GÜLPERİ TİBİN/ EGE’YE BAKIŞ – Anayasa Mahkemesi (AYM), kadınların evlendikten sonra kendi soyadını ancak eşinin soyadıyla kullanmasını sağlayan Medeni Kanun hükmünü, bir süre önce iptal etti.
Geçtiğimiz günlerde ise iktidarın, kadınların evlendikten sonra kendi soyadlarını kullanmaya devam etmeleri için belli şartlar getirmek üzere yeni bir düzenleme üzerinde çalıştığı gündeme geldi. Buna göre, kadınlar “siyasetçi, sanatçı, müzisyen” gibi ünlü kimselerse ve “Bu soyadımla tanınıyorum” diye talep ederlerse evlendikten sonra da kendi soyadlarını kullanabilecekler.
kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir İl Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, planlanan düzenlemeyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kadınların son 30 yıldır soyadıyla ilgili mücadele verdiklerini belirten Osmanoğulları, “Bu mücadele sonucunda Anayasa Mahkemesi’nin bize, kadınlara tanıdığı bir hak bu. Yani bu aslında, ‘ben vermeyeceğim, ancak ünlüysen kullanabilirsin’ demek gibi bir hakları yok.” diye konuştu. “BAŞLI BAŞINA EŞİTSİZLİK”
Osmanoğulları, planlanan düzenlemenin eşitlik haklarına da tamamen aykırı olduğunu söylediği açıklamasına devam ederken, “Anayasa da bunu böyle öngörmüş ve demiş ki ‘kadınlar evlenmeden önceki soy adlarını kullanabilir.’ O yüzden böyle bir uygulamayı reddediyorum, böyle bir şey olamaz. Ünlüyü zaten kime göre neye göre belirleyecekler. Yani bu bile başlı başına bir eşitsizlik.” ifadelerini kullandı. “AMAÇ, ERKEK EGEMEN DÜZENİ SÜRDÜRMEK”
Söz konusu düzenlemenin asıl amacının erkek egemen düzeni sürdürmek olduğunu kaydeden Osmanoğulları, “Kadınların evlenmeden önceki soyadlarını kullanma durumunu şu sebeple reddediyorlar; asıl amaçları yine erkeği egemen kılıp evin reisi erkektir, evlere birer reis atamak. Eşitlik ilkesini de ortadan kaldırmak. Bu hakkı onlar nasıl kendilerinde buluyor? Benim soyadım, ben kullanmak istiyorum ve anayasa da beni haklı bulmuş. Bu nedenle de doğru bulmuyorum. Tamamen yine erkek egemen düzeni sürdürmek için böyle bir düzenleme yaptıklarını düşünüyorum.” dedi. “KADINLARIN SOYADLARIYLA UĞRAŞMASINLAR”
Osmanoğulları, iktidar kanadının düzenlemeyle ilgili açıklamalarında, Türkiye’de birçok kadının çocuğunu ve ailesini önemsediği için evlendikten sonra eşinin soyadını kullanmak istediğini işaret etmesini de değerlendirdi.
Aile birliğine zarar verenin, kadının kendi soyadını kullanması değil, aile içi ve kadına yönelik şiddet olduğunu belirten Osmanoğulları, konuşmasına şöyle devam etti:
“O kutsal, güçlü aile birliği dedikleri yerlerde kadınlar şiddet görüyor. Öz babaları çocuklarını öldürebiliyor anneleri boşanmak istediği için. Daha yeni yaşadık bu vahşeti. Bu kutsal, güçlü aile söylemleriyle aileleri aslında yok ediyorlar ve bir felakete yol açıyorlar. Bu söylem de kadına yönelik şiddeti, kadın cinayetini artıran bir söylem. O yüzden bu da doğru değil. Kadın kendi soyadını kullanmak istedi diye niye aile birliği bozulsun. O ailenin birliği evde şiddet olduğu için bozuluyor. Şiddeti önlemek için politikalar üretsinler, kadınların soyadlarıyla uğraşmasınlar. Hiçbir kadın kendi soyadını kullanıyor diye aile birliği bozulmaz. Aile birliği o evin içinde şiddet olduğu için bozulur. O yüzden aile birliğini öne sürerek böyle politikalar üretmek yerine kadını güçlendirme politikaları, toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları geliştirsinler.”
