TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, yayımladığı basın açıklaması ile Buca Cezaevi planlarının revize edilmesine ilişkin bu durumun kamusal hassasiyet olduğunu ve aynı hassasiyeti 'Basmane Çukuru' olarak bilinen arazi için de gösterilmesi gerektiğini ifade etti.Açıklamada; İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne de çağrıda bulunan oda yönetimi, katılımcı, şeffaf ve bilimsel bir süreç yürütülmesi gerektiğini vurguladı.Basmane'de yürütülen sürecin rant odaklı ve hukuksuz bir yaklaşım olduğunu belirten oda yönetimi, "Kentimizin en önemli alanlarından birinin kaderinin piyasa aktörlerinin beklentilerine terk edilmesini reddediyoruz" ifadelerine yer verdi.Açıklamanın tam halinde şu ifadeler yer aldı:BASMANE ARAZİSİNİN GELECEĞİ
PİYASA BASKISIYLA ŞEKİLLENDİRİLEMEZ!İsmet Kaptan Mahallesi, 1039 ada 8 parselin (Basmane Arazisinin) yüksekliğinin 84 mt. olarak belirlenmesine ilişkin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ve Plan Notu Değişikliği hk.İzmir’in merkezinde yer alan, kentin en değerli kamusal alanlarından biri olan ve kamuoyunda “Basmane Çukuru” olarak bilinen 1039 ada 8 parsele ilişkin plan kararları; başta kamu yararı olmak üzere kentin geleceğini, yürütülen tüm hukuki süreçleri ve meslek odalarının uzun yıllardır ortaya koyduğu bilimsel ve teknik değerlendirmeleri yok sayan anlayışın yeni bir örneğidir.TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi olarak daha önce de defalarca ifade ettiğimiz üzere Basmane Arazisine ilişkin en temel sorun, kamuya ait böylesine önemli bir alanın ayrıcalıklı imar hakları ve sermaye odaklı kararlarla yıllardır bir rant ve pazarlık unsuruna dönüştürülmesidir. Bu yaklaşım, yalnızca kent bütününü değil; kentin altyapı kalitesini, ulaşım sistemini, toplumsal yaşamını ve planlamanın eşitlik ilkesini de açık biçimde zedelemektedir.Alanın yeniden bedelsiz olarak kamu mülkiyetine geçmesine ilişkin İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından geçmiş dönemde başlatılmış olan hukuksal süreç kamunun lehine devam ederken ve kamunun açık mülkiyet hakkı ortadayken yapılan söz konusu plan değişikliğinin bilimsel ve teknik bir gerekçeye dayanmadığı, kamu yararını öncelemediği ve rant baskısından kaynaklandığı açıktır.Alanda yapılması öngörülen yoğunluk, kent merkezinin ulaşım ve altyapısı üzerinde ciddi yük oluşturacak oluşan yük de kamusal kaynaklar harcanarak çözülmeye çalışılacaktır. Kamu kaynaklarının yoğunluk artıran, parçacıl plan kararlarının kaçınılmaz sonuçlarını telafi etmek için kullanılması ise kamuyu zarara uğratacaktır.2020 yılında UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’ne eklenen İzmir Tarihi Liman Kenti’nin bitişiğinde yer alan Basmane Arazisinin yüksek yoğunluklu bir yapılaşmaya konu edilmesi hem tarihi kent merkezi üzerindeki yapılaşma baskısını artıracak hem de geleneksel doku çevresinde yaratacağı siluet nedeniyle alanın adaylık sürecini olumsuz etkileyecektir.Şöyle ki İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Yönetim Planı (2022-2027)’nda, Yönetim Alanı ve Bağlantı Noktalarını etkileyebilecek alanlarda hazırlanan imar planlarında “miras değerlerinin korunmasının ve yaşatılmasının önceliklendirilmesi gerekliliği” ana hedeflerden biri olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda da “yüksek emsal değeri içeren ve alanın silueti üzerinde olumsuz etkide bulunacağı belirlenen plan kararlarının” Kültürel Miras Etki Değerlendirme (KÜMED) Raporu istenecek faaliyetler arasında yer almasına ve bu alanlarda KÜMED çalışmaları tamamlanmadan uygulama yapılamayacağına karar verilmiştir.Basmane Arazisinin geleneksel doku, siluet etkisi, UNESCO adaylık süreci dikkate alınmadan ve herhangi bir KÜMED çalışması yürütülmeden yüksek yoğunluklu yapılaşmaya konu edilmesi Alan Yönetim Planına açıkça aykırılık taşımaktadır.Basmane Arazisinin 500 metre uzaklığında bulunan ve kamuoyunda “Zorlu Gökdeleni” olarak bilinen Konak İlçesi, Akdeniz Mahallesi, 7491 ada 1 parsele ilişkin plan değişikliğinin iptali istemiyle tarafımızca açılan davada; İzmir 1. İdare Mahkemesi’nin 2021/2038 E. ve 2023/2003 K. sayılı kararı ile Bilirkişi Raporunda ifade edilen;
TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi
PİYASA BASKISIYLA ŞEKİLLENDİRİLEMEZ!İsmet Kaptan Mahallesi, 1039 ada 8 parselin (Basmane Arazisinin) yüksekliğinin 84 mt. olarak belirlenmesine ilişkin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ve Plan Notu Değişikliği hk.İzmir’in merkezinde yer alan, kentin en değerli kamusal alanlarından biri olan ve kamuoyunda “Basmane Çukuru” olarak bilinen 1039 ada 8 parsele ilişkin plan kararları; başta kamu yararı olmak üzere kentin geleceğini, yürütülen tüm hukuki süreçleri ve meslek odalarının uzun yıllardır ortaya koyduğu bilimsel ve teknik değerlendirmeleri yok sayan anlayışın yeni bir örneğidir.TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi olarak daha önce de defalarca ifade ettiğimiz üzere Basmane Arazisine ilişkin en temel sorun, kamuya ait böylesine önemli bir alanın ayrıcalıklı imar hakları ve sermaye odaklı kararlarla yıllardır bir rant ve pazarlık unsuruna dönüştürülmesidir. Bu yaklaşım, yalnızca kent bütününü değil; kentin altyapı kalitesini, ulaşım sistemini, toplumsal yaşamını ve planlamanın eşitlik ilkesini de açık biçimde zedelemektedir.Alanın yeniden bedelsiz olarak kamu mülkiyetine geçmesine ilişkin İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından geçmiş dönemde başlatılmış olan hukuksal süreç kamunun lehine devam ederken ve kamunun açık mülkiyet hakkı ortadayken yapılan söz konusu plan değişikliğinin bilimsel ve teknik bir gerekçeye dayanmadığı, kamu yararını öncelemediği ve rant baskısından kaynaklandığı açıktır.Alanda yapılması öngörülen yoğunluk, kent merkezinin ulaşım ve altyapısı üzerinde ciddi yük oluşturacak oluşan yük de kamusal kaynaklar harcanarak çözülmeye çalışılacaktır. Kamu kaynaklarının yoğunluk artıran, parçacıl plan kararlarının kaçınılmaz sonuçlarını telafi etmek için kullanılması ise kamuyu zarara uğratacaktır.2020 yılında UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’ne eklenen İzmir Tarihi Liman Kenti’nin bitişiğinde yer alan Basmane Arazisinin yüksek yoğunluklu bir yapılaşmaya konu edilmesi hem tarihi kent merkezi üzerindeki yapılaşma baskısını artıracak hem de geleneksel doku çevresinde yaratacağı siluet nedeniyle alanın adaylık sürecini olumsuz etkileyecektir.Şöyle ki İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Yönetim Planı (2022-2027)’nda, Yönetim Alanı ve Bağlantı Noktalarını etkileyebilecek alanlarda hazırlanan imar planlarında “miras değerlerinin korunmasının ve yaşatılmasının önceliklendirilmesi gerekliliği” ana hedeflerden biri olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda da “yüksek emsal değeri içeren ve alanın silueti üzerinde olumsuz etkide bulunacağı belirlenen plan kararlarının” Kültürel Miras Etki Değerlendirme (KÜMED) Raporu istenecek faaliyetler arasında yer almasına ve bu alanlarda KÜMED çalışmaları tamamlanmadan uygulama yapılamayacağına karar verilmiştir.Basmane Arazisinin geleneksel doku, siluet etkisi, UNESCO adaylık süreci dikkate alınmadan ve herhangi bir KÜMED çalışması yürütülmeden yüksek yoğunluklu yapılaşmaya konu edilmesi Alan Yönetim Planına açıkça aykırılık taşımaktadır.Basmane Arazisinin 500 metre uzaklığında bulunan ve kamuoyunda “Zorlu Gökdeleni” olarak bilinen Konak İlçesi, Akdeniz Mahallesi, 7491 ada 1 parsele ilişkin plan değişikliğinin iptali istemiyle tarafımızca açılan davada; İzmir 1. İdare Mahkemesi’nin 2021/2038 E. ve 2023/2003 K. sayılı kararı ile Bilirkişi Raporunda ifade edilen;
- emsal değerinin yaratacağı yapılaşma etkisine ilişkin yeterli teknik sorgulama yapılmadığı,
- kat yüksekliği değişikliklerinin planlama bütünlüğü ve eşitlik ilkesi açısından değerlendirilmediği,
- plan değişikliğinin şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırı olduğu
TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi









