"İki hafta önce burada bir toplantı yapmış ve müjdeli haber vermiştik. O gün haberini verdiğimiz toplantıyı yaptık. Yine Ulaş Bey ve il başkanımız ile yönetici arkadaşlar buradaydı. İki hafta önce ne söylendiyse bugün aynı noktadayız. Ay sonu bize yapılacağı söylenen ödemelerle ilgili bir bekleyiş içerisindeydik. Dün de iki şirketin maaşlarının ödenmesine ilişkin bir görüşme yaptık.
Havuzda olan arkadaşlarımızın isim listesini ve mevcut görevlerinin ne olacağını ilettik. Yarın Ulaş Bey, Cemil Başkan’la bir toplantı yapacak ve bu toplantı neticesinde havuzdaki arkadaşlarımızla ilgili gözden geçirme yapılacak. Şirketlerin ihtiyaç duyduğu noktalarda işe alınmalarıyla ilgili süreç bir sonuca bağlanacak. Toplantının ardından şube başkanlarımıza bilgi verilecek ve sonrasında genel bilgilendirme yapılacak. Ödemeler konusunda ise görüşmeler sonrası bir takvim belirlenmesi için yol çizilecek.
"GERİYE DÖNÜK ÖDEMELERİN RAYINA OTURMASINI İSTEDİK"
Mevcut arkadaşlarımızın listesini verdik, ne iş yaptıklarını da belirttik. Alacak kalemleri, dün akşam yapılan maaş ödemesi sonrasında netlik kazanacaktır. Bu netlik sağlandığına göre, ödemelerin rayına oturmasını ve geriye dönük alacakların takvime alınmasını istedik. Bu taleplerimizi ilettik.
"SOMUT BİR ÇALIŞMA YÜRÜTÜLECEK"
Arkadaşlarımızın bir kısmı havuzda, bir kısmı ise işten çıkarılmış durumda. Yarın yapılacak toplantı sonrasında, en kısa sürede arkadaşlarımızın işe yerleştirilmesi konusunda bilgi vereceğiz. Belki sadece bir değil, iki toplantı yapılır, ancak bu bir önceki komisyondaki süreç gibi değerlendirilemez. Burada arkadaşlarımızın şirketlerdeki uygun kadrolara yerleştirilmesi için somut bir çalışma yürütülecek.
"ARKADAŞLARIMIZIN HANGİ İŞLERİ YAPTIKLARINI BELİRTTİK"
Biz güvenlik personelinin güvenliğe, ESHOT’takilerin ESHOT’a girmesi yönünde özel bir talepte bulunmadık; ancak arkadaşlarımızın hangi işleri yaptıklarını belirttik. Güvenlik görevlileriyle ilgili süreç yargıya da taşınmıştı. Bunun mücadelesini de verdik"
Cumhuriyet Halk Partisi Sivil Toplum Kuruluşları ve Meslek Örgütlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, DİSK ile gerçekleşen görüşme sonrasında Türk-İş Ege Bölge Temsilcisi Hayrettin Çakmak ile görüşme gerçekleştirdi.
Karsu ile gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından konuşan Çakmak, “Sıkıntılarımızı ilettik, kendisi de bizleri dinledi. Sorunları kalem kalem çözeceğini dile getirdi. Büyükşehir belediyesindeki tüm sıkıntıları bertaraf ederek herkesin mutluluk içinde olmasını temenni etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
"OCAK AYININ İLK HAFTASINDA VERİLEN SÖZLER YERİNE GETİRİLDİ"
Karsu ise konuşmasında iktidarın CHP'li belediyelere yönelik 'düşman hukuku' uyguladığını dile getirerek şu ifadeleri kullandı:
Başkanlarımızdan önce DİSK yetkilileriyle, şube başkanlarıyla da görüştük İl Başkanımızla beraber. Buraya yaklaşık 15 gün önce geldiğimizde, İzmir’deki sorunların diyalogla çözülebileceğini ifade etmiştim. Konuşarak çözülebileceğini ifade etmiştim. Ve o gün vermiş olduğumuz sözleri gerçekleştirmenin mutluluğu içindeyiz.
O gün yapılan toplantılar sonunda Büyükşehir Belediye Başkanımıza buradan teşekkür ediyorum. Bürokratlarına teşekkür ediyorum. Özellikle yılbaşı günü vermiş olduğumuz sözler yerine getirildi. Ocak ayının ilk haftasında verilen sözler yerine getirildi.
