ÖMER FARUK ALTIN/EGE’YE BAKIŞ - 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanlığı tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda tören düzenlendi.Törene; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP İl ve İlçe başkanlığı, İlçe Belediye başkanları ve partililer katılım gösterdi.Düzenlenen törende; CHP İl Başkanı Çağatay Güç, İl Gençlik Kolları Başkanı Ruhsar Selis ve İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kara, Cumhuriyet Meydanı’nda yer alan Atatürk anıtına çelenk bıraktı.Çelenk bırakılmasının ardından konuşma yapmak için kürsüye çıkan İl Başkanı Çağatay Güç, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarında hayatlarını kaybeden öğrenci ve öğretmenleri andı.“BAŞIMIZ DİK AMA YÜREĞİMİZDE BÜYÜK BİR ACIYLA BURADAYIZ”Devletin olayın üzerine gitmesi gerektiği konusunda uyarıda bulunan Güç şu ifadeleri kullandı:“Bugün burada bir iradeyi, bir mücadeleyi, bir tarihi hatırlamak için toplandık! 23 Nisan… Bir milletin “ben varım” dediği gündür! 23 Nisan… Boyun eğmeyenlerin, teslim olmayanların tarihidir! 23 Nisan… Egemenliğin saraylardan alınıp millete verildiği gündür! Ve bu büyük günü, Mustafa Kemal Atatürk
dünyada eşi benzeri olmayan bir kararla çocuklara armağan etmiştir! Çünkü o şunu çok iyi biliyordu: Bir ülkenin gerçek gücü tankı, topu değildir… Bir ülkenin gerçek gücü çocuklarının hayalleridir!Bugün buradayız… Evet, başımız dik… Ama yüreğimizde büyük bir acıyla buradayız! Kahramanmaraş’ta yaşanan o saldırıda kaybettiğimiz evlatlarımız… Bir öğretmenimiz… Daha hayatlarının başında, hayallerinin en güzel yerinde bizden koparıldılar! Çocukların güven içinde olması gereken bir ülkede, çocuklar hayatını kaybediyorsa… Orada herkes sorumludur.
“ÜSTÜNÜ ÖRTMEDEN ÇÖZMEK DEVLETİN SORUMLULUĞUDUR”Bu olayın üstünü örtmeye çalışmadan, bahaneler üretmeden çözmek devletimizin sorumluluğundadır. Dünyada eşi benzeri olmayan bir bayramın, sabahındakalbimizde derin bir acıyla uyanıyorsak… Bu kader değildir! Bu kabul edilebilir bir durumda değildir! Biz bu acıyı unutmayacağız! Biz bu acının üstünü örttürmeyeceğiz! Biz bu ülkenin çocuklarını karanlığa teslim etmeyeceğiz!Bugün sizin bayramınız… Bugün sizin gününüz… Evet, belki bugün biraz buruk…
Ama siz gülümseyeceksiniz! Kaybettiğimiz arkadaşlarınız için de gülümseyeceksiniz. Onların yarım kalan hayalleri için de koşacaksınız… Onların umutlarını da siz büyüteceksiniz! Ve biz… Biz size söz veriyoruz!
Öyle bir ülke kuracağız ki; Hiçbir çocuk korkuyla büyümeyecek! Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek! Hiçbir çocuk geleceğinden endişe etmeyecek! Öyle bir ülke kuracağız ki; Siz konuşacaksınız, biz dinleyeceğiz! Siz hayal kuracaksınız, biz gerçekleştireceğiz! Çünkü biz biliyoruz… Bu ülkenin gerçek sahibi sizsiniz! Bu ülkenin yarını sizsiniz!“BU BAYRAMI ELİMİZDEN ALMAYA ÇALIŞANLARA İZİN VERMEYECEĞİZ”Birinci Meclis açıldığında bu milletin elinde ne vardı? Yokluk vardı! Yoksulluk vardı! İmkânsızlık vardı! Ama ruhunda ne vardı biliyor musunuz? İnanç vardı! Cesaret vardı! Millet iradesine sarsılmaz bir bağlılık vardı! Ve o irade “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!” dedi! İşte biz bugün o sözün arkasındayız! İşte biz bugün o iradenin nöbetindeyiz! Bizler… Bu ülkenin geleceğini karanlığa teslim etmeyeceğiz! Bu bayramı elimizden almaya çalışanlara izin vermeyeceğiz! Bu çocukların umutlarını söndürmelerine asla müsaade etmeyeceğiz!”“NEDEN ORTAK BİR TÖREN YAPAMIYORUZ”Güç’ün ardından konuşma yapan Başkan Tugay ise şu ifadeleri kullandı:Mutlu bir gündeyiz, bayramımızı kutluyoruz. Cumhuriyetin kuruluş yolunda en önemli adımlardan birisi olan ulusal egemenliği vazgeçilmez bir seçenek olarak gören bugünü coşkuyla kutluyoruz. Bugün aynı zamanda Cumhuriyet’in ve partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu günü çocuklara armağan etti; bir taraftan çocukları çok sevdiği için, bir taraftan da halka mesaj vermek için...
