ÖMER FARUK ALTIN/EGE’YE BAKIŞ - İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde tekrar işçi krizi patlak verdi. Belediyeye bağlı İZENERJİ, İZELMAN ve İZFAŞ şirketlerinde çalışan ve DİSK/Genel-İş Sendikası’na bağlı 1, 2, 3 ve 9 No’lu şubelerde örgütlü işçiler, üç aydır ödenmeyen sosyal haklarından dolayı Kültürpark 1 No’lu Hol önünde bir araya geldi. Yapılan basın açıklamasının ardından işçiler belediye binasının merdivenlerine oturarak oturma eylemi başlattılar.
DİSK 2 Nolu Şube Başkanı Ercan Gül’ün okuduğu basın açıklamasında ödeme takviminin emekçilerle paylaşılmaması halinde eylemlerin cuma gününe kadar devam edeceğini duyurdu.

“HER GEÇEN GÜN DAHA FAZLA ZORLUKLA KARŞILAŞILAN BİR KONUMA İTİLDİK”
Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Ülkemizin dört bir yanında ekonomik kriz derinleşirken, her geçen gün yeni zamlarla uyanıyoruz. Elektrikten ekmeğe, kiradan ulaşıma kadar hayat pahalılaşıyor; biz emekçiler yaşam mücadelesi veriyoruz. Ülkede yaşanan ekonomik kriz her geçen gün daha da derinleşirken, hayat her gün biraz daha pahalı hale geliyor. Böylesine zor bir dönemde, sosyal belediyecilik anlayışına sahip bir yönetimin, bu krizin karşısında çalışanlarının yanında durması, onlara omuz vermesi beklenir. Ancak bugün görüyoruz ki, biz emekçiler tam tersine, her geçen gün daha fazla mağduriyet yaşayan, daha fazla zorlukla karşılaşan bir konuma itildik. Fazla mesai yaparak, daha çok çalışarak evimize bir parça daha fazla ekmek götürmeye çabalıyoruz. Ancak bu çabanın karşılığı olan fazla mesai ücretlerimiz, ikramiyelerimiz ve haklarımız ödenmiyor. Bir yandan geçim derdiyle mücadele ederken, diğer yandan emeğimizin karşılığını alamamanın ağır yükünü yaşıyoruz.
“EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI ALAMIYORUZ”
İşveren, iş barışını sağlaması gereken bir yerde; bazı şirketlerde ya da belirli iş alanlarında çalışan arkadaşlarımızın fazla mesai ücretlerini ödeyerek, diğer emekçilerin haklarını görmezden gelmekte, böylece iş barışını zedelemekte ve birlik-beraberliğe zarar vermektedir. Bu tutum, çalışanlar arasında ayrım yaratarak, kamuoyuna yanlış bir algı oluşturma ve emekçilerin ortak mücadelesini zayıflatma amacı taşımaktadır. Haziran ayında sona eren toplu iş sözleşmesi sürecinde, belediye bürokratları belediyenin mali durumunun Eylül ayından itibaren düzeleceğini ifade etmişlerdi. Ancak bugün gelinen noktada; İZENERJİ, İZELMAN ve İZFAŞ şirketlerinde çalışan arkadaşlarımızın Ağustos, Eylül ve Ekim aylarına ait 3 aylık fazla mesai ücretleri ödenmemiştir. İZENERJİ ve İZFAŞ çalışanı arkadaşlarımızın Eylül ayı ikramiyeleri, İZELMAN çalışanı arkadaşlarımızın Ekim ayı ikramiyeleri, İZENERJİ çalışanı arkadaşlarımızın üç aylık geriye dönük gıda kartı ödemeleri, İZENERJİ ve İZELMAN çalışanı arkadaşlarımızın öğrenim yardımları hâlâ yatırılmamıştır. Tüm bu olumsuzluklara rağmen bizler görevimizin başındayız. Kentimizi ayakta tutmak için gece gündüz çalışıyor, alın teri döküyoruz. Ancak emeğimizin karşılığını alamıyoruz.
