Ege’ye Bakış- Öncelikle akıllara gelen soru şu olmalı diye düşünüyoruz. Neden manipülasyona maruz kalırız? Nedir bu manipülasyon kavramı?
Sosyolog/Gökhan İlhan- Manipülasyona çoğunlukla en zayıf yönlerimizi fark eden kişiler tarafından uğrarız. Sizi çok iyi tanıdıkları için sizi nasıl manipüle edeceklerini de iyi bilir ve tahmin ederler. Çarşıda, pazarda, evde, işte, ailede, arkadaşlıkta her yerde karşılaşmanız mümkün. Kısaca tanımı ise manipülasyon ‘’başkalarını kontrol altına almaktır’’ Hegemonya, güç oluşturmak amacıyla yapılan, çıkar amaçlı suç unsurlu bir akıl oyunudur. Bilerek ve isteyerek, bazen da istemeyerek hedefine ulaşmak adına yapılır.
Ege’ye Bakış- Manipülasyon kelimesini daha çok sermeye piyasalarında duyarız. Bu kavramın toplumla yaşam içinde insanla olan ilişkilerinden bahseder misiniz?
Sosyolog/ Gökhan İlhan- Manipülatörler, ekonomik platformlarda, toplumsal, kişisel, olaylar da, gruplar içinde daha çok algı oluştururlar. Olaylardan iyi anlayan, geleceği gören, akıllı fakat yaptıkları işler suç teşkil eder, rollerinin tümünü oynarlar. Manipülasyon kavramına daha sık sermaye piyasalarından duyarız doğru.
Sermaye piyasaların da arz ve talebi etkilemek, fiyatlarda oynamak, aynı seviyede tutmak, artırmak veya azaltmak için; yanlış bilgi vermek, yorum yapmak anlamına gelen bir suçtur. Kanıtlanması bir o kadar kolay, bazen da bir o kadar zordur. Manipülasyonda amaç, kasti olarak karşı tarafa müdahale etmek ve onun üzerinde bir güç uygulaması oluşturmaktır. Bu durum manipülatör kişinin üstünlük kaygısını, ego çatışmasını, adaletsiz ve merhametsiz yönünü ortaya koyar.
Ege’ye Bakış- Manipülatörler Bu tür akıl oyunlarında Nasıl bir çalışma içerisinde hedefe ulaşırlar.? Daha doğrusu nasıl bir yol izlerler?
Sosyolog/ Gökhan İlhan- Manipülatörler, benmerkezcidirler. Manipülasyona başvuran kişiler, genelde yaptıkları işte oldukça zeki ve geleceği hissederek planlarlar. Amaçlarına ulaşmak için manipüle ettikleri kişiyi suçluluk, korku gibi farklı duygular içinde ve kimi zaman yük altında bırakarak, seçim şansı bırakmazlar. Manipülatörün amacı; insanları kontrol etmek olduğundan, suçlamak yöntemi en sık kullanılan yöntemlerdendir. Karışık ve bilinmeyen süreci değişik manevralarıyla akıllıca uygular, kurgular. Manipülatör çözüm istiyor gibi görünmesine rağmen, asıl amacı çözümsüzlüktür. Gerçekleri çarpıtma yoluna da başvuran manipülatör; ne olduğunu anlamaya çalışan kişileri, kurumları kendisine itaat etmek zorunda bıraktırır. Kendini zayıf ve güçsüz hissedeni, bir sonraki adımda daha savunmasız ve daha çaresiz bıraktırır. Tüm hedefi egosunu tatmin etmek ve bencil yapısına güç katmaktır.
Ege’ye Bakış- O zaman hepimiz belli zamanlarda bilerek, bilmeyerek manipüle olmuş veya olmaktayız diyebilir miyiz?
Sosyolog/ Gökhan İlhan- Tabi ki katılıyorum düşüncenize. Ben, siz, onlar toplumun birçok kesimi hatta kendim dahi kalmışızdır. Farkında olmadan kalmışızdır veya kalıyoruzdur hala.
Ege’ye Bakış- Kazanan manipülatörler mi oluyor hep?