Demokrasi ve hukuk devletinden doğan, ödün vermeyeceğimiz çok önemli bir sistem devletimizde mevcut. Demokrasinin ekmek, su kadar vazgeçilmez olduğunu çok iyi biliyoruz. İnsanların yönetimde söz hakkının olmadığı, birinin sürekli yaptığı yanlışları dayattığı günlerden 'karanlık günler' olarak bahsediyoruz. Ülke, her şeyden daha önemlisi, cehalet ve sefalet içerisindeydi. Bazıları o gün de bu ülkenin demokrasisinden rahatsız oldular; bugün de bu ülkenin demokrasisinden rahatsız olan bir anlayış çevremizde dolaşıp duruyor ve her fırsatta hepimizin hayatına müdahale ediyor.Biz neden bütün siyasi partiler olarak ortak bir tören yapamıyoruz? Bütün partilerin ayrı bir tören yapmasını normalleştiriyorlar. Neden partiyi sivil toplumdan koparıyorsunuz? Biz bayram kutluyoruz! 30 Ağustos gelecek, o gün de aynı şeyi yapacaklar ve diyorlar ki: 'Alıştı bunlar, bu değişmez.' Biz alışmadık! Siz alıştığımızı zannediyorsunuz; herkesin buna itirazı var. Bir milletin bu kadar değerli bayramını elinden alamazsınız. Olur olmadık uygulamalarla insanların hayatını karartamazsınız, buna hakkınız yok! Bu ülke babanızın çiftliği değil. Bu halkın iradesi, sizi o çok güvendiğiniz makamlardan mutlaka indirecek.“BİZ BU MİLLETİN HER BİR FERDİNİN ARKASINDA DURAN BİR ÖRGÜTÜZ”Biz bu ülkenin Cumhuriyet’inin, demokrasisinin, hukuk devletinin ve çağdaşlaşmasının tarafındayız. CHP her zaman böyle oldu; o yüzden onurla 'Biz CHP üyesiyiz,' diyoruz ve demeye devam edeceğiz. Bugün bayram yerinde rastlaştığım pek çok insan 'Yalnız değilsiniz,' diyorlar. Bunu sadece bana değil, tüm CHP’ye söylüyorlar. Biz bu milletin her bir ferdinin arkasında duran bir örgütüz ve bu ülkede yaptığınız her kötülüğün mutlaka sonunu getireceğiz.Bir ülkenin gelişmişliği tanklarında mıdır, yoksa gençlerinin geleceğinde midir? Bu ülkenin her bir çocuğu bizim çocuğumuzdur; onların mutluluğu bizim bayramımızdır. Ama siz çocuklara bir korku ülkesi yarattınız. Bu çeteler, mafyalar ne zaman, nereden çıktılar? Ne zaman çocuklar, gençler şiddete başvurmak zorunda kaldı?“EN ÇOK İHTİYACIMIZ OLAN ŞEY UMUT!”Bizim en çok ihtiyacımız olan şey umut! CHP’nin birinci görevi, o umudu bu millete hissettirmektir. Bir olacağız, birlik olacağız. Bazıları korktuğumuzu zannedecek ama hiçbir zaman korkmadık, korkmuyoruz! Sizin zulmünüzden korkmuyoruz. Ne yaparsanız yapın, millet kazanacak. Kötülük normal görülmeyecek; biz her zaman karşısına doğruyu koyacağız. Yüreğimizdeki inançla yapacağız bunu.
“CHP ÖRGÜTÜNE ÇAĞRIMDIR”CHP örgütüne çağrımdır: Bize açtıkları hatlarda mücadele etmekten vazgeçelim. 'Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır; o satıh bütün İzmir’dir!' Öyle yürüyelim ki o yolları, korksunlar bizden! Her yer İzmir, Cumhuriyet ve adalet olsun!Biz söz veriyoruz: Biz bu ülkeyi her türlü yanlıştan, kötülükten, adaletsizlikten ve zulümden kurtaracağız!"Yapılan açıklamalarından ardından İl Başkanlığı öncülüğünde bir araya gelen partililer, Konak’ta bulunan İl Milli Eğitim Binası’na yaşanan Kahramanmaraş ve Şanlıurfa saldırılarını protesto etmek için sessiz yürüyüş düzenledi.İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde de açıklamlarda bulunan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e istifa çağrısında bulundu.Ardından 81 ilde CHP’nin eş zamanlı olarak Milli Eğitim önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasını İl Eğitim Sekreteri Gülden Aslı Değirmenci okudu.Bildiride şu ifadelere yer verildi:23 Nisan 1920, egemenliğimizin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği gündür! Milli
iradenin temsil edildiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yılındayız. Cumhuriyetimizin ve partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık savaşını yönettiği Gazi Meclisimiz, Cumhuriyetimiz gibi sonsuza kadar yaşayacaktır. Bugün, sadece bir bayramı kutlamıyor; tam bağımsızlık inancımızı ve halkın kendi kaderini tayin
etme iradesini selamlıyoruz.Ancak ne yazık ki, 23 Nisan 2026 Türkiye’sinde "Milli Egemenlik" kavramı, iktidarın eliyle ağır
bir vesayet altına alınmış durumdadır.
