İzmir’in Selçuk ilçesinde, kamuoyunda “Efes Antik Kenti Karşılama Merkezi” olarak bilinen proje TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi tarafından yargıya taşındı. 1. derece arkeolojik sit alanı ve UNESCO Dünya Miras Listesi’nde bulunan Efes’in tampon bölgesinde yürütülen uygulamalarla ilgili 24 Şubat 2026’da İzmir 5. İdare Mahkemesi’nde yürütmenin durdurulması ve iptali talebiyle dava açıldığını duyuruldu.
Şube tarafından yapılan yazılı açıklamada, İzmir İli Selçuk İlçesi Atatürk Mahallesi 323 ada 67, 69 ve 70 parsellerde yürütülen projede, ziyaretçi karşılama merkezi, 180 otobüs kapasiteli otopark, 61 ticari birim ile geniş ölçekli hafriyat ve peyzaj düzenlemelerinin planlandığı ve uygulamaya başlandığının anlaşıldığı ifade edildi.
Açıklamada, proje alanının hem 1. derece arkeolojik sit alanı içinde hem de Efes Antik Kenti’nin tampon bölgesinde bulunduğunu belirterek, bu statünün alanın “aynen korunması gereken” bir arkeolojik alan olduğunu ifade etti. Yeni yapılaşmaların son derece sınırlı ve istisnai koşullara bağlı olması gerektiği, kültürel peyzaj bütünlüğünün korunmasının esas olduğu vurgulandı.
2013 yılında yürütülen jeofizik ve jeoradar çalışmalarında bölgede kilise kalıntısı ve küçük bir tapınak yapısıyla ilgili bulgular belirlendiği anımsatılan açıklamada, alanın yüksek arkeolojik potansiyel taşıdığı ve her türlü müdahalenin azami bilimsel hassasiyetle değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Efes Alan Yönetim Planı’na atıfta bulunan açıklamada, alternatif giriş ve otopark alanları ile yeni ziyaret güzergâhlarıyla ilgili projelerde Kültürel Miras Etki Değerlendirmesi yapılmasının zorunlu olduğu dile getirldi. Otopark ve ziyaretçi merkezi yapımından önce jeoradar çalışmalarının sona ermesi ve taşıma kapasitesinin aşılmaması gerektiğinin altı çizildi.
Bu bağlamda, sahadaki uygulama ile imar planları arasında konum, kapsam ve ölçek bakımından farklılık bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtilirken, Kültürel Miras Etki Değerlendirme raporunun içeriği ve bilimsel dayanaklarının kamuoyuyla paylaşılması istendi.
Açıklamada, Efes’in her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan bir Dünya Miras Alanı olduğu ifade edilerek, nitelikli bir ziyaretçi karşılama sistemine ihtiyaç duyulmasının doğal olduğu; fakat çözümün kapasiteyi nicel olarak büyütmek değil, ziyaretçi yoğunluğunu koruma öncelikli bir anlayışla yönetmek olduğu aktarıldı.
Proje alanının; yaklaşık 3 bin yıl öncesine tarihlenen Koressos yerleşimi, Lysimakhos sur duvarları ve Koressos Kapısı, Artemis Tapınağı ile Koressos Kapısı arasındaki kutsal yol güzergâhı, mezar yapıları ve gladyatör mezarlarının bulunduğu hassas bir kültürel peyzaj bütünlüğü içinde olduğuna dikkat çekildi. Bu ölçekteki bir müdahalenin sadece yapılaşma ile sınırlı olmadığı; kazı ve dolgu çalışmaları, drenaj sistemleri, altyapı müdahaleleri ve trafik düzenlemeleri aracılığıyla geri dönüşü olmayan arkeolojik kayıplara yol açma riski taşıdığı vurgulandı.
Yargı süreci sürerken, sahada da devam eden müdahalelerin telafisi mümkün olmayan zararlar doğurabileceği ifade edilen açıklamada, 1. derece arkeolojik sit alanlarında gerçekleştirilen geniş ölçekli müdahalelerin bilimsel, teknik ve hukuki dayanaklarının şeffaf biçimde paylaşılması için çağrı yapıldı.









