ÖMER FARUK ALTIN / EGE’YE BAKIŞ – Aliağa’da bulunan, çevreye yaydığı kirlilik ve iş cinayetleriyle sık sık gündeme gelen Gemi Söküm Tesisi’nin Avrupa Birliği (AB) sertifikalarının iptal edilmesine ilişkin 17 kuruluş, bir araya gelerek İzmir Mimarlık Merkezi’nde Avrupa Komisyonu’na Açık Mektup paylaştı.
Mektuba destek veren 17 kuruluşun içinde sivil toplum örgütleri, meslek odaları ve çevre platformları yer aldı.

17 kuruluşun listesi ise şu şekilde:
DGD-SEN, EGEÇEP, Ege İşçi Birliği, Ege Kent Konseyleri Birliği, FOÇEP, Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu, LİMTER-İŞ, HASUDER, İbrahim Doğangül (Aliağa Belediyesi Meclis Üyesi), İzmir Kent Konseyi, İzmir Tabip Odası, İzmir Yaşam Alanları, Konak Kent Konseyi, Polen Ekoloji Kolektifi, TMMOB İzmir İKK (23 oda), Türk Tabipleri Birliği, Türk Toraks Derneği
Mektubu imzalayan kişiler ise şu şekilde:
EGEÇEP Av. Arif Ali Cangı, EGEÇEP Av. İpek Sarıca, İzmir Barosu Av. Çisem Aylanç, Türk Tabipleri Birliği Av. Hülya Yıldırım
TALEPLER SIRALANDI!
Mektupta Aliağa’daki tesisin tüm AB onaylarının iptal edilmesi başta olmak üzere talepler sıralandı. Talepler kısmında şu ifadeler yer aldı:
“AB Gemi Geri Dönüşüm Tüzüğü kapsamındaki onay prosedürlerini gözden geçirin ve güncelleyin.
Standartları, kuru havuz gibi endüstriyel platformlar kullanılarak tam koruma sağlayan yöntemleri kabul edecek şekilde yükseltin.
Türkiye’deki yetkililerle ve sivil toplumla iş birliği yaparak, sızıntıların tam kontrolünü sağlayacak altyapı yatırımları da dahil olmak üzere güvenli, sağlıklı ve çevreye zarar vermeyen gemi geri dönüşüm uygulamalarının hayata geçirilmesini sağlayın.”
AB sertifikasının iptal edilmesinin sebebinin çevre mevzuatına aykırı olması, işçi sağlığı ve güvenliği standartlarına uyumlu olmamasından dolayı olduğunu ifade eden açıklamada, AB onayının iptal çağrısının uygun koşullar sağlanana kadar geçerli olduğu ifade edildi.
Paylaşılan mektubun tam hali şu şekilde:
"Sayın Komisyon Üyesi Jessika ROSWALL, Avrupa Komisyonunu, Avrupa Gemi Geri Dönüşüm Tüzüğünün 23. Maddesi uyarınca, Aliağa’daki gemi geri dönüşüm tesislerinin AB onayını iptal etmeye çağırıyoruz. Bu talebimiz, sektör mevcut AB ve çevre mevzuatına, işçi sağlığı ve güvenliği standartlarına ve işçi haklarına uyumlu hale gelene kadar geçerlidir.
Aliağa'daki gemi geri dönüşüm sektörü, AB tarafından onaylanan tesisler de dahil olmak üzere, çevre koruma ve işçi sağlığı ile güvenliği standartlarını karşılamamaktadır. Ancak AB bayraklı gemilerin yarısından fazlası Türkiye'de sökülmektedir. Aliağa'daki 22 gemi geri dönüşüm tesisinden 11'i AB onaylıdır. Ayrıca beş tesis onay başvurusunda bulunmuştur.