Seçilmiş İradeye Yapılan Müdahale, Halkın Kararına Saldırıdır Cumhurbaşkanı Adayımızın, halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarımızın, yol arkadaşlarımızın siyasi yargı operasyonlarıyla gözaltına alınmaları, hapsedilmeleri ve görevden uzaklaştırılmaları, seçmen iradesini ve Cumhuriyetimizin temel taşı olan "ulusal egemenlik" ilkesini
hedef alan bir darbedir. Demokrasi, sadece sandık konulması değil; aynı zamanda sandıktan çıkan iradenin korunması ve bu iradeye saygı duyulması anlamına gelir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, halkın tercihine saygı duyulmayan bu düzeni mutlaka değiştireceğiz.Cumhuriyetimizin kurucusu ve kurtarıcımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu özel günü, 23 Nisan’ı çocuklarımıza armağan ederken, yalnızca bir bayram vermedi; bu ülkenin geleceğini, umudunu ve yarınlarını çocuklara emanet etti.Ve o gün çocuklara şu sözü verdi: Güvende olacaksınız. Eşit olacaksınız. Özgür olacaksınız. Bugün ise, çocuklarımız eşit değil; özgür değil ve en önemlisi ne evde ne sokakta ne de okulda güvende. Sadece 1 yılda 1.538 çocuğumuzu dışsal yaralanma ve zehirlenme nedeniyle kaybettik.2025 yılında en az 94, son 10 yılda 836 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti. Maalesef okullarımız da benzer bir durumda!Sadece geçtiğimiz hafta, bir gün arayla iki okulumuza saldırı düzenlendi.▪ 14 Nisan’da Şanlıurfa’da okula düzenlenen saldırıda 16 kişi yaralandı.
▪ Kahramanmaraş’ta 15 Nisan’da yaşanan saldırıda 1 öğretmenimiz ve 9 öğrencimiz hayatını kaybetti, 13 çocuğumuz yaralandı.
▪ 18 Nisan’da, Diyarbakır’da bir cumartesi günü okul bahçesinde bulunan iki çocuğumuz paratoner olmaması nedeniyle hayatını kaybetti; biri ağır yaralandı.
Hayatını kaybeden öğretmenimize, öğrencilerimize ve tüm yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet; yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ailelerinin, yakınlarının ve eğitim camiamızın başı sağ olsun. Eylül 2023’ten, bugüne kadar okullarda 47 şiddet ve saldırı olayı gerçekleşti. Bu sürede; 6 öğretmenimiz, 14 öğrencimiz, 2 okul çalışanımız ve 1 velimiz olmak üzere toplam 23 kişi okul güvenliği ve teknik eleman eksikliği nedeniyle yaşamını yitirirken; çocuk sömürü aracı haline gelen MESEM’lerde 18 çocuğumuz hayatını kaybetti. Buna göre: Yusuf Tekin’in Bakanlığı döneminde okullarda ve MESEM’lerde toplam 41 kişi hayatını
kaybetti. Okullarımızda çocuklar maalesef güvende değil. Tüm uyarılarımıza, yasa, araştırma ve bütçe tekliflerimize, basın açıklamaları ve politika önerilerimize kulaklarını tıkayan, Meclis’te düzenli olarak reddeden iktidar yaşanan bu acı kayıpların temel sorumlusudur.
Bu yaşananlar münferit olaylar değil. Bu yaşananlar, yıllardır süren ihmalin ve yanlış politikaların sonucudur. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı, çocuklarımızın sağlıklı, mutlu ve güvende yaşayacağı bir ülke hayaliyle karşılıyoruz. 23 Nisan’da 23 madde ile Çocuklar İçin Sağlıklı, Mutlu, Güvenli ve Özgür Gelecek Manifesto ‘muzu açıklıyoruz:
1. Devletin eğitim sorumluluğu hiçbir şekilde dernek, vakıf, cemaat, tarikat, STK, siyasi yapı veya benzeri üçüncü taraflara devredilmeyecek; eğitimi laik, bilimsel, çağdaş esaslara göre yürüteceğiz.
2. Hiçbir okulumuza silah girmeyecek; okullarımıza kadrolu 65 bin uzman ve deneyimli, çocuk pedagojisi eğitimleri ile güçlendirilmiş güvenlik görevlisi atayacağız.
