ÖMER FARUK ALTIN/EGE’YE BAKIŞ - İzmir’de Meslek Fabrikası’na Vakıflar Genel Müdürlüğü Tarafından el konulmasının ardından başlayan nöbet dokuzuncu gününde de devam ediyor.“PEŞKEŞ ÇEKİLMESİNE DİRENİYORUZ”CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan alanda yaptığı açıklamada, “Mücadele olmayan siyaset olmaz. Karşıtlık üzerine siyaseti doğru bulan biri değilim. Uzlaşmadan yana olunmalı; İzmir’de iktidar uzlaşıdan yana değil. İzmir’i cezalandırma ya da “İzBB başarılı olsun, CHP başarılı olsun” diye bakmıyorlar. İzmir Körfezi gibi büyük bir projede yüz yılın atığı var; nüfus arttıkça bu da artmış. Hep devletle yerel yönetimin beraber yaptığı işler. Burada İzBB’nin kısıtlı imkânlarla kalmasını, problemin çözülmemesini istiyorlar. Burası kamuya ait. Yarın seçimle onlar kazanırsa onlar yönetir. Bugüne kadar ellerindeki kamu mallarını TÜGVA’ya, Ensar Vakfı’na verdiler. Yüz yıldır bize ait bir yer. Olmayan bir vakıf üzerinden buraya el koyup “başka bir şey yapacağım, şu kadar da kira getiriyor” demesini devlet aklıyla bağdaştıramıyorum. Burada düşman hukuku uygulanıyor. “Yargı eliyle çökeriz” demek bu. Burada yapılan iş meşru değildir. Biz kamu mallarının birilerine peşkeş çekilmesine de direniyoruz” dedi.“KİMSEN NEYİ KORUYORSUN?”Havagazı Fabrikası’nda AKO’nun olsaydı bir alışveriş merkezi olabilirdi. Burada da arkada gökdelen varmış, milyon dolarlık rant var. Bunu kamu gücüyle, barikat kurmuşsun… Kimden neyi koruyorsun? Hem İzBB Başkanının hem İzmir İl Başkanının öncülüğünde yürütülen mücadeleye destek vermek görevimiz. CHP bir bütün olarak hem Meclis’te hem sokakta hem cezaevlerinde mücadeleyi sürdürüyor.“ADIGÜZEL VAKFI’NA VERİLMESİNİ DE DOĞRU BULMADIM”Geçtiğimiz yıllarda Meslek Fabrikası’nın Adıgüzel Vakfı’na devredileceği söylentilerine ilişkin doğru olmadığını dile getiren Bakan şu ifadeleri kullandı:“Yani ben Adıgüzel Vakfı’na verilmesini de doğru bulmam, bulmadım. O zaman da doğru değildi bence; bu benim şahsi düşüncem. Ama çelişki şurada: Şimdi olmayan bir vakfın adına buraya el koyuyorsun. Vakıflar aracılığıyla… Vakıf kamu demektir. Bir vakıf kurduğunuzda o vakıf malları kamu malı sayılır. Vakıflar Kanunu’nda da yazar bu. Örneğin FETÖ’cülerin kurduğu vakıfların tamamı devlete döndü; o vakıf üniversiteleri şu an devlet üniversitesi oldu. Kanun teklifini ben verdim. Adıgüzel Vakfı bir vakıf; sen olmayan bir vakıf üzerinden burayı Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne tescil ediyorsun. Ama siz “Adıgüzel Vakfı’na verecektiniz” dediğinizde, devletin bir vakfı da kamu; yani doğru muydu? Bana göre doğru değildi, belediyenin elinde kalması gerekirdi. Ama bundan bir eleştiri yürütmezsin; çünkü sen o eleştirinin bin kat kötüsünü yapıyorsun. Olmayan bir vakıf adına buraya el koyuyorsun. Senin söylediğin vakıf şu an yok; o vakfı kuranlar yok. Neticede Adıgüzel Vakfı burada bir hizmet üretecekti; o da kamu adına üretilecek