BORSA
BIST 100 13.687,86 %0,63
Altın 6.135,75 ₺/gr %0,02
Bitcoin $63.840 %0,91
Dolar 47,40 ₺ %0,04
Euro 54,09 ₺ %0,11
Sterlin 63,08 ₺ %0,12
Gümüş 87,63 ₺/gr %0,65
Ethereum $1.901,96 %1,33
İsviçre Frangı 58,01 ₺ %0,27
Kanada Doları 33,65 ₺ %0,17
Avustralya Doları 32,96 ₺ %0,26
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00
Suudi Riyali 12,63 ₺ %0,04
BAE Dirhemi 12,91 ₺ %0,07
Rus Rublesi 0,60 ₺ %0,04
Çin Yuanı 7,00 ₺ %0,05
İZMİR 32°C 6.135,75 ₺/gr 47,40 ₺ 54,09 ₺
Anasayfa Siyaset Müsavat Dervişoğlu, tehditlere yanıt verdi: Türkiye'de is...

Müsavat Dervişoğlu, tehditlere yanıt verdi: Türkiye'de istibdata asla geçit vermeyeceğiz

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile MHP'liler arasında gerilim tırmanıyor. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, kendisini tehdit eden Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım'a, Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürüldüğü yerde basın açıklaması gerçekleştirerek yanıt verdi.

0Yorumlar
Müsavat Dervişoğlu, tehditlere yanıt verdi: Türkiye'de istibdata asla geçit vermeyeceğiz

Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım sosyal medya platformu üzerinden yayınladığı bir video ile Dervişoğlu'na yönelik "Müsavat, biz senin dansözlük yapma heveslisi olduğunu çok iyi biliyoruz. Sen git, tasmanı tutanları eğlendirmek için dansözlüğünü yap! Sabrımızı sınama; belanı da bizden bulma" dedi. Dervişoğlu bu açıklamayı, Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürüldüğü yerde basın açıklaması yaparak yanıtladı.

 

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun açıklamasına İYİ Partili milletvekilleri, parti kurmayları ve Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Alişan Satışmış da katıldı. Dervişoğlu açıklamasında şunları söyledi:

"Buraya gelmeden önce televizyonları izliyordum. Müsavat Dervişoğlu'nun bazı kişilere cevap vermek üzere basın toplantısı, tertip ettiğine dair paylaşımlar yapıldı. Burada herhangi bir kimseye cevap vermek için bulunmuyorum. Çünkü her ahlaksızlığa cevap verirsem her ahlaksıza cevap verir o zaman da ahlaksızlığa paya vermiş olurum. Siyasi muhataplarım bellidir. Dolayısıyla mütekabiliyet sınırında kalarak onlara cevap vermeyi demokrasinin şahsıma yüklediği bir sorumlu olarak addediyorum. Neden bu basın toplantısını yapıyorum? Madem ki ahlaksızlara cevap vermeyeceğim. Sorumlulukları olanlara sorumluluklarını hatırlatmak üzere buradayım. Onun için bu açıklamayı yapıyorum. Peki neden buradayım? Biliyorsunuz tehditle karşı karşıya bırakıldım. Adresimi bilemeyebilirler. Beni sağda solda aramalara, aramalarına ihtiyaç bırakmaksızın onların en iyi bildikleri yerde bu basın toplantısını gerçekleştiriyorum.

"SAYIN CUMHURBAŞKANI, SAYIN ADALET BAKANI, SAYIN MECLİS BAŞKANI KORKUYORLAR MI"

Bir tehditle hakaretin muhatabı oldum. Üzerinden tam 16 saat geçti. Ben TTBMM'de grubu bulunan bir siyasi partinin genel başkanıyım. Dolayısıyla bir hakaretin ve tehdidin muhatabı olduğunda bu hakaretle tehdide karşı durumdan vazife çıkarması icap eden kurumlar bulunmaktadır. Bunların başında Cumhurbaşkanı gelmektedir TBMM Başkanı gelmektedir. Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı gelmektedir. Üzerinden 16 saat geçmiş olmasına rağmen şu ana kadar bu bahsettiğim kişiler tarafından yapılmış herhangi bir işlem atılmış herhangi bir adım yoktur. Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Meclis Başkanı, Sayın Adalet ve İçişleri Bakanı bir siyasi partinin genel başkanı tehditlerin muhatabı olduğunda acaba nerededirler? Bir tweetten bir televizyon programındaki dil sürçmesinden, bir köşe yazısından insanları sabaha karşı evinden alarak ters kelepçeye vurarak karakola götüren, savcılığa götüren bu sorumlular acaba bu bugün neden vaziyet almamaktadırlar? Bunun cevaplanmasını istiyorum. Ve bu vesileyle de kendilerini görevlerini doğru bir biçimde yapmaya davet ediyorum. Korkuyorlar mı? Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Adalet Bakanı, Sayın Meclis Başkanı korkuyorlar mı? Korkuyorlarsa kimden korkuyorlar? Bu katillerin, bu tehditkarların hamilerinden mi çekiniyorlar? Bu soruların cevap bulmasını istiyorum.

