ÖMER FARUK ALTIN/EGE'YE BAKIŞ-Kayseri Şehir Hastanesi'nde bulunan yoğun bakım servislerindeki yatak sayılarının, mevzuata aykırı bir şekilde arttırıldığı; bu durumun hemşirelerin iş yükünün artmasına neden olduğu belirtildi. Ayrıca, bu duruma itiraz eden sağlık emekçilerine cezai nitelikte mesai saati uygulandığı da öne sürüldü.
Yaşanan bu skandala tepki gösteren Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, "3. Basamak yoğun bakımlarda iki hastaya bakması gereken hemşirenin iş yükünün %50 artırılmasını itiraz eden servislere, üç ayrı şekilde çalışma düzeni getirmenin özeti kanun tanımamak ya da kanun bilmemektir" ifadelerini kullandı.
"İDARECİLERİN UYGULADIKLARI ÖTEKİLEŞTİRİCİ UYGULAMALAR PES DEDİRTTİ"Açıklamasında hemşilerin iş yükünün arttığı ayrıca güvenliklerinin tehlikeye atıldığı ifade eden Doğruyol, "Yine ülkemizin pek çok yerindeki kamuya bağlı sağlık kuruluşlarında yaşadığımız kanun, genelge yönetmelik tanımayan, mevzuat bilmeyen yöneticilerle bu kez Kayseri ŞEHİR hastanesinde karşı karşıyayız. İdarecilerin personeller arasında uyguladıkları, ayrıştırıcı, ötekileştirici uygulamaları pes dedirtti. Kayseri şehir hastanesinde bulunan yoğun bakım servislerindeki yatak sayılarının artırılması sonucunda hemşirelerimizin iş yükünün artması hasta ve çalışan güvenliğini tehlikeye atmaktadır" dedi."HEMŞİRE ARKADAŞLARIMA DÜŞMANLIK YAPIYORLAR"Yapılan uygulamanın mevzuata aykırı olduğu dile getiren Doğruyol şu ifadeleri kullandı:"Kayseri Şehir Hastanesinde yazılı talimat olmadan, mevzuata aykırı şekilde mevzuata uygun olmayan sözlü talimatla yoğun bakımların hasta sayılarının artırılmasıyla hemşire başına düşen hasta sayısının artırılmasını itiraz eden hemşirelerin mesai saatleri değiştirilerek hemşirelerimiz cezalandırılmışlardır. 3. Basamak yoğun bakımlarda iki hastaya bakması gereken hemşirenin iş yükünün %50 artırılmasını itiraz eden servislere, üç ayrı şekilde çalışma düzeni getirmenin özeti kanun tanımamak ya da kanun bilmemektir. 657 sayılı devlet memurları kanununun 10. Maddesi der ki; “Amirler; görevlerini yaparken memurlara hakkaniyet ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak davranır. Amirlik yetkisi sınırsız bir yetki değildir.” Der. Bu uygulamayı yapan yöneticiler ya kanun bilmiyor. Ya kamu kurumlarını özel işletmeleri sanıyorlar. Ya da çalışan hemşire arkadaşlarımıza düşmanlık yapıyorlar""İDARECİLER OLARAK KİMDEN NE İNTİKAMI ALIYORSUNUZ?"Doğruyol, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:"Allah aşkına aynı hastanede bulunan, 12 yoğun bakım servisinin, itiraz etmeyenlerin 24 saat esası na göre, itiraz edip hasta alanların hafta içi 8-16 & 16-8 hafta sonu 24 saat esasına göre, hiç hasta almayanlarında hafta içi ve hafta sonu 8-16 & 16-8 esasına göre çalıştırarak bir kurumda üç ayrı çalışma düzeni nasıl uygulanabilir?Siz kurum yöneticileri olarak 7/24 görev yapan hemşire arkadaşlarımızı 21 gün mesai olan ayda fazla mesai de yaptırarak 30 günlük mesai yaptırarak ve çalışma düzenlerini bozarak, aile ve sosyal hayatlarını yok sayamazsınız.Siz, idareciler olarak, Hemşire arkadaşlarımıza hitaben “eğer sayınız 8 olacaksa yıllık iszinlerinizden feragat edeceksiniz” diyemezsiniz. Yıllık izin kanunla belirlenmiş yasal izindir. Siz, aynı hastanede çalışan ve küçük çocuğu olan eşlerin mesailerini ayarlamayarak 6 aylık çocuğu ortada bırakamazsınız.Soruyoruz, siz yöneticiler olarak değil, idareciler olarak kimden ne intikamı alıyorsunuz? Ki aynı kurumun yoğun bakımlarında üç ayrı mesai uygulaması yapıyorsunuz?Bir kurumda bu kadar ayrıştırma ötekileştirme olamaz. Olmamalıdır.İdareci olmak yönetici olmak değildir. O kurumlar kamu kurumlarıdır. Herkes kanun genelge yönetmelik mevzuat neyse ona uyacak. En tepeden en aşağıdaki memura kadar herkes kendi görevini yapacak." 