bir hizmetti. Yani vakıf demek kamu demektir, böyle bakmak lazım. Bu bilgi eksikliği, cehalet“İZMİR’DE OLMAYAN BİR VAKFA VERİLMESİ BANA GÖRE HATALI”Doğru mu? İzmir’de olmayan bir vakfa verilmesi bana göre hatalı bir karar. Ama şöyle bir şey yok: Biz Cumhuriyet Halk Partililer ne yapıyorsa yüzde yüz doğru yapar ya da hepimiz aynı fikirde oluruz diye bir şey yok. Ben Tunç Başkan döneminde de eleştirdiğim hususlar vardı, Aziz Başkan döneminde de eleştirdim. Mesela Aziz Bey Kültürpark’a bir kültür merkezi yapılması gerektiğini söyledi; ben buna karşı çıktım, doğru değil dedim. Yani birbirimizden farklı düşündük. Aslında ikimiz de kamu yararını düşünüyorduk ama aynı şeyi düşünmek zorunda değiliz. Tunç Başkan burayı Adıgüzel Vakfı’na vereceği zaman da kendisine bunun doğru olmadığını söyledim. Aynı düşünmüyoruz. Buca Cezaevi ile ilgili de Cemil Bey’le aynı düşünmüyorum; o da benden farklı düşünebilir. Bu demokrasidir. CHP’de insanlar birbirinden farklı düşünebilir ama ortak bir çizgimiz var: kamu anlayışı. Biz kamudan yanayız, kamu hizmetlerinin devamlılığından yanayız. Hepimiz ülkemiz için en iyisini isteriz. AKP’nin bakışı bu değil.“MALA ÇÖKÜP BİZE GEÇTİ DİYEMEZSİN”“Adıgüzel Vakfı’na verecektiniz de şimdi bize verildi” diye bir şey yok. “Siz-biz” ayrımı yok. Belediye de bu ülkenin belediyesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü de bu ülkenin kurumu. Sen belediyedeki mala çöküp “bize geçti” diyemezsin. Çünkü belediyedeyken de kamu hizmeti veriliyor. Meslek Fabrikası’nda eğitim görenlerin siyasi aidiyetlerine baktık mı? AK Partilisi var, CHP’lisi var, MHP’lisi var, DEM Partilisi var. Bu ülkenin yurttaşı olması yeterli. Dolayısıyla kamu hizmeti veren bir yer; kamu hizmeti vermeye devam etmeli. Bu tam anlamıyla çökmedir. AKP İzmir’de kamu gücünü kullanarak ya da kullanmayarak, proje yaparak ya da yapmayarak, gerektiğinde cezalandırarak, gerektiğinde “ben size şunu yaptım” diyerek İzmir’i oyalayamaz. İzmir seçmeni; batıyla iletişim kanalları açık, eğitim düzeyi yüksek, siyasal bilinci yüksek bir seçmendir. AKP’nin sekreterinin kullandığı dili, üslubu görüyor ve ona göre karar veriyor. Siyasette kaliteyi düşürmemek, devlet aklıyla hareket etmek lazım. Bunu beceremiyorlar.“AKP AÇISINDAN NEGATİF BİR ETKİ YARATTIĞINI DÜŞÜNÜYORUM”El koyma işleminin İzmirli seçmende AKP için negatif bir etki yarattığını dile getiren Bakan şunları söyledi:İzmirlinin burada olan bitenden haberdar olduğunu düşünüyorum. Elimde bir kamuoyu araştırması yok ama gözlemim bu yönde. Meslek Fabrikası’na yapılan müdahalenin, tabiri caizse “çökülmesinin”, AKP açısından negatif bir etki yarattığını düşünüyorum
Siyaset
Yayınlanma: 14 Nisan 2026 - 13:46
CHP'li Bakan'dan 'Meslek Fabrikası'nda 'düşman hukuku' çıkışı!
CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, Meslek Fabrikası önünde basın açıklaması yaptı.
Siyaset
14 Nisan 2026 - 13:46
İlginizi Çekebilir







