İşgal altındaki bir ülkede, umudun giderek azaldığı bir dönemde, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, milletin iradesine dayanan yeni bir yol açtı. Ankara’da toplanan Meclis, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözüyle yalnızca bir yönetim anlayışını değil, bir milletin onurunu ve kararlılığını tüm dünyaya ilan etti.
O gün Meclis kürsüsünden yükselen sesler, sadece bir savaşın değil, bir milletin yeniden doğuşunun habercisiydi. Zor şartlara rağmen alınan kararlar, kurulan ordular ve yürütülen mücadele, bağımsızlığın kazanılmasını sağladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi, cephede kazanılan zaferlerin arkasındaki merkez olarak tarihe geçti.
23 Nisan, bu yönüyle yalnızca bir açılış yıldönümü değil, aynı zamanda geleceğe duyulan inancın da simgesidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi, millet egemenliğinin sonsuza dek yaşayacağının en güçlü ifadesidir. Bu nedenle Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, dünyada eşi benzeri olmayan bir bayram olarak hem ulusal egemenliği hem de çocukların temsil ettiği yarınları bir araya getirir.
Bugün 23 Nisan, sadece bir tarih değil; fedakârlığın, direnişin, umudun ve yeniden doğuşun simgesi olarak hafızalardaki yerini koruyor.
106 yıl önce yakılan o meşale, hâlâ aynı inançla yanmaya devam ediyor.








