Mert DELEN/EGE'YE BAKIŞ - İzmir Barosu, TMMOB Şehir Plancıları Odası ve İl Koordinasyon Kurulu, İzmir Yaşam Alanları, Mülkiyeliler Birliği ve Ege Kent Konseyi Birliği; 'Sahiplendirilemeyen sokak hayvanlarının uyutulması' kanun teklifine tepki gösterdi. Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yapılan eyleme Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay da katıldı.
Ortak açıklamayı okuyan İzmir Barosu üyesi Melike Özdemir Ballı, "Yaşamı paylaştığımız mahalle sakinlerimizin, dostlarımızın tek bir tanesinin dahi tecrit edilmesine, katledilmesine izin vermeyeceğiz. Bin yıllardır bu topraklarda hep birlikte vardık, var olacağız. Sokakta yaşayan hayvanlar yalnız ve savunmasız değildir! Sokaktayız, Yanınızdayız!" dedi.
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI’NDAN HESAP SORULMAMIŞTIR
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın görevini ihmal ettiğini ifade eden Ballı, “2021 yılı yasa değişikliği sürecinde bize verilen sözlerden ve Hayvanları Koruma Kanunun 6. Maddesi’nden vazgeçileceğinden, endişe etmekteyiz. Aylardır yürütülen algı operasyonları ile sokakta yaşayan hayvanlar insanlar için tehdit ve bir güvenlik sorunu olarak gösterilmiş, görevini ihmal eden ve mevcut yasaları dahi uygulamayan başta yerel yönetimler ve kurumlar ile bu kurumları denetlemekle yükümlü Tarım ve Orman Bakanlığından hesap sorulmamıştır. Asıl failler kendilerini görünmez kılarken yoksulluğun, ihmaller sonucu meydana gelen ölümlerin, ekonomik krizin ve çarpık kentleşmenin faturası her şeyden habersiz sokaklarda yaşam mücadelesi veren bir canlı türüne kesilmiştir. Sonuç olarak doğal yaşam alanı, Avrupa modeli, medeniyet, uyutma gibi sevimli ama aldatıcı ifadeler ile sokakta yaşayan hayvanları tecride ve ölüme götürecek bir yaklaşımın topluma kabul ettirilmeye çalışıldığına şahit olmaktayız” diye konuştu.
ÇÖZÜM ÖLDÜRMEK DE HAPSETMEK DE DEĞİL
Sokak hayvanlarını uyutma adı altında öldürmenin ya da hapsetmenin çözüm olmayacağını belirten Ballı; “ ‘Avrupa'da nasıl çözüme kavuşturulduysa aynı uygulamaları hayata geçireceğiz’ diyen siyasi iktidar temsilcilerine buradan seslenmek istiyoruz. “Medeniyet, sokak hayvanlarına gösterilen şefkattir” Biz biliyoruz ki Avrupa’da sokakta yaşayan hayvanlara gösterilen muamelenin medeniyet ile bir ilgisi yoktur. Bazı Avrupa ülkelerinde yapıldığı bilinen “hayvanların hapsedilmesi ve belirli bir süre sonunda yuvalandırılamayan hayvanların öldürülmesi” bir çözüm değil katliam olmakla birlikte bizim yüzyıllardır var olan geleneklerimize, birlikte yaşam kültürümüze ve mevzuatımıza aykırıdır. Çünkü bu kadim ve köklü kültürde bizler; hayvanlarla kendi suyumuzu bölüşen, evlerimizin önüne bir kap da onlar için koyanlarız. Onların yanından başlarını okşamadan geçip gitmeyenleriz. Bu dünyanın yalnızca bize ait olmadığını, onların da hak ve özgürlüklerinin var olduğunu bilenleriz. Bizler vicdanlı, yaşamdan ve yaşatmaktan yana olanlarız. Hepimizi birleştirmesi gereken bir alan olan hayvan hakları ve hayvan sevgisi; bu ülkenin tarihi ve kültürü değerlerinin bir parçasıdır. Çözüm hiçbir zaman öldürmek veya hapsetmek olamaz. 