
"HALKINDAN KOPMUŞ BİR İKTİDAR ANLAYIŞIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ"
Çağatay Güç konuşmasının başında yıl 19 Mart'ta Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasına yönelik tepki göstererek, "Dün İstanbul’da Saraçhane’deydik. Tüm İzmir il ve ilçe örgütlerimizle birlikte, birinci yılını dolduran 19 Mart darbesinin yanlışlığını haykırmak için Saraçhane’ye gittik. Ülkemiz dün tarihi günlerden birini yaşadı. Dimdik duran bir milletin, güçlü bir partinin ve cumhurbaşkanı adayımızın sesini hep birlikte tüm dünyaya duyurduk.
Ancak üzülerek ifade etmek isterim ki; iktidar, hukuk dışı, akıl ve mantıktan uzak, keyfi uygulamalarla Türkiye’nin geleceğini inşa edecek kadroları hiçbir somut gerekçe olmadan, sadece kendilerine rakip olabilecekleri için hapse atarak ülkemizi dünyanın gündemine bu şekilde taşıması gerçekten üzücüdür. Bu durum, ülkemizin saygınlığı ve itibarı açısından da son derece olumsuzdur.
Ama görüyoruz ki mevcut iktidarın, ülkenin imajı, itibarı ve saygınlığı gibi bir kaygısı kalmamıştır. Tek dertleri, kendi iktidarlarını zorla sürdürmektir. Amaca ulaşmak için her yolu mübah gören; akıldan, bilimden, hukuktan ve adaletten uzaklaşmış, halkından kopmuş bir iktidar anlayışıyla karşı karşıyayız" şeklinde konuştu.
"BU İKTİDARI SANDIKTA DEĞİŞTİRECEĞİZ"
Konuşmasına sandık çağrısında bulunarak devam eden Güç, "Ülkemiz, hiç olmadığı kadar ağır bir baskı ve adaletsizlik içerisindedir. Halkımız gerçekten çok zor durumdadır. Genciyle, yaşlısıyla, emeklisiyle, memuruyla, işçisiyle herkes bu kötü yönetimin sonuçlarını derinden yaşamaktadır.
Biz bu zulme hep birlikte karşı duracağız. Geldikleri gibi göndereceğiz. Göndermek zorundayız. Halkımızın bizden istediği bu. Seçimin bir an önce gelmesi için halkımızla birlikte mücadele edecek ve bu iktidarı sandıkta değiştireceğiz.
Evet, bugün aynı zamanda özel bir gün. Ramazan ayını geride bıraktık ve bayrama ulaştık. Tüm halkımızın Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Daha mutlu, daha huzurlu ve daha güzel bayramlarda buluşmayı diliyorum" diye konuştu.
"İKTİDAR HALKIN YAŞADIĞI ZORLUKLARI GÖRMEK İSTEMİYOR"
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ve ilçe belediyelerin Ramazan boyunca verdiği iftar yemekleri üzerinden iktidara ekonomik kriz eleştirisi yapan Güç, "Ancak bu bayramı da ne yazık ki ceberut bir iktidar anlayışının yarattığı ekonomik zorluklar altında karşılıyoruz. Biz, Ramazan ayı boyunca belediyelerimizle birlikte halkımızın yanında olmaya devam ettik. İzmir Büyükşehir Belediyemiz ve ilçe belediyelerimiz, iftar sofralarında halkımızı yalnız bırakmadı.
İzmir’in dört bir yanında kurulan iftar sofralarıyla vatandaşlarımızın yanında olduk. Rakamlar çok çarpıcı: İzmir Büyükşehir Belediyemiz 1 milyon 100 binin üzerinde, ilçe belediyelerimiz ise 500 binin üzerinde vatandaşımıza iftarlarda sıcak yemek ulaştırdı. Yani toplamda 1 milyon 600 binden fazla vatandaşımıza Ramazan ayında yemek ulaştırdık.
Bu hizmetin, özellikle ailelerimiz ve annelerimiz için ne kadar önemli olduğunu bizzat sahada gördük. Çocuklarının karnını doyurabilmek için iftar programlarımıza gelen ailelerimizin durumunu hepimiz biliyoruz. Ama bu tablo normal değildir. Bu durum kabul edilemez.