Avrupa Komisyonu, bir AB ülkesinde asla kabul edilmeyecek uygulamaları Aliağa’da onaylamıştır. AB içinde yasak olanın başka bir yerde kabul edilmesi utanç verici bir çifte standarttır. Tehlikeli atık yönetimi, güvensiz çalışma koşulları ve sektörün yönetimiyle ilgili ihlaller yıllardır sabittir. Özellikle, Türkiye’deki gemi geri dönüşüm sektörünün AB Gemi Geri Dönüşüm Tüzüğüne uyumsuzluğu ile ilgili aşağıdaki sorunları vurgulamak istiyoruz.
Tesisler hukuka aykırı bir şekilde Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinden muaf tutulmaktadır. Bu konuda ilgili taraflarca yapılan başvuru halen Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmektedir. Çevre ve iş mevzuatının uygulanması ve sektörün denetlenmesi son derece yetersizdir. Bu kapsamda ilgili taraflar ayrıca suç duyurusunda bulunmuştur. Sunulan deliller büyük ölçüde AB Denetim Raporlarına dayanmaktadır.
Yakın zamanda, gemi geri dönüşüm sektöründen kaynaklı 15.000 ton tehlikeli atığın yasadışı şekilde döküldüğü ortaya çıkmıştır. Gemiler, hiçbir AB devletinde uygulanmayan ve uygulanmasına izin verilmeyen baştankara yöntemiyle sökülmektedir. Bu yöntem yalnızca kıyı ekosistemini değil, gıda güvenliğini ve halk sağlığını da yok etmektedir.
TÜBİTAK ve Ege Üniversitesi tarafından yürütülen bir çalışma, bölgedeki hava, su ve topraktaki ağır metal seviyelerinin gemi geri dönüşüm faaliyetleri nedeniyle sınır değerleri büyük ölçüde aştığını ortaya koymuştur. Türkiye'de bir meslek hastalıkları izleme sistemi yoktur. Verilerin gerçeği yansıtmadığı düşünülmektedir. Buna rağmen son dönemlerde AB onaylı tesislerde çalışan işçilerde meslek hastalıkları saptanmıştır.
AB denetim raporlarında atık yönetimi, asbestin raporlanması ve sızıntıların önlenmesi tedbirleri dahil olmak üzere çok sayıda ihlal belgelenmiştir. Bu ihlaller tekrar tekrar tespit edilmesine rağmen devam etmektedir. Dahası, AB denetimleri atık su sistemlerini, drenaj kapasitelerini veya söküm sırasında oluşan döküntülerin kontrolünü sağlayacak süreçleri incelememiştir.
AB sertifikaları, AB Gemi Geri Dönüşüm Tüzüğüne uymayan Aliağa’daki tesisleri meşrulaştırmaktadır. Bu, devam eden ihlallere rağmen devletler de dahil olmak üzere gemi sahiplerinin gemilerini Aliağa’ya göndermesini mümkün kılmaktadır.
Dahası, Avrupa Komisyonu’nun Hindistan’daki kumsal söküm yöntemiyle çalışan tesislerden gelen başvuruları değerlendirmesi büyük bir endişe kaynağıdır. Kumsalda söküm, gemi sökümünün en vahşi ve yıkıcı yöntemidir. AB’de ne baştankara ne de kumsalda söküm yöntemi kabul edilmemektedir. Çünkü bu yöntemler kontaminasyonun önlenmesini imkânsız kılmakta ve çevreye telafisi mümkün olmayan zararlar vermektedir.
Çifte standartlara karşıyız ve Avrupa Komisyonunu AB’de yasak olan uygulamalarla Aliağa ve Hindistan’ı meşrulaştırmamaya çağırıyoruz."
"BU ÇİFTE STANDARTLARINDAN VAZGEÇSİNLER"
Foça Çevre ve Kültür Platformu'nun kurucu üyesi Hakan Barçın ise basın açıklamasının ardından “15 bin ton tehlikeli atığın burada yasa dışı olarak bertaraf edildiği görüldü. En ciddi çifte standart hiçbir AB üyesinde, sahilde gemi sökümüne onay vermediklerine bizde onay veriyorlar. Bu çifte standartlarından vazgeçsinler. Sistemi iyileştirme yönünde hareket etmeliler” şeklinde değerlendirmede bulundu.
Ege'ye Bakış