Sosyolog/İlhan Genelde maalesef evet diyebiliriz. Çünkü kendisine göre güçsüzü belirleyip veya zorunlu kılarak kazanıyor. Tamamen kontrol kendilerinde oluyor bir anlamda. Süreci iyi kumanda ediyorlar desek daha doğru olur. İstişareye veya karşılıklı diyaloğa zaman vermeden hızlı karar aldırma ve yönlendirmeye çalışırlar.
Diyalog kurucu, yapıcı görünseler de yardım ve çözüm amaçlı görünseler de manipülatörler madalyonun diğer yüzüdür. Durumun akışını manipülatör belirler. Kişinin manipülasyona uğraması için herhangi bir kabahat işlemesi ya da tartışılacak ciddi bir konu olması gerekmez. Konunun gidişatı, bitişi, manipülatöre bağlıdır. Dışarıdan baktığımız da eşit koşullarda sorun çözmeye çalışan iki kişiyi görürüz. Gerçekte bu böyle değildir. Soğukkanlı ve profesyonel iknacıdırlar. Manipülatörler baskın ve sürecin sonunda haklı çıkan taraf olmak için hep mücadele verirler. Hepimiz manipüle edilmeye birer adayız.
Ege’ye Bakış- Biz insanoğlu, karmaşıklık ve dalgınlık hâlinde, manipüle edilmeye hazır birer adayız o zaman rahatlıkla diyebiliriz miyiz?
Sosyolog/İlhan- Aynen de öyle güzel yorumladınız. Yöneticinizle, eşinizle, arkadaşınızla, avukatınızla, muhasebecinizle vb. yaptığınız görüşmelerde, tartışmalarda (doğru ve emin olduğunuz şeylerde bile) sürekli haksız çıkıyor ve kendinizi sinmiş hissediyorsanız duygusal manipülasyona maruz kalıyorsunuz demektir. Manipüle edilen taraf bastırılır, kendini yetersiz ve çözümsüz bir sürecin içinde hisseder. Bir süre sonra yıpranan taraf sorun çıkmasın diye daha az konuşmaya, daha az paylaşmaya, onaylamaya başlar ve kendini aslından başka birine dönüşmüş olarak bulur. Manipülatörün duygusal kontrol ve baskısına maruz kalan kişi ise sorun çıkmaması adına manipülatörün belirlediği süreci yaşamaya başlar.
Egeye Bakış- Nasıl bir duygu, nasıl bir yapı? Sanki görünmez bir güç gibi?
Sosyolog/ Gökhan İlhan- Bakınız şöyle, manipülatörlerin vicdanları ve iyi niyetleri tamamen devre dışıdır. Bu bir sihirdir de diyebiliriz. İnsanların normalde bakması gereken yere değil, kendilerinin istediği yere bakmasını sağlayarak kendi hedeflerine ulaşırlar. İnsanları strese sokmak, üzmek, zan altında bırakmak, öfkelendirmek, onlara iftira atmak, kişilerin onur ve haysiyetleriyle oynamak, ekonomik anlamda zorluklara düşürüp intiharlara kadar sürüklemek de en sık rastlanan manipülasyon örnekleridir. İnsanları bu şekilde manipüle edenler, gerçekte içlerindeki ego ve dürtüler tarafından manipüle edilen, dolayısıyla bu anlarda vicdanları devre dışı kalan kişilerdir.
Ege’ye Bakış- Peki bu durumda bir suç unsuru oluşturuyorlar da diyebiliriz değil mi?
