ÖMER FARUK ALTIN / EGE'YE BAKIŞ – Son aylarda hem alkol hem de gıda zehirlenmeleri nedeniyle hayatını kaybeden yurttaşların sayısı artarken, gıda sektörüne yönelik güvensizlik de halk arasında yayılıyor. Ekonomik krizin derinleşmesi ve girdi maliyetlerindeki aşırı artışlar, işletmeler üzerinde büyük bir finansal baskı yaratıyor. Bu baskı, bazı işletmeleri maliyeti düşürmek adına kaliteden ödün vermeye ve denetimsiz, riskli gıdalara yönelme ihtimalini artırıyor.
"İŞLETME, MALİYET YARATAN BAZI TEDBİRLERİ GÖZDEN ÇIKARABİLİR"Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ekonomist Dr. Ayhan Bülent Toptaş, derinleşen ekonomik krizin hem tüketici hem de işletmecinin davranışında değişikliğe sebep olabileceğini belirterek, "Alım gücündeki düşme tüketici davranışını değiştirebilir. Tüketici dışarıda yemek yemekten vazgeçebilir ya da daha ucuz işletmelerden hizmet ve ürün alabilir. İşletmeler müşterilerin taleplerindeki düşmenin önüne geçmek için maliyet yaratan bazı tedbirleri ürünlerin sağlıklı bir şekilde saklanması, teslimi gözden çıkarmaya başlayabilirler. Daha ucuz ve riskli malzemeleri kullanma yoluna gidebilirler." diye konuştu."ÖRNEĞİN KAKAO YERİNE KEÇİ BOYNUZU TOZU KULLANMAK GİBİ"İşletme, artan maliyetleri ürün fiyatını yükseltmek yerine kalitesini düşürmeye ve bu sayede talebi korumaya çalışabileceğini dile getiren Toptaş, "Bu maliyet artışları olağanüstü yüksekse ve müşterilerin gelirleri maliyet artışlarının yol açtığı fiyat artışları ile aynı düzeyde artmıyorsa küçük- büyük tüm işletmeler böyle bir yola gidebilirler. Sattıkları ürünün veya hizmetin kalitesini düşürerek mevcut fiyat seviyesini ve ürettikleri mallara olan talebi korumaya çalışabilirler. Bu olgu “skimpflasyon” kavramı ile ifade edilir. Özellikle gıda sektöründe ürünün içeriğindeki nispeten pahalı girdilerin azaltılarak maliyeti daha düşük maddelerin artırılması skimpflasyonun en fazla görüldüğü örneklerden birisi. Örneğin çikolata içindeki kakaonun maliyetini düşürmek için keçi boynuzu tozu kullanmak gibi." diye konuştu."ALKOLLÜ İÇECEKLERDE VERGİ ORANININ YÜKSEKLİĞİ KAYIT DIŞILILIĞI ARTIRDI"Artan maliyetler ve vergi yükü sonucunda işletmelerin merdiven altınde üretilen gıdalara yönelmesinde artış olacağını belirten Toptaş, "Bunun en dramatik örneğini alkollü içeceklerde gördük. Örneğin; rakı fiyatının yüzde 60’dan fazlası vergi. Alkollü içeceklerde vergi oranının yüksekliği kayıt dışılığı artırdı, riskli ürünlerin kullanımını tetikledi. Maalesef, son birkaç yıl içinde bu yüzden yüzlerce vatandaşımız hayatını kaybetti" dedi."İNSANLAR YOKSULLAŞSALAR DA BİR ARAYIŞ İÇİNDE OLUYORLAR"Derinleşen yoksulluk sonucunda denetlenmeden üretilen ve satılan gıdaların piyasada çoğalmasına sebep olduğunu belirten Toptaş, konuşmasını şu ifadelerle noktaladı:"Ekonomik kriz alım gücünü düşürüyor ama vatandaşlar eski alım güçlerinde tükettikleri gıdaları sofralarından eksik etmek istemiyorlar. İnsanlar yoksullaşsalar da bir imrenme duygusu ve bir arayış içinde oluyorlar. Bu arayış devlet tarafından denetlenemeyen ortamlarda üretilen ve satılan gıdaların yer aldığı piyasaların oluşmasının önünü açıyor."
