EGE'YE BAKIŞ - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, geçtiğimiz günlerde Alsancak bölgesinin otopark problemini çözmek amacıyla Kordon’da bir yeraltı otoparkı yapmayı planladıklarını dile getirdi.
Tugay’ın yeraltı otopark projesi kent gündeminde tartışma yarattı.
Başkan Tugay'ın açıkladığı otopark projesine bir tepki de Şehir Plancıları Odası (ŞPO) İzmir Şubesi'nden geldi.
"KORDON HATTI, KAMUSAL AÇIK ALAN OLARAK KORUNMUŞ BİR KIYI KESİTİDİR"
ŞPO yaptığı açıklamada, söz konusu projenin, mekansal özellikleri ve planlama ilkeleri doğrultusunda değerlendirildiğinde, çeşitli yönleriyle tartışılması gerektiğini dile getirerek, "Kordon hattı, 1990’lı yılların sonunda gündeme gelen otoyol projesine karşı yürütülen mesleki ve toplumsal mücadele sonucunda, ulaşım altyapısı olarak tahsis edilmek yerine kamusal açık alan olarak korunmuş bir kıyı kesitidir. Açılan davalar neticesinde otoyol projesi iptal edilmiş; alan, sit alanı olarak tescillenmiş ve dolgu malzemesi ile oluşturulan kıyı kesimi yeşil alan olarak kente kazandırılmıştır. Bu kazanım, başta Şehir Plancıları Odası ve Mimarlar Odası olmak üzere TMMOB’a bağlı meslek odaları, İzmir’in sivil toplum örgütleri ve İzmir halkı tarafından mümkün olmuştur.
Bu bağlam, o dönemde 6 şeritli otoyol ve viyadük ayaklarının altında kalma ihtimali olan bu alanın yalnızca teknik bir yatırım konusu değil; aynı zamanda tarihte yer edinmiş bir kent mücadelesi sonucunda kazanılmış, kent hakkı, kıyı kamusallığı ve planlama ilkeleri açısından simgesel bir alan olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla bugün aynı alanda büyük ölçekli bir yeraltı otoparkının gündeme gelmesi, geçmişte verilen mücadelenin temel gerekçeleriyle yeniden yüzleşmeyi gerekli kılmaktadır" ifadelerini kullandı.
"KISA VADEDE RAHATLAMA ALGISI YARATSA DA..."
Merkezi alanlardaki büyük ölçekli otoparkların özel araç kullanımını teşviş edeceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan ŞPO, bu durumun toplu taşıma ve yaya odaklı ulaşım politikalarıyla da çeşileceğini dile getirdi.
Açıklamada, Otopark kapasitesinin artırımının kısa vadeli rahatlama algısı yaratsa da orta ve uzun vadede daha çok trafik baskısı üretileceği ifade edildi.
Bu nedenle merkezi alanlarda otopark kapasitesi artırımı, kısa vadeli rahatlama algısı yaratsa da orta ve uzun vadede daha fazla trafik baskısı üretmektedir. Ayrıca Kordon’un kısıtlı araç erişimi olan açık yeşil alan olma özelliğini yitirmesine sebep olabilir, yaya ve mikro hareketlilik ağırlıklı kullanımını zedeleyebilir.
Ulaşıma ilişkin planlama konusunda tavsiyelerde bulunan ŞPO, "Ulaşım planlamasında çağdaş yaklaşım; Toplu taşıma entegrasyonu, Park et – devam et sistemleri (kent merkezi çeperlerinde toplu taşıma ve mikro hareketlilikle entegre otopark alanları), Yaya ve bisiklet önceliği, Otopark talep yönetimi gibi ilkeleri esas alır. Bu ilkeler doğrultusunda kent merkezlerinde esas olan; özel araç erişimini artırmak değil alternatif ulaşım türlerini güçlendirmektir" dedi.
ŞPO'DAN LOPİ VE UPİ30 VURGUSU!
İzmir'de yürürlükte olan İzmir Ulaşım Ana Planı (UPİ30) ve İzmir Sürdürülebilir Kentsel Lojistik Planı'na (LOPİ) değinilen açıklamada, yukarıda değinilen ulaşım planlama ilkelerinin ve yaklaşımının bu plan belgeleri kapsamında benimsendiğine ve bahse konu planların Alsancak, Kordon Bölgesi’ne yönelik açık plan kararları içerdiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Buna göre;
UPİ 2030 kararları doğrultusunda Alsancak Bölgesi yaya öncelikli bölgelerden biri olarak belirlenmiş, yıllar içinde gerçekleştirilen sokak yayalaştırma uygulamalarıyla bu karar desteklenmiştir.
