Sabah saatlerinde belediye avukatlarıyla birlikte binaya girmek isteyen Tugay, polis engeliyle karşılaştı. Mahkeme izni bulunduğu belirtilmesine rağmen içeri alınmayan Tugay’ın, görevli polise “Talimatı veren kim?” sorusu dikkat çekti. Polis memurunun “Söylemem” yanıtı kameralara yansıdı.
Tugay, yaşanan durumu “hukuk güvenliği tartışması” olarak nitelendirerek, “Bu şekilde bir uygulama kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
SİYASİ DESTEK DE SAHADA
CHP’li yöneticiler, milletvekilleri ve belediye başkanlarının katıldığı nöbete destek mesajları art arda geldi. CHP Cumhurbaşkanlığı Ofisi Yönetim Kurulu Üyesi Yalçın Karatepe, sürecin hukuki olarak sonuçlanacağına inandıklarını belirterek, binanın yeniden belediye yönetimine geçeceğini savundu.
Tugay ise müdahalenin yalnızca yerel bir kriz olmadığını vurguladı. Sürecin emsal teşkil edebileceğini belirten Tugay, “Bu yöntem yerleşirse kamuya ait tüm yapılar benzer şekilde alınabilir” değerlendirmesinde bulundu.
POLİS MÜDAHALESİNDE GERGİNLİK
6 Nisan’da gerçekleştirilen tahliye operasyonu sonrası bina çevresi güvenlik çemberine alındı. Gün içinde toplanan gruplarla polis arasında zaman zaman gerginlik yaşanırken, barikatlara müdahale edenlere biber gazı kullanıldı.
Ayrıca, binanın geçmiş mülkiyetine ilişkin Mustafa Kemal Atatürk imzalı kararnameyi hatırlatan pankartların indirilmesi de sahadaki tansiyonu yükselten unsurlar arasında yer aldı.
SÜREÇ NASIL BAŞLADI?
Krizin temelinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kullanımındaki bazı yapıların mülkiyetinin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesi bulunuyor. Meslek Fabrikası’nın da aralarında olduğu binaların tahliyesiyle birlikte taraflar arasındaki gerilim açık bir çatışma alanına dönüştü.
Tugay’ın “bina geri alınana kadar nöbet sürecek” açıklamasıyla birlikte, sürecin hem sahada hem de yargıda uzun süre gündemde kalması bekleniyor.