Sosyolog/ Gökhan İlhan- Tabi ki suç fakat önemli olan onu delile belgeye dayandırabilmek. Manipülatörlerin egosu yüksek, bir suç makinasıdırlar. Manipülatörün temel amacı; insanları kendi bilgileri dışında veya istemedikleri hâlde etkilemek ve seçme, ekleme ve çıkarma yoluyla bilgileri değiştirmek, akıl oyunu demiştik başta. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” atasözümüzle ”Manipülatörün Çırası” arasında eş değer bir bağ kurulabilir. Manipülatörün çırası da yatsıya kadardır. Suç olduğunu bile, bile akıl oyunlarıyla oynanan bu tür davranışlar belli bir zaman sonra ortaya çıkıyor. O zaman manipülatör olan kişi kayıplara karışıyor. Manipülatör olmak için birçok üniversite bitirmek de şart değildir. Hiç okumamış, eğitim görmeyen biri de olabiliyor. Kimin egosu daha fazla ise, kimin suç işleme isteği daha yoğun ise başarılı olan o oluyor. Egosu yüksek olan bir suç makinasıdır. Yazımın başında dediğim gibi suç işlediğini bile bile manipülatörler işini yapmaya devam ederler.
Ege’ye Bakış- Manipülatörler nasıl bir insan profili çizerler, kimleri seçerler? Daha çok kimlere maniple uygularlar. ?
Sosyolog/ Gökhan İlhan- Daha çok çıkarlarına uygun bir insan modeli ararlar. Bu arayışları esnasında görünmeyen birçok maskesi vardır. Bu maskeler aracılığıyla kurbanlarında samimi bir izlenim bırakmaya çalışırlar. Devamlı kurgular ve beyin jimnastiği yapar. Başkasının üzerinde tam bir hâkimiyet kurmak ister. Gücünü, kişinin kendisi gibi düşünmesini, kendisi gibi hissetmesini, kendi istediğini istemesini sağlayarak oluşturmaya çalışır. Bir nesneyi, kendi nesnesine dönüştürmek ister. Aktif manipülatör kurbanlarının güçsüzlüklerinden yararlanır, onları kontrol ederek tatmin yaşar.
Ege’ye Bakış- Aslında korku filmlerindeki görünmeyen insan modelleri mi desek? Açıkçası toplumsal yaşamda dikkatli olmak gerekiyor. Bir anlamda şunu da diyebilir miyiz? Bu tür yapılarda eksik olan sevgi saygıdır. Yaşasın kötülük dercesine.
Sosyolog/ Gökhan İlhan- Çok güzel aynen sevgi eksikliği bencillik ve çıkarcı yapılardır. Manipülatörlerde olmayan, iyi niyet, merhamet, vicdandır. Ünlü filozof Erich From da modern insanda ortaya çıkan manipülasyonun ikinci nedeninin ”sevgi açlığı” olduğunu söyler. İki insan arasındaki doruk ilişkinin adı sevgidir. Sevgi, insanı olduğu gibi bilmek ve kabul etmektir. Tüm dinler, komşuları da kendimizi sevdiğimiz gibi sevmemizi söyler. Ama kaç kişi kendisini sevmeyi biliyor. Çoğumuz, kendimizi sevmeden komşumuzu sevemeyeceğimizin bile farkında değiliz.
Ege’ye Bakış- Sevgi eksikliği yaşayan mı daha çok manipüle ediyor?
Sosyolog/ Gökhan İlhan- Sadece ekonomik değerler üzerinden anlamayalım, duygularda ikili ilişkilerde de yaşanır bu tür sorunlar. Manipülatör de olan en büyük eksik özünde sevgidir. Sevmez ki sevilsin, saymaz ki sayılsın, saygı duymaz ki duyulsun. Manipülatör karşısındakinin yerine kendini asla koymaz. Hedefine ulaşmak için, vicdan ve merhamet duygularından çok uzaktır. İyi niyetin olmadığı yerde, husumet vardır, iyi niyetin olmadığı yerde manipülatif davranışlar da hep vardır ve olacaktır da.
Kierkegaard’ın dediği gibi “Gerçekte olduğunuz kişi olmayı beceriniz.'' Gerçekten de olduğumuz gibi olmayı bir kez de olsa denesek.
Ege’ye Bakış- Gazetemize verdiğiniz bu anlamlı aydınlatıcı bilgilerinizden dolayı teşekkür ederiz. Bizlerde umuyor ve diliyoruz ki hiç kimse kimseler manipülasyonlara maruz kalmadan nefes alsınlar.
Sosyolog/ Gökhan ilhan- Ben teşekkür ederek hiç kimsenin manipüle etmediği, edilmediği bir yaşam, bir insanlık diliyorum..