"CAN VE MAL GÜVENLİĞİMİZ VATANDAŞLIK HAKLARIMIZDAN KAYNAKLANIYOR"

Ben bir anayasal hakkı kullanıyorum. Siyaset yapmak bir anayasal haktır. Partimize mensup arkadaşlarım da aynı haktan yararlanarak siyaset yapıyorlar. Bu tehditler sıradan tehditler değil. Bu suçlar sıradan adil suçlar değil. Anayasanın bana tanıdığı bir hakkın gaspı için uğraşıyorlar. Dolayısıyla bu hak gaslına bu devleti yönetenlerin seyirci kalması asla kabul edilebilir değildir. Yoksa öyle bir düzenden geçiyoruz ki bazı insanların suç işleme imtiyazları mı vardır? Ya da bazı insanların başkalarını suça azmettirme özgürlükleri mi vardır? Bu kayıtsızlık, bu sessizlik nereden kaynaklanmalıdır? Acaba arkasında suç işleyenlerin cezasız kalmasını temin etmek bir takım adımlar atan, bunu temin etmeyi sağlayan cezasızlığı bu ülkede genelgeçer kural haline getirenler mi bu ortamı sağlamaktadır? Bu soruları da cevap bulmalıdır. Can ve mal güvenliğimiz TBMM’deki sıfatlarımızdan kaynaklanmıyor. Can ve mal güvenliğimiz vatandaşlık haklarımızdan kaynaklanıyor. Bu devleti yönetenler vatandaşın can ve mal güvenliğini temin etmek mecburiyetindedirler. Özgürlüklerini korumak mecburiyetindedirler. Şimdi buradan söylüyorum. Bu şahsıma yöneltilmiş saldırılar ne zaman başlamıştır? Her şeyin miladı 22 Ekim'dir. Abdullah Öcalan'a Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kürsüde söz hakkı verilmesinin talep edildiği noktada İYİ Parti Genel Başkanı olarak ona karşı duruşundan kaynaklı bir saldırının, bir tehdidin muhatap olmuş durumdayım. Yani Abdullah Öcalan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gelecek, konuşacak, ona umut hakkı vaat edilecek ve hatta affedilebilmesinin zemine hazırlanacak ama Musavat Dervişoğlu Ankara'nın sokaklarında gezemeyecek. Öyle mi? Havanızı alırsınız. Yaratmak istedikleri Türkiye yüz yılı bu mu acaba? Türkiye'yi nereye sürüklemek istiyorlar?

"VATANDAŞLARINI SUSTURMAK İSTEYEN BİR DEVLET YÖNETİMİYLA KARŞI KARŞIYA BIRAKILIYORUZ"

Biz siyaset sahnesine çıktığımız andan itibaren hep konuşan Türkiye çağrısı yaptık. Her fırsatta demokrasi çağrısı yaptık. Her Fırsatta cumhuriyetin ve onun değerlerinin savunulması gerektiğinin altını çizerek düşüncelerimizi milletimizle paylaştık. Hayalimiz olan Konuşan Türkiye'de vatandaşlarını susturmak isteyen bir devlet yönetimi anlayışıyla karşı bırakılıyoruz. Dolayısıyla biz bir taraftan konuşan Türkiye isterken bir taraftan demokrasi isterken cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkarken bazıları bu ülkede istibdat rejiminin inşasına zemin teşkil adımlar atmaya kalkışıyorlar. Devletin tüm unsurlarını devletin tüm kurumlarını çıkmış oldukları bu kötü yolculuktan geri dönmeye davet ediyorum. Demokrasi çağrısını da tekrarlıyorum Bakın altını çizerek ifade ediyorum. Biz Milliyetçi Hareket Partisinin karşı karşıya bulunduğu zafiyetten beslenmek niyetinde olan bir siyasi parti değiliz. Biz Türkiye'de merkez siyasetin inşa edilebil cumhuriyetin değerlerinin korunabilmesi, hakkın, hukukun, adaletin teminle tesis edilmesi için siyaset yapıyoruz. MHP herhangi bir alana talip olmadığı için, iktidar istemediği için, iktidara payanda olmakla yetindiği için neresinden bakarsanız bakın bizim siyasi rakibimizle muhattabımız bile değildir. Kendilerini bugün karşı karşıya bulundukları panik halinden uyanmaya davet ediyorum. Burada her zaman söylüyorum.

"YAZIKLAR OLSUN BÖYLE ADALET NİZAMINA"

