ÖMER FARUK ALTIN/EGE'YE BAKIŞ - Cumhurbaşkanlığı’nın 2021 yılında İnciraltı ve Balçova Termal Turizm merkezlerinin sınırlarını belirleyen kararı, Danıştay tarafından iptal edildi. TMMOB İzmir Şubesi’nin açtığı dava sonucu verilen kararda, düzenlemenin planlama ilkelerine aykırı olduğu vurgulandı. Dört yıllık hukuk mücadelesinin ardından gelen bu kritik karara ilişkin İzmir Mimarlık Merkezi’nde bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi.
"ORADA TARIMIN OLMAMASININ NEDENİ..."Gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan TMMOB İzmir İKK Sekreteri Aykut Akdemir ve Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ömer Ulaş Kırım, İnciraltı sakinlerinin bölgede tarım yapamadıları yönündeki şikayetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Akdemir, “Şu ana kadar TMMOB’un açıklamaları bilim ve tekniğe dayanarak olmuştur. Ziraat Mühendisleri Odası’nın açtığı dava sonrasında bilirkişi raporuna rağmen hukuka aykırı bir karar verdi. Bu mahkeme kararı Cumhurbaşkanlığı kararını iptal etmiştir. Bilim ve teknik üzerinden bilirkişi raporunun tanımladığı şey İnciraltı’nın bir tarım alanı olduğu ve tarım alanı vasfından hukuken çıkarılmadığı ortaya koyuyor. Bunun dışında İnciraltı ile ilgili tüm sözler tarım alanı olarak söylenmelidir. Bugüne kadar yürüttüğümüz her mücadeleyi halkın olanın halkta kalması ve tarım alanın tarım alanı olarak devam etmesi yönünde verdik. 740’a yakın tapu sahibi var. Oradaki tarımsal faaliyetin ya da tarım alanı olup niteliğinin değişip değişmemesi… Daha önce ‘İnciraltı’nın tarım alanı olup olmadığını mühendisler mi bilecek?’ demişlerdi. Evet, bilimsel veriler ve mimarlar bunu gösteriyor. Burası bir tarım alanıdır. Bölgedeki arkadaşlarımızla da konuştuk, orada tarımın yapılamamasının nedeni kaçak yapıların olması ve bunların korunma sürecidir. Orada yaşayan arkadaşların havai fişekler, silah sesleri ve yaşamsal süreçten kaynaklı güvenlik sorunu açık. Bir kısmı tarım yapıyor, bir kısmı da tarım yapamadıklarını söylüyor. Bu konuda yerel yönetimleri de tekrar göreve davet ediyoruz. Nasıl ki Büyükşehir ‘tarım politikasını’ belirlemişse İnciraltı’nı bu alanda değerlendirilebilir” dedi.
"BARAJIN AKTİF HALE GETİRİLMESİ İLE PROBLEMLER SONA EREBİLİR"Akdemir'in açıklamalarına ekleme yapan Kırım ise, “Bölgede halihazırda kullanılmayan bir baraj var. Barajın aktif hale getirilmesi ile problemler sona erebilir. Tüm dünyada gıda sorunu yaşanırken kentin bu kadar yakınında tarım ve gıda üretebileceğimiz bir alanın turizm alanı ilan edilmesi de çağımızın ne kadar geride kaldığını gösteriyor. Belli başlı sulama sistemleriyle bu bölge tekrar tarım ürünleri üretebilir bir noktadadır. Bu sosyal devlet anlayışının özünde kentlinin kendi gıdasını üretebildiği sistemler var. Yıllardır Kadifekale’de uygulanan bir kent bostanı süreci var. İnciraltı gibi bir bölgede bunun kat be kat fazla yapılabilir” ifadelerini kullandı.Ege'ye Bakış
"ORADA TARIMIN OLMAMASININ NEDENİ..."Gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan TMMOB İzmir İKK Sekreteri Aykut Akdemir ve Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ömer Ulaş Kırım, İnciraltı sakinlerinin bölgede tarım yapamadıları yönündeki şikayetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Akdemir, “Şu ana kadar TMMOB’un açıklamaları bilim ve tekniğe dayanarak olmuştur. Ziraat Mühendisleri Odası’nın açtığı dava sonrasında bilirkişi raporuna rağmen hukuka aykırı bir karar verdi. Bu mahkeme kararı Cumhurbaşkanlığı kararını iptal etmiştir. Bilim ve teknik üzerinden bilirkişi raporunun tanımladığı şey İnciraltı’nın bir tarım alanı olduğu ve tarım alanı vasfından hukuken çıkarılmadığı ortaya koyuyor. Bunun dışında İnciraltı ile ilgili tüm sözler tarım alanı olarak söylenmelidir. Bugüne kadar yürüttüğümüz her mücadeleyi halkın olanın halkta kalması ve tarım alanın tarım alanı olarak devam etmesi yönünde verdik. 740’a yakın tapu sahibi var. Oradaki tarımsal faaliyetin ya da tarım alanı olup niteliğinin değişip değişmemesi… Daha önce ‘İnciraltı’nın tarım alanı olup olmadığını mühendisler mi bilecek?’ demişlerdi. Evet, bilimsel veriler ve mimarlar bunu gösteriyor. Burası bir tarım alanıdır. Bölgedeki arkadaşlarımızla da konuştuk, orada tarımın yapılamamasının nedeni kaçak yapıların olması ve bunların korunma sürecidir. Orada yaşayan arkadaşların havai fişekler, silah sesleri ve yaşamsal süreçten kaynaklı güvenlik sorunu açık. Bir kısmı tarım yapıyor, bir kısmı da tarım yapamadıklarını söylüyor. Bu konuda yerel yönetimleri de tekrar göreve davet ediyoruz. Nasıl ki Büyükşehir ‘tarım politikasını’ belirlemişse İnciraltı’nı bu alanda değerlendirilebilir” dedi.
"BARAJIN AKTİF HALE GETİRİLMESİ İLE PROBLEMLER SONA EREBİLİR"Akdemir'in açıklamalarına ekleme yapan Kırım ise, “Bölgede halihazırda kullanılmayan bir baraj var. Barajın aktif hale getirilmesi ile problemler sona erebilir. Tüm dünyada gıda sorunu yaşanırken kentin bu kadar yakınında tarım ve gıda üretebileceğimiz bir alanın turizm alanı ilan edilmesi de çağımızın ne kadar geride kaldığını gösteriyor. Belli başlı sulama sistemleriyle bu bölge tekrar tarım ürünleri üretebilir bir noktadadır. Bu sosyal devlet anlayışının özünde kentlinin kendi gıdasını üretebildiği sistemler var. Yıllardır Kadifekale’de uygulanan bir kent bostanı süreci var. İnciraltı gibi bir bölgede bunun kat be kat fazla yapılabilir” ifadelerini kullandı.Ege'ye Bakış 