Sosyolog/Gökhan İlhan- Manipülasyona çoğunlukla en zayıf yönlerimizi fark eden kişiler tarafından uğrarız. Sizi çok iyi tanıdıkları için sizi nasıl manipüle edeceklerini de iyi bilir ve tahmin ederler. Çarşıda, pazarda, evde, işte, ailede, arkadaşlıkta her yerde karşılaşmanız mümkün. Kısaca tanımı ise manipülasyon ‘’başkalarını kontrol altına almaktır’’ Hegemonya, güç oluşturmak amacıyla yapılan, çıkar amaçlı suç unsurlu bir akıl oyunudur. Bilerek ve isteyerek, bazen da istemeyerek hedefine ulaşmak adına yapılır.
Ege’ye Bakış- Manipülasyon kelimesini daha çok sermeye piyasalarında duyarız. Bu kavramın toplumla yaşam içinde insanla olan ilişkilerinden bahseder misiniz?
Sosyolog/ Gökhan İlhan- Manipülatörler, ekonomik platformlarda, toplumsal, kişisel, olaylar da, gruplar içinde daha çok algı oluştururlar. Olaylardan iyi anlayan, geleceği gören, akıllı fakat yaptıkları işler suç teşkil eder, rollerinin tümünü oynarlar. Manipülasyon kavramına daha sık sermaye piyasalarından duyarız doğru.
Sermaye piyasaların da arz ve talebi etkilemek, fiyatlarda oynamak, aynı seviyede tutmak, artırmak veya azaltmak için; yanlış bilgi vermek, yorum yapmak anlamına gelen bir suçtur. Kanıtlanması bir o kadar kolay, bazen da bir o kadar zordur. Manipülasyonda amaç, kasti olarak karşı tarafa müdahale etmek ve onun üzerinde bir güç uygulaması oluşturmaktır. Bu durum manipülatör kişinin üstünlük kaygısını, ego çatışmasını, adaletsiz ve merhametsiz yönünü ortaya koyar.
Ege’ye Bakış- Manipülatörler Bu tür akıl oyunlarında Nasıl bir çalışma içerisinde hedefe ulaşırlar.? Daha doğrusu nasıl bir yol izlerler?
Sosyolog/ Gökhan İlhan- Manipülatörler, benmerkezcidirler. Manipülasyona başvuran kişiler, genelde yaptıkları işte oldukça zeki ve geleceği hissederek planlarlar. Amaçlarına ulaşmak için manipüle ettikleri kişiyi suçluluk, korku gibi farklı duygular içinde ve kimi zaman yük altında bırakarak, seçim şansı bırakmazlar. Manipülatörün amacı; insanları kontrol etmek olduğundan, suçlamak yöntemi en sık kullanılan yöntemlerdendir. Karışık ve bilinmeyen süreci değişik manevralarıyla akıllıca uygular, kurgular. Manipülatör çözüm istiyor gibi görünmesine rağmen, asıl amacı çözümsüzlüktür. Gerçekleri çarpıtma yoluna da başvuran manipülatör; ne olduğunu anlamaya çalışan kişileri, kurumları kendisine itaat etmek zorunda bıraktırır. Kendini zayıf ve güçsüz hissedeni, bir sonraki adımda daha savunmasız ve daha çaresiz bıraktırır. Tüm hedefi egosunu tatmin etmek ve bencil yapısına güç katmaktır.
Ege’ye Bakış- O zaman hepimiz belli zamanlarda bilerek, bilmeyerek manipüle olmuş veya olmaktayız diyebilir miyiz?
Sosyolog/ Gökhan İlhan- Tabi ki katılıyorum düşüncenize. Ben, siz, onlar toplumun birçok kesimi hatta kendim dahi kalmışızdır. Farkında olmadan kalmışızdır veya kalıyoruzdur hala.
Ege’ye Bakış- Kazanan manipülatörler mi oluyor hep?
