MUSTAFA OĞUZ / EGE'YE BAKIŞ - Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde adı geçen Kemeraltı'nın kalbindeki ruhsatsız atık deposuna baskın yaptı.Tarihi Portekiz Sinagogu'nun bulunduğu sokakta karşılaştığı manzara karşısında tepki gösteren Başkan Mutlu, "Burası senin çöplüğün değil, burası Kemeraltı" diyerek sorumlulara sert çıktı.Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Tarihi Kemeraltı Çarşısı'nın ortasında yıllardır ruhsatsız olarak kullanılan atık deposuna baskın yaptı. UNESCO Dünya Mirası toplantılarının gerçekleştirildiği, kültürel ve sanatsal etkinliklere ev sahipliği yapan Tarihi Portekiz Sinagogu'nun bulunduğu sokağın adeta çöplüğe dönüştüğünü gören Başkan Mutlu, yaşananlara sert tepki gösterdi.
Atık deposu olarak kullanılan alanı inceleyen Mutlu, sorumlulara şu sözlerle seslendi:"Bu ne ya? Şehrin içinde böyle bir görüntü olur mu? Burası senin çöplüğün değil, burası Kemeraltı. Tarihi bölgenin içinde bunlar yapılmaz. Konak'ı gerçekten sevsen bunu yapamazsın. Biz sizler için çalışıyoruz. Burası 2 bin 400 yıldır çarşı olan bir yer. Dünyada eşi benzeri az bulunan, en kadim ticaret merkezlerinden biri. Bu nedenle UNESCO'ya başvurduk. Biz dedik ki burası korunması gereken, dünyanın en kadim merkezlerinden biridir. Bu çöplüğü hemen buradan kaldırın. Kaldırıncaya kadar hiçbir yere gitmiyorum."Defalarca MühürlendiKentin tarihini keşfetmek için İzmir'e gelen turistlerin de yürüyüş güzergâhında bulunan, Tarihi Agora ile Kemeraltı'nı birbirine bağlayan 926 Sokak'taki atık deposu, önceki belediye başkanları döneminde de defalarca mühürlendi. Ancak tüm uyarılara ve tepkilere rağmen alanı atık deposu olarak kullananlar faaliyetlerini sürdürdü.
Üstelik Kemeraltı Çarşısı'nda faaliyet gösteren bu tür atık depolarının hiçbirinin ruhsatının bulunmadığı belirtiliyor.Daha önce de gündeme gelen atık deposu olarak kullanılan boş alan belediye tarafından tuğla duvarla kapatıldı. Ancak bu duvar kısa süre sonra yıkıldı ve aynı alan yeniden atık deposu olarak kullanılmaya başlandı.Tarihi Geçiş Noktası926 Sokak, geçmişte kapalı bir sokakken Konak Belediyesi tarafından 2006-2007 yıllarında 920 Sokak'a bağlandı. Böylece Agora ile Kemeraltı arasında önemli bir yaya bağlantısı oluşturuldu.920 Sokak'ta Hahambaşı Evi, Hayim Palasçi'nin evi ve bugün müze olarak kullanılan tarihi yapı yer alıyor. Düzenlemeyle Agora'dan gelen ziyaretçilerin Kemeraltı'na, Kemeraltı'ndan gelenlerin ise Agora'ya rahatlıkla ulaşması hedeflendi.Restore edilen Tarihi Portekiz Sinagogu da bugün kültür ve sanat etkinliklerine, ayrıca UNESCO Dünya Mirası sürecindeki önemli toplantılara ev sahipliği yapıyor. Yerli ve yabancı turistlerin yoğun olarak kullandığı bu tarihi sokakta yıllardır kaçak bir atık deposunun bulunması ise bölge için büyük bir utanç olarak değerlendiriliyor.Kamyonlar Bu Sokağa Nasıl Giriyor?Sokakta hidrolik bariyerler bulunmasına rağmen atık yüklü kamyonların bu alana nasıl giriş yaptığı da soru işareti oluşturuyor.
Kamyonların rahatlıkla girip çıkabilmesi, "Bu araçlara kim izin veriyor? Eğer kamyonlar rahatça girip çıkabiliyorsa Buna göz yumuluyor demektir" eleştirisi yapıldı. Hurma Ağaçları Bir Gecede Yok OlduKonak Belediyesi, 2006-2007 yıllarında 926 Sokak'a gölgelikler yaparak palmiye ve meyve veren hurma ağaçları dikmiş, oturma bankları yerleştirmişti. Amaç, Agora ile Kemeraltı arasında yürüyen vatandaşların dinlenebileceği yeşil bir koridor oluşturmaktı.Ancak pandemi döneminde, sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı günlerde hurma ağaçları, palmiyeler ve oturma banklarının tamamı bir gecede kaldırıldı. Gerekçe olarak ağaçların dükkânların önünü kapattığı ifade edildi. Kaldırılan ağaçların nereye götürüldüğü ise bugüne kadar açıklanmadı.
Bu düzenlemelerin ardından sokak yeniden eski görünümünü kaybederken, yıllardır ruhsatsız olarak faaliyet gösteren atık deposu sorunu da çözülemedi. Bugün UNESCO Dünya Mirası adaylığı sürecindeki Kemeraltı'nın en önemli geçiş noktalarından biri olan 926 Sokak'ta yaşanan bu görüntüler, hem tarihi dokuya hem de İzmir'in turizm kimliğine zarar vermeye devam ediyor.