Halkımızın bu noktaya gelmesinin sorumlusu iktidardır. Ancak iktidar, halkın yaşadığı zorlukları görmek istemiyor. Pazardaki sıkıntıyı da görmüyor, mutfaktaki yangını da duymuyor. Bunun yerine sürekli dikkatleri CHP’li belediyelere çekmeye çalışıyorlar. Sosyal medyada laf yetiştirme derdine düşmüş durumdalar
Üstelik bunu yaparken toplumumuzun örf ve adetleriyle, ahlaki değerleriyle bağdaşmayan bir üslup kullanıyorlar. Oysa siyasetçi, kullandığı dile dikkat eder. Sözlerinin herkes tarafından duyulacağını bilerek konuşur" dedi.
"AMAÇLARI BELEDİYELERİMİZİN HALKLA KURDUĞU BAĞI ZAYIFLATMAK"
Son aylarda Vakıflar Genel Müdürlüğü ve çeşitli kurumlar aracılığıyla İzmir'de yapılan özelleştirmelere yönelik eleştirilerde bulunan Çağatay Güç şu ifadeleri kullandı:
"İktidar temsilcilerinin bu konuyu da umursamadıkları ortadadır ve halkımızın gözünde de bu nedenle itibar kaybetmişlerdir. Çünkü bu millet; saygısızlığı da, nezaketsizliği de, ahlaksız dili de kabul etmez.
Ayrıca belediyelerimizin hizmet verdiği alanlara müdahale ederek halkımıza sunulan hizmetleri engellemeye çalışıyorlar. Amaçları sadece gelir elde etmek değil; belediyelerimizin halkla kurduğu bağı zayıflatmak. Gasilhanelerimizde verilen hizmetleri aksatmak istiyorlar. Meslek fabrikalarımızda verilen eğitimleri engellemek istiyorlar.
Bununla da kalmıyorlar. Cumhuriyetin kazanımları olan köprüleri, otoyolları ve kamu varlıklarını özelleştirme adı altında satışa çıkarıyorlar. İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyollarının satışına karar alıyorlar. Peki, kime sordunuz? Halk bunu istiyor mu? Hayır. Ama her zamanki gibi “ben yaptım oldu” anlayışıyla hareket ediyorlar.
"VİCDANINI YİTİRMİŞ VE SAMİMİYETİNİ KAYBETMİŞ BİR İKTİDARLA KARŞI KARŞIYAYIZ"
Bunları yaparken de saldırgan bir dille başarısızlıklarını örtmeye çalışıyorlar. Gerçekler ortaya çıktıkça, halkın vicdanı konuşmaya başladıkça iktidar temsilcilerinin nasıl savrulduğunu biz de halkımız da çok net görüyoruz.
Ramazan ayında dahi bu kadar hoyrat bir dil kullananların aslında neyi kaybettiği ortadadır. Halkla bağını koparmış, vicdanını yitirmiş ve samimiyetini kaybetmiş bir siyasal iktidarla karşı karşıyayız."
Çağatay Güç’ün ardından söz alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Meslek Fabrikası’nın tahliyesinin tebliğ edilmesiyle ilgili konuştu. Tugay, İzmir’in ve İzmirlinin hakkına sahip çıkacaklarını belirtti.
"ORAYI BOŞALTMAYACAĞIMIZI SİZİN HUZURUNUZDA DUYURUYORUM"Tugay konuşmasında şu ifadelere yer verdi:"CHP bu dönemde her zamankinden daha fazla haksızlığa ve baskılara maruz kalıyor. Bunların gideceği hiçbir yer yok; halkın egemenliği esastır. İnsanlarımızın özgür iradeleriyle vereceği siyasi kararlar engellenmeye çalışıldığı zaman, bunun varacağı yer hüsrandır. Bunlar her saat, her dakika yaşadığımız ve bizi üzen konular.Bugün çok taze bir olayı sosyal medyada da paylaştım: Meslek Fabrikası'nın 1926 yılından bu yana her türlü hakkı Atatürk tarafından belediyeye tahsis edilmiş olmasına ve vakıfların bütün hakkının ödenmiş olmasına rağmen; bugün yüzde yüz hukuksuz ve temelsiz, sadece kanunun bir maddesine dayanarak Meslek Fabrikası'nın tahliye kararı tebliğ edildi. Orayı boşaltmayacağımızı sizin huzurunuzda duyuruyorum!Kimse CHP örgütünü küçümsemesin. İzmir, İzmirlilerindir; önüne gelenin çökeceği bir mal değildir. Bizler İzmir’e ve İzmir’in değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz."Ege'ye Bakış 