"İŞLETME, MALİYET YARATAN BAZI TEDBİRLERİ GÖZDEN ÇIKARABİLİR"Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ekonomist Dr. Ayhan Bülent Toptaş, derinleşen ekonomik krizin hem tüketici hem de işletmecinin davranışında değişikliğe sebep olabileceğini belirterek, "Alım gücündeki düşme tüketici davranışını değiştirebilir. Tüketici dışarıda yemek yemekten vazgeçebilir ya da daha ucuz işletmelerden hizmet ve ürün alabilir. İşletmeler müşterilerin taleplerindeki düşmenin önüne geçmek için maliyet yaratan bazı tedbirleri ürünlerin sağlıklı bir şekilde saklanması, teslimi gözden çıkarmaya başlayabilirler. Daha ucuz ve riskli malzemeleri kullanma yoluna gidebilirler." diye konuştu."ÖRNEĞİN KAKAO YERİNE KEÇİ BOYNUZU TOZU KULLANMAK GİBİ"İşletme, artan maliyetleri ürün fiyatını yükseltmek yerine kalitesini düşürmeye ve bu sayede talebi korumaya çalışabileceğini dile getiren Toptaş, "Bu maliyet artışları olağanüstü yüksekse ve müşterilerin gelirleri maliyet artışlarının yol açtığı fiyat artışları ile aynı düzeyde artmıyorsa küçük- büyük tüm işletmeler böyle bir yola gidebilirler. Sattıkları ürünün veya hizmetin kalitesini düşürerek mevcut fiyat seviyesini ve ürettikleri mallara olan talebi korumaya çalışabilirler. Bu olgu “skimpflasyon” kavramı ile ifade edilir. Özellikle gıda sektöründe ürünün içeriğindeki nispeten pahalı girdilerin azaltılarak maliyeti daha düşük maddelerin artırılması skimpflasyonun en fazla görüldüğü örneklerden birisi. Örneğin çikolata içindeki kakaonun maliyetini düşürmek için keçi boynuzu tozu kullanmak gibi." diye konuştu."ALKOLLÜ İÇECEKLERDE VERGİ ORANININ YÜKSEKLİĞİ KAYIT DIŞILILIĞI ARTIRDI"Artan maliyetler ve vergi yükü sonucunda işletmelerin merdiven altınde üretilen gıdalara yönelmesinde artış olacağını belirten Toptaş, "Bunun en dramatik örneğini alkollü içeceklerde gördük. Örneğin; rakı fiyatının yüzde 60’dan fazlası vergi. Alkollü içeceklerde vergi oranının yüksekliği kayıt dışılığı artırdı, riskli ürünlerin kullanımını tetikledi. Maalesef, son birkaç yıl içinde bu yüzden yüzlerce vatandaşımız hayatını kaybetti" dedi."İNSANLAR YOKSULLAŞSALAR DA BİR ARAYIŞ İÇİNDE OLUYORLAR"Derinleşen yoksulluk sonucunda denetlenmeden üretilen ve satılan gıdaların piyasada çoğalmasına sebep olduğunu belirten Toptaş, konuşmasını şu ifadelerle noktaladı:"Ekonomik kriz alım gücünü düşürüyor ama vatandaşlar eski alım güçlerinde tükettikleri gıdaları sofralarından eksik etmek istemiyorlar. İnsanlar yoksullaşsalar da bir imrenme duygusu ve bir arayış içinde oluyorlar. Bu arayış devlet tarafından denetlenemeyen ortamlarda üretilen ve satılan gıdaların yer aldığı piyasaların oluşmasının önünü açıyor." 