3. Hiçbir çocuk sağlık hizmetinden mahrum kalmayacak; okullarımıza kadrolu 75 bin okul sağlığı hemşiresi atayacağız.
4. Hiçbir çocuk okulda aç kalmayacak, tuvaletlerden su içmeyecek; tüm kademelerde temiz içme suyu ve bir öğün okul yemeğini ücretsiz vereceğiz.
5. Risk altındaki çocuklar görmezden gelinmeyecek; yoksulluk, ihmal, şiddet ve suça sürüklenme gibi durumlara karşı erken müdahale eden, okul-aile-toplum iş birliğine dayalı güçlü bir okul sosyal hizmet programı hayata geçireceğiz.
6. Akran zorbalığı, bağımlılık ve şiddetle mücadele günübirlik yaklaşımlara bırakılmayacak; bilimsel temelli, sürekli ve izlenebilir önleyici programları tüm okullarda uygulayacağız.
7. Şiddeti besleyen toplumsal iklim görmezden gelinmeyecek; şiddete özendiren televizyon dizileri ve medya içerikleri, cezasızlık algısı ve bireysel silahlanmaya karşı kapsamlı bir sosyal politika ve sosyal hizmet eylem planını hayata geçireceğiz.
8. Okullarımıza yeterli sayıda rehber öğretmen atayacak, öğrencilerin duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimini izleyen güçlü bir psikososyal destek sistemi kuracağız. Rehberlik Araştırma Merkezleri’ni ruh sağlığı meslek elemanları ile güçlendireceğiz.
9. Okul yöneticileri ve öğretmenlerin mesleki saygınlığını yeniden tesis edecek; yetki ve sorumluluklarını güçlendirecek, adil ve etkili işleyen disiplin mekanizmalarını yeniden kuracağız.
10. Okul-aile birlikleri yalnızca para toplama aracı olmayacak; okul-aile-toplum iş birliğini güçlendiren etkin mekanizmalar haline getireceğiz.
11. Aileleri destekleyen, sağlıklı ebeveynlik becerilerini güçlendiren, okul-aile iş birliğini sürekli kılan yaygın ve bilimsel temelli programları hayata geçireceğiz.
12. Okullar ihtiyaçlarını karşılamak için velilerden bağış toplamak zorunda kalmayacak; okullarımıza öğrenci sayısına göre düzenli okul bütçeleri göndereceğiz.
13. Okullar ve bölgeler arasındaki altyapı ve donanım eşitsizlikleri ortadan kaldırılacak; tüm okulları eşit olanaklara kavuşturacak, her çocuğun nitelikli eğitim için gerekli tüm imkanlara erişimini sağlayacağız.
14. Okullar yalnızca ders yapılan beton binalar olmayacak; sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerle zenginleşen, güvenli, yeşil, erişilebilir ve çocuk dostu tasarımlarla “mutlu ve yaşayan okullar” haline getireceğiz.
15. Okul öncesi eğitimi bir ayrıcalık olmaktan çıkaracak, her çocuk için kamusal bir hak olarak en az bir yıl ücretsiz ve zorunlu hale getireceğiz.
16. Okul dışında kalan hiçbir çocuk yok sayılmayacak; tüm çocukların örgün eğitime devamını sağlayacak, etkin izleme ve takip sistemleriyle her çocuğun eğitime erişim hakkını güvence altına alacağız.
17. Yoksul çocuklarımız denetimsiz yapılara mecbur kalmayacak; öğrencilere barınma ve burs desteği vereceğiz, köy okullarını yeniden açacağız.
18. Mesleki ve teknik eğitim çocuk işçiliğine ve emek sömürüsüne izin vermeyecek; çocukların iş gören değil, iş öğrenen bireyler olarak hem akademik hem mesleki olarak nitelikli eğitim almasını sağlayacağız.
19. Ölçme ve değerlendirme sistemi çocukları yarıştıran ve eleyen bir yapı olmayacak; çok boyutlu ve adil bir değerlendirme sistemi kuracağız.
20. Eğitimde dijitalleşme eşitsizlik yaratmayacak; tüm çocukların teknolojiye güvenli, eşit ve nitelikli erişimini sağlayacak, dijital okuryazarlığı güçlendireceğiz.
21. Hiçbir çocuk afet ve acil durumlarda korumasız kalmayacak; tüm okulları depreme dayanıklı hale getirecek, afetlere hazırlık eğitimlerini zorunlu kılacak ve her okulda uygulanabilir acil durum planlarını hayata geçireceğiz.
22. Ücretli öğretmenlik kaldırılacak; tüm sınıflarımızı ve çocuklarımızı kadrolu öğretmenlerle buluşturacağız.
