Kırkpınar'dan büyükşehire servis şoförleri tepkisi

AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında hem emekli amiraller tarafından yapılan bildiriyi kınadı, hem de İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından mağdur edilen servis şoförlerinin sorunlarına değindi. AK Parti İzmir Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Yaşar Kırkpınar, TBMM’de basın toplantısı düzenledi.

Kırkpınar'dan büyükşehire servis şoförleri tepkisi
07 Nisan 2021 - 16:19 - Güncelleme: 07 Nisan 2021 - 17:05

Kırkpınar, burada yaptığı açıklamada haddi aşan ifadelerle yazılmış bir bildirinin hiçbir anlamı olmadığını vurguladı. Kırkpınar, “ Ülke olarak birçok sorunla baş ederek, önemli bir konuma kavuşmuşken, eski Türkiye sevdalısı, vesayetçi, kendisini milli iradenin üstünde gören zihniyetin bazı temsilcileri yayınladıkları sözde bildiri ile siyasete akıl, millete ayar verme cahilliğinde bulunmuşlardır.
Yıllardır içeride, dışarıda vatan ve millet düşmanlarıyla cephe cephe amansız bir mücadele sürerken ortalıkta gözükmeyen emekli zatlar, kendi uydurdukları gündemlerle kaos simsarlığı üstlenmişlerdir.
Kahraman milletimiz 15 Temmuz’da sadece FETÖ’cü darbecileri değil, aynı kaynaktan beslendiğini bildiğimiz bütün darbe sevdalılarını da toprağa gömmüş ve hak edene hak ettiği cevabı vermiştir. Hala demokrasi hukuk nöbeti yargı mensupları tarafından yerine getirilmektedir. Millet iradesini geri götürmek isteyenler bilsin ki demokrasimiz asla geriye gitmeyecektir. Hiç kimse demokrasimizi geriye götüremeyecektir. Vesayet nostaljisi içerisinde olanların ve milletin temsilcilerine parmak sallama hadsizliğini gösterenlerin karşısında güçlü demokrasi, güçlü bir siyaset bulunmaktadır” dedi.

“BU KARANLIK ZİHNİYETLE MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Türkiye’nin artık eski Türkiye olmadığına dikkat çeken Kırkpınar, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Sn. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Türkiye, Doğu Akdeniz’de hak ve menfaatlerini cansiperane şekilde korurken, kapalı Maraş’ı açarak Kıbrıslı kardeşlerimize sahip çıkarken, Azerbaycan’ın Karabağ’daki zaferine bütün gücüyle katkı verirken, Ayasofya’nın zincirlerini kırarak ülkemizin egemenliğini tüm dünyaya haykırırken kısacası Türkiye artık eski Türkiye olmaktan çıkmışken, gösterilen bu tavır ülkemize ve milletimize ihanet olarak hafızalarda yer edinecektir. Ülkemize ve egemenliğimize yönelik sayısız tehdit karşısında susanlar, Türkiye hedeflerine yönelik kararlı adım attıkça konuşup, yazdılar. Konuşmaları gereken yerde susup, susmaları gereken yerde konuşanlar bilmelidir ki vesayetin değil, demokrasinin hakim olduğu, cuntacıların değil, milletin sözünün geçtiği Türkiye’de, haddi aşan ifadelerle yazılmış bir bildirinin hiçbir anlamı yoktur. Türkiye’de bedeli ödenmiş bir demokrasi vardır. Hala cunta ve vesayet özlemi olanlar, milli iradenin ve sivil siyasetin üzerinde baskı kurmaya çalışanlar, karşılığını bizatihi milletten ve temsilcilerinden alır. Ülkemizi geriye götürmek isteyen vesayetçi zihniyetin muvaffak olması mümkün değildir. Başaramayacaklar, demokrasimizi, hukukumuzu daha da ileriye götüreceğiz. Bu karanlık zihniyetle mücadeleyi sürdüreceğiz. Millet iradesini tahrip etmeye yeltenen bu zihniyete, bu güruha hukuk çerçevesinde gerekli cevaplar verilecektir. Bu rastgele bir konuya tepki vermek ölçeğinin çok ötesinde, organize bir çalışma olup, 103 kişinin ismi yazılmış ama bunun hazırlanmasında, bununla ilgili kanaat oluşturmasında, bunun eyleme konulmasında başkalarının dahli var mı, yok mu elbette ki Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının çok haklı olarak açtığı soruşturma kapsamında her şey ortaya çıkacaktır. Öte yandan Aziz milletimizden hiçbir zaman icazet alamadıkları için en ufak darbe söylentisine bile heyecanla el sallayanlar ise hala bir yerlerden darbe ümidi beklentisi içerisine girip, saçma gerekçelerle bildiriye destek vermişlerdir. Aziz milletimiz ne bu bildiriyi kaleme alan emekli apoletlileri ne de onlara destek veren muhalefeti unutmayacaktır. Tıpkı geçmişte olduğu gibi tarihin tozlu sayfalarının arasında isimleri bile hatırlanmadan kaybolup gideceklerdir.”




