EGE’YE BAKIŞ – İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı’da bulunan ve yerleşim alanlarına 300–500 metre mesafede yeniden inşa edilen rüzgâr enerjisi santraline, Çeşme Çevre Derneği’nden tepki geldi.Dernek tarafından yayımlanan basın açıklamasında, projenin hiçbir ÇED süreci işletilmeden, 1990’lı yıllarda yapılan küçük türbinler için verilmiş eski izinler kullanılarak uygulandığı bugün kurulmak istenen dev türbinlerin ise teknik kapasitesi ve çevresel etkisinin tamamen farklı olduğu ifade edildi.
İNSAN SAĞLIĞINA ZARARLARI!Açıklamanın devamında bilimsel ve uluslararası gerekçelerin gözardı edildiği dile getirilerek şu ifadelere yer verildi:"Dünya genelinde modern rüzgâr türbinlerinin insan sağlığı üzerinde oluşturduğu etkiler bilimsel olarak ortaya konmuştur. Bunlar arasında:• düşük frekanslı gürültü (LFN),• gölge/flicker etkisi,• mikro titreşim ve rezonans,• uyku bozuklukları,• stres ve odaklanma sorunları,• özellikle çocuklar, yaşlılar ve hassas gruplarda çeşitli sağlık riskleri bulunmaktadır.Bu nedenle birçok ülke, türbin–yerleşim mesafesini minimum 1500–3000 metre olarak belirlemektedir. Yeni nesil türbinlerin önemli kısmı artık offshore (deniz üstü) alanlara taşınmaktadır"
"AÇIK BİR PLANLAMA VE ÇEVRE HATASI"1992 yılında kurulan türbinler ile bugün kurulması planlanan türbinlerin hem fiziksel hem de teknik özelliklerine değinilen açıklamada, yapılan planlamanın açıkça bir planlama ve çevre hatası olduğu dile getirilerek, "Yoğun konutlaşma, yerleşim ve sosyal yaşamla gelişen bir bölge olan Alaçatı’da; 136 metrelik rotor çapına sahip, 100 metre kule yüksekliğinde, 4.3 MW gücündeki dev türbinlerin, evlere birkaç yüz metre mesafede kurulması, açık bir planlama ve çevre hatasıdır.1992’de kurulan küçük ARES türbinleri ile günümüzde kurulmak istenen dev türbinler aynı kategoride değildir. “Eski santralin yenilenmesi” gerekçesi hukuken de çevresel olarak da geçerli değildir" ifadeleri kullandı."HEM MEVZUATA HEM DE KAMU YARARINA AYKIRIDIR"Açıklamanın son bölümünde ise Projenin ÇED yönetmeliği kapsamında değerlendirildiğinde hem mevzuata hem de kamu yararına aykırı olduğuna ve derneğin ilgili planlara ilişkin taleplerine yer verilerek şu ifadeler kullanıldı:"Yeni türbinlerin kurulu gücü, boyutu ve etkileri tamamen değişmiştir. Bu nedenle proje:ÇED Yönetmeliği’nin 6(3) maddesi gereği “kapasite artışı–teknoloji değişimi” kapsamında ÇED’e tabidir.ÇED süreci işletilmeden yapılan bu çalışmalar hem ilgili mevzuata hem de kamu yararına aykırıdır.Çeşme Çevre Derneği olarak aşağıdaki taleplerimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz: Alaçatı yerleşimine bu kadar yakın kurulan türbinlerin inşaatının derhal durdurulması, Projenin ÇED sürecine alınması, Türbinlerin yerleşimden en az 2–3 kilometre uzakta alternatif alana taşınması, Çeşme’nin turizm kimliğini bozacak, halk sağlığını tehdit edecek projelere son verilmesi, Bilimsel, şeffaf ve kamu yararına uygun bir değerlendirme sürecinin başlatılması"Ege'ye Bakış
İNSAN SAĞLIĞINA ZARARLARI!Açıklamanın devamında bilimsel ve uluslararası gerekçelerin gözardı edildiği dile getirilerek şu ifadelere yer verildi:"Dünya genelinde modern rüzgâr türbinlerinin insan sağlığı üzerinde oluşturduğu etkiler bilimsel olarak ortaya konmuştur. Bunlar arasında:• düşük frekanslı gürültü (LFN),• gölge/flicker etkisi,• mikro titreşim ve rezonans,• uyku bozuklukları,• stres ve odaklanma sorunları,• özellikle çocuklar, yaşlılar ve hassas gruplarda çeşitli sağlık riskleri bulunmaktadır.Bu nedenle birçok ülke, türbin–yerleşim mesafesini minimum 1500–3000 metre olarak belirlemektedir. Yeni nesil türbinlerin önemli kısmı artık offshore (deniz üstü) alanlara taşınmaktadır"
"AÇIK BİR PLANLAMA VE ÇEVRE HATASI"1992 yılında kurulan türbinler ile bugün kurulması planlanan türbinlerin hem fiziksel hem de teknik özelliklerine değinilen açıklamada, yapılan planlamanın açıkça bir planlama ve çevre hatası olduğu dile getirilerek, "Yoğun konutlaşma, yerleşim ve sosyal yaşamla gelişen bir bölge olan Alaçatı’da; 136 metrelik rotor çapına sahip, 100 metre kule yüksekliğinde, 4.3 MW gücündeki dev türbinlerin, evlere birkaç yüz metre mesafede kurulması, açık bir planlama ve çevre hatasıdır.1992’de kurulan küçük ARES türbinleri ile günümüzde kurulmak istenen dev türbinler aynı kategoride değildir. “Eski santralin yenilenmesi” gerekçesi hukuken de çevresel olarak da geçerli değildir" ifadeleri kullandı."HEM MEVZUATA HEM DE KAMU YARARINA AYKIRIDIR"Açıklamanın son bölümünde ise Projenin ÇED yönetmeliği kapsamında değerlendirildiğinde hem mevzuata hem de kamu yararına aykırı olduğuna ve derneğin ilgili planlara ilişkin taleplerine yer verilerek şu ifadeler kullanıldı:"Yeni türbinlerin kurulu gücü, boyutu ve etkileri tamamen değişmiştir. Bu nedenle proje:ÇED Yönetmeliği’nin 6(3) maddesi gereği “kapasite artışı–teknoloji değişimi” kapsamında ÇED’e tabidir.ÇED süreci işletilmeden yapılan bu çalışmalar hem ilgili mevzuata hem de kamu yararına aykırıdır.Çeşme Çevre Derneği olarak aşağıdaki taleplerimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz: Alaçatı yerleşimine bu kadar yakın kurulan türbinlerin inşaatının derhal durdurulması, Projenin ÇED sürecine alınması, Türbinlerin yerleşimden en az 2–3 kilometre uzakta alternatif alana taşınması, Çeşme’nin turizm kimliğini bozacak, halk sağlığını tehdit edecek projelere son verilmesi, Bilimsel, şeffaf ve kamu yararına uygun bir değerlendirme sürecinin başlatılması"Ege'ye Bakış 