UPİ 2030 Plan Raporu incelendiğinde, “Otopark Düzenlemeleri” başlıklı 12. Bölüm’de belirlenen “Yerel Politikalar” arasında şu kararların yer aldığı görülmektedir:
“Otopark yerlerinin seçiminde ulaşım sisteminin işleyişi dikkate alınmalı ve kent merkezine özel aracın gidişini azaltmak ve yolculukları toplu taşımaya yönlendirmek üzere toplu taşıma durak ve istasyonları çevresinde ulaşım sistemine yolculuk aktarabilecek şekilde otopark tesisleri ve alanları oluşturulmalıdır.”
“Kent merkezinde yeni otopark yapılmayacağı gibi, mevcut otoparkların kullanımı sınırlandırılmalı ve yeni işletme modelleri geliştirilmelidir. Zaman içinde de kaldırılması sağlanmalıdır.”
“Kent Merkezi Alanı Otopark Politika Önerileri” kapsamında ise Pasaport, Alsancak, Çankaya Bölgesi’ne yönelik olarak “Kent Merkezi Alanı içinde ve onu çevreleyen yollar üzerinde yeni otopark yapımına izin verilmemelidir.” kararı yer almaktadır.
Bir diğer plan belgesi olan LOPİ kapsamında ise Alsancak İç Kordon Bölgesi için “Süper Zon” yani “Düşük Emisyon Bölgesi” oluşturulması önerilmekte; kent çekirdeği içerisindeki taşıtların düşük emisyonlu araçlarla yolculuk yapması, transit geçişlerde ise kent çekirdeği yerine zon dışındaki yolların kullanılması hedeflenmektedir.
Dolayısıyla Kordon’a yeraltı otoparkı yapılmasına ilişkin karar, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürürlükteki plan belgeleriyle, bu planlar kapsamında üretilen ulaşım politikalarıyla ve belirlenen vizyonla çelişir niteliktedir. Yürürlükteki plan kararlarıyla çelişen uygulamalar planlama sistematiğinin bütünlüğünü zedelemekte ve kurumsal tutarlılığı tartışmalı hale getirmektedir"
KÖRFEZ EKOSİSTEMİ VE BİTKİ DOKUSUNA İLİŞKİN ENDİŞELER!
Açıklamanın devamında kamusal alan vurgusu yapıldı.
Bölgede gerçekleşecek inşaat faaliyetleri sırasında yeşil alanın geçici ya da kalıcı olarak kaybedileceği ve bitki dokusuna zarar verileceği belirtilen açıklamada, otopark işlevinin inşaat sonrasında da kamusal niteliği dönüştürme potansiyeli taşıdığını belirtildi.
Açıklamanın devamında, bölgeye yapılacak müdahalenin dolgu zemin üzerinde gerçekleştirilecek olması da körfez ekosistemi ve kıyı güvenliği açısından teknik ve çevresel risklerin bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
"TUTARLILIK AÇISINDAN SORU İŞARETLERİ DOĞURUYOR"
ŞPO tarafından yapılan açıklamanın son bölümünde ise İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın ulaşım politikalarında tutarsızlık olduğu dile getirilerek şu ifadeler kullanıldı:
"Tüm bu hususlara ek olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay 07.11.2025 tarihli röportajında, o dönem basına İzmir Ticaret Odası’nın projesi olarak yansıyan 4.000 araçlık yeraltı projesi ile ilgili olarak “Şehir merkezine otopark yapmak daha fazla aracın merkeze gelmesi anlamına gelir; biz ise tam tersini istiyoruz.” söyleminde bulunmuştur. 29.09.2025 tarihinde basına yansıyan bir başka haberde ise “şehir merkezini trafikten arındırmak istediklerini” ifade eden Tugay, “araç kullanımını azaltmak ve bisiklet kullanımlarını artırmak amacıyla çeşitli noktalarda trafik kısıtlamaları planladıklarını” belirtmiştir.
Bu açıklamalar kent merkezinde özel araç kullanımını azaltmayı ve ulaşım politikalarını sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda şekillendirmeyi esas alan bir yaklaşımı ortaya koymaktadır.
Ancak bugün gündeme gelen yeraltı otoparkı projesi, söz konusu söylemlerle uyumlu bir yönelim sergilememektedir. Kısa bir zaman dilimi içerisinde aynı konuya ilişkin farklı politika sinyalleri verilmesi, planlama yaklaşımının tutarlılığı açısından soru işaretleri doğurmaktadır. Oysa kentin gelişimine yön veren plan belgelerinde ortaya konan kararların sistematik biçimde uygulanması, bu tür çelişkilerin ortaya çıkmasını engelleyecek temel güvencedir"