Bir Kıvılcım Yeter UNESCO Dünya Mirası adaylığı sürecindeki Kemeraltı'nda yıllardır ruhsatsız şekilde depolanan tonlarca hurda, karton, plastik ve diğer yanıcı atıklar yalnızca görüntü kirliliği oluşturmuyor; tarihi doku için de büyük bir tehdit oluşturuyor. Dar sokakları ve bitişik nizam yapılaşmasıyla bilinen bölgede çıkabilecek olası bir yangının, dakikalar içinde çevredeki tarihi iş hanlarına, tescilli yapılara ve kültür varlıklarına sıçrayabileceği belirtiliyor.
Atık deposu olarak kullanılan alanı inceleyen Mutlu, sorumlulara şu sözlerle seslendi:"Bu ne ya? Şehrin içinde böyle bir görüntü olur mu? Burası senin çöplüğün değil, burası Kemeraltı. Tarihi bölgenin içinde bunlar yapılmaz. Konak'ı gerçekten sevsen bunu yapamazsın. Biz sizler için çalışıyoruz. Burası 2 bin 400 yıldır çarşı olan bir yer. Dünyada eşi benzeri az bulunan, en kadim ticaret merkezlerinden biri. Bu nedenle UNESCO'ya başvurduk. Biz dedik ki burası korunması gereken, dünyanın en kadim merkezlerinden biridir. Bu çöplüğü hemen buradan kaldırın. Kaldırıncaya kadar hiçbir yere gitmiyorum."Defalarca MühürlendiKentin tarihini keşfetmek için İzmir'e gelen turistlerin de yürüyüş güzergâhında bulunan, Tarihi Agora ile Kemeraltı'nı birbirine bağlayan 926 Sokak'taki atık deposu, önceki belediye başkanları döneminde de defalarca mühürlendi. Ancak tüm uyarılara ve tepkilere rağmen alanı atık deposu olarak kullananlar faaliyetlerini sürdürdü.Üstelik Kemeraltı Çarşısı'nda faaliyet gösteren bu tür atık depolarının hiçbirinin ruhsatının bulunmadığı belirtiliyor.Daha önce de gündeme gelen atık deposu olarak kullanılan boş alan belediye tarafından tuğla duvarla kapatıldı. Ancak bu duvar kısa süre sonra yıkıldı ve aynı alan yeniden atık deposu olarak kullanılmaya başlandı.Tarihi Geçiş Noktası926 Sokak, geçmişte kapalı bir sokakken Konak Belediyesi tarafından 2006-2007 yıllarında 920 Sokak'a bağlandı. Böylece Agora ile Kemeraltı arasında önemli bir yaya bağlantısı oluşturuldu.920 Sokak'ta Hahambaşı Evi, Hayim Palasçi'nin evi ve bugün müze olarak kullanılan tarihi yapı yer alıyor. Düzenlemeyle Agora'dan gelen ziyaretçilerin Kemeraltı'na, Kemeraltı'ndan gelenlerin ise Agora'ya rahatlıkla ulaşması hedeflendi.Restore edilen Tarihi Portekiz Sinagogu da bugün kültür ve sanat etkinliklerine, ayrıca UNESCO Dünya Mirası sürecindeki önemli toplantılara ev sahipliği yapıyor. Yerli ve yabancı turistlerin yoğun olarak kullandığı bu tarihi sokakta yıllardır kaçak bir atık deposunun bulunması ise bölge için büyük bir utanç olarak değerlendiriliyor.Kamyonlar Bu Sokağa Nasıl Giriyor?Sokakta hidrolik bariyerler bulunmasına rağmen atık yüklü kamyonların bu alana nasıl giriş yaptığı da soru işareti oluşturuyor.
Kamyonların rahatlıkla girip çıkabilmesi, "Bu araçlara kim izin veriyor? Eğer kamyonlar rahatça girip çıkabiliyorsa Buna göz yumuluyor demektir" eleştirisi yapıldı. Hurma Ağaçları Bir Gecede Yok OlduKonak Belediyesi, 2006-2007 yıllarında 926 Sokak'a gölgelikler yaparak palmiye ve meyve veren hurma ağaçları dikmiş, oturma bankları yerleştirmişti. Amaç, Agora ile Kemeraltı arasında yürüyen vatandaşların dinlenebileceği yeşil bir koridor oluşturmaktı.Ancak pandemi döneminde, sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı günlerde hurma ağaçları, palmiyeler ve oturma banklarının tamamı bir gecede kaldırıldı. Gerekçe olarak ağaçların dükkânların önünü kapattığı ifade edildi. Kaldırılan ağaçların nereye götürüldüğü ise bugüne kadar açıklanmadı.
Bu düzenlemelerin ardından sokak yeniden eski görünümünü kaybederken, yıllardır ruhsatsız olarak faaliyet gösteren atık deposu sorunu da çözülemedi. Bugün UNESCO Dünya Mirası adaylığı sürecindeki Kemeraltı'nın en önemli geçiş noktalarından biri olan 926 Sokak'ta yaşanan bu görüntüler, hem tarihi dokuya hem de İzmir'in turizm kimliğine zarar vermeye devam ediyor.
Bir Kıvılcım Yeter UNESCO Dünya Mirası adaylığı sürecindeki Kemeraltı'nda yıllardır ruhsatsız şekilde depolanan tonlarca hurda, karton, plastik ve diğer yanıcı atıklar yalnızca görüntü kirliliği oluşturmuyor; tarihi doku için de büyük bir tehdit oluşturuyor. Dar sokakları ve bitişik nizam yapılaşmasıyla bilinen bölgede çıkabilecek olası bir yangının, dakikalar içinde çevredeki tarihi iş hanlarına, tescilli yapılara ve kültür varlıklarına sıçrayabileceği belirtiliyor. Ege'ye Bakış









