ÖMER FARUK ALTIN/EGE’YE BAKIŞ - İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne (İzBB) bağlı İZSU bünyesinde yürütülen atıksu arıtma tesisleri ve altyapı işletmesine ilişkin yeni hizmet alımı hazırlığı, “özelleştirme” ve “taşeronlaştırma” tartışmalarını yeniden kent gündemine getirdi.Konuya tepki göstermek amacıyla Kültürpark’ın Basmane girişinde bir araya gelen Belediye-İş’te örgütlü işçiler, İzBB Meclis Salonu’nun bulunduğu 4 Nolu Hol önüne yürüyüş gerçekleştirdi.Yürüyüş sonunda konuşma yapan Belediye-İş 2 Nolu Şube Başkanı Savaş Atalay, taşeron işçi alımının doğru olmadığını dile getirerek şunları söyledi:“Buradaki işletmenin çalışıp çalışmaması, işçiyi çalıştırıp çalıştırmaması işverenin işidir. Yani ben diyor ki "’Burayı devrediyorum işletmesini, ben çalıştıramıyorum, yapamıyorum ben bunu. Gelsin dışarıdan müteahhit, taşeron bu işi yürütsün.’Olmaz! Doğru değil bu iş! Yanlışınızdan dönün! Bunu defalarca dile getiriyoruz. Ama demek ki onların işine daha kolay geliyor. Yahu Allah kahretsin, bugün işletmelerde su branşman işini bile ihale ediyorlar. Yazıktır, yazık! Bu, müteahhit yapıyor arkasından tekrar işçi arkadaşlarımız dolaşıyor. Tekrardan işi yapan bizim arkadaşlarımız. Yani burada, burada arkadaşlarımız! Biz emekçiyiz yahu kardeşim, Allah kahretsin. Atıyorsan hepimizi işten at, yeter artık ya, yeter! Nedir bu ya? Yahu biz işimizi yapmak istiyoruz işimizi, başka bir şey istemiyoruz. Ekmeğimizin peşindeyiz biz! Hiçbir tane arkadaşım, çalışmayan arkadaşım yoktur. Çalıştırmayı yöneticiler vardır! İşçi sahada çalışır.Sendika karışmaz bu işlere. Ama bunun çalışıp çalışmaması da sizin elinizde. Çalışmayan işçinin arkasında ben durmam! Hayatta durmam!”Hol önünde bir araya gelen işçiler burada basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasını okudu.
“KÖLELİK DÜZENİNİ KABUL ETMİYORUZ”Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:“Bugün burada sadece bir hak arayışı için değil, İzmir’in geleceğine, çocuklarımızın emaneti olan belediye öz kaynaklarına ve emeğin onuruna sahip çıkmak için toplandık.
İZSU Genel Müdürlüğü; atıksu arıtma tesislerini, terfi istasyonlarını, su ve kanal arıza işlerini parça parça ihalelerle taşeron firmalara devretmeye çalışıyor. Bu devir gerçekleşirse, 400’ün üzerinde emekçi arkadaşımızın çalıştığı işyerleri müteahhitlerin insafına terk edilecek. Biz bu kölelik düzenini kabul etmiyoruz!“TAŞERON DEMEK, SERMAYEYE PEŞKEŞ ÇEKİLMESİDİR”Değerli dostlar, emekçi kardeşlerim,
Taşeronlaştırma, çalışma ilişkilerini güvensizleştiren, kuralsız ve denetimsiz işçi çalıştırmanın önünü açan bir sistemdir.
Taşeron demek; kamu kaynaklarının halka değil, bir avuç sermayeye peşkeş çekilmesidir.
Taşeron demek; emek sömürüsü, düşük ücret ve emeğin değersizleştirilmesi demektir.
Hatırlayın; 2011’de taşeron işçiler belediye şirketlerine aktarıldı, 2018’de 696 sayılı KHK ile bu süreç tamamlandı”İZSU yönetimine seslenen sendika şu ifadeleri kullandı:“Buradan İZSU yönetimine soruyoruz:Daha dün, 2024 yılının Mayıs ayında “istihdam fazlası var” diyerek yüzlerce işçiyi kapı önüne koymadınız mı?