Sosyolog/İlhan Genelde maalesef evet diyebiliriz. Çünkü kendisine göre güçsüzü belirleyip veya zorunlu kılarak kazanıyor. Tamamen kontrol kendilerinde oluyor bir anlamda. Süreci iyi kumanda ediyorlar desek daha doğru olur. İstişareye veya karşılıklı diyaloğa zaman vermeden hızlı karar aldırma ve yönlendirmeye çalışırlar.
Diyalog kurucu, yapıcı görünseler de yardım ve çözüm amaçlı görünseler de manipülatörler madalyonun diğer yüzüdür. Durumun akışını manipülatör belirler. Kişinin manipülasyona uğraması için herhangi bir kabahat işlemesi ya da tartışılacak ciddi bir konu olması gerekmez. Konunun gidişatı, bitişi, manipülatöre bağlıdır. Dışarıdan baktığımız da eşit koşullarda sorun çözmeye çalışan iki kişiyi görürüz. Gerçekte bu böyle değildir. Soğukkanlı ve profesyonel iknacıdırlar. Manipülatörler baskın ve sürecin sonunda haklı çıkan taraf olmak için hep mücadele verirler. Hepimiz manipüle edilmeye birer adayız.
Ege’ye Bakış- Biz insanoğlu, karmaşıklık ve dalgınlık hâlinde, manipüle edilmeye hazır birer adayız o zaman rahatlıkla diyebiliriz miyiz?
Sosyolog/İlhan- Aynen de öyle güzel yorumladınız. Yöneticinizle, eşinizle, arkadaşınızla, avukatınızla, muhasebecinizle vb. yaptığınız görüşmelerde, tartışmalarda (doğru ve emin olduğunuz şeylerde bile) sürekli haksız çıkıyor ve kendinizi sinmiş hissediyorsanız duygusal manipülasyona maruz kalıyorsunuz demektir. Manipüle edilen taraf bastırılır, kendini yetersiz ve çözümsüz bir sürecin içinde hisseder. Bir süre sonra yıpranan taraf sorun çıkmasın diye daha az konuşmaya, daha az paylaşmaya, onaylamaya başlar ve kendini aslından başka birine dönüşmüş olarak bulur. Manipülatörün duygusal kontrol ve baskısına maruz kalan kişi ise sorun çıkmaması adına manipülatörün belirlediği süreci yaşamaya başlar.
Egeye Bakış- Nasıl bir duygu, nasıl bir yapı? Sanki görünmez bir güç gibi?
Sosyolog/ Gökhan İlhan- Bakınız şöyle, manipülatörlerin vicdanları ve iyi niyetleri tamamen devre dışıdır. Bu bir sihirdir de diyebiliriz. İnsanların normalde bakması gereken yere değil, kendilerinin istediği yere bakmasını sağlayarak kendi hedeflerine ulaşırlar. İnsanları strese sokmak, üzmek, zan altında bırakmak, öfkelendirmek, onlara iftira atmak, kişilerin onur ve haysiyetleriyle oynamak, ekonomik anlamda zorluklara düşürüp intiharlara kadar sürüklemek de en sık rastlanan manipülasyon örnekleridir. İnsanları bu şekilde manipüle edenler, gerçekte içlerindeki ego ve dürtüler tarafından manipüle edilen, dolayısıyla bu anlarda vicdanları devre dışı kalan kişilerdir.
Ege’ye Bakış- Peki bu durumda bir suç unsuru oluşturuyorlar da diyebiliriz değil mi?
Sosyolog/ Gökhan İlhan- Tabi ki suç fakat önemli olan onu delile belgeye dayandırabilmek. Manipülatörlerin egosu yüksek, bir suç makinasıdırlar. Manipülatörün temel amacı; insanları kendi bilgileri dışında veya istemedikleri hâlde etkilemek ve seçme, ekleme ve çıkarma yoluyla bilgileri değiştirmek, akıl oyunu demiştik başta. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” atasözümüzle ”Manipülatörün Çırası” arasında eş değer bir bağ kurulabilir. Manipülatörün çırası da yatsıya kadardır. Suç olduğunu bile, bile akıl oyunlarıyla oynanan bu tür davranışlar belli bir zaman sonra ortaya çıkıyor. O zaman manipülatör olan kişi kayıplara karışıyor. Manipülatör olmak için birçok üniversite bitirmek de şart değildir. Hiç okumamış, eğitim görmeyen biri de olabiliyor. Kimin egosu daha fazla ise, kimin suç işleme isteği daha yoğun ise başarılı olan o oluyor. Egosu yüksek olan bir suç makinasıdır. Yazımın başında dediğim gibi suç işlediğini bile bile manipülatörler işini yapmaya devam ederler.
