ÖMER FARUK ALTIN/EGE'YE BAKIŞ - İzmir'in kent tarihi için önemli bir yere sahip olan ve uzun yıllar boyunca kente hizmet veren Tarihi Elektrik Fabrikası'na ilişkin geçtiğimiz aylarda yeni bir gelişme yaşandı.
Bir dönem satış kararıyla kamuoyunda tepki çeken yapı ve çevresindeki taşınmazlar için imar planı değişikliği, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından onaylanarak Resmî Gazete'de yayımlandı.

"YETMEDİ, SIRA ELEKTRİK FABRİKASI'NDA"
Halkın Kurtuluş Partisi İzmir İl Başkanlığı'nın bu durumu 'parababalarının lüks projelerine meze' olarak tanımlayan açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"Yetmedi! Meslek Fabrikası'na gece yarısı el uzatıldı — yetmedi. Egemenlik Evi gasp edildi — yetmedi. Namazgâh Hamamı vakfa devredildi — yetmedi. Şimdi sıra Tarihi Elektrik Fabrikası'nda.
Alsancak'taki bu köklü yapı için hazırlanan imar planı değişiklikleri Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ne mi getiriyor bu plan? 15 bin metrekarelik tarihi alanı "ticaret, turizm ve özel proje" kisvesiyle 20 kata kadar beton yığınına açıyor. Yani 1926'dan bu yana İzmir'in omurgasında duran, bu kentin sokaklarını önce elektrikle aydınlatan, onlarca yıl elektrik ihtiyacının yüzde otuzunu karşılayan bu asırlık yapıyı Parababalarının lüks projelerine meze yapıyorlar.Bunu "imar düzenlemesi" diye yutturmaya çalışıyorlar. Biz yutmuyoruz. Bu bir imar düzenlemesi değil; halkın mirasına saplanmış bir kazık, İzmir'in yüreğine sıkılmış bir kurşundur."İHALEYİ BİLE TANIMADILAR!"2019'da bu fabrika için özelleştirme ihalesi açıldı. İhaleyi 35 milyon lirayla İzmir Büyükşehir Belediyesi kazandı. Ne oldu? AKP'giller'in Özelleştirme İdaresi ihaleyi onaylamadı. Devir yapılmadı. Fabrika yeniden "satılık" ilan edildi. O girişim de İzmir Halkı tarafından protesto edildi, püskürtüldü.Ama AKP’giller iktidarının ve Parababaları'nın gözü dönmüş — vazgeçmiyorlar. Doğrudan ihaleyle alamadılar, şimdi imar planıyla kuşatıyorlar. Yöntem değişti, niyet değişmedi: İzmir'i Parababalarına açmak."MİMARLAR ODASI YARGIYA TAŞIYOR "TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi net konuştu: Bu düzenleme itirazla düzeltilecek nitelikte değil, hukuki süreç başlatılıyor, konu yargıya taşınıyor. Bu tutumu selamlıyoruz ve üstüne koyuyoruz: Yargı mücadelesi şarttır — ama yetmez. Bu halkı harekete geçirmeden, bu şehrin meydanlarını doldurmadan, bu talancı iktidarın hukuksuzluklarına/keyfiliklerine karşı fiili mücadele yürütmeden tek başına yargı bu saldırıyı durduramaz.Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi, Gasilhane, Namazgâh Hamamı ve şimdi Elektrik Fabrikası… Bunlar ayrı ayrı vakalar değil; tek bir planın, tek bir siyasi iradenin, tek bir soygunun halkalarıdır. Vakıflar Genel Müdürlüğü bu iktidarın ganimet aracına dönüştürülmüş; 2008'den bu yana Türkiye genelinde 1.014 taşınmaz belediyelerden koparılmıştır. İzmir bu saldırının en yoğun ve en kindar biçimde uygulandığı şehirdir.Çünkü İzmir AKP’gillerin ortaçağcı politikalarına ve uygulamalarına direniyor. Çünkü bu şehir Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı'mızın simgesidir ve bu iktidar o simgeyi silmek istiyor.Ortaçağcı gerici AKP'giller, yandaş vakıflara, cemaat çevrelerine ve Parababalarına peşkeş çekmeye devam ettiği sürece biz de halkın örgütlü gücüyle karşısında durmaya devam edeceğiz. "TALEBİMİZ AÇIKTIR"Tarihi Elektrik Fabrikası'nı 20 katlı yapılaşmaya açan imar planı değişiklikleri derhal iptal edilmelidir. Bu yapı, halkın kamusal kullanımına açık bir kültür ve endüstriyel miras alanı olarak korunmalı; geleceği meslek odalarının, İzmir Halkının ve yerel iradenin söz hakkıyla belirlenmeli, süreç şeffaf ve katılımcı biçimde yürütülmelidir.İzmir Büyükşehir Belediyesi, bir yandan hukuki girişimlerini sürdürürken; halkı aktif bir şekilde örgütlemeli, seferber etmelidir.Bu fabrika 1926'dan bu yana bu kentin halkına aitti. Bugün de halkındır. Yarın da halkın olacak. Keyfi ve hukuksuzca kamudan alınan bu değerler Demokratik Halk iktidarından kamulaştırılıp tekrar halka iade edilecektir.Talan planı iptal edilsin! Elektrik Fabrikası satılamaz, yıkılamaz, betona gömülemez! İzmir'in mirası İzmir Halkınındır!"









