RSF’nin 25 yıllık endeks tarihinde, dünya genelinde basın özgürlüğü ilk kez bu kadar düşük seviyeye gerilerken, ülkelerin yarısından fazlasının “zor” ya da “çok ciddi” kategoride bulunduğu belirtildi.
Raporda, gazeteciliğe yönelik baskının küresel ölçekte arttığı, özellikle ulusal güvenlik gerekçesiyle çıkarılan yasaların habercilik faaliyetlerini sınırlayan temel araçlardan biri haline geldiği vurgulandı. “Dezenformasyon”, “cumhurbaşkanına hakaret” ve “devlet kurumlarını karalama” gibi suçlamaların birçok ülkede gazetecilere karşı kullanıldığı ifade edildi.
Türkiye’ye ilişkin bölümde ise, bu tür suçlamaların gazeteciliğin bastırılması ve gazetecilerin tutuklanması amacıyla düzenli biçimde araçsallaştırıldığı değerlendirmesi yer aldı.
RSF Yayın Direktörü Anne Bocandé, raporun 25. yılına dikkat çekerek, basın özgürlüğüne yönelik baskıların giderek daha sistematik hale geldiğini ve bu duruma karşı “aktif koruma politikalarının zorunlu olduğunu” ifade etti.
Raporda ayrıca öne çıkan bazı bulgular şöyle sıralandı:
- Küresel ortalama basın özgürlüğü puanı son 25 yılın en düşük seviyesine geriledi.
- Ülkelerin %52’si “zor” veya “çok ciddi” kategoride yer aldı.
- Yasal göstergelerde son yılların en sert düşüşü yaşandı.
- Norveç birinci sıradaki yerini korurken Eritre son sırada kaldı.
RSF, dünya genelinde gazetecilerin hâlâ tutuklandığını, öldürüldüğünü veya yargı baskısı altında çalıştığını, buna karşın baskı yöntemlerinin daha “sistematik ve hukuki görünümlü” hale geldiğini de raporuna ekledi.








