Özkaya, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığına ve bireysel başvuru süreçlerine ilişkin açıklamalarda bulunarak, AYM’nin yalnızca kesinleşmiş ve anayasal hakları ilgilendiren kararları inceleyebildiğini vurguladı. “Anayasa Mahkemesi, temel haklara ilişkin ihlal iddialarını değerlendirir. Kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlar hakkında ise bireysel başvuru kapsamında inceleme yapmaz” dedi.
HDP’ye açılan kapatma davasıyla ilgili de konuşan Özkaya, “Dosyada teknik anlamda sona gelindiğini söyleyebiliriz. Esas incelemenin başlatılmasına yakın bir süreçteyiz. Çok kapsamlı bir dava, iddianamede 520 kişinin eylemi, 840 sayfa iddianame ve eklerinde 60 klasör ile yaklaşık 200 GB dijital materyal bulunuyor. Partinin tüzel kişiliğinden ayrı olarak yasaklılık istenen 520 kişiye bireysel savunma imkânı tanındı” ifadelerini kullandı.
Can Atalay’ın milletvekilliği ile ilgili olarak da Özkaya, AYM’nin üç kararı olduğunu hatırlatarak, “İki karar, Atalay’ın milletvekili sıfatı devam ettiği sürece yargılamanın durması gerektiğini gösteriyor. Üçüncü karar ise karar verilmesine yer olmadığı yönündeydi. Burada teknik sebepler gözetildi ama esas itibarıyla önceki ihlal kararları dikkate alındı” dedi.
Selahattin Demirtaş’la ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına da değinen Özkaya, “AYM olarak ihlal kararlarının gereğinin yerine getirilmediği başvuruları esasına göre inceliyoruz. AİHM kararlarının uygulanmasını temin etme yetkimiz yok, ancak ihlal tespit edersek kendi kararlarımızla süreci yönlendiriyoruz” açıklamasında bulundu.
Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin geçmişte kullandığı yürürlüğü durdurma yetkisine de değinerek, “Geçmişte içtihat yoluyla yürürlüğü durdurma müessesesini kullandık. Son 10 yılda kararların Resmi Gazete’de yayımlanma süresi önemli ölçüde kısaldı. Bu müessese hâlen muhafaza ediliyor ve gerekli görülürse kullanılacak” ifadelerini kullandı.
Başkan Özkaya, açıklamalarının sonunda Anayasa Mahkemesi’nin yetkilerinin ve karar süreçlerinin Anayasa çerçevesinde yürütüldüğünü vurgulayarak, tüm idari ve yargı organlarının Anayasa’yı gözetmekle yükümlü olduğunu belirtti.








