PELİN ENGİN/EGE'YE BAKIŞ- Ege İhracatçılar Birliği(EİB)'nin 2025 yılı ilk 6 ay değerlendirme toplantısında EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi konuşma gerçekleştirdi. Eskinazi, konuşmaaında Türkiye'nin global alıcıların gözünde “yüksek maliyetli üretim ülkesi” konumuna geldiğini vurgulayarak şu sözleri kullandı: "Geçtiğimiz haftalarda dünyaca ünlü bir İspanyol alıcı “mal adedini düşürmeden üretimi Mısır’a kaydırmanız kaydıyla iş birliğine devam ederiz. Bu yaklaşım, Türkiye'nin artık tercih edilmediğinin somut göstergesidir. Bazı firmalar konkordato ilan ederken, bazıları ise üretimlerini ve sermayelerini yurt dışına taşıyarak kurtuluş arıyor. İhracat yapmak adeta cezalandırılır hale gelmiştir.” 2025'İN İLK YARISINDA İHRACAT 9 MİLYAR DOLAR!Başkan Eskinazi, konuşmasının başlangıcında 2025 yılının ilk 6 aylık ihracat raporunu açıkladı: “Son bir yıldır dile getirdiğimiz sorunların ne yazık ki halen güncelliğini koruduğu bir dönemin içindeyiz. Sadece Ege Bölgesi değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki ihracatçılar olarak hepimiz aynı başlıkları tekrar ediyoruz. Ancak artık tekrarın ötesine geçmemiz gereken bir eşikteyiz. İSO İmalat PMI verisinin Haziran ayında yeniden daralma bölgesinde yer alması, üretim ve ihracat odaklı sektörlerdeki baskının devam ettiğini ortaya koydu. Ancak ilk yarı rakamlarımız ihracatçımızın tüm zorluklara rağmen üretimden ve dış pazarlarda var olmaktan vazgeçmediğinin en somut göstergesi. EİB’nin 2025 yılının Ocak-Haziran döneminde ihracatı 9 milyar dolar olurken, sanayi ihracatımız yüzde 2 artışla 4,8 milyar dolar, tarım ihracatımız ise 3,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. 6 ayda 209 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştirdik. 109’una ihracatımızı artırdık. EN ÇOK İHRACAT YAPILAN ÜLKELER: ALMANYA, ABD VE İTALYA
En çok ihracat yapılan ülkelerin başında Almanya'nın geldiğini belirten Eskinazi, "En fazla ihracat yaptığımız ilk üç ülke; Almanya 851 milyon dolarla ilk, ABD 792 milyon dolarla ikinci, İtalya yüzde 6 artışla 548 milyon dolarla üçüncü sırada yer alıyor.Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliğimizden ise 2025 yılının ilk 6 ayında 259 milyon dolar ihracat gerçekleştirilmiş olup bir önceki yılın Ocak-Haziran dönemine göre yüzde 27 oranında artış gerçekleşmiştir.2025 Ocak-Haziran dönemi itibari ile en fazla ihracat pamuk, suni sentetik örme kumaş, yatak çarşafları ve halıdan gerçekleştirilmiştir. En fazla ihracatı yüzde 69 artışla Çin’e yaptık. Çin’den sonra en fazla ihracat yaptığımız ülkeler sırasıyla Pakistan, Bangladeş, Ürdün, Vietnam ve İtalya olarak sıralanmaktadır.” “KAZANDIKÇA KAYBETTİRİLEN BİR DENKLEMLE KARŞI KARŞIYAYIZ”Eskinazi, Türkiye'de ihracat yapmanın zorlaştığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Bugün Türkiye'de her üç markadan ikisinin kira uyuşmazlığı nedeniyle mağaza sahipleriyle mahkemelik olması, derinleşen yapısal maliyet krizini gözler önüne