"HAVUZ SİSTEMİ İLE İLGİLİ DE SOMUT ÇÖZÜMLER ORTAYA KONULACAK"
Şimdi çözülmeyi bekleyen birkaç konumuz daha var. Onlarla da hem Büyükşehir Belediye Başkanımızla hem sendikalarımızla görüşüyoruz. Kısa sürede, kamuoyunda “havuz sistemi” olarak bilinen sistemle ilgili de somut çözümler ortaya konulacak ve o süreç de tatlıya bağlanacak. Onun dışında geriye kalan ödemelerle ilgili de belediyemiz, belediye başkanımız bir ödeme planı oluşturuyor. Onu da sendikalarımızla görüşerek o süreci de tamamlamış olacağız.
"BELEDİYELERİMİZ ÜZERİNDEN ALGI YARATMAYA ÇALIŞIYORLAR"
Bundan sonraki süreçte tabii ki biz, belediyelerimizin nasıl baskı altında tutulduğunu görüyoruz. İzmir üzerinde bir oyun oynanmak istendiğini görüyoruz. Çünkü iktidar İzmir’den 10 alırken İzmir’e sadece 1 veriyor. Bunun karşılığında da emekliyi açlığa ve yoksulluğa mahkûm edenler; asgari ücretliyi açlık sınırının altında zamla karşı karşıya bırakanlar; 16 milyon emekliyi ortalama 23 bin 500 lira maaşa mahkûm edenler, utanmadan sıkılmadan İzmir’de belediyelerimiz üzerinden algı yaratmaya çalışıyorlar.
Bugün belediyelerimizin yaşamış olduğu ekonomik krizin en önemli nedeni, AKP iktidarının Cumhuriyet Halk Partili belediyelere, vatandaşlarımızın yüzde 65’inin yaşadığı şehirleri yöneten CHP’li belediyelere uygulamış olduğu düşman hukukudur. Bu hukuka karşı Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm belediye başkanları, özverili bir şekilde vatandaştan aldıklarını vatandaşa yeniden dönüştürebilmek için hizmet etmeye çalışıyorlar.
"BU CEZALANDIRMANIN BEDELİNİ SANDIKTA ÖDEYECEKLER"
Tabii ki vatandaşla inatlaşma olmayacağını en iyi AKP iktidarı bilmelidir. Vatandaşa karşı yapılan bu cezalandırmanın bedelini sandık geldiğinde ödeyeceklerdir. Özellikle İzmir kamuoyunda AKP milletvekillerinin yapmış olduğu açıklamaları üzüntüyle takip ediyorum. Çünkü İzmir üzerinde yaratmak istedikleri kaos ortamı onlara hiçbir şey kazandırmayacaktır.
İzmir, 25 yıldır AKP karanlığına teslim olmamış bir şehirdir. Bu saatten sonra da teslim olmayacaktır. Ama AKP, İzmir’den aldıklarını İzmir’e verirse, İzmir’den kazandıklarını İzmir’e harcarsa, İzmir’in birçok sorunu çözülmüş olacaktır.
"CHP'NİN İZMİR'E YAPACAĞI CİDDİ YATIRIMLARIN YILI OLACAK"
Ben buradan tekrar tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Belediye başkanlarımızla koordinasyon içinde, bürokratlarımızla koordinasyon içinde İzmirliye en güzel hizmetleri yapmak için planlamalar yapılıyor. 2026 yılı, özellikle yerel yönetimler noktasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin İzmir’e yapacağı ciddi projelerin, ciddi yatırımların yılı olacaktır.
Bunun planlamaları yapılmaktadır. Yeter ki bizi rahat bıraksınlar. Projeler noktasında almamız gereken kredilere imzalarını atsınlar. İşte dün gördünüz; İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kredi notu aynı şekilde teyit edildi. Çünkü dünyada Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve belediyelerine karşı bir güven vardır.
En son İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ödemesi gereken yüklü bir kredi miktarını ödedi. Bu kadar tehdide ve baskıya rağmen dünya kredi kuruluşlarının, dünyadaki bankaların Cumhuriyet Halk Partili belediyelere güveni tamdır. Ama iktidarın imzalamadığı, onaylamadığı projeler nedeniyle bu ülkenin büyük bir bölümü cezalandırılmaktadır. Buna karşın da biz mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.
Ege'ye Bakış






