ŞPO tarafından yapılan açıklamada, söz konusu plan değişikliğinin; plan bütünlüğü, şehircilik ilkeleri ve kamu yararı açısından ciddi aykırılıklar içerdiği belirtildi.
Bu değişiklik ile kamuya hizmet etmek yerine özel mülkiyet sahiplerinin çıkarının öncelendiği ifade edilen açıklamada, eşitlik, nesnellik ve bütünlük gibi temel planlama ilkelerinin zarar gördüğü belirtildi.
"BENZER İÇERİKTE PLAN DEĞİŞİKLİĞİ, HUKUKA AYKIRI BULUNDUĞUNU ORTAYA KOYMAKTADIR"
Daha önce de aynı alanda benzer plan değişikliklerinin yapıldığını ve mahkeme tarafından bu değişikliklerin iptal edildiği anımsatılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Dava konusu alanda daha önce benzer nitelikte onaylanmış plan değişiklikleri mahkeme kararlarıyla iptal edilmiştir. Bu yargı kararları dikkate alındığında, planın uygulanması halinde telafisi güç ve kamu zararına yol açabilecek sonuçlar doğuracağı açıktır. Bu kararlar söz konusu alanda benzer içerikte plan değişikliklerinin yargı tarafından daha önce iptal edildiğini ortaya koymakta, planlama esaslarını ve şehircilik ilkelerinin sistematik biçimde ihlal edildiğini göstermektedir. Bu nedenle söz konusu plan değişikliği yargıya taşınmıştır.
Dava konusu alana ilişkin olarak, ilgili idare tarafından 2018 ve 2024 yıllarında onaylanan mükerrer plan değişiklikleri de Odamızca yargıya taşınmış; kentsel donatı alanlarının eşdeğer alan ayrılmadan küçültülmesi ve altyapı dengesinin bozulması gerekçeleriyle ilgili İdare Mahkemeleri tarafından iptal edilmiştir. Bu kararlar söz konusu alanda benzer içerikteki plan değişikliklerinin yargı tarafından hukuka aykırı bulunduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır"
HUKUKA AYKIRILIK İDDİASI!
Açıklamanın devamında, plan değişikliğinin yürürlükte bulunan 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nın nüfus değerlerinin aşılamayacağına ve donatı alanlarını azaltıcı plan değişikliği yapılamayacağına ilişkin hükümlerine aykırı olduğu belirtildi.Yürürlükteki planlarda öngörülen sosyal ve teknik altyapı alanlarının azaltılmasına rağmen eşdeğer alan ayrılmadığı, ayrıca yoğunluk artıran plan değişikliğine ilişkin zorunlu kentsel teknik altyapı etki değerlendirme raporunun hazırlanmadığı vurgulandı.Açıklamada, söz konusu gerekçeler doğrultusunda 19 Şubat 2026 tarihinde İzmir 4. İdare Mahkemesi’nde dava açıldığı belirtildi.
Ege'ye Bakış