seriyor. Bu tablo ihracatçının hareket alanını daraltırken, dış pazarlarda rekabetçiliğini de doğrudan etkiliyor.Ne yazık ki Türkiye, global alıcıların gözünde “yüksek maliyetli üretim ülkesi” konumundadır.Geçtiğimiz haftalarda dünyaca ünlü bir İspanyol alıcı “mal adedini düşürmeden üretimi Mısır’a kaydırmanız kaydıyla iş birliğine devam ederiz” dedi.Bu yaklaşım, Türkiye'nin artık tercih edilmediğinin somut göstergesidir.Türkiye’de üretim yapan firmaların yüksek enerji fiyatları, kur istikrarsızlığı ve işçilik maliyetleri karşısında nefes alma alanı daralmaktadır.Bazı firmalar konkordato ilan ederken, bazıları ise üretimlerini ve sermayelerini yurt dışına taşıyarak kurtuluş arıyor.İhracat yapmak adeta cezalandırılır hale gelmiştir.İhracatçının kâr marjı, finansmana erişim sıkıntısı ve kur baskısı altında erirken, 'kazandıkça kaybettirilen' bir denklemle karşı karşıyayız” “TÜRKİYE'NİN DIŞ TİCARETTEKİ REKABET GÜCÜ ALARM VERİYOR”Ege İhracatçı Birlikleri olarak çağrıda bulunduklarını söyleyen Eskinazi, çağrılarını şu şekilde sıraladı: “Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 2 büyüdü. Ancak ihracatın bu büyümeye katkısı negatife dönmüştür.İki çeyrektir ihracat büyümeye pozitif katkı sunamıyor. Bu tablo, sadece bir ekonomik istatistik değil, Türkiye’nin dış ticaretteki rekabet gücünün alarm verdiği bir durumdur.Ege İhracatçı Birlikleri olarak çağrımız net:- Kur politikasında öngörülebilirlik sağlanmalı, ihracatçının maliyet hesabı yapabileceği bir reel kur düzeyi korunmalıdır.- Sektörel kredi limitleri yeniden yapılandırılmalı, özellikle tekstil, hazırgiyim, tarım ve gıda sektörleri gibi emek yoğun sektörlere özel finansman mekanizmaları devreye alınmalıdır.- Enerji maliyetleri üzerindeki yük hafifletilmeli, ihracatçıya sanayi tarifesi dışında destekleyici fiyatlamalar sağlanmalıdır.- Sermaye göçünü engelleyecek teşvik mekanizmaları ivedilikle uygulanmalıdır.- İhracat gelirleri üretim ve yatırıma kanalize edilmeli, ihracat kazancının yeniden üretime ve yatırıma aktarılmasına imkân tanıyacak düzenlemeler yapılmalıdır.- Temmuz sonuna kadar (%2’den) %3’e yükseltilen TCMB TL dönüşüm desteğinin yıl sonuna uzatılması. Ayrıca bu desteğin uygulamasının kolaylaştırılmasını,- Günlük reeskont kredisi limitinin artırılması, 3 aya varan bekleme süresinin 30 günün altına düşürülmesini,- DİR rejimini kullanan firmaların KDV iadesinde yaşadıkları KDV Kanunu sistematiğine uygun olmayan idari uygulamalar kaynaklı sorunların giderilmesini istiyoruz.- Ve en önemlisi, Türkiye'nin üreticiye ve ihracatçıya sahip çıkan bir ekonomi politikası benimsemesi artık ertelenemez bir zorunluluktur." “İHRACAT ZAYIFLARSA EKONOMİK DENGE SARSILIR”Bu doğrultuda EİB olarak somut adımlar attıklarını söyleyen Eskinazi, atılan adımları şu şekilde anlattı: - Ege Bölgesi’ndeki tüm illerde ihracatçı firmalarımızla üye buluşmaları gerçekleştirdik ve Ticaret Bakanlığımız tarafından hayata geçirilen “Responsible – Sorumlu Üretim ve İhracat Programı” ve devlet destekleri hakkında bilgilendirmeler yaptık.- 2017’den bu yana yaklaşık 5.000 yeşil pasaport tahsis ettik.- 2025 yılının ilk yarısında 16 farklı kalemde ihracatçılarımıza toplam 1 milyar TL destek sağladık. Böylece destekler geçen yıla göre yüzde 81 artarak 551 milyon dolardan bu seviyeye ulaştı.- Her yıl ortalama 13 milli katılım fuarı, 20 ticaret heyeti, 10 alım heyeti organizasyonu düzenliyoruz.- İzmir Ticaret Borsası ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu ile birlikte yürüttüğümüz “İhracatta Kadın Gücü” programı ile kadın girişimcilerimizi ihracat mevzuatı, finansman, e-ihracat ve pazar araştırması konularında destekledik.- Firmaların gelişimine katkı sağlamak amacıyla EGEKOBİDER iş birliği ile finansal okuryazarlık eğitim programı başlatıyoruz.İhracat, Türkiye’nin büyümesinde kaldıraç işlevi gören en stratejik güçtür. Bu kaldıraç zayıflarsa, tüm ekonomik denge sarsılır.”
En çok ihracat yapılan ülkelerin başında Almanya'nın geldiğini belirten Eskinazi, "En fazla ihracat yaptığımız ilk üç ülke; Almanya 851 milyon dolarla ilk, ABD 792 milyon dolarla ikinci, İtalya yüzde 6 artışla 548 milyon dolarla üçüncü sırada yer alıyor.Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliğimizden ise 2025 yılının ilk 6 ayında 259 milyon dolar ihracat gerçekleştirilmiş olup bir önceki yılın Ocak-Haziran dönemine göre yüzde 27 oranında artış gerçekleşmiştir.2025 Ocak-Haziran dönemi itibari ile en fazla ihracat pamuk, suni sentetik örme kumaş, yatak çarşafları ve halıdan gerçekleştirilmiştir. En fazla ihracatı yüzde 69 artışla Çin’e yaptık. Çin’den sonra en fazla ihracat yaptığımız ülkeler sırasıyla Pakistan, Bangladeş, Ürdün, Vietnam ve İtalya olarak sıralanmaktadır.” “KAZANDIKÇA KAYBETTİRİLEN BİR DENKLEMLE KARŞI KARŞIYAYIZ”Eskinazi, Türkiye'de ihracat yapmanın zorlaştığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Bugün Türkiye'de her üç markadan ikisinin kira uyuşmazlığı nedeniyle mağaza sahipleriyle mahkemelik olması, derinleşen yapısal maliyet krizini gözler önüne seriyor. Bu tablo ihracatçının hareket alanını daraltırken, dış pazarlarda rekabetçiliğini de doğrudan etkiliyor.Ne yazık ki Türkiye, global alıcıların gözünde “yüksek maliyetli üretim ülkesi” konumundadır.Geçtiğimiz haftalarda dünyaca ünlü bir İspanyol alıcı “mal adedini düşürmeden üretimi Mısır’a kaydırmanız kaydıyla iş birliğine devam ederiz” dedi.Bu yaklaşım, Türkiye'nin artık tercih edilmediğinin somut göstergesidir.Türkiye’de üretim yapan firmaların yüksek enerji fiyatları, kur istikrarsızlığı ve işçilik maliyetleri karşısında nefes alma alanı daralmaktadır.Bazı firmalar konkordato ilan ederken, bazıları ise üretimlerini ve sermayelerini yurt dışına taşıyarak kurtuluş arıyor.İhracat yapmak adeta cezalandırılır hale gelmiştir.