Madem işçi fazlaydı, bugün neden en kritik işleri taşeron eliyle yürütmeye çalışıyorsunuz?
Son iki yılda 400’den fazla işçi emekli oldu; neden yerlerine yeni alım yapmıyorsunuz?
İZSU’nun kendi makineleri, vidanjörleri, kanal araçları neden şantiyelerde çürümeye bırakılıyor?
Neden müteahhit firmalardan kiralama yoluna gidiliyor?”“O DİK DURUŞU BUGÜN İZSU ARITMA TESİSLERİ İÇİN DE BEKLİYORUZ”CHP’ye özelleştirmeler üzerinden eleştiride bulunan sendika şu ifadeleri kullandı:“Cumhuriyet Halk Partisi’ne sesleniyoruz:Cumhuriyet Halk Partisi, yıllarca taşeron düzenine karşı en ön safta mücadele etti. Sayın Genel Başkanınızın en önemli vaadi taşeronluğu kaldırmaktı. Otoyolların devredilmesine karşı gösterilen o dik duruşu, bugün İZSU’nun arıtma tesisleri için de bekliyoruz!Sosyal demokrat bir belediyecilik anlayışında, söylemle eylem arasındaki fark burada kapanmalıdır!”
“KÖLELİK DÜZENİNİ KABUL ETMİYORUZ”Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:“Bugün burada sadece bir hak arayışı için değil, İzmir’in geleceğine, çocuklarımızın emaneti olan belediye öz kaynaklarına ve emeğin onuruna sahip çıkmak için toplandık.İZSU Genel Müdürlüğü; atıksu arıtma tesislerini, terfi istasyonlarını, su ve kanal arıza işlerini parça parça ihalelerle taşeron firmalara devretmeye çalışıyor. Bu devir gerçekleşirse, 400’ün üzerinde emekçi arkadaşımızın çalıştığı işyerleri müteahhitlerin insafına terk edilecek. Biz bu kölelik düzenini kabul etmiyoruz!“TAŞERON DEMEK, SERMAYEYE PEŞKEŞ ÇEKİLMESİDİR”Değerli dostlar, emekçi kardeşlerim,
Taşeronlaştırma, çalışma ilişkilerini güvensizleştiren, kuralsız ve denetimsiz işçi çalıştırmanın önünü açan bir sistemdir.
Taşeron demek; kamu kaynaklarının halka değil, bir avuç sermayeye peşkeş çekilmesidir.
Taşeron demek; emek sömürüsü, düşük ücret ve emeğin değersizleştirilmesi demektir.
Hatırlayın; 2011’de taşeron işçiler belediye şirketlerine aktarıldı, 2018’de 696 sayılı KHK ile bu süreç tamamlandı”İZSU yönetimine seslenen sendika şu ifadeleri kullandı:“Buradan İZSU yönetimine soruyoruz:Daha dün, 2024 yılının Mayıs ayında “istihdam fazlası var” diyerek yüzlerce işçiyi kapı önüne koymadınız mı?
Madem işçi fazlaydı, bugün neden en kritik işleri taşeron eliyle yürütmeye çalışıyorsunuz?
Son iki yılda 400’den fazla işçi emekli oldu; neden yerlerine yeni alım yapmıyorsunuz?
İZSU’nun kendi makineleri, vidanjörleri, kanal araçları neden şantiyelerde çürümeye bırakılıyor?
Neden müteahhit firmalardan kiralama yoluna gidiliyor?”“O DİK DURUŞU BUGÜN İZSU ARITMA TESİSLERİ İÇİN DE BEKLİYORUZ”CHP’ye özelleştirmeler üzerinden eleştiride bulunan sendika şu ifadeleri kullandı:“Cumhuriyet Halk Partisi’ne sesleniyoruz:Cumhuriyet Halk Partisi, yıllarca taşeron düzenine karşı en ön safta mücadele etti. Sayın Genel Başkanınızın en önemli vaadi taşeronluğu kaldırmaktı. Otoyolların devredilmesine karşı gösterilen o dik duruşu, bugün İZSU’nun arıtma tesisleri için de bekliyoruz!Sosyal demokrat bir belediyecilik anlayışında, söylemle eylem arasındaki fark burada kapanmalıdır!”









