü, sağ olsunlar, mesire alanı amaçlı 25 adet bank da gönderdi.Sonra ben seçimi kaybettim; olabilir. Ama benden sonra gelen zihniyet ve kişiler... Sayın Ertan Avkıran, sonra Sayın Mustafa İnce –ki buranın çocuğudur– 9 sene biri, arkasından Mustafa İnce 15 yıl... 'Oraya bakacağız, buraya bakacağız' derken işte 2000’lerden sonra yavaş yavaş elden ayaktan kaydı, bu hale geldi. Bugün burada tekrar bir direniş olması beni çok mutlu etti ama geçmişe dair kayıplar için çok üzülüyorum"Ege'ye Bakış 








