ÖMER FARUK ALTIN/EGE'YE BAKIŞ - İzmir'de mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait Meslek Fabrikası'na Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulmasına ilişkin tepkiler sürüyor.Bugün saat 13.30 ile 23.00 arasında iş bırakarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın öncülüğünde başlatılan nöbete destek veren Tüm Yerel Sen emekçileri Meslek Fabrikası önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.Basın açıklamasını sendika ve emekçiler adına 3 Nolu Şube Başkanı Ufuk Cengizler okudu.
Meslek Fabrikası binasını Atatürk'ün İzmir'e armağanı olduğunu dile getiren Cengizler, Fabrikanın yalnızca bir eğitim alanı değil emeğin, eşitliğin ve umudun büyüdüğü bir merkez olarak tanımladı.Cengizler açıklamasının devamında el konulma işleminin hukusuz olduğunu vurguladı.Açıklamanın sonunda Cengizler, "Tüm Yerel-Sen olarak; emeğin, hukukun ve kamusal değerlerin yanında durmaya, bu sürecin sonuna kadar takipçisi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.Basın açıklamasının tam hali şu şekilde:Sadece bina değil, umut kuşatıldı. Buna sessiz kalmayacağız. İzmir halkının, emek verenlerin, geleceğe umutla bakanların sesi bugün burada yankılanıyor.Çünkü burası bir bina değildir. Burası, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1926 yılında, o dönemin Bakanlar Kurulu kararıyla İzmir’e armağan ettiği bir değerdir. Yıllardır İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetinde bulunan ve binlerce yurttaşa mesleki eğitim sağlayan Meslek Fabrikası; sadece bir eğitim alanı değil, emeğin, eşitliğin ve umudun büyüdüğü bir merkezdir.Burada tüm İzmir halkı eşit imkânlarla meslek öğrenir, kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenir ve hayatlarını kurar. Burada yalnızca ders verilmez; burada hayat kurulur. Burada yalnızca beceri kazanılmaz; burada gelecek inşa edilir.145 binden fazla yurttaşa kapılarını açmış bu kurum; gençlerin, kadınların ve iş arayan herkesin umut kapısı olmuştur. Ama bugün neyle karşı karşıyayız? Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen hukuksuz bir el koyma girişimiyle.Hiçbir sağlıklı tebligat süreci işletilmeden, devam eden hukuki süreçler yok sayılarak, sabahın erken saatlerinde yapılan bu müdahale; hukuka değil, dayatmaya dayanmaktadır. Bu girişim sadece bir binayı hedef almıyor; İzmir halkının emeğini, bu kentin geleceğini ve Atatürk’ün armağan ettiği umudu hedef alıyor.Açıkça söylüyoruz: Bu uygulama hukuki değildir. Bu müdahale idari değildir. Bu girişim kamu yararı değil, açık bir güç gösterisidir. İzmir halkına ait bir değerin, yine İzmir halkının gözleri önünde el değiştirmeye zorlanmasını kabul etmiyoruz.Duvarlar sizin olsa da emek bizimdir. Meslek Fabrikası rantın değil, emeğin mekânıdır; müdahalenin değil, üretimin adresidir.Buradan güçlü bir çağrı yapıyoruz: Bu hukuksuz girişim derhal durdurulmalıdır. Yargı süreci sonuçlanana kadar mevcut kullanım hakkına dokunulmamalıdır.Tüm Yerel-Sen olarak; emeğin, hukukun ve kamusal değerlerin yanında durmaya, bu sürecin sonuna kadar takipçisi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Meslek Fabrikası varsa umut var. Kentin emeğine mühür vurulamaz.Bu miras bizimdir. Bu umut bizimdir. Ve biz, hep birlikte buna sahip çıkacağız.
Meslek Fabrikası binasını Atatürk'ün İzmir'e armağanı olduğunu dile getiren Cengizler, Fabrikanın yalnızca bir eğitim alanı değil emeğin, eşitliğin ve umudun büyüdüğü bir merkez olarak tanımladı.Cengizler açıklamasının devamında el konulma işleminin hukusuz olduğunu vurguladı.Açıklamanın sonunda Cengizler, "Tüm Yerel-Sen olarak; emeğin, hukukun ve kamusal değerlerin yanında durmaya, bu sürecin sonuna kadar takipçisi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.Basın açıklamasının tam hali şu şekilde:Sadece bina değil, umut kuşatıldı. Buna sessiz kalmayacağız. İzmir halkının, emek verenlerin, geleceğe umutla bakanların sesi bugün burada yankılanıyor.Çünkü burası bir bina değildir. Burası, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1926 yılında, o dönemin Bakanlar Kurulu kararıyla İzmir’e armağan ettiği bir değerdir. Yıllardır İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetinde bulunan ve binlerce yurttaşa mesleki eğitim sağlayan Meslek Fabrikası; sadece bir eğitim alanı değil, emeğin, eşitliğin ve umudun büyüdüğü bir merkezdir.Burada tüm İzmir halkı eşit imkânlarla meslek öğrenir, kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenir ve hayatlarını kurar. Burada yalnızca ders verilmez; burada hayat kurulur. Burada yalnızca beceri kazanılmaz; burada gelecek inşa edilir.145 binden fazla yurttaşa kapılarını açmış bu kurum; gençlerin, kadınların ve iş arayan herkesin umut kapısı olmuştur. Ama bugün neyle karşı karşıyayız? Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen hukuksuz bir el koyma girişimiyle.Hiçbir sağlıklı tebligat süreci işletilmeden, devam eden hukuki süreçler yok sayılarak, sabahın erken saatlerinde yapılan bu müdahale; hukuka değil, dayatmaya dayanmaktadır. Bu girişim sadece bir binayı hedef almıyor; İzmir halkının emeğini, bu kentin geleceğini ve Atatürk’ün armağan ettiği umudu hedef alıyor.Açıkça söylüyoruz: Bu uygulama hukuki değildir. Bu müdahale idari değildir. Bu girişim kamu yararı değil, açık bir güç gösterisidir. İzmir halkına ait bir değerin, yine İzmir halkının gözleri önünde el değiştirmeye zorlanmasını kabul etmiyoruz.Duvarlar sizin olsa da emek bizimdir. Meslek Fabrikası rantın değil, emeğin mekânıdır; müdahalenin değil, üretimin adresidir.Buradan güçlü bir çağrı yapıyoruz: Bu hukuksuz girişim derhal durdurulmalıdır. Yargı süreci sonuçlanana kadar mevcut kullanım hakkına dokunulmamalıdır.Tüm Yerel-Sen olarak; emeğin, hukukun ve kamusal değerlerin yanında durmaya, bu sürecin sonuna kadar takipçisi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Meslek Fabrikası varsa umut var. Kentin emeğine mühür vurulamaz.Bu miras bizimdir. Bu umut bizimdir. Ve biz, hep birlikte buna sahip çıkacağız. 