2004 yılına kadar bu yöntemler maalesef denenmiş, hayvanlar “yasal olarak” zehirlenmiş ve öldürülmüştür. Seksen bin köpeğin, bir adada aç ve susuz bırakılarak birbirlerini yiye yiye katledildiği Hayırsız Ada Katliamı toplumsal belleğimizde halen onarılmaz bir yara olarak durmaktadır. Ancak tüm bunlara rağmen popülasyon kontrol altına alınamamıştır. Çünkü yetkililer esas çözüm olan ‘Kısırlaştır, Aşılat, Yaşat, Kayıt altına al’ politikasını hiçbir zaman uygulamamıştır. Toplumun ve sokakta yaşayan hayvanların sağlığı için bu uygulamanın titizlikle yerine getirilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

“SORUMLU KÖPEKLER DEĞİL İKTİDAR”
Sokak hayvanları konusundaki başarısızlığın AKP iktidarı olduğunu dile getiren Ballı; “Eğer bir sorumlu arıyorsanız sorumlu köpekler değil, gerekli bütçe, ekipman, personel desteği sağlamayan, kısırlaştırma, aşılama, bakım ve rehabilitasyon yapmayan, denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen, STK ve gönüller ile işbirliği yapmanın önünü açmayan, üretim çiftliklerini kapatmayan, hayvan satışını yasaklamayan, hayvan sahiplenme konusunda gerekli eğitim ve prosedürü koymayan, eğitim ve öğretim müfredatlarında, yazılı ve görsel basında birlikte yaşama kültürü ve hayvan davranışları konusunda eğitim ve farkındalık yaratmayan, konu üzerinde politikalar üretmeyen siyasi iktidar, görevini gereği gibi yerine getirmeyen yerel yönetimler ve 5199 sayılı yasada görevli olan diğer kurumlardır. Onca emek ve çabaya rağmen hak savunucularının ve TBMM Araştırma Komisyonu raporunun önerilerini dikkate almayan yasa koyuculardır. Yıllardır görevlerini yerine getirmeyen kurumlardan hesap sormak yerine; görev ihmallerinin bedelinin hayvanlara ödetilmesini kabul etmiyoruz. Doğal yaşam alanı, uyutma adı altında hayvanların yaşam hakkını ve özgürlüklerini ellerinden alacak her türlü düzenleme ve uygulamanın karşısında olacağımızı bildiriyoruz” dedi.
SOKAK HAYVANLARI YALNIZ VE SAVUNMASIZ DEĞİLDİR!
Ballı, konuşmasını şu şekilde noktaladı:
Gerçek dışı haberler ve sosyal medya çalışmaları ile katliamları meşru kılmanıza, nefret söylemleri ile şiddeti teşvik etmenize, hayvanların kaderini şaibeli anketleriniz ile belirlemenize izin vermeyeceğiz!
Sizleri en temel hakları dahi görmezden gelinen, ormanlara, çöplüklere, otoyol kenarlarına atılan, barınak ve doğal yaşam alanı denilen toplama kamplarında ölüme, hastalığa, açlığa mahkûm edilen, zehirlenen, açlıktan birbirini yiyen, canlı canlı gömülen, yakılan, işkence gören, tecavüz edilen, vahşice öldürülen hayvanlardan yana saf tutmaya ve yüzyıllardır var olan birlikte yaşam kültürümüze sahip çıkmaya davet ediyoruz. Kültürümüzün, inançlarımızın, değerlerimizin, geleneklerimizin, vicdanımızın, bilimin, hak ve özgürlüklerin ışığında; yine gerekirse can veririz, canlarımızı vermeyiz diyerek hiçbir hayvanı sürgüne, toplama kamplarına, ölüme göndermeyeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.
Yaşamı paylaştığımız mahalle sakinlerimizin, dostlarımızın tek bir tanesinin dahi tecrit edilmesine, katledilmesine izin vermeyeceğiz. Bin yıllardır bu topraklarda hep birlikte vardık, var olacağız.
Sokakta yaşayan hayvanlar yalnız ve savunmasız değildir! Sokaktayız, Yanınızdayız!








