ÖMER FARUK ALTIN/EGE'YE BAKIŞ - Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu'nun Özgür Özel'in açılışını gerçekleştirdiği Cumhuriyet Halk Partisi'nin Alternatif İzmir İl Başkanlığı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.NATO'YA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMEBağcıoğlu'nun konuşmasında öne çıkan başlıklar şu şekilde:"NATO Zirvesi yaklaşırken, ulusal ve uluslararası basın ile çeşitli düşünce kuruluşlarında Türkiye'nin NATO içerisinde gelecekte üstleneceği role ilişkin, millî hak ve menfaatlerimizle ve NATO'nun yerleşik usul ve uygulamalarıyla bağdaşmadığını değerlendirdiğimiz çeşitli iddia ve öngörüler yer almaktadır. Bu değerlendirmeler bilgi kirliliğine neden olmakta, kamuoyunda farklı yorumlara ve endişelere yol açmaktadır.Öte yandan, bugün daha önce 40’tan fazla kez gerçekleştirilen NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor olmak elbette önemlidir. Ancak bununla övünmekten önce şu soruları sormamız gerekir: Keşke millî savunma sanayiimizin kritik projelerine ve yerli üretim kapasitesine ihtiyaç duyduğu kaynaklar zamanında tahsis edilebilseydi. Keşke zirvenin hava savunması tamamen yerli ve millî hava savunma sistemleriyle sağlanabilseydi. Asıl övünmemiz gereken başarı bu olurdu.Kuruluş Antlaşmasının önsözünde "demokrasi, bireysel özgürlük ve hukukun üstünlüğü" ilkelerine bağlılığını ilan eden NATO’nun Ankara Zirvesi öncesinde yaşananlar oldukça düşündürücüdür. Anlaşılan o ki, Türkiye’de yaşanan, herkesin bildiği gerçekleri yurt dışında anlatanları her fırsatta "ülkeyi şikâyet etmekle" suçlayanlar, bu kez Türk gazetecilerini NATO’ya şikâyet etti. Sanki yoksulluk o evlerde yaşayan insanların suçuymuş gibi Ankaralıların evlerinin önüne paravanlar çekildi. Akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu üyeleri ağır suçlamalarla tutuklandı.Bu zirvede alınacak kararların, Türkiye’nin millî hak ve menfaatlerini etkileyebilecek görev, sorumluluk ve yük paylaşımı düzenlemeleri bakımından da dikkatle değerlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye, ittifak yükümlülüklerini yerine getirirken; egemenlik haklarından, Montrö’nün sağladığı stratejik kazanımlardan, Karadeniz’deki istikrarı koruyan dengeden, Kıbrıs Türkünün güvenliğini sağlayan ve haklarını muhafaza eden duruşundan, Ege ve Doğu Akdeniz’deki millî menfaatlerini koruyan yaklaşımından ve Ortadoğu’da macera aramayan politikasından hiçbir şekilde taviz vermemelidir"KIBRIS MESELESİ"Kıbrıs konusundaki yaklaşımımız tutarlı, kararlı ve uzun yıllardır değişmeyen temel ilkelere dayanmaktadır. Ada’da kalıcı bir uzlaşıya ulaşılabilmesi; Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edildiği çözüm anlayışının esas alınmasına bağlıdır. Bu gerçek dikkate alınmaksızın ortaya konulacak hiçbir plan ya da müzakere zemini, Kıbrıs Türk halkının meşru iradesini yansıtamayacağı gibi, Doğu Akdeniz’de kalıcı barış ve istikrara da katkı sağlayamaz. Kıbrıs Türklerinin kazanılmış haklarını görmezden gelen, Ada’daki hassas siyasi ve güvenlik dengesini zedeleyecek her türlü girişim kabul edilebilir değildir.Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin huzuru ve güvenliği, Türkiye’nin millî güvenliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Garantörlük statüsünden doğan hak ve sorumluluklar ile uluslararası hukukun tanıdığı yetkiler doğrultusunda, geçmişte olduğu gibi bugün de Kıbrıs’ta barışın, güvenliğin ve istikrarın korunması için kararlılıkla hareket edilmelidir""DOĞU AKDENİZ'DEKİ HER GİRİŞİM, MİLLİ GÜVENLİK PERSPEKTİFİYLE ANALİZ EDİLMELİDİR"Doğu Akdeniz'de ABD, İsrail, Yunanistan ve GKRY’nin içinde yer aldığı gelişmeler yalnızca enerji veya ulaştırma projeleri olarak değerlendirilmemelidir. Elektrik bağlantıları, LNG terminalleri, enerji nakil hatları, limanlar, deniz ulaştırması ve dijital veri altyapıları tek bir stratejik çerçevede ele alınmaktadır. Daha da önemlisi, bu mimari yalnızca ekonomik değil; deniz güvenliği, siber güvenlik ve kritik altyapıların korunmasını da kapsayan jeopolitik ve askerî bir boyut taşımaktadır. Bu nedenle Doğu Akdeniz'deki her yeni girişim, Türkiye açısından millî güvenlik perspektifiyle analiz edilmelidir.ASKERİ SAĞLIK SİSTEMİ30 aydır sürekli gündeme getirdiğimiz askerî sağlık sistemine olan ihtiyaca değineceğim. Bölgemizde yaşanan savaşlar ve çatışmalar, yalnızca silah sistemlerinin değil, askerî sağlık sistemlerinin de savaşın sonucunu doğrudan etkileyen stratejik bir kuvvet unsuru olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.Ankara’daki NATO Zirvesi’ne katılacak 32 devletten yalnızca Türkiye ve İzlanda’nın askerî sağlık sistemi bulunmamaktadır. Diğer 30 devlet, farklı ölçeklerde askerî sağlık sistemi veya askerî sağlık birimlerini sürdürmektedir. İzlanda’nın ise zaten silahlı kuvvetleri mevcut değildir.Özellikle vurgulamak istediğim husus, askerî sağlık sisteminin yalnızca asker hastanelerinden ibaret olmadığıdır. Bu sistem; kıta, birlik ve gemilerde başlayan sağlık hizmetlerinden bölgesel asker hastanelerine, askerî sağlık eğitiminden en üst seviyede Gülhane Askerî Tıp Akademisi’nin oluşturduğu mükemmeliyet merkezine kadar uzanan bütünleşik bir yapıdır. Dolayısıyla yalnızca birkaç asker hastanesinin yeniden açılması, askerî sağlık sisteminin yeniden kurulduğu anlamına gelmeyecektir""SOSYAL DEVLETİN YANIS SIRA ANAYASAL BİR SORUMLULUKTUR"Şehit aileleri ve gazilerimiz, bu milletin en büyük emanetidir. Onların haklarının korunması ve yıllardır çözüm bekleyen sorunlarının giderilmesi, sosyal devlet olmanın yanı sıra anayasal bir sorumluluktur.Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, şehit aileleri ve gazilerimizin sorunlarının çözümünde asli sorumluluğa sahiptir. TBMM Millî Savunma Komisyonu'nda görüşmeleri devam eden düzenlemelerin hangi aşamada olduğu kamuoyuyla paylaşılmalı, süreç daha fazla geciktirilmemelidir. Şehit aileleri ve gazilerimiz yeni vaatler değil, somut adımlar beklemektedir.
Güncel
Yayınlanma: 03 Temmuz 2026 - 10:48
Tümamiral Bağcıoğlu'ndan gözaltılara tepki: NATO zirvesi öncesi yaşananlar düşündürücüdür!
Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Alternatif İzmir İl Başkanlığı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bağcıoğlu, Ankara'da gerçekleşecek olan NATO zirvesi öncesi uygulanan gözaltı işlemlerine ilişkin, "Kuruluş Antlaşmasının önsözünde "demokrasi, bireysel özgürlük ve hukukun üstünlüğü" ilkelerine bağlılığını ilan eden NATO’nun Ankara Zirvesi öncesinde yaşananlar oldukça düşündürücüdür" dedi.
Güncel
03 Temmuz 2026 - 10:48







