İKÇÜ'deki atamalarda aykırılık tespit edildi: Adrese teslim ilan!

Sayıştay, İKÇÜ’deki öğretim üyesi kadrolarına yapılan atamalarda kriterlere aykırı davranıldığını tespit etti. Yapılan bilgilendirmede, “Objektif ve denetlenebilirlik ilkelerine riayet edilmemiş, ilanların büyük çoğunluğunda spesifik ve belli bir kişiyi çağrıştıran şartlar istenmiştir. Bunun sonucunda da, alım yapılacak toplam 195 kadronun tamamı için sadece birer kişi başvuru yapabilmiş ve aynı kişiler kadrolara alınmıştır” ifadelerine yer verildi.

İKÇÜ'deki atamalarda aykırılık tespit edildi: Adrese teslim ilan!
07 Ekim 2020 - 15:38

Gerçek İzmir'den Mehmet İşler'in haberine göre: Sayıştay, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ)  2019 Yılı Denetim Raporu’nu hazırladı. Kamuoyuna ilan edilen çalışmada, “Öğretim Üyesi Kadrolarına Objektif Kriterlere Aykırı Atama Yapılması” bulgusu dikkat çekti.

Açıklamada, “Üniversitede bulunan öğretim üyesi kadrolarına, eşitlik ve liyakat ilkelerine aykırı atamalar yapıldığı tespit edilmiştir” denildi.

Ayrıca yapılan bilgilendirmede, “İzmir Katip Çelebi Üniversitesince, 2019 yılı içerisinde öğretim üyesi alımı amacıyla çeşitli tarihlerde ilanlar verilmiş, atama yapılacak kadrolara ilişkin olarak 2547 sayılı Kanun’un yukarıda da değinilen maddeleri uyarınca bazı ek kriterler getirilmiş ve boş bulunan kadrolar için öğretim üyesi atamaları gerçekleştirilmiştir. Getirilen söz konusu ek kriterlere örnek verecek olursak;

- Turizm Fakültesi Rekreasyon Yönetimi Bölümü Rekreasyon Anabilim Dalı doçentlik kadrosu için, Doktorasını Klasik Arkeolojide yapmış olmak, doçentliğini Müzik Bilim alanında almış olmak, Antik Müzik, Rekreasyon, Müzikle Tedavi ve Ritim konularında bilimsel çalışmaları olmak.

- Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı Profesör kadrosu için, doçent unvanını Su Ürünleri alanında almış olup Prosobranş Deniz Salyangozlarının Sistematiği, Deniz İğneleri ve Deniz Patlıcanlarının Üreme Biyolojisi konularında çalışmaları bulunmak.

- Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Eski Türk Dili Anabilim Dalı Profesör kadrosu için, doçentlik unvanını Türk Dili alanında almış olmak. Eski Uygurca ve Çağatay Türkçesi üzerine çalışmalar yapmış olmak.

- İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü İktisat Tarihi Anabilim Dalı Profesör kadrosu için, doçentliğini Makro İktisat alanından almış olmak, Tasarruf Açığı ve ArGe Harcamaları, Denge Döviz Kurundan Sapma ve Türkiye'de Para Talebi İstikrarının Yapısal Kırılmalar Altında İncelenmesi konularında çalışmalar yapmış olmak.

- İslami İlimler Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü Tasavvuf Anabilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi kadrosu için, ilgili ana bilim dalında doktora yapmış ve Mesnevî'de Allah Kâinat ve İnsan konusunda çalışmış olmak.

Yukarıda yer verilen örneklerde de görüleceği üzere, alımı yapılacak öğretim üyeliği kadroları için ek kriterler getirilirken, 2547 sayılı Kanun’un 23 ve 26'ncı maddelerinde ifade edilen objektif ve denetlenebilirlik ilkelerine riayet edilmemiş, ilanların büyük çoğunluğunda spesifik ve belli bir kişiyi çağrıştıran şartlar istenmiştir. Bunun sonucunda da, alım yapılacak toplam 195 kadronun tamamı için sadece birer kişi başvuru yapabilmiş ve aynı kişiler kadrolara alınmıştır” ifadeleri yer aldı.

ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ATAMALARINDA DA SIKINTI VAR!
‘Raporda ayrıca Şube Müdürlüğü Kadrolarına, Şube Müdüründen Daha Üst Görev Niteliğinde Bulunan Kadrolardan Sınavsız Atama Yapılması’ bulgusuna da yer verildi. Tespitte, “Eşitlik, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde atama yapılması gereken şube müdürlüğü kadrolarına, bu ilkeler gözetilmeksizin ve mevzuatında belirlenen şartlar dikkate alınmaksızın atamalar gerçekleştirildiği tespit edilmiştir” vurgusu yapıldı.

Atamanın hükümlerine dair bilgiler verilirken açıklama şu şekilde oluştu: 657 sayılı Kanun'un yukarıda da değinilen 3’üncü maddesinde de ifade edildiği üzere, Devlet Memurlarının sınıfları içerisinde ilerlemeleri ve yükselebilmeleri hususlarında eşit imkanlara sahip olması ve bu konudaki haklarının garanti altına alınmış olması gerekmektedir. Bu amaca dönük olarak düzenlenen görevde yükselme yönetmeliği ile de, üniversitelerde çalışan devlet memurlarının görevde yükselebilmeleri objektif kriterlere bağlanmış ve bu husus yönetmeliğin 1 inci maddesin geçen “liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde” ifadesi ile de açıkça ortaya konulmuştur.

Her ne kadar görevde yükselebilme genel olarak sınav şartına bağlanmış olsa da, yönetmelik buna bir istisna getirmiş ve şube müdüründen daha üst görevlere en az dört yıllık yükseköğrenim mezunu olmak kaydıyla, genel hükümlere göre sınavsız atama yapılabileceği, yine söz konusu üst görevlerde bulunanların sınav şartı aranmaksızın şube müdürlüğü gibi alt görevlere atanabileceği hüküm altına almıştır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de açıkça anlaşılacağı üzere, asıl olan memurun eşitlik ve liyakat esasları doğrultusunda objektif kriterler dahilinde görevinde yükselebilmesidir. Ancak İzmir Katip Çelebi Üniversitesince, kurulmuş olduğu 2010 yılından bu tarafa hiç müdürlük sınavı açılmamış, müdürlük kadrolarına şube müdürlüğünden daha üst görev olarak kabul edilen fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterliği görevlerinde bulunanlar atanmıştır. Bu şekilde şube müdürlüğüne atananların tamamı önce yukarıda değinilen ve üst görev niteliğinde bulunan kadrolara atanmış ve akabinde de kısa süre sonra şube müdürlüğü kadrolarına atamaları gerçekleştirilmiştir. Böylelikle, kısa süreli atamalarla üst görevlere getirilen kişiler, Yönetmelik'in söz konusu istisna hükmünden yararlanılarak şube müdürlüğü kadrolarına getirilmiş, mevzuatla getirilen eşitlik ve liyakat esası göz ardı edilmiştir.

Bunun yanı sıra, söz konusu istisna, bu tür atamalarda sadece sınav şartını ortadan kaldırmaktadır. Bu şekilde ataması yapılacak kişilerin 657 sayılı Kanun ve Yönetmelik'te belirlenen diğer şartları taşıyor olması gerekmektedir. Ataması yapılan kişilerin büyük çoğunluğu, Yönetmelik'in 5 inci maddesinde ifade edilen ve şube müdürlüğü görevinden daha alt görev grubu içerisinde üç yıl süreyle çalışma şartını taşımamaktadırlar. Bu nedenle de, mevzuatın eşitlik ve liyakat esaslarına aykırı olan söz konusu atamalar, aynı zamanda mevzuata da açıkça aykırı olarak gerçekleştirilmiştir. Söz konusu uygulama, Üniversitenin Kanunlarla belirlenmiş amaçlarına ulaşması ve memurların eşitlik ve liyakat esasları dahilinde görevlerini yerine getirebilmeleri açısından riskler barındırmaktadır. 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum