İGC'den DEU Rektörü Hotar'a sert yanıt: Hiçbir tehdit, itham ve karalamaya eğilmeyiz!

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Misket Dikmen,  İzmir 9 Eylül Üniversitesi Rektörü Nükhet Hotar'ın açıklamalarına tepki gösterdi. Dikmen açıklamalarında, "Ne yazık ki basını dikensiz gül bahçesi gibi görenler, gerçek anlamda gazetecilik ile karşılaştığında özeleştiri yapmak yerine kurumları itham etmeyi ve karalamayı seçiyorlar" ifadelerini kullandı.

İGC'den DEU Rektörü Hotar'a sert yanıt:  Hiçbir tehdit, itham ve karalamaya eğilmeyiz!
16 Ekim 2020 - 13:31 - Güncelleme: 16 Ekim 2020 - 13:45


Yazılı açıklamalarda bulunan Dikmen şunları belirtti;

Nükhet Hotar, İzmir 9 Eylül Üniversitesi Rektörü.

İzmir Gazeteciler Cemiyeti 1946 yılında kurulmuş, ülkemizin ilk meslek örgütlerinden biri olarak 74 yıldır saygınlığını korumaktadır. Cemiyetimiz Yönetim Kurulları demokrasi kuralları çerçevesinde atamayla değil seçimle göreve gelirler.

 İzmir Gazeteciler Cemiyeti, gazeteciliğin evrensel ilkelerine bağlıdır. Ulusal çıkarları, basın mesleğine ilişkin hak ve menfaatleri, mesleğin haysiyet ve şerefini koruyan, basın özgürlüğünün savunulması için her şart altında gereğini yapan, kanunların ve uluslararası anlaşmaların gazetecilere tanıdığı tüm hakları savunmaya odaklı kuruluş amaçlarından asla sapmamıştır.

Hedef gösterdiğiniz, 9 Eylül Gazetesi Cemiyetimizin gerçek ve örnek gazetecilik yapmak üzere basın dünyamıza kazandırdığı yayın organımızdır. Gazeteciliğin temel ilkeleri doğrultusunda yayıncılık yapar. Varlığı algı yaratmak değil gerçek habercilik yapmak üzerine kuruludur. Dedikoduları değil belgeleri esas alır. Gururumuzdur. Kurulduğu günden bu yana tamamen editoryal bağımsızlığa sahiptir. Atila Sertel İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin Onursal Başkanıdır. Herkesin korkudan sus pus olduğu, korku ikliminin hüküm sürdüğü, toplumun sindirilmeye çalışıldığı, yalan haberlerle aldatıldığı dönemde Silivri zindanlarının kapılarını zorlayan gazetecidir. Gururumuzdur. O’nun başkanlığında İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin yürekli üyeleri, vatansever, gerçek gazetecilerin, aydınların, subayların yanında dimdik durmuş, onların sesi olmuştur. Bu duruş emanetimizdir, değişmemiştir. Ancak yönetim kurulumuz talimatla telkinle değil elbette kendi iradesiyle hareket eder.

İzmir Gazeteciler Cemiyeti'ni bir partinin arka bahçesi olmakla suçluyorsunuz. Biz kimsenin ne ön ne arka bahçesiyiz. Bizim kendi bahçemiz var. Ama biraz dikenli. Ne yazık ki basını dikensiz gül bahçesi gibi görenler, gerçek anlamda gazetecilik ile karşılaştığında özeleştiri yapmak yerine kurumları itham etmeyi ve karalamayı seçiyorlar.

İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Kuruluşundan bu yana her türlü hukuksuzluğa karşı çıkmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetimizin temel ilkeleri ve Hasan Tahsin kırmızı çizgisidir. Ve biz; İGC Yönetim Kurulu, cemiyetimizin saygın üyeleri, bu inançla gururlu, onurlu dik başımızı hiçbir tehdit, itham ve karalamaya eğmeyiz.

NE OLMUŞTU?

CHP'li Sertel'in kendisi hakkında açıklamalarına yanıt veren Rektör Hotar, "Sayıştay Raporunu bahane ederek kurumlarda usulsüzlük ve yolsuzluk var algısı yaratmaya çalışması elbette şaşılacak şey değildir. Lakin; kendi amacı hizmet olmayan birisi için tek çıkış yol, başkalarının başarılarını kıskanmak ve çalışmalarını karalamaktır.O bahsedilen rapordaki bütün tespit ve bulgulara ilişkin gerekli açıklamalar, ilgili mercilere zaten yapılmıştır. Ortada hukuken hesap verilemeyecek bir durum da yoktur. Bundan bihaber olan bu vekil, bir dönem başkanlığını yaptığı cemiyetin gazetesi üzerinden ısrarla üniversitemize saldırmak istemektedir. Hazırlanan o haberlerin arkasında kimin olduğu; hangi karanlık güçlerin bulunduğu gün gibi ortadadır. Yeri gelmişken; cemiyet başkanı olmadan önceki cemiyetin mali gücü ile kendisini vekilliğe götüren sürecin ardından bugünkü cemiyetin mali gücü arasındaki farkı, kamuoyunun takdirine bırakmakta fayda bulunmaktadır. Bir dönem milletvekilliği adaylığı düşürülen ve kendisini şaibeli aday konuma getiren bu vekilin köklü bir cemiyeti, hangi partinin arka bahçesine çevirdiğini meslektaşları da gayet iyi bilmektedir. Bu kişi, o dönem hakkını aramak adına; şimdi kötülediği saygıdeğer yargı mensuplarının bulunduğu Türk adaletine başvurmak zorunda kalmıştır." açıklamasıyla tartışmalara İzmir Gazeteciler Cemiyeti'ni de dahil etti. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum