ÖMER FARUK ALTIN / EGE'YE BAKIŞ - İzmir'in gündeminde uzun yıllardır tepkilerle karşılanan çeşme projesine yönelik bir tepki de DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın'dan geldi.Akın, “Burası dünyanın çeşitli yerlerinden zenginler için üretilmiş bir rant alanı gibi gözüküyor” şeklinde konuştu. Çeşme’nin altyapı ve su sorunu çözülmeden böylesi büyük ölçekli bir projenin hayata geçirilmesinin kenti daha yaşanmaz hale getireceğini ifade eden Akın, İzmir’de yönetim anlayışında da ortak akıldan uzaklaşıldığını ifade etti.
"KANAL İSTANBUL'UN PARÇASI OLARAK YAPILAN BİR PROJE"Projenin Kanal İstanbul projesinin bir parçası olarak hayata geçirilmek istendiğini ifade eden Akın, rant alanlarının zenginlere peşkeş çekilerek bölgede sermaye birikimi yaratma çabası olduğunu dile getirdi.Akın şunları söyledi:“Çeşme projesi aslında yeni bir proje değil. Kanal İstanbul Projesi’nin parçası olarak yapılan bir proje. Dünyanın çeşitli kesimlerinden zenginler için üretilmiş ve bu rant alanlarını onlara peşkeş çekerek orada sermaye birikimi yaratma çabasının bir parçası gibi gözüküyor burası. Burası sadece zenginlere ve onların rantlarına itiraz ettiğimiz için değil; altyapı olarak Çeşme’yi talan etmek ve aynı zamanda daha yaşanmaz hale getirmek için uygulanan bir yöntem olduğu için bizim bunu kabul etmemiz mümkün değil. Önceden bu projede çok daha fazla detay vardı. Örneğin bu projede 20 tane golf alanı vardı. Şimdi 8’e indirmişler ama yine de kapasitesi çok büyük. İkincisi, Çeşme’nin altyapısı zaten yok. Doğru dürüst bir altyapı olmadan, su meselesi temel sorun olduğu halde, özellikle projeyi tanıtırken önce su demişler. Denizden çıkaracakları suyla sorunu çözmek istiyorlar ama bunun mantıksal olarak da pratik olarak da çok fazla karşılığı yok. İkincisi, orada inanılmaz su harcayacaklar. Orada günlük 36 bin ton su kullanacaklar. Bu korkunç bir şey aslında” ifadelerini kullandı."DOĞRUDAN BAKANLIĞIN SORUNU"İzmir Körfezi’nde yaşanan kirliliğe ve kötü kokuya ilişkin konuşan Akın, sorumluluğun Bakanlıkta olduğunu belirterek, “Belediyelerden bahsediyoruz. Belediyeler kendi işlerini yaptıramaz hale gelmiş durumda şu anda. Arkadaşları “beceriksiz, beceriksiz” diye sürekli eleştiriyoruz ama öbür taraftan şu gerçeği görelim: Şu anda Türkiye’de, İzmir’de Körfez meselesi sadece belediyenin sorunu değil. Doğrudan bakanlığın sorunu. Gediz’in sorununu çözmeden Körfez sorunu çözülemez ki mesela” dedi."İZMİR'DE BİR İÇ BARIŞ YOK"İzmir sorunları çözme noktasında bileşenlerin ortak bir masa etrafında buluşamadığını belirten Akın, “Biz geçmişte, iyi ya da kötü, İzmir’in bütün dinamikleriyle; bilim insanları, odalar, sendikalar vesairesiyle aslında gerçekten müzakere edebilir bir zemindeydik. Bu dönemin en büyük olumsuzluğu bence şu: İzmir’in ortak aklını oluşturabilecek bir ortak buluşma, söz kurma, araştırma ve çalışma zemini oluşturulamıyor. Bir iç barış yok. Şu an belediyede çalışan insanların neredeyse hiçbiri geleceğine dair olumlu bir bakış açısına sahip değil. İnsanlar imza atmaktan imtina ediyor. Yetki kullanmaktan imtina ediyor. Durumu idare ediyorlar. “Bu dönem bitsin de sonra duruma bakalım” diyorlar. Dolayısıyla burada zaten topyekûn bir çöküş halinin var olduğu bir yerde yönetim üretmek mümkün değil. Bu tek başına buradakilerin beceriksizliği ya da kolektif aklı kullanmamasıyla da ilgili değil. Merkezi yönetim de buradaki mevcut ilişkileri başarısız kılmak için her türlü yetkiyi elinden aldı. Örneğin istedikleri yerde istedikleri ruhsatı verip inşaat yaptırabiliyorlar” diye konuştu.