Ben siyasi yolculuğuma başladığım andan itibaren hep adalet peşinde koştum. Dolayısıyla benim hakkımın hukukumun çiğnenmesi şahsımın tehdit edilmesi Hiç umurunda değildir. Ben Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlarının hak ve hukukunu sonuna kadar savunmaya devam edeceğim. Cumhuriyetin değerlerine, milletimizin birliğine, üniter devlet yapımıza halel getirecek her adıma bu dün olduğu gibi bugün de, yarın da karşı çıkacağıma milletime söz veriyorum. Bunun sözünü bir taahhüt olarak kabul etmesini istiyorum milletimin. Ayrıca bu cüret nereden kaynaklanmaktadır? Bu cüreti nereden bul Nereden beslenmektedirler? Bu sistem, bu ucube rejim, bu tek adamlık anlayışı eğer tetikçileri içeri yollayıp azmettiricileri sokakta gezdiriyorsa, yazıklar olsun böyle adalet nizamına. Şimdi devletin memurları tarafından korunuyorum. Buraya gelirken de yine İçişleri Bakanlığının tarafıma tahsis ettiği polis memuru arkadaşlarımızla Birlikte geldim. Siz vatandaşın hakkını savunamayacaksanız, hukukunu savunamayacaksanız, bir genel başkanın siyaset yapma hakkını savunmaktan aciz duruma şayet düşürüldüyseniz o zaman bana yapacak tek şey kalıyor. O da vatandaş gibi yaşamak. İçişleri Bakanına buradan sesleniyorum, bana tahsis edilmiş koruma polislerini derhal geri çekin. Ben hiç kimseden korkmuyorum. Ben bu ülkenin hakkını ve hukukunu savunuyorum. Bu milletin geleceğini savunuyorum. O sebeple diyorum ki sizin bana gönderdiğiniz korumalara ihtiyacım yok. Şehit analarının duaları bana yeter de artar diyorum.

 

"AÇIK VE NET OLARAK SÖYLÜYORUM"

Bakın bu 22 Ekim tarihinden itibaren hem partimize hem şahsımıza yönelik tehditler ve saldırılar artmıştır. Bunun arkasında olan şey Türkiye'nin geleceğinin hilafına yapılmış, atılmış adımlara karşı tek milli cephenin İYİ Parti olarak gösterilmesidir. O sebeple bizi yıldırmak istiyorlar. Bizi korkutmak istiyorlar. Biz ilk kez tehdit ve saldırı karşılaşmadık. Burada bulunan arkadaşlarımız bilirler. Defalarca saldırıya uğradık. Defalarca yolumuzdan döndürülmeye çalışıldık. Ama hiçbirimiz teslim olmadık. Çünkü biz kahrolsun istibdat , yaşasın hürriyet diye yola çıkmış, demokrasi mücadelesinden zerre taviz vermeyerek Türk milletinin geleceğine dair söylenmesi icap eden ne varsa onu söylemeye devam ederek bu yolculuğumuzu sürdürdük. Bu bundan sonra da böyle olacaktır. Hayal ettikleri yeni Türkiye yüz yılı eğer istibdat içerisinde yaşayan bir gelecek hayaliyle teşekkül ettirildiyse buradan tekraren ifade ediyorum. Açık ve net olarak da söylüyorum, Türkiye'de istibdata asla geçit vermeyeceğiz. Ve yolculuğumuzu adalet için, hürriyet için, eşitlik için sürdürmeye devam edeceğiz."



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

Siyaset Haberleri

Tümü

Kılıçdaroğlu İzmir'e gelecek

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun önümüzdeki 45 gün içerisinde İzmir'e geleceği...

22 dakika önce

Gümrükçü'nden istifa eden başkanlara mesaj: Meclis...

CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, CHP'den istifa eden belediye başkanları ve meclis üyelerine...

44 dakika önce

Gümrükçü'den Güç'e sert sözler: "Oyları cebine koyup...

CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, düzenlediği basın toplantısında CHP'deki ayrışma süreci ve...

48 dakika önce

İYİ Parti Karşıyaka'dan belediyeye 'tahliye' çıkışı:...

Yeşil-kırmızılı kulüp, belediye ekipleri tarafından Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu...

2 saat önce

Başkan Fıçı'dan siyasi süreç açıklaması: "Herhangi bir...

Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, son günlerde yaşanan siyasi gelişmelere ilişkin yazılı...

2 saat önce

Tunç Soyer, tutukluluk incelemesini protesto etti: SEGBİS...

İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik kooperatif soruşturması kapsamında tutuklu bulunan önceki...

2 saat önce

Sinem Dedetaş'tan ilk açıklama: Aklım ve kalbim...

Üsküdar Belediyesi'ne yönelik gerçekleştirilen operasyonda dün gözaltına alınan Belediye Başkanı...

1 gün önce

MHP'li Feti Yıldız'dan 'parti kapatma' açıklaması!

MHP'li Feti Yıldız, "Siyasi Parti Kapatma nedenlerine 'rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak' da...

1 gün önce

70 yıllık CHP'li Önder Sav, istifa ettiğini açıkladı!

70 yıldır CHP üyesi olan Önder Sav, partisinden istifa ettiğini ifade ederek, "Maalesef...

1 gün önce

Bayındır Belediye Başkanı Sakarsu, CHP'den istifa etti!

Bayındır Belediye Başkanı Savut Sakarsu, CHP’den istifa ederek YENİ Parti’ye geçti.

3 gün önce

Özel'den milletvekillerine talimat: CHP tartışmalarından...

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM)...

3 gün önce

CHP Selçuk'ta butlana pankartlı veda: Atanmış yönetime...

CHP Efes Selçuk'ta mutlak butlan kararının ardından ilçe başkanlığına atanan yönetim bugün görevi...

3 gün önce