Geçtiğimiz günlerde ise iktidarın, kadınların evlendikten sonra kendi soyadlarını kullanmaya devam etmeleri için belli şartlar getirmek üzere yeni bir düzenleme üzerinde çalıştığı gündeme geldi. Buna göre, kadınlar “siyasetçi, sanatçı, müzisyen” gibi ünlü kimselerse ve “Bu soyadımla tanınıyorum” diye talep ederlerse evlendikten sonra da kendi soyadlarını kullanabilecekler.
kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir İl Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, planlanan düzenlemeyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kadınların son 30 yıldır soyadıyla ilgili mücadele verdiklerini belirten Osmanoğulları, “Bu mücadele sonucunda Anayasa Mahkemesi’nin bize, kadınlara tanıdığı bir hak bu. Yani bu aslında, ‘ben vermeyeceğim, ancak ünlüysen kullanabilirsin’ demek gibi bir hakları yok.” diye konuştu. “BAŞLI BAŞINA EŞİTSİZLİK”
Osmanoğulları, planlanan düzenlemenin eşitlik haklarına da tamamen aykırı olduğunu söylediği açıklamasına devam ederken, “Anayasa da bunu böyle öngörmüş ve demiş ki ‘kadınlar evlenmeden önceki soy adlarını kullanabilir.’ O yüzden böyle bir uygulamayı reddediyorum, böyle bir şey olamaz. Ünlüyü zaten kime göre neye göre belirleyecekler. Yani bu bile başlı başına bir eşitsizlik.” ifadelerini kullandı. “AMAÇ, ERKEK EGEMEN DÜZENİ SÜRDÜRMEK”
Söz konusu düzenlemenin asıl amacının erkek egemen düzeni sürdürmek olduğunu kaydeden Osmanoğulları, “Kadınların evlenmeden önceki soyadlarını kullanma durumunu şu sebeple reddediyorlar; asıl amaçları yine erkeği egemen kılıp evin reisi erkektir, evlere birer reis atamak. Eşitlik ilkesini de ortadan kaldırmak. Bu hakkı onlar nasıl kendilerinde buluyor? Benim soyadım, ben kullanmak istiyorum ve anayasa da beni haklı bulmuş. Bu nedenle de doğru bulmuyorum. Tamamen yine erkek egemen düzeni sürdürmek için böyle bir düzenleme yaptıklarını düşünüyorum.” dedi. “KADINLARIN SOYADLARIYLA UĞRAŞMASINLAR”
Osmanoğulları, iktidar kanadının düzenlemeyle ilgili açıklamalarında, Türkiye’de birçok kadının çocuğunu ve ailesini önemsediği için evlendikten sonra eşinin soyadını kullanmak istediğini işaret etmesini de değerlendirdi.
Aile birliğine zarar verenin, kadının kendi soyadını kullanması değil, aile içi ve kadına yönelik şiddet olduğunu belirten Osmanoğulları, konuşmasına şöyle devam etti:
“O kutsal, güçlü aile birliği dedikleri yerlerde kadınlar şiddet görüyor. Öz babaları çocuklarını öldürebiliyor anneleri boşanmak istediği için. Daha yeni yaşadık bu vahşeti. Bu kutsal, güçlü aile söylemleriyle aileleri aslında yok ediyorlar ve bir felakete yol açıyorlar. Bu söylem de kadına yönelik şiddeti, kadın cinayetini artıran bir söylem. O yüzden bu da doğru değil. Kadın kendi soyadını kullanmak istedi diye niye aile birliği bozulsun. O ailenin birliği evde şiddet olduğu için bozuluyor. Şiddeti önlemek için politikalar üretsinler, kadınların soyadlarıyla uğraşmasınlar. Hiçbir kadın kendi soyadını kullanıyor diye aile birliği bozulmaz. Aile birliği o evin içinde şiddet olduğu için bozulur. O yüzden aile birliğini öne sürerek böyle politikalar üretmek yerine kadını güçlendirme politikaları, toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları geliştirsinler.”
İLGİLİ HABER
AK Parti'den soyadı düzenlemesi 