23. Cumhuriyet’in temel değerlerine bağlı, fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür nesiller yetiştirecek; çocuklarımızı ve gençlerimizi yalnızca bilgiyle değil, etik değerlerle, kültür, sanat ve sporla, sürdürülebilirlik ve eşitlik anlayışıyla donatacağız. Çocukları korumak bir tercih değil, devletin asli görevidir. Güvenli, nitelikli, bilimsel, laik, kamusal, parasız, eşit, kapsayıcı ve özgür bir eğitim sistemi bir vaat değil, bir haktır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim önceliğimiz; çocuklarımızın iyi olması, sağlıklı büyümesi, kendini güvende hissetmesi, eşit olanaklara sahip olması, nitelikli bir eğitimle geleceğe hazırlanması ve mutlu olmasıdır. Bu anlayışla çocukların iyi olma halini, yaşam hakkını ve eğitim hakkını güvence altına almak için söz veriyoruz. Başta Cumhuriyetimizin ve partimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehitlerimizi ve Cumhuriyet kahramanlarımızı şükranla anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.Ege'ye Bakış
“ÜSTÜNÜ ÖRTMEDEN ÇÖZMEK DEVLETİN SORUMLULUĞUDUR”Bu olayın üstünü örtmeye çalışmadan, bahaneler üretmeden çözmek devletimizin sorumluluğundadır. Dünyada eşi benzeri olmayan bir bayramın, sabahındakalbimizde derin bir acıyla uyanıyorsak… Bu kader değildir! Bu kabul edilebilir bir durumda değildir! Biz bu acıyı unutmayacağız! Biz bu acının üstünü örttürmeyeceğiz! Biz bu ülkenin çocuklarını karanlığa teslim etmeyeceğiz!Bugün sizin bayramınız… Bugün sizin gününüz… Evet, belki bugün biraz buruk…
Ama siz gülümseyeceksiniz! Kaybettiğimiz arkadaşlarınız için de gülümseyeceksiniz. Onların yarım kalan hayalleri için de koşacaksınız… Onların umutlarını da siz büyüteceksiniz! Ve biz… Biz size söz veriyoruz!Öyle bir ülke kuracağız ki; Hiçbir çocuk korkuyla büyümeyecek! Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek! Hiçbir çocuk geleceğinden endişe etmeyecek! Öyle bir ülke kuracağız ki; Siz konuşacaksınız, biz dinleyeceğiz! Siz hayal kuracaksınız, biz gerçekleştireceğiz! Çünkü biz biliyoruz… Bu ülkenin gerçek sahibi sizsiniz! Bu ülkenin yarını sizsiniz!“BU BAYRAMI ELİMİZDEN ALMAYA ÇALIŞANLARA İZİN VERMEYECEĞİZ”Birinci Meclis açıldığında bu milletin elinde ne vardı? Yokluk vardı! Yoksulluk vardı! İmkânsızlık vardı! Ama ruhunda ne vardı biliyor musunuz? İnanç vardı! Cesaret vardı! Millet iradesine sarsılmaz bir bağlılık vardı! Ve o irade “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!” dedi! İşte biz bugün o sözün arkasındayız! İşte biz bugün o iradenin nöbetindeyiz! Bizler… Bu ülkenin geleceğini karanlığa teslim etmeyeceğiz! Bu bayramı elimizden almaya çalışanlara izin vermeyeceğiz! Bu çocukların umutlarını söndürmelerine asla müsaade etmeyeceğiz!”“NEDEN ORTAK BİR TÖREN YAPAMIYORUZ”Güç’ün ardından konuşma yapan Başkan Tugay ise şu ifadeleri kullandı:Mutlu bir gündeyiz, bayramımızı kutluyoruz. Cumhuriyetin kuruluş yolunda en önemli adımlardan birisi olan ulusal egemenliği vazgeçilmez bir seçenek olarak gören bugünü coşkuyla kutluyoruz. Bugün aynı zamanda Cumhuriyet’in ve partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu günü çocuklara armağan etti; bir taraftan çocukları çok sevdiği için, bir taraftan da halka mesaj vermek için...
