Tekirdağ'da cinsel istismara maruz bırakılması ve darp edilmesinin ardından kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren 2 yaşındaki Sıla bebeğin ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, bebeğin, annesi tarafından bırakıldığı komşu evde daha önce de darbedildiği açıklandı.Sıla bebek davasıyla ilgili suça sürüklenen çocuklar ve yetişkinler için hazırlanan iki ayrı iddianamede olayla ilgili ayrıntılara yer verildi.Suça sürüklenen çocuklar 13 yaşındaki K.A. ve 14 yaşındaki G.K. için hazırlanan iddianamede şüpheli çocukların cinsel istismar iddiasını kabul ettikleri bildirildi.İddianamede, K.A'nın Sıla bebeği evlerindeyken kömürlüğe götürüp şiddet uyguladığı ve Sıla bebeğin şiddet sonrasında fenalaştığı bilgisine de yer verildi.K.A'nın sopayla Sıla bebeği dövdüğünü anlattığı, sonrasında ise baygınlık geçiren Sıla'yı kömürlükten eve çıkarıp ayılması için soğan ve kolonya koklattığı, anne B.Y'nin bu olayın ardından Sıla'yı hastaneye götürdüğü ifade edildi.İddianamede yer alan, İstanbul 1.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan adli tıp mütalaasında bebeğin ölümünün "künt kafa travmasına bağlı kafa içi kanama sonucu meydana gelmiş olduğu, çocuğun 8 Eylül tarihinde maruz kaldığı künt kafa travmasına bağlı yaralanmasıyla ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, çocuğun ölüm olayında maruz kaldığı künt kafa travmasına bağlı yaralanması dışında başkaca bir ortak neden bulunmadığı" olduğu tespit edildi.ŞİDDET GÖRMESİNE RAĞMEN BIRAKMAYA DEVAM ETTİĞİ...Yetişkinler için hazırlanan iddianamede de, müşteki beyanı, şüpheli savunmaları, tanık beyanları, adli, psikolog, doktor, olay yeri inceleme, dijital materyal inceleme, otopsi raporlarına yer verildi.İddianamede, anne B.Y'nin Malkara ilçesinde bir gece kulübünde çalıştığı, çalıştığı süre zarfı boyunca da 2 yaşındaki Sıla ve 5 yaşındaki A.Y'yi komşuları şüpheli K.A'ya emanet ettiği ifade edildi.Sıla bebek bu ikamette şiddet görmesine rağmen annenin kızlarını buraya bırakmaya devam ettiği dile getiren iddianamede, "İki yaşında bir bebek olmasına rağmen bebeği birçok defa şüpheli K.A. ve çocuklarına bıraktığı, maktul bebeğin hiçbir koruma olmaksızın 2 Eylül 2024 tarihinde darbeldiğini bilmesine ve darbın izlerini maktul bebeğin bedeninde görmesine rağmen yine 5 Eylül 2024 tarihinde şüpheli K.A. ve çocuklarının ikametine bıraktığı" şeklinde yer aldı.Annenin maktul kızına karşı kanundan kaynaklanan bakım ve koruma yükümlülüğü içeren ve bir anneden beklenen davranışları yerine getirmeyerek Sıla bebeğin ölümüne neden olduğu anlatılan iddianame şu şekilde değerlendirildi:"Annenin ihmal ettiği davranışların Sıla bebeğin ölümü ile neticelenen olaylara sebebiyet verdiği zira şüphelinin Sıla bebeğin öldürülmeden önce maruz bırakıldığı istismar eylemi sebebi ile gerekli sorgulama yapsaydı ve gerekli şikayetlerde bulunsaydı, Sıla bebeğin darp edilmesine rıza göstermeseydi ve tüm bunlarla birlikte iki yaşındaki bir bebeği hiç tanımadığı, herhangi bir yakınlık derecesinin bulunmadığı kişilerin bulunduğu bir eve sürekli bırakmasaydı Sıla bebeğin maruz bırakıldığı bu eylemler yaşanmaz olabilirdi."Suça sürüklenen çocuklardan K.A'nın babası 32 yaşındaki K.A. hakkında yapılan değerlendirmede de K.A. her