Okullara eğitim adı altında sokulmaya çalışılan, pedagojik olmadığı gibi bilimsel de olmayan faaliyetlere yönelik tepkiler sürerken, bir skandal da geçtiğimiz Cuma günü Tevfik Fikret Okulları’nın İzmir şubesinde yaşandı.
BÜYÜK HARFLERLE "CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN" İFADESİ!
Okula gelen müfettişler, 4. sınıftan başlamak üzere her şubeden 2-3 öğrenci alarak, “Okulunuzda din dersi işleniyor mu?”, “Din dersi işlenmiyorsa o saatte hangi ders işleniyor?” sorularının yanı sıra büyük harflerle, “CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A OKULUNUZDA HAKARET EDİLİYOR MU?” sorusu yer aldı. Bu durum kamuoyunda tepkilere neden oldu.
Konuyla ilgili tepki çeken bir diğer konu da öğrencilerin verdikleri cevapların ardından T.C. kimlik numaralarının alınması ve 15 yaşının altındaki öğrencilere imza attırılması oldu.
"PEDAGOJİDEN ZERRE NASİBİNİ ALMAMIŞ BU YAKLAŞIMIN..."Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP PM Üyesi ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:“İzmir Tevfik Fikret Okullarında yaşandığı iddia edilen olay üzerinde önemle durulması gereken bir olay… Bakanlığın müfettişleri okula gelip her kademeden seçilen çocuklara “Din deyince ne anlıyorsun?” “Öğretmenlerin Cumhurbaşkanına hakaret ediyor mu?” diye sorular sormuş. İlk, orta ve lise düzeyinde, 7’den 17’ye kadar her yaşta çocuğa eğitim veren bir okuldan söz ediyoruz… Çocuk psikolojisini mi anlatalım, küçücük çocukların arkadaşlarını, öğretmenlerini hatta ailelerini ispiyonlamaya iten, pedagojiden zerre nasibini almamış bu yaklaşımın çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisini mi söyleyelim, laik bir ülkede dinin, okulun içine hem de bakanlık müfettişleri eliyle sokulmasının bu ülkeyi nereye götüreceğini mi söyleyelim? Bir de 9 yaşındaki çocuklardan ifadelerin altına imza almışlar. 9 yaşındaki bir çocuk, attığı imzayla hangi sorumluluğu üstlenmiş oluyor?”"TARİKATLARLA İŞ BİRLİĞİNİ MECLİS KÜRSÜSÜNDEN İLAN ETMEKTE SAKINCA GÖRMEYEN YUSUF TEKİN..."Millî Eğitim Bakanlığı’ndan hiçbir açıklama yapılmamasına tepki gösteren Yücel, sözlerini şu ifadelerle noktaladı:“Yusuf Tekin’in derdinin eğitim olmadığını zaten şimdiye kadarki icraatlarından biliyoruz. Şimdi ise hukuk bilmezliği de bu talimatı ile kanıtlandı. Millî Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin görevi, eğitimin nitel ve nicel eksiklikleri tespit etmek değil midir? Ne zamandan beri Millî Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin görevi cumhurbaşkanı sevgisini ölçmek oldu? Müfettişler ne zamandan beri “Din deyince ne anlıyorsun?” gibi soyut ve sübjektif soruları sorar oldu? Hiçbir eleştiriye tahammülü olmayan, tarikat ve cemaatlerle iş birliğini meclis kürsüsünden ilan etmekte hiçbir sakınca görmeyen, akademik, bilimsel, laik eğitim denince tüyleri diken diken olan Yusuf Tekin’den bu iddialarla ilgili olarak ivedilikle bir açıklama bekliyoruz”