“GÖSTERMELİK DAVRANIŞLARLA BU İŞLER OLMAZ”

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından mağdur edilen servis şoförlerinin sorunlarına da değinen Milletvekili Kırkpınar, “AK Parti olarak özellikle pandemi döneminde sıkıntıyı yaşayan, dar gelirli vatandaşlarımız başta olmak üzere, pandemiden etkilenen esnaflarımız, sanayicilerimiz gibi sektör ve çalışanlarımıza çeşitli destek, kredi, kredi ötelemesi ve uzatması, yapılandırma, gibi alanlarda destek olduk olmaya da devam ediyoruz. Ancak, özellikle CHP’li Büyükşehir belediyeleri başta olmak üzere muhalefet bu konuda devletin yanında yer alıp, vatandaşlarımıza destek olmak yerine alternatif tavır ve duruş sergilemiştir. Malumunuz olduğu üzere şahsımın da temsili yetinden onur duyduğum İzmir ilimizde pandeminin yanı sıra hem deprem hem de sel felaketi yaşandı. Bu süreçte devletimiz başta olmak üzere neredeyse tüm Türkiye İzmir için birlik ve beraberlik örneği göstermişken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer böylesi bir süreçte bile devletimizle birlikte hareket etmeyip, vatandaşlarımızın yanında yer almamıştır” diye konuştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu tutumundan ötürü servis şoförlerinin mağdur olduğunu vurgulayan Kırkpınar, “Tüm bunların yanı sıra, pandemi döneminde okulların kapalı olması ve kısmi olarak açık olması nedeni ile süreçten en fazla etkilenen servisçi esnaflarımızı da zor durumda bırakır bir tavır sergileyen Soyer, yeni bir S Plaka ihalesine çıkmıştır. Servisçi esnaflarımızın eylemleri, Büyükşehir Belediye Meclis Üyelerimizin tepkileri ve yapılan hukuki itirazlar üzerine ihale kararı iptal edilmiştir. Ancak, ihale iptal edilmesine rağmen, ihaleye giren vatandaşların geri ödemesi henüz yapılmamışken yeni bir ihale kararı alınması da oldukça sıkıntılı bir durumdur. Bu durum hiçbir esnafımıza fayda sağlamayacak, sadece destek bekleyen esnaflarımızın mağduriyetini arttıracaktır. Mağdur yüzlerce esnafa yeni mağdurlar eklenirken bu konuda ‘kim haklı kim haksız’ tartışmasına girecek ve insanlarımız çare beklerken zaman kaybedecek durumda değiliz. Dileğimiz İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bir an evvel bu yanlıştan dönmesidir. Bunun ötesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi, yakın zamanda yaptığı ve mahkemeyle iptal olan ‘S Plaka’ ücretlerinin henüz iadesini dahi yapmamış ve üst üste mağduriyetlerin oluşmasına sebebiyet vermiştir. Daha önce yaptıkları ihalenin hatalarını ve yanlışlarını düzeltmeden, iadeleri yapmadan böyle bir ihaleye çıkmaları doğru değil. O ödemelerin neden yapılmadığı konusunda da bizim aklımızda soru işaretleri bulunmaktadır. İstanbul ve İzmir başta olmak üzere CHP’nin yönetimindeki belediyeler yeniden çöp, çukur ve çamur devrini hortlatmışlardır. Göstermelik birkaç çalışmayla esnafın yanında duruyormuş izlenimi vermekle esnafın yanında durmak ve esnafın hakkını korumak arasında çok fark olduğunu buradan bir kere daha hatırlatmak istiyorum” diyerek açıklamasını tamamladı.


YORUMLAR

  • 0 Yorum