Urla Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi ve basın mensupları katıldı. 1-3 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek festivalin detaylarının paylaşıldığı toplantıda konuşan Başkan Balkan, enginarın Urla’nın tarımsal kimliğinin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
Urla’da tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu dile getiren Balkan, festivalin bu çok katmanlı yapıyı görünür kıldığını söyledi. “Enginar, bu toprakların hafızasını taşıyor. Festival ise üreticiden şefe, akademiden vatandaşa kadar geniş bir kesimi aynı zeminde buluşturuyor” diyen Balkan, üç gün boyunca kentin üretim, gastronomi ve kültür ekseninde yoğun bir programa ev sahipliği yapacağını belirtti.
“BU BULUŞMA SADECE FESTİVAL DEĞİL”
Festivalin anlamına ilişkin değerlendirmelerinde “bir davet” vurgusu yapan Balkan, “Bu organizasyon sadece bir etkinlik değil; toprağa, üretime ve doğaya kulak verme çağrısıdır. Urla’nın hikayesi bu değerler üzerinden büyüyor” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında son dönemde artan yapılaşma ve arazi kullanımına yönelik müdahalelere de değinen Balkan, tarım alanlarının farklı projelerle dönüştürülmek istendiğini savundu. Demircili sahilinde uzun süre gündemde kalan çevre sorununa değinen Balkan, terk edilen bir geminin kaldırılması için verilen mücadelenin sonuç verdiğini hatırlattı.
ÇEŞMEALTI’NDA MARİNA GERİLİMİ
Gündeminde Çeşmealtı’nda yapılması planlanan marina projesi de bulunan Balkan, yatırım fikrine karşı olmadıklarını ancak projenin yeri ve yöntemi konusunda itirazları olduğunu dile getirdi. Bölgenin yaz aylarında yoğun şekilde halk tarafından kullanıldığını belirten Balkan, “Kamusal alanların daraltılması pahasına yapılacak bir projeye karşıyız. Alternatif alanlar varken mevcut sahilin tercih edilmesini doğru bulmuyoruz” dedi.
“Yatırıma değil, dayatmaya karşıyız” diyen Balkan, süreci “yaptım oldu anlayışı” olarak nitelendirerek bu yaklaşımı kabul etmediklerini ifade etti.
ÖZELLEŞTİRME ELEŞTİRİSİ
İzmir Çevre Yolu’nun özelleştirileceğine yönelik iddiaları da değerlendiren Balkan, böyle bir adımın özellikle Urla Devlet Hastanesi’ne erişim başta olmak üzere ulaşımda sorunlar yaratabileceğini öne sürdü. Bu tür uygulamaların kısa vadeli çözümlerle ele alınamayacağını belirten Balkan, karar süreçlerinde kamu yararının gözetilmesi gerektiğini vurguladı.
ATIL ARAZİLER İÇİN İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI
Urla’da önemli büyüklükte tarım arazilerinin kullanılmadan beklediğini ifade eden Balkan, özellikle İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) bünyesindeki alanların üretime kazandırılması gerektiğini söyledi. Bu arazilerde enginar ve zeytin üretimi yapılabileceğini belirten Balkan, üniversiteyle ortak projeler geliştirmek istediklerini dile getirdi.
Toplantıda söz alan İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi ise kent, çevre ve kamu yararı ekseninde ortak hareket etmenin önemine dikkat çekti. Gappi, yerel yönetimler ile basının iş birliğinin bu süreçlerde belirleyici olduğunu ifade etti.
Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan da ilçedeki verimli tarım arazilerinin uzun süredir atıl durumda olduğunu belirterek, kamuya ait arazilerin üreticilere açılması gerektiğini söyledi.
Festival hazırlıkları sürerken, Urla’daki tartışmaların yalnızca gastronomi ve turizmle sınırlı kalmayıp, çevre, tarım ve kent politikaları ekseninde şekillenmeye devam ettiği görülüyor.








