İzmir’de 24 yıldır üniversiteye ve liseye hazırlık alanında faaliyet gösteren MAKSİMUM VİP Akademi’nin kurucularından eğitimci Sertan Üze, eğitim dünyasında yaşanan dönüşümü, öğrencilerin en sık yaptığı hataları ve geleceğin eğitim modelini değerlendirdi.
“GÖRDÜĞÜMÜZ EN ÖNEMLİ GERÇEK...”
Başarının, edinilen bilgiyi yönetmekle kazanıldığını ifade eden Üze, “Artık bilgiye ulaşmak başarıyı tek başına açıklamıyor. Yıllar önce öğrenciler bilgiye ulaşmak için ciddi çaba harcıyordu. Bugün ise birkaç saniye içinde binlerce kaynağa ulaşabiliyorlar. Yapay zekâ araçları, dijital platformlar ve çevrim içi eğitimler sayesinde bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Ancak 24 yıllık eğitim deneyimimiz boyunca gördüğümüz önemli bir gerçek var: Başarı, bilgi miktarından çok o bilginin nasıl yönetildiğiyle ilgili. Aynı kitabı çözen, aynı videoları izleyen ve aynı sınava giren iki öğrencinin çok farklı sonuçlar almasının nedeni de bu. Her öğrencinin dikkat süresi, motivasyonu ve güçlü yönleri farklıdır. Bazı öğrenciler düzenli tekrar sayesinde hızla gelişir. Bazıları hata analiziyle büyük ilerleme kaydeder. Bazılarının ise önce özgüvenini yeniden kazanması gerekir. Dolayısıyla tek tip çalışma planı yerine, öğrencinin ihtiyacına göre şekillenen bir sistem çok daha etkili sonuçlar verebilir” dedi.
“BU CEVAPLARI BULMADAN HAZIRLANAN PROGRAMLARIN BAŞARI SAĞLAMASI ZORLAŞIYOR”
Eğitimcinin öğrencisini tanımasının önemine vurgu yapan Üze, “Önce öğrenciyi tanımaktır. Hangi konuda zorlanıyor? Yanlışları neden tekrar ediyor? Çalışırken dikkatini ne dağıtıyor? Hangi öğrenme yöntemi onun için daha verimli? Bu soruların cevaplarını bulmadan hazırlanan programların kalıcı başarı sağlaması zorlaşıyor. Biz MAKSİMUM VİP Akademi’de yıllar içinde geliştirdiğimiz eğitim yaklaşımında öğrenciyi sadece netleriyle değil; gelişim süreciyle birlikte değerlendirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
“YAPAY ZEKA SİZE CEVABI GÖSTEREBİLİR AMA...”
Eğitimde yapay zekanın etkilerine ilişkin konuşan Üze, “Yapay zekâ artık geleceğin konusu değil, bugünün gerçeği. ChatGPT ve benzeri araçlar öğrencilere bilgiye hızlı erişim sağlıyor. Fakat burada önemli olan nokta şu: Yapay zekâ size cevabı gösterebilir. Ama hangi konuda eksiğiniz olduğunu, neden aynı hatayı yaptığınızı ve nasıl daha iyi öğrenebileceğinizi hâlâ sizin analiz etmeniz veya doğru rehberlikle keşfetmeniz gerekiyor. Teknolojiyi öğrencinin yerine düşünen değil, öğrencinin düşünmesini geliştiren bir araç olarak kullanırsak çok önemli katkılar sağlayabilir” dedi.
“KENDİNİZİ DÜNKÜ HALİNİZLE KIYASLAYIN”
Öğrencinin kendisini başkalarıyla kıyaslamaması gerektiğine vurgu yapan Üze, konuşmasını şu ifadelerle noktaladı:
“İnsanlar genellikle başarıyı sadece çalışma süresiyle ilişkilendiriyor. Oysa uzun yıllardır gördüğümüz ortak özellikler biraz farklı. Başarılı öğrenciler; düzenli geri bildirim alıyor, yanlışlarını analiz ediyor, planlarını güncelliyor, güçlü ve gelişmesi gereken yönlerini biliyor, istikrarlı çalışıyor. Bu alışkanlıklar zaman içinde önemli bir fark oluşturuyor. İyi niyetle yapılan karşılaştırmalar. “Komşunun çocuğu şöyle yaptı”, “Arkadaşın şu kadar soru çözdü” gibi cümleler bazen motivasyonu artırmak yerine öğrencinin kaygısını büyütebiliyor. Her öğrencinin gelişim süreci farklıdır. Velilerin en büyük katkısı, düzenli iletişim kurmak ve çocuğun kendi gelişimini takip etmesine destek olmaktır.
Kendinizi başkalarıyla değil, dünkü hâlinizle kıyaslayın. Sınav maratonu kısa bir yarış değil. Doğru planlama, sürdürülebilir çalışma ve kendini tanıma sürecidir. Bugün eğitim hızla değişiyor. Biz eğitimcilerin görevi de bu değişimi yakından takip ederek öğrencilerin potansiyelini ortaya çıkaracak ortamı hazırlamak. Çünkü başarı, yalnızca çok çalışmanın değil; doğru sistemle, doğru zamanda ve doğru yöntemle çalışmanın doğal sonucudur”
Ege'ye Bakış








