Artı 35 YouTube kanalında yeni başlayan “Gerçek Haberci ile Ege’ye Bakış” programında Gazeteci Adem Sarıkaya ve Adem Nakçı, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundular.
“MÜRİT OLMANIN İŞ YAPTIĞI BİR ÜLKEDE YAŞIYORUZ”
Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu duruma eleştirilerde bulunan gazeteci Adem Sarıkaya, “Cumhuriyet’in 101. Yılı ama Türkiye Cumhuriyet’inin 101’inci yılı olmaktan geçti. Çünkü artık bizim bildiğimiz, sosyal, laik, insan haklarına dayalı Türkiye Cumhuriyeti kaldırıldı. Bunun temeli Menderes döneminde başlandı arkasından 80 darbesi arkasından koalisyon hükümetiyle verilen tavizler ve en son 2002 yılında AKP-FETÖ iş birliği ile Türkiye Cumhuriyeti yıkıldı. Şimdi ortada bir cumhuriyet var, adaletin hukukun, eşitliğin, insan haklarının tamamen yerlerde olduğu ve bundan dolayı ekonominin de bitik olduğu, çalışanların haklarını alamadığı tarikatların fink attığı şehir merkezlerinde medreselerin açıldığı birey olmaktan çok mürit olmanın iş yaptığı bir ülkede yaşıyoruz. 101’inci yılı CHP kutluyor, bayraklar sallanıyor, herkes paylaşım yapıyor, önemli olan Türkiye Cumhuriyeti’ni geri getirebilmek. Gerçekleri önceden gören insanlar seslerini çıkardılar anlatmaya çalıştılar ama bir karşılık bulmadı. Hep derler ya bize Özal ile benim memurum işini bilir herkes kendi çıkarını kovalar. Bu tabii 2002 ile tavan yaptı. Birçok insan kendi menfaatinin peşinde. Ülkede insanları da artık suçlamaktan vazgeçtik. Yıllardır süren derin bir ekonomik kriz var belli değerleri savunmanın bir anlamı kalmadı. Gördüğüm kadarıyla herkes kendi bireysel çıkarında. Uyaranlar da bu topluma küstüler, kendi kabuğuna çevirdiler ya yurt dışına gittiler kendi hayatlarını kurmaya çalıştılar işte ya da orada burada perişan olup gittiler derdini anlatmaya çalışırken birçoğu damgalandı deli muamelesi gördü insanların. Bakıyoruz öldürülen gazetecilere hepsi belli bir ekolden gelen insanlar doğruları anlatmaya çalışan insanlardı vuruldular edildiler” dedi.
“SOLCUYUM DİYENLER CEMAATLE EL ELE VERDİ”
CHP’nin tarikatlarla gerçek anlamda mücadele etmediğini vurgulayan Sarıkaya, “Türkiye’de ‘ben solcuyum’ diyen insanlar cemaatle el ele verdiler, bu ülkede cinayetlerin üstü kapandı. Türkiye Cumhuriyeti’nin 101. yılında toplumu tarikatlara, dini yapılara, cemaatlere mecbur bıraktılar. Devletteki eğitimin dinselleşmesine rağmen, kenar mahallelerde, şehrin içindeki arka sıralar olarak adlandırılan mahallelerde ciddi anlamda medrese ve tarikatlar kuruldu. Valilikler susuyor, Milli Eğitim susuyor ama bunun yanında her seferinde esip gürleyen siyasetçiler de susuyor. Ben 11 yıldır İzmir’deyim, CHP’nin gerçek anlamda tarikatlarla mücadele ettiğini görmedim. En son Karabağlar’da bir ‘yıkarsın yıkamazsın’ tartışması oldu. Çiğli’de halk, yurdu açtırmamak için yürüdü. Karabağlar’da delege seçimleri oluyor, birbirlerini kesmedikleri kalıyor; ama Uzundere’de bir Alevi köyüne bir tarikat geliyor, arazinin belli bir miktarını alıyor ve yanındaki araziye de çökerek inşaat yapmaya başlıyor ve CHP’den hiç kimsenin sesi çıkmıyor. Aylarca izliyorlar, hiçbir tane açıklama yok; ama ilçe başkanı sosyalist, bu nasıl oluyor?” ifadelerini kullandı.

“YOK ÖYLE BİR MATEMATİK!”
Türkiye’deki sorunlarda özeleştiri yapılması gerektiğine dikkat çeken gazeteci Adem Nakçı, “Temel sıkıntı, kendini Atatürk ilkelerine bağlı olduğunu iddia eden insanların vurdumduymazlığıdır. Sıkıntı bu olunca, senin peşinde savunduğun bir şey olmuyor. Mesela bu tarikatların yoğun olduğu yerlere baktığımızda, fakir kesimin ya da bir kötülüğe saptırılmış toplumun, ‘Tekrar sizi temizleyeceğiz, düzelteceğiz’ dedikleri yerler. Aileler de ‘Oğlum sokakta adam öldüreceğine, onlar Müslümanlar, alınları secde görüyor, namaz niyaz diye’ buraya yönlendiriyorlar. Evinde çocuğu aç olanlar bunlara gönderiyorlar ki çocuğumun karnı doysun, boğazından bir şey geçsin. Artık tarikatlar o kadar güçlendi ki kendilerine pilot iş seçiyor; ben mesela Adem Nakçı tarikatıyım, Adem Sarıkaya diyorum, Diyarbakır benim, Uşak senin, ayrı ayrı böyle paylaşarak artık örgütleniyorlar. Fark ediyor musun? Artık bir halifelik kavramı koymaya başladılar. Kendi markaları, imamları var. Başka yerden alışveriş yapmıyorlar, berbere gitmiyorlar. Bunlar öyle bir günde olmadı. Yine söylüyorum, en temel sıkıntı, kendinin bazı değerleri temelleri koruduğunu dile getiren insanların vurdumduymaz olmasıdır. Bugün söylüyoruz, hata sizden kaynaklı diye; aldığımız karşılık, ‘Hepsini keseriz, biçeriz.’ Yok öyle bir matematik! Biraz da özeleştiri yapmak gerekiyor,” ifadelerini kullandı.








