PELİN ENGİN/EGE'YE BAKIŞ- İzmir Zübeyde Hanım Eğitim Kurumları'nın Eğitim Koordinatörü Ali Satmaz, eğitimde öğrenci odaklı eğitimin önemini ve Zübeyde Hanım Eğitim Kurumları'nın bu alandaki eğitim modelini Ege’ye Bakış Gazetesi’ne aktardı.
"Tek bir eğitim akımına bağlı kalmıyoruz"
Zübeyde Hanım Okulları nasıl bir eğitim anlayışı benimsiyor?
“Okulumuz kurulduğu günden bu yana sürekli gelişerek yoluna devam ediyor. Açıkça söylemek gerekirse, biz eğitimi tek bir akıma, kalıba sığdırmıyoruz. Çağın gereklerini dikkate alarak, kendi sistemimiz içinde bu yenilikleri hayata geçiriyoruz. Bu anlayışla İngilizce koordinatörlüğümüzü kurduk, şimdi de çift dilli eğitime geçiyoruz. Yani bizde sabit değil, gelişen bir sistem var.”
"Deney setlerinden kodlamaya: Uygulamalı eğitim önceliğimiz"
Zübeyde Hanım Okulları’nın eğitimde temel amacı nedir?
“Eğitimde temel amacımız, çocukların sadece bilgiyi duyması değil, yaşaması. Deney setleriyle fen ve robotik kodlama derslerimizde artık partner firmalarla çalışıyoruz. Bu sayede öğrenciler laboratuvar ortamında birebir deneyim kazanıyor. Ortaokul öğretmenlerimizden uzman desteği alarak süreci daha profesyonel yönetiyoruz.”
“Her çocuk öğrenebilir, yeter ki doğru yöntem kullanılsın”
Çocukların dersleri daha iyi kavrayabilmeleri için kullandığınız farklı yöntemler var mı?
“‘Tam öğrenme modeli’ bizim eğitim sistemimizin temel taşlarından biri. Biz her çocuğun, yeterli destekle her konuyu öğrenebileceğine inanıyoruz. Uygulamalı yöntemlerle öğrenmeyi kalıcı hale getiriyoruz. Özellikle İngilizce derslerinde bu yöntemi sıkça kullanıyoruz. Yıl boyunca uyguladığımız kazanım testleri sayesinde öğrencilerin zorlandığı ders ve konuları tespit ediyoruz. Bu konulara yönelik hafta sonu kursları düzenliyoruz. Bu sistemimiz ‘sınıf etüdü modeli’ olarak adlandırılıyor. Öğretmenlerimiz hangi öğrencinin hangi konuda zorlandığını birebir takip ediyor.”
“Okulu sevdirmek zorundayız, çünkü eğitim sevgiyle başlar”
Türkiye’deki eğitim sisteminde, çoğu öğrencinin okulu sevmediğini vurgulayan ve bunun değişmesi için çabaladıklarını söyleyen Satmaz, “Türkiye’de çocukların en büyük sorunu okula isteksiz gitmeleri. Çünkü çoğu okulda sevilmeyi sağlayacak bir sistem yok. Bizim içinse çocuğun okulu sevmesi, eğitimin ilk adımıdır. Bu nedenle sanat, spor, kültür ve dil temelli etkinliklerle çocukların okulla güçlü bağ kurmasını sağlıyoruz. Okul sadece kalem, kağıt ve dört duvardan ibaret değil. Okul, çocuğun dünyasını şekillendiren bir yaşam alanıdır” diye konuştu.
“Rehberlik, ceza değil destek mekanizmasıdır”
Zübeyde Hanım Okulları bünyesinde rehberlik eğitimine fazlasıyla önem verildiğine dikkat çeken Satmaz şu ifadeleri kullandı:
“Rehberlik kavramı genellikle yanlış anlaşılıyor. Oysa biz rehberliği, öğrenciyi tanıma, izleme ve destekleme aracı olarak kullanıyoruz. Dönem başında bireysel görüşmeler yapılıyor. Sınav başarısı, arkadaş ilişkileri, katılım düzeyi düzenli olarak takip ediliyor. Rehberlik bir çocuğun eğitim hayatında çok kritik bir rol oynuyor.”
“İngilizce eğitimi bizim için bir dersten çok daha fazlası”
Zübeyde Hanım Okulları’nda çocukların büyüme çağında büyük önem taşıyan yabancı dil eğitimiyle ilgili nasıl uygulamalar yapılıyor?
“Yabancı dil bizim için sadece bir müfredat dersi değil, aktif kullanılan bir beceri. Bu yıl 160’tan fazla ulusal ve uluslararası başarı elde ettik. Öğrencilerimizi Cambridge sınavlarına hazırlıyoruz ve %100 başarı sağlıyoruz. Dil yarışmaları, İngilizce tiyatrolar, dijital kaynaklarla desteklenmiş eğitimler… Bunlar bizim günlük rutinimizin bir parçası. Ayrıca hafta sonu dil atölyeleriyle çocuklarımızı destekliyoruz.”
“Öğretmenlerimiz sürekli gelişiyor”
Kurum olarak çok önemli olan öğretmenleri kapsayan bir gelişim programınız var mı?
“Haziran ve Temmuz aylarında öğretmen seminerlerimiz oluyor. Sanat, spor, müzik ve dil gibi alanlarda verdiğimiz zengin eğitime tüm öğretmenlerimizi entegre ediyoruz. Uzun süredir bizimle çalışan öğretmenler İzmir’in köklü okullarına transfer ediliyor. Bu da bizde ne kadar donanımlı yetiştiklerinin bir göstergesi.”
Satmaz, eğitimin ve paranın birbirine karıştırılmaması gerektiğini belirterek şu sözleri söyledi:
“Okulumuzda eğitimi hiçbir zaman parayla eş tutmadık. Bizim için eğitimde öncelik her zaman çocuğun gelişimi. Para eğitim sistemimizin merkezinde yer almaz. Bizim önceliğimiz öğrencidir, öğretmendir, gelişimdir.”
“Öğrenci Odaklı Sistem: Bugünün değil, geleceğin eğitimi”
Türkiye’deki eğitim sisteminin en büyük problemi nedir?
“Türkiye’de eğitim sisteminin en büyük sorunu, öğrenciyi merkezine almaması. Oysa bir sistem öğrencinin mutluluğunu, öğrenmesini ve gelişimini merkeze almalı. Biz Zübeyde Hanım Okulları olarak bu bilinçle hareket ediyoruz. Amacımız çocuklara sadece bilgi değil, sevgi, özgüven ve aidiyet kazandırmak. Zübeyde Hanım Okulları, sıradan bir okul olmanın ötesinde, öğrencisini tanıyan, anlayan ve geliştiren bir eğitim modeli sunuyor. Bu yaklaşımla hem bugünün eğitim sorunlarına çözüm arıyor, hem de geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor.”