Ege’ye Bakış- Manipülatörler nasıl bir insan profili çizerler, kimleri seçerler? Daha çok kimlere maniple uygularlar. ?
Sosyolog/ Gökhan İlhan- Daha çok çıkarlarına uygun bir insan modeli ararlar. Bu arayışları esnasında görünmeyen birçok maskesi vardır. Bu maskeler aracılığıyla kurbanlarında samimi bir izlenim bırakmaya çalışırlar. Devamlı kurgular ve beyin jimnastiği yapar. Başkasının üzerinde tam bir hâkimiyet kurmak ister. Gücünü, kişinin kendisi gibi düşünmesini, kendisi gibi hissetmesini, kendi istediğini istemesini sağlayarak oluşturmaya çalışır. Bir nesneyi, kendi nesnesine dönüştürmek ister. Aktif manipülatör kurbanlarının güçsüzlüklerinden yararlanır, onları kontrol ederek tatmin yaşar.
Ege’ye Bakış- Aslında korku filmlerindeki görünmeyen insan modelleri mi desek? Açıkçası toplumsal yaşamda dikkatli olmak gerekiyor. Bir anlamda şunu da diyebilir miyiz? Bu tür yapılarda eksik olan sevgi saygıdır. Yaşasın kötülük dercesine.
Sosyolog/ Gökhan İlhan- Çok güzel aynen sevgi eksikliği bencillik ve çıkarcı yapılardır. Manipülatörlerde olmayan, iyi niyet, merhamet, vicdandır. Ünlü filozof Erich From da modern insanda ortaya çıkan manipülasyonun ikinci nedeninin ”sevgi açlığı” olduğunu söyler. İki insan arasındaki doruk ilişkinin adı sevgidir. Sevgi, insanı olduğu gibi bilmek ve kabul etmektir. Tüm dinler, komşuları da kendimizi sevdiğimiz gibi sevmemizi söyler. Ama kaç kişi kendisini sevmeyi biliyor. Çoğumuz, kendimizi sevmeden komşumuzu sevemeyeceğimizin bile farkında değiliz.
Ege’ye Bakış- Sevgi eksikliği yaşayan mı daha çok manipüle ediyor?
Sosyolog/ Gökhan İlhan- Sadece ekonomik değerler üzerinden anlamayalım, duygularda ikili ilişkilerde de yaşanır bu tür sorunlar. Manipülatör de olan en büyük eksik özünde sevgidir. Sevmez ki sevilsin, saymaz ki sayılsın, saygı duymaz ki duyulsun. Manipülatör karşısındakinin yerine kendini asla koymaz. Hedefine ulaşmak için, vicdan ve merhamet duygularından çok uzaktır. İyi niyetin olmadığı yerde, husumet vardır, iyi niyetin olmadığı yerde manipülatif davranışlar da hep vardır ve olacaktır da.
Kierkegaard’ın dediği gibi “Gerçekte olduğunuz kişi olmayı beceriniz.'' Gerçekten de olduğumuz gibi olmayı bir kez de olsa denesek.
Ege’ye Bakış- Gazetemize verdiğiniz bu anlamlı aydınlatıcı bilgilerinizden dolayı teşekkür ederiz. Bizlerde umuyor ve diliyoruz ki hiç kimse kimseler manipülasyonlara maruz kalmadan nefes alsınlar.
Sosyolog/ Gökhan ilhan- Ben teşekkür ederek hiç kimsenin manipüle etmediği, edilmediği bir yaşam, bir insanlık diliyorum..