"CEMİL TUGAY'IN YÖNETİM ANLAYIŞIYLA ANLAŞMAMIZ BENCE MÜMKÜN DEĞİL"Başkan Tugay’ın yönetim anlayışına yönelik değerlendirmelerde bulunan Akın, “Ben sosyal demokrat, katılımcı, herkesi bu meselede ortak eden; onun inisiyatifiyle, onun kararıyla meseleyi yöneten bir anlayış biçiminin olmadığı bir yerde başarı olacağını düşünmüyorum. Cemil Bey’de böyle bir tartışma, böyle bir kolektif akıl ve böyle bir tartışmanın ürettiği bir yönetim anlayışının olmadığını düşünüyorum. Kendine göre bir bakış açısı var, kendine göre bir yönetim anlayışı var. Öyle bakabilir ama pratiğimiz, öyle bir bakış açısının İzmir gibi bir yerde başarılı olmasının mümkün olmadığını gösteriyor bana. Az bir yer değil burası, 4 milyona yakın nüfusu oldu şu aşamada. Bir kişinin inisiyatifiyle yönetilmesi gereken bir yer olmadığını düşündüğüm için de yönetim anlayışıyla anlaşmamız bence mümkün değil” ifadeleriyle konuşmasını noktaladı.Ege'ye Bakış
"KANAL İSTANBUL'UN PARÇASI OLARAK YAPILAN BİR PROJE"Projenin Kanal İstanbul projesinin bir parçası olarak hayata geçirilmek istendiğini ifade eden Akın, rant alanlarının zenginlere peşkeş çekilerek bölgede sermaye birikimi yaratma çabası olduğunu dile getirdi.Akın şunları söyledi:“Çeşme projesi aslında yeni bir proje değil. Kanal İstanbul Projesi’nin parçası olarak yapılan bir proje. Dünyanın çeşitli kesimlerinden zenginler için üretilmiş ve bu rant alanlarını onlara peşkeş çekerek orada sermaye birikimi yaratma çabasının bir parçası gibi gözüküyor burası. Burası sadece zenginlere ve onların rantlarına itiraz ettiğimiz için değil; altyapı olarak Çeşme’yi talan etmek ve aynı zamanda daha yaşanmaz hale getirmek için uygulanan bir yöntem olduğu için bizim bunu kabul etmemiz mümkün değil. Önceden bu projede çok daha fazla detay vardı. Örneğin bu projede 20 tane golf alanı vardı. Şimdi 8’e indirmişler ama yine de kapasitesi çok büyük. İkincisi, Çeşme’nin altyapısı zaten yok. Doğru dürüst bir altyapı olmadan, su meselesi temel sorun olduğu halde, özellikle projeyi tanıtırken önce su demişler. Denizden çıkaracakları suyla sorunu çözmek istiyorlar ama bunun mantıksal olarak da pratik olarak da çok fazla karşılığı yok. İkincisi, orada inanılmaz su harcayacaklar. Orada günlük 36 bin ton su kullanacaklar. Bu korkunç bir şey aslında” ifadelerini kullandı."DOĞRUDAN BAKANLIĞIN SORUNU"İzmir Körfezi’nde yaşanan kirliliğe ve kötü kokuya ilişkin konuşan Akın, sorumluluğun Bakanlıkta olduğunu belirterek, “Belediyelerden bahsediyoruz. Belediyeler kendi işlerini yaptıramaz hale gelmiş durumda şu anda. Arkadaşları “beceriksiz, beceriksiz” diye sürekli eleştiriyoruz ama öbür taraftan şu gerçeği görelim: Şu anda Türkiye’de, İzmir’de Körfez meselesi sadece belediyenin sorunu değil. Doğrudan bakanlığın sorunu. Gediz’in sorununu çözmeden Körfez sorunu çözülemez ki mesela” dedi."İZMİR'DE BİR İÇ BARIŞ YOK"İzmir sorunları çözme noktasında bileşenlerin ortak bir masa etrafında buluşamadığını belirten Akın, “Biz geçmişte, iyi ya da kötü, İzmir’in bütün dinamikleriyle; bilim insanları, odalar, sendikalar vesairesiyle aslında gerçekten müzakere edebilir bir zemindeydik. Bu dönemin en büyük olumsuzluğu bence şu: İzmir’in ortak aklını oluşturabilecek bir ortak buluşma, söz kurma, araştırma ve çalışma zemini oluşturulamıyor. Bir iç barış yok. Şu an belediyede çalışan insanların neredeyse hiçbiri geleceğine dair olumlu bir bakış açısına sahip değil. İnsanlar imza atmaktan imtina ediyor. Yetki kullanmaktan imtina ediyor. Durumu idare ediyorlar. “Bu dönem bitsin de sonra duruma bakalım” diyorlar. Dolayısıyla burada zaten topyekûn bir çöküş halinin var olduğu bir yerde yönetim üretmek mümkün değil. Bu tek başına buradakilerin beceriksizliği ya da kolektif aklı kullanmamasıyla da ilgili değil. Merkezi yönetim de buradaki mevcut ilişkileri başarısız kılmak için her türlü yetkiyi elinden aldı. Örneğin istedikleri yerde istedikleri ruhsatı verip inşaat yaptırabiliyorlar” diye konuştu.
"CEMİL TUGAY'IN YÖNETİM ANLAYIŞIYLA ANLAŞMAMIZ BENCE MÜMKÜN DEĞİL"Başkan Tugay’ın yönetim anlayışına yönelik değerlendirmelerde bulunan Akın, “Ben sosyal demokrat, katılımcı, herkesi bu meselede ortak eden; onun inisiyatifiyle, onun kararıyla meseleyi yöneten bir anlayış biçiminin olmadığı bir yerde başarı olacağını düşünmüyorum. Cemil Bey’de böyle bir tartışma, böyle bir kolektif akıl ve böyle bir tartışmanın ürettiği bir yönetim anlayışının olmadığını düşünüyorum. Kendine göre bir bakış açısı var, kendine göre bir yönetim anlayışı var. Öyle bakabilir ama pratiğimiz, öyle bir bakış açısının İzmir gibi bir yerde başarılı olmasının mümkün olmadığını gösteriyor bana. Az bir yer değil burası, 4 milyona yakın nüfusu oldu şu aşamada. Bir kişinin inisiyatifiyle yönetilmesi gereken bir yer olmadığını düşündüğüm için de yönetim anlayışıyla anlaşmamız bence mümkün değil” ifadeleriyle konuşmasını noktaladı.Ege'ye Bakış 