Demokrasi ve hukuk devletinden doğan, ödün vermeyeceğimiz çok önemli bir sistem devletimizde mevcut. Demokrasinin ekmek, su kadar vazgeçilmez olduğunu çok iyi biliyoruz. İnsanların yönetimde söz hakkının olmadığı, birinin sürekli yaptığı yanlışları dayattığı günlerden 'karanlık günler' olarak bahsediyoruz. Ülke, her şeyden daha önemlisi, cehalet ve sefalet içerisindeydi. Bazıları o gün de bu ülkenin demokrasisinden rahatsız oldular; bugün de bu ülkenin demokrasisinden rahatsız olan bir anlayış çevremizde dolaşıp duruyor ve her fırsatta hepimizin hayatına müdahale ediyor.Biz neden bütün siyasi partiler olarak ortak bir tören yapamıyoruz? Bütün partilerin ayrı bir tören yapmasını normalleştiriyorlar. Neden partiyi sivil toplumdan koparıyorsunuz? Biz bayram kutluyoruz! 30 Ağustos gelecek, o gün de aynı şeyi yapacaklar ve diyorlar ki: 'Alıştı bunlar, bu değişmez.' Biz alışmadık! Siz alıştığımızı zannediyorsunuz; herkesin buna itirazı var. Bir milletin bu kadar değerli bayramını elinden alamazsınız. Olur olmadık uygulamalarla insanların hayatını karartamazsınız, buna hakkınız yok! Bu ülke babanızın çiftliği değil. Bu halkın iradesi, sizi o çok güvendiğiniz makamlardan mutlaka indirecek.“BİZ BU MİLLETİN HER BİR FERDİNİN ARKASINDA DURAN BİR ÖRGÜTÜZ”Biz bu ülkenin Cumhuriyet’inin, demokrasisinin, hukuk devletinin ve çağdaşlaşmasının tarafındayız. CHP her zaman böyle oldu; o yüzden onurla 'Biz CHP üyesiyiz,' diyoruz ve demeye devam edeceğiz. Bugün bayram yerinde rastlaştığım pek çok insan 'Yalnız değilsiniz,' diyorlar. Bunu sadece bana değil, tüm CHP’ye söylüyorlar. Biz bu milletin her bir ferdinin arkasında duran bir örgütüz ve bu ülkede yaptığınız her kötülüğün mutlaka sonunu getireceğiz.Bir ülkenin gelişmişliği tanklarında mıdır, yoksa gençlerinin geleceğinde midir? Bu ülkenin her bir çocuğu bizim çocuğumuzdur; onların mutluluğu bizim bayramımızdır. Ama siz çocuklara bir korku ülkesi yarattınız. Bu çeteler, mafyalar ne zaman, nereden çıktılar? Ne zaman çocuklar, gençler şiddete başvurmak zorunda kaldı?“EN ÇOK İHTİYACIMIZ OLAN ŞEY UMUT!”Bizim en çok ihtiyacımız olan şey umut! CHP’nin birinci görevi, o umudu bu millete hissettirmektir. Bir olacağız, birlik olacağız. Bazıları korktuğumuzu zannedecek ama hiçbir zaman korkmadık, korkmuyoruz! Sizin zulmünüzden korkmuyoruz. Ne yaparsanız yapın, millet kazanacak. Kötülük normal görülmeyecek; biz her zaman karşısına doğruyu koyacağız. Yüreğimizdeki inançla yapacağız bunu.
“CHP ÖRGÜTÜNE ÇAĞRIMDIR”CHP örgütüne çağrımdır: Bize açtıkları hatlarda mücadele etmekten vazgeçelim. 'Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır; o satıh bütün İzmir’dir!' Öyle yürüyelim ki o yolları, korksunlar bizden! Her yer İzmir, Cumhuriyet ve adalet olsun!Biz söz veriyoruz: Biz bu ülkeyi her türlü yanlıştan, kötülükten, adaletsizlikten ve zulümden kurtaracağız!"Yapılan açıklamalarından ardından İl Başkanlığı öncülüğünde bir araya gelen partililer, Konak’ta bulunan İl Milli Eğitim Binası’na yaşanan Kahramanmaraş ve Şanlıurfa saldırılarını protesto etmek için sessiz yürüyüş düzenledi.İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde de açıklamlarda bulunan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e istifa çağrısında bulundu.Ardından 81 ilde CHP’nin eş zamanlı olarak Milli Eğitim önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasını İl Eğitim Sekreteri Gülden Aslı Değirmenci okudu.Bildiride şu ifadelere yer verildi:23 Nisan 1920, egemenliğimizin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği gündür! Milliiradenin temsil edildiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yılındayız. Cumhuriyetimizin ve partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık savaşını yönettiği Gazi Meclisimiz, Cumhuriyetimiz gibi sonsuza kadar yaşayacaktır. Bugün, sadece bir bayramı kutlamıyor; tam bağımsızlık inancımızı ve halkın kendi kaderini tayin
etme iradesini selamlıyoruz.Ancak ne yazık ki, 23 Nisan 2026 Türkiye’sinde "Milli Egemenlik" kavramı, iktidarın eliyle ağır
bir vesayet altına alınmış durumdadır.
Seçilmiş İradeye Yapılan Müdahale, Halkın Kararına Saldırıdır Cumhurbaşkanı Adayımızın, halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarımızın, yol arkadaşlarımızın siyasi yargı operasyonlarıyla gözaltına alınmaları, hapsedilmeleri ve görevden uzaklaştırılmaları, seçmen iradesini ve Cumhuriyetimizin temel taşı olan "ulusal egemenlik" ilkesini
hedef alan bir darbedir. Demokrasi, sadece sandık konulması değil; aynı zamanda sandıktan çıkan iradenin korunması ve bu iradeye saygı duyulması anlamına gelir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, halkın tercihine saygı duyulmayan bu düzeni mutlaka değiştireceğiz.Cumhuriyetimizin kurucusu ve kurtarıcımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu özel günü, 23 Nisan’ı çocuklarımıza armağan ederken, yalnızca bir bayram vermedi; bu ülkenin geleceğini, umudunu ve yarınlarını çocuklara emanet etti.Ve o gün çocuklara şu sözü verdi: Güvende olacaksınız. Eşit olacaksınız. Özgür olacaksınız. Bugün ise, çocuklarımız eşit değil; özgür değil ve en önemlisi ne evde ne sokakta ne de okulda güvende. Sadece 1 yılda 1.538 çocuğumuzu dışsal yaralanma ve zehirlenme nedeniyle kaybettik.2025 yılında en az 94, son 10 yılda 836 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti. Maalesef okullarımız da benzer bir durumda!Sadece geçtiğimiz hafta, bir gün arayla iki okulumuza saldırı düzenlendi.▪ 14 Nisan’da Şanlıurfa’da okula düzenlenen saldırıda 16 kişi yaralandı.
▪ Kahramanmaraş’ta 15 Nisan’da yaşanan saldırıda 1 öğretmenimiz ve 9 öğrencimiz hayatını kaybetti, 13 çocuğumuz yaralandı.
▪ 18 Nisan’da, Diyarbakır’da bir cumartesi günü okul bahçesinde bulunan iki çocuğumuz paratoner olmaması nedeniyle hayatını kaybetti; biri ağır yaralandı.
Hayatını kaybeden öğretmenimize, öğrencilerimize ve tüm yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet; yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ailelerinin, yakınlarının ve eğitim camiamızın başı sağ olsun. Eylül 2023’ten, bugüne kadar okullarda 47 şiddet ve saldırı olayı gerçekleşti. Bu sürede; 6 öğretmenimiz, 14 öğrencimiz, 2 okul çalışanımız ve 1 velimiz olmak üzere toplam 23 kişi okul güvenliği ve teknik eleman eksikliği nedeniyle yaşamını yitirirken; çocuk sömürü aracı haline gelen MESEM’lerde 18 çocuğumuz hayatını kaybetti. Buna göre: Yusuf Tekin’in Bakanlığı döneminde okullarda ve MESEM’lerde toplam 41 kişi hayatını
kaybetti. Okullarımızda çocuklar maalesef güvende değil. Tüm uyarılarımıza, yasa, araştırma ve bütçe tekliflerimize, basın açıklamaları ve politika önerilerimize kulaklarını tıkayan, Meclis’te düzenli olarak reddeden iktidar yaşanan bu acı kayıpların temel sorumlusudur.
Bu yaşananlar münferit olaylar değil. Bu yaşananlar, yıllardır süren ihmalin ve yanlış politikaların sonucudur. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı, çocuklarımızın sağlıklı, mutlu ve güvende yaşayacağı bir ülke hayaliyle karşılıyoruz. 23 Nisan’da 23 madde ile Çocuklar İçin Sağlıklı, Mutlu, Güvenli ve Özgür Gelecek Manifesto ‘muzu açıklıyoruz:
1. Devletin eğitim sorumluluğu hiçbir şekilde dernek, vakıf, cemaat, tarikat, STK, siyasi yapı veya benzeri üçüncü taraflara devredilmeyecek; eğitimi laik, bilimsel, çağdaş esaslara göre yürüteceğiz.
2. Hiçbir okulumuza silah girmeyecek; okullarımıza kadrolu 65 bin uzman ve deneyimli, çocuk pedagojisi eğitimleri ile güçlendirilmiş güvenlik görevlisi atayacağız.
3. Hiçbir çocuk sağlık hizmetinden mahrum kalmayacak; okullarımıza kadrolu 75 bin okul sağlığı hemşiresi atayacağız.
4. Hiçbir çocuk okulda aç kalmayacak, tuvaletlerden su içmeyecek; tüm kademelerde temiz içme suyu ve bir öğün okul yemeğini ücretsiz vereceğiz.
5. Risk altındaki çocuklar görmezden gelinmeyecek; yoksulluk, ihmal, şiddet ve suça sürüklenme gibi durumlara karşı erken müdahale eden, okul-aile-toplum iş birliğine dayalı güçlü bir okul sosyal hizmet programı hayata geçireceğiz.
6. Akran zorbalığı, bağımlılık ve şiddetle mücadele günübirlik yaklaşımlara bırakılmayacak; bilimsel temelli, sürekli ve izlenebilir önleyici programları tüm okullarda uygulayacağız.