“300 KİŞİ ÜCRETSİZ İZNE ÇIKARILMIŞ, MAAŞSIZ VE SİGORTASIZ BİR ŞEKİLDE AÇLIĞA MAHKÛM EDİLMİŞTİR”
Daha da vahimi, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde yıllardır çalışan arkadaşlarımız, farklı birimlerden şirketlere aktarılıp havuz adı altında yaklaşık 300 kişi ücretsiz izne çıkarılmış, maaşsız ve sigortasız bir şekilde açlığa mahkûm edilmiştir. Ayrıca, merkezi iktidarın zorunlu emeklilik politikalarını eleştirirken; İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratlarının da benzer bir şekilde çalışan işçileri emekliliğe zorlaması, iş vermemesi ve bu yolla işten uzaklaştırması kabul edilemez bir tutumdur. Biz emekçiler bunu hak etmiyoruz, asla ve asla kabul etmiyoruz Artık sabrımız kalmadı! Bizler bu açıklamayı yapmamak için aylardır sabırlı bir şekilde çözüm bulunmasını bekledik, diyalog kapısını her zaman açık tuttuk. Belediye bürokratları her defasında, belediyenin içinde bulunduğu maddi krizi aşacaklarını söylediler. Biz de aylarca bu sorunun çözüme kavuşmasını sabırla bekledik. Ancak artık bilinmelidir ki; biz emekçiler sabırla beklerken borçlarımız büyüdü, geçimimiz zorlaştı, kriz bizde derinleşti. Kredi kartlarımız, kredilerimiz, faturalarımız ödenemez hâle geldi. Okulların açılmasıyla masraflarımız arttı, çocuklarımızın ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyoruz. Biz emekçiler olarak taleplerimizi yineliyoruz: Şirkete iade edilen arkadaşlarımız bir an önce işbaşı yaptırılsın! Biz sadaka değil, hak ettiğimiz ücretleri istiyoruz! Fazla mesai ücretlerimiz, ikramiyelerimiz, gıda kartı alacaklarımız ve öğrenim yardımlarımız için derhâl bir ödeme takvimi belirlensin! Aksi hâlde bu cuma günü mesai bitimine kadar oturma eylemimize devam edeceğiz"
Basın açıklamasının ardından söz alan şube başkanları kamuoyuna seslendi.

2 Nolu Şube Başkanı Ercan Gül şu ifadeleri kullandı:
Geçen hafta Büyükşehir'le yaptığımız görüşmede bize temmuz maaşımızın yarısının yapacağını söylediler. Bu doğru bir tutum değil. Hiç bir arkadaşımızın alacağı parada gözümüz yok ancak bir emek harcanmışsa bu emeğin karşılığı herkese verilmeli. Bugün çöp krizi için yapılan operasyona emeğini veren, İzmir'e mücadelesini veren TIR şoförü arkadaşlarımızın, yangında canı pahasına mücadele eden itfaiye personeli arkadaşlarımızın maaşı verilmedi. Fuar açıldı, sosyal hizmetlerden halkla ilişkilere kadar yüzlerce arkadaş emek harcadı ama maalesef bu arkadaşlarımızın maaşı ödenmedi. Biz bir kalemde tüm alacaklarımızı veremeyeceklerini biliyoruz. Görüşmeye gittiğimizde dedik ki bize bir ödeme takvimi ödeme planı verin. Ancak bize bu ödeme takvimi de verilmedi.
"BU AYAKLAR YEDİ GÜN DİRENMESİNİ BİLDİ"İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Engin Topal, aynı işi yapan işçilerin şirket farkından dolayı bir kısmının alacaklarının ödenmediğini bunun da iş barışını bozduğunu dile getirdi.İzmir’de Toplu İş Sözleşme sürecinde günlerce devam eden grevi hatırlatarak Topal, “Bu ayaklar yedi gün direnmesini bildi. Sadece oturma eylemi ile kalalım” ifadelerini kullandı.
"İŞ BARIŞINI BOZMAYA ÇALIŞIYORLAR"İzmir 3 No'lu Şube Başkanı Serap Yılmaz ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi:"Aylardır mücadele ettiğimiz şu kapıya gidip geldiğimizde görevden sonra önce ifadelerle başlayıp sonra ödeme sıkıntısıyla başlayan süreçte biz sürekli görüşmeler yapmaya geldik. 23 bin emekçiye belediyenin durumunu anladığımızda bizden her gün farklı haberler beklemek durumunda kalıyorlar. Ne yazık ki işçi ayrımı da yaparak iş barışını bozmaya çalışıyorlar. Bürokratlar işçi arasında da nifak tohumları sermeye devam ediyor. Burada hiçbir emekçinin birbirinden farkı yok. Herkes emeğinin karşılığını almak için mücadele ediyor" Ege'ye Bakış 