ne kadar Sıla bebeğe cinsel amaçlı veya normal olarak temasta bulunmadığını ifade etse de elde edilen adli tıp raporları, DNA örneklerinin şüphelinin "cinsel istismar ve çocuğa karşı cebir kullanarak cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarını işlediğini ortaya koyduğu ifade edildi.TALEP EDİLEN CEZALARTekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığınca anne 29 yaşındaki B.Y., çocuklardan birinin babası olan komşu K.A. ve annenin birlikte yaşadığı 57 yaşındaki S.Ö. hakkında hazırlanan iddianame Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesince, suça sürüklenen çocuklar G.K. ve K.A. hakkındaki iddianame ise Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.İddianamede anne B.Y. için "ihmali davranışla kasten insan öldürme", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme", "aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali" suçlarından toplam 67 yıl hapis cezası istenmişti.Suça sürüklenen çocuklardan K.A'nın babası K.A. hakkında "çocuğun cinsel istismarı", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından toplam 28 yıl 6 ay, anne B.Y'nin birlikte yaşadığı S.Ö. hakkında da "suçu bildirmeme, gizleme" suçundan 1 yıl 6 ay hapis talep edilmişti.Suça sürüklenen çocuklardan G.K. için "çocuğun nitelikli cinsel istismarı", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan toplam 66 yıl, K.A. hakkında ise "nitelikli cinsel istismar", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından 48 yıl ile "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istenmişti.YARGILAMA 26 ARALIK'TA BAŞLAYACAK.Olaya ilişkin bebeğin annesinin de içinde olduğu 5 kişi tutuklanmıştı.Malkara ilçesinde yaşayan anne B.Y, 8 Eylül'de kızı Sıla'nın uyanmadığını ifade ederek Malkara Devlet Hastanesi'ne götürmüş, yapılan muayenede bebek, beyin kanaması teşhisi ve cinsel istismar şüphesiyle Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi'ne gönderilmiş ve polise ihbar edilmişti.Bebek, beyin ameliyatı sonrasında entübe halde yoğun bakıma alınmıştı.Soruşturma dahilinde anne B.Y, birlikte yaşadığı S.Ö, komşuları K.A. ile 13 yaşındaki oğlu K.A. ve 14 yaşındaki G.K. gözaltına alınmış, şüpheliler çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanmıştı. Sıla bebeğin 5 yaşındaki kardeşi A.Y.'yi de devlet koruma altına almıştı.Tekirdağ Baro Başkanı Gürcün, darp sebebiyle hastaneye getirilen ve yoğun bakımda tedavisi devam eden 2 yaşındaki kız bebeğe cinsel istismarda bulunulduğunun adli tıp raporuyla tespit edildiğini ifade etmişti.Sıla bebek, bir ay tedavi altında tutulduktan sonra Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi'nde 7 Ekim'de yaşamını yitirdi.
Güncel
Yayınlanma: 21 Aralık 2024 - 10:11
Sıla Bebek olayında yeni gelişme: Cinsel istismar edildiği evde daha önceden darp edilmiş
Sıla bebeğin ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede annenin, iki yaşındaki bebeği, 2 Eylül'de darp edildiğini bilmesine ve darbın izlerini bebeğin bedeninde görmesine rağmen 5 Eylül'de aynı eve tekrar bıraktığı açıklandı. İddianamede annenin bebeği tanımadığı kişilere emanet etmemesi ve darp olaylarıyla ilgili şikayette bulunması halinde ölümün yaşanmayabileceği değerlendirmesinde bulunuldu.
Güncel
21 Aralık 2024 - 10:11