7. Şiddeti besleyen toplumsal iklim görmezden gelinmeyecek; şiddete özendiren televizyon dizileri ve medya içerikleri, cezasızlık algısı ve bireysel silahlanmaya karşı kapsamlı bir sosyal politika ve sosyal hizmet eylem planını hayata geçireceğiz.
8. Okullarımıza yeterli sayıda rehber öğretmen atayacak, öğrencilerin duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimini izleyen güçlü bir psikososyal destek sistemi kuracağız. Rehberlik Araştırma Merkezleri’ni ruh sağlığı meslek elemanları ile güçlendireceğiz.
9. Okul yöneticileri ve öğretmenlerin mesleki saygınlığını yeniden tesis edecek; yetki ve sorumluluklarını güçlendirecek, adil ve etkili işleyen disiplin mekanizmalarını yeniden kuracağız.
10. Okul-aile birlikleri yalnızca para toplama aracı olmayacak; okul-aile-toplum iş birliğini güçlendiren etkin mekanizmalar haline getireceğiz.
11. Aileleri destekleyen, sağlıklı ebeveynlik becerilerini güçlendiren, okul-aile iş birliğini sürekli kılan yaygın ve bilimsel temelli programları hayata geçireceğiz.
12. Okullar ihtiyaçlarını karşılamak için velilerden bağış toplamak zorunda kalmayacak; okullarımıza öğrenci sayısına göre düzenli okul bütçeleri göndereceğiz.
13. Okullar ve bölgeler arasındaki altyapı ve donanım eşitsizlikleri ortadan kaldırılacak; tüm okulları eşit olanaklara kavuşturacak, her çocuğun nitelikli eğitim için gerekli tüm imkanlara erişimini sağlayacağız.
14. Okullar yalnızca ders yapılan beton binalar olmayacak; sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerle zenginleşen, güvenli, yeşil, erişilebilir ve çocuk dostu tasarımlarla “mutlu ve yaşayan okullar” haline getireceğiz.
15. Okul öncesi eğitimi bir ayrıcalık olmaktan çıkaracak, her çocuk için kamusal bir hak olarak en az bir yıl ücretsiz ve zorunlu hale getireceğiz.
16. Okul dışında kalan hiçbir çocuk yok sayılmayacak; tüm çocukların örgün eğitime devamını sağlayacak, etkin izleme ve takip sistemleriyle her çocuğun eğitime erişim hakkını güvence altına alacağız.
17. Yoksul çocuklarımız denetimsiz yapılara mecbur kalmayacak; öğrencilere barınma ve burs desteği vereceğiz, köy okullarını yeniden açacağız.
18. Mesleki ve teknik eğitim çocuk işçiliğine ve emek sömürüsüne izin vermeyecek; çocukların iş gören değil, iş öğrenen bireyler olarak hem akademik hem mesleki olarak nitelikli eğitim almasını sağlayacağız.
19. Ölçme ve değerlendirme sistemi çocukları yarıştıran ve eleyen bir yapı olmayacak; çok boyutlu ve adil bir değerlendirme sistemi kuracağız.
20. Eğitimde dijitalleşme eşitsizlik yaratmayacak; tüm çocukların teknolojiye güvenli, eşit ve nitelikli erişimini sağlayacak, dijital okuryazarlığı güçlendireceğiz.
21. Hiçbir çocuk afet ve acil durumlarda korumasız kalmayacak; tüm okulları depreme dayanıklı hale getirecek, afetlere hazırlık eğitimlerini zorunlu kılacak ve her okulda uygulanabilir acil durum planlarını hayata geçireceğiz.
22. Ücretli öğretmenlik kaldırılacak; tüm sınıflarımızı ve çocuklarımızı kadrolu öğretmenlerle buluşturacağız.
23. Cumhuriyet’in temel değerlerine bağlı, fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür nesiller yetiştirecek; çocuklarımızı ve gençlerimizi yalnızca bilgiyle değil, etik değerlerle, kültür, sanat ve sporla, sürdürülebilirlik ve eşitlik anlayışıyla donatacağız. Çocukları korumak bir tercih değil, devletin asli görevidir. Güvenli, nitelikli, bilimsel, laik, kamusal, parasız, eşit, kapsayıcı ve özgür bir eğitim sistemi bir vaat değil, bir haktır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim önceliğimiz; çocuklarımızın iyi olması, sağlıklı büyümesi, kendini güvende hissetmesi, eşit olanaklara sahip olması, nitelikli bir eğitimle geleceğe hazırlanması ve mutlu olmasıdır. Bu anlayışla çocukların iyi olma halini, yaşam hakkını ve eğitim hakkını güvence altına almak için söz veriyoruz. Başta Cumhuriyetimizin ve partimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehitlerimizi ve Cumhuriyet kahramanlarımızı şükranla anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.Ege'ye Bakış