İhracatçının kâr marjı, finansmana erişim sıkıntısı ve kur baskısı altında erirken, 'kazandıkça kaybettirilen' bir denklemle karşı karşıyayız” “TÜRKİYE'NİN DIŞ TİCARETTEKİ REKABET GÜCÜ ALARM VERİYOR”Ege İhracatçı Birlikleri olarak çağrıda bulunduklarını söyleyen Eskinazi, çağrılarını şu şekilde sıraladı: “Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 2 büyüdü. Ancak ihracatın bu büyümeye katkısı negatife dönmüştür.İki çeyrektir ihracat büyümeye pozitif katkı sunamıyor. Bu tablo, sadece bir ekonomik istatistik değil, Türkiye’nin dış ticaretteki rekabet gücünün alarm verdiği bir durumdur.Ege İhracatçı Birlikleri olarak çağrımız net:- Kur politikasında öngörülebilirlik sağlanmalı, ihracatçının maliyet hesabı yapabileceği bir reel kur düzeyi korunmalıdır.- Sektörel kredi limitleri yeniden yapılandırılmalı, özellikle tekstil, hazırgiyim, tarım ve gıda sektörleri gibi emek yoğun sektörlere özel finansman mekanizmaları devreye alınmalıdır.- Enerji maliyetleri üzerindeki yük hafifletilmeli, ihracatçıya sanayi tarifesi dışında destekleyici fiyatlamalar sağlanmalıdır.- Sermaye göçünü engelleyecek teşvik mekanizmaları ivedilikle uygulanmalıdır.- İhracat gelirleri üretim ve yatırıma kanalize edilmeli, ihracat kazancının yeniden üretime ve yatırıma aktarılmasına imkân tanıyacak düzenlemeler yapılmalıdır.- Temmuz sonuna kadar (%2’den) %3’e yükseltilen TCMB TL dönüşüm desteğinin yıl sonuna uzatılması. Ayrıca bu desteğin uygulamasının kolaylaştırılmasını,- Günlük reeskont kredisi limitinin artırılması, 3 aya varan bekleme süresinin 30 günün altına düşürülmesini,- DİR rejimini kullanan firmaların KDV iadesinde yaşadıkları KDV Kanunu sistematiğine uygun olmayan idari uygulamalar kaynaklı sorunların giderilmesini istiyoruz.- Ve en önemlisi, Türkiye'nin üreticiye ve ihracatçıya sahip çıkan bir ekonomi politikası benimsemesi artık ertelenemez bir zorunluluktur." “İHRACAT ZAYIFLARSA EKONOMİK DENGE SARSILIR”Bu doğrultuda EİB olarak somut adımlar attıklarını söyleyen Eskinazi, atılan adımları şu şekilde anlattı: - Ege Bölgesi’ndeki tüm illerde ihracatçı firmalarımızla üye buluşmaları gerçekleştirdik ve Ticaret Bakanlığımız tarafından hayata geçirilen “Responsible – Sorumlu Üretim ve İhracat Programı” ve devlet destekleri hakkında bilgilendirmeler yaptık.- 2017’den bu yana yaklaşık 5.000 yeşil pasaport tahsis ettik.- 2025 yılının ilk yarısında 16 farklı kalemde ihracatçılarımıza toplam 1 milyar TL destek sağladık. Böylece destekler geçen yıla göre yüzde 81 artarak 551 milyon dolardan bu seviyeye ulaştı.- Her yıl ortalama 13 milli katılım fuarı, 20 ticaret heyeti, 10 alım heyeti organizasyonu düzenliyoruz.- İzmir Ticaret Borsası ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu ile birlikte yürüttüğümüz “İhracatta Kadın Gücü” programı ile kadın girişimcilerimizi ihracat mevzuatı, finansman, e-ihracat ve pazar araştırması konularında destekledik.- Firmaların gelişimine katkı sağlamak amacıyla EGEKOBİDER iş birliği ile finansal okuryazarlık eğitim programı başlatıyoruz.İhracat, Türkiye’nin büyümesinde kaldıraç işlevi gören en stratejik güçtür. Bu kaldıraç zayıflarsa, tüm ekonomik denge sarsılır.”