GÜLPERİ TİBİN/ EGE’YE BAKIŞ – AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, partisinin İzmir İl Başkanlığı binasında gerçekleştirilen basın toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Açıklamasına başlarken, İstanbul’da Semih Çelik isimli kişi tarafından canice katledilen iki kadına rahmet dileyen Saygılı, “Son günlerde milletimizi derinden sarsan iki genç kızımızın cinayete kurban gittiği elim hadiseye değinmek istiyorum. Dünyalar güzeli evlatlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet, acılı ailelerine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. İnsana ve özelde kadına yönelik şiddetin her türlüsünü reddediyor, bu yönteme başvuran insan müsveddelerini de lanetliyorum. Rabbim, melek kızlarımızın mekanını cennet eylesin.” dedi.
“UYARILAR KARŞISINDA BELEDİYE SESSİZ KALDI” Saygılı, konuşmasında İzmir Körfezi’nde kirliliğe bağlı olarak görülen balık ölümleri ve kötü kokuya da değindi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin geçmişte yapılan uyarılara karşın sessiz kaldığını belirten Saygılı, balık ölümleri üzerinden hayvan severlere seslendi. Saygılı, “İzmir’in doğası, denizi, deniz canlıları İZBB’nin bu vurdumduymazlığı, iş bilmezliği, sorumsuzluğu ve ihmalkarlığı yüzünden katlolurken hayvanseverler ne yapıyordu? Neden bir eylem, bir farkındalık protestosu yapmadılar?” diye konuştu. Saygılı, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı: “Biz ise, bu felaket geliyor diyerek bu konuyla ilgili önceki İZBB yönetimini sayısız kere uyardık. Çiğli Arıtma Tesisi’nin 4. Fazını devreye sokun diye diye dilimizde tüy bitti. Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi'ndeki 4. fazın 9 yıldır bitirilememiş olmasının İzmir Körfezi'ni her geçen gün daha da kirlettiğini defalarca söyledik. Körfeze akan ve temizlenmeyen derelerin körfezi kirlettiğini defalarca dile getirdik. Ancak bu uyarılar karşısında belediyeden gelen tek yanıt, sessizlik oldu. Bilim insanlarının dahi ‘Son 25 yılın en kirli dönemi’ olarak nitelendirdiği bu süreçte, CHP'li belediyenin başarısız çevre yönetimi İzmir Körfezi'ni adeta bir zehir çukuruna çevirdi. Ama önceki İzmir Büyükşehir Belediye yönetimi ipe un sere sere, ayağını sürüye sürüye İzmir’i bugünkü felaketle karşı karşıya bıraktı.” “BİZ ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPIYORUZ” Geçtiğimiz günlerde İzmir Körfezi için oluşturulan acil eylem planının açıklanmasıyla ilgili toplantıya, körfeze kıyısı olan ilçe belediye başkanlarının davet edilmiş olmalarına karşın katılım göstermediklerini belirten Saygılı, “Bakanımız buradayken, Körfez’e kıyısı olan İlçe Belediye Başkanları davet edildi. Ancak sadece 2 tane Belediye Başkanı katıldı, diğerleri katılmadı.” dedi. Saygılı açıklamasında, “2016’da imzalanmış protokol noktasında, Bakanlık bugüne kadar 600 bin metreküp temizlik yaptı. Navigasyon kanalını hızlandırıyoruz. Şu an kapasiteyi arttırdık, bakanlık acil bir şekilde ÇED ile Kasım ya da aralık ayında, navigasyon kanalı ile ilgili taramaya başlıyor. Biz siyaset üstü yaklaştık, yaklaşmaya devam edeceğiz. Biz üzerimizi düşeni yapıyoruz.” diye konuştu.
“15 MADDENİN 13 TANESİ BÜYÜKŞEHİR’İN SORUMLULUĞU” İzmir Körfezi için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı talimatıyla kurulan Bilim Kurulu tarafından hazırlanan 15 maddelik acil eylem planının 13 tanesinin İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğunu kaydeden Saygılı, “Bugünden itibaren bakanlıkların sorumlusu olduğu alanları takibe başlıyorum. Ama bugünden itibaren İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de sorumlusu olduğu alanların geçmişte olduğu gibi yapılıp yapılmadığını takip etmeye devam edeceğim.” ifadelerini kullandı. Saygılı, konuyla ilgili açıklamasına şöyle devam etti: “Körfez kirliliğinin temizlenmesi konusunda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bugüne kadar koyduğu iradenin bir işe yaramadığı ortada ve hepimiz gördük. Körfezin ana kirliliğinin karasal olduğunu, evsel atık olduğunu ve bununla ilgili Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin kapasitesinin yetersiz olduğunu bir kez daha Bilim Kurulu ortaya koymuştur. Bundan da kimsenin kaçma şansı yoktur. Bunun da en temel örneği birinci madde. Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin yetersizliği! Bu tesisin şu an çevre faaliyet belgesi bile yok. Yılda 102 milyon TL elektrik tasarrufu alması gerekirken, devletten teşvik almasına engel oluyor. Yani enerji teşviği bile alamıyor. Oradaki Sürekli Atıksu İzleme Sistemleri’ni (SAİS) her gün düzenli, standartlara uygun deşarj ettiğini belgelemesi lazım, belgeleyemediği için sistem kapalı. Bundan dolayı da ceza yemiş durumdalar.” “HERKESİN GÖREVİNİ YAPMA GÜNÜ GELDİ” Saygılı, körfezin temizliği konusunda vatandaşa da seslendi ve acil eylem planının 15’inci maddesini vurguladı. Vatandaşı bu konuda hassas olmaya davet eden Saygılı, şu şekilde konuştu: “15. maddeye dikkat çekmek istiyorum. Ne diyor 15. Madde! 'Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde kamu kurum ve kuruluşları üniversite ve STK’lar, İzmir Körfezi’nin korunması, su verimliliği, deniz çöpleri vb. konularda farkındalığın artırılması amacıyla sürekli eğitim programları yürütecek.' Körfez 25 yıldır o kadar kötü yönetildi ki çöplük haline geldi. Vatandaşlarımız artık buraya çöp atmayı normal görür hale geldi. O yüzden 15. maddeyi önemsiyoruz. Bir taraftan belediye bir taraftan kamu kurumları görevler üstlenirken ben de dahil tüm İzmirliler bu körfezi çöp olarak görmekten çıkarıp koruyalım. Tüm İzmirli hemşehrilerimden bu hassasiyeti bekliyorum. Herkesin görevini yapma günü gelmiştir. Sivil Toplum Kuruluşları, İş Dünyası, Siyaset Kurumları, Bakanlıklar… Ümit ediyorum ki başta İZBB olmak üzere tüm paydaşlar görevlerini en iyi şekilde yapar ve İzmir Körfezi artık eski mavi günlerine döner.”
“İZMİRLİ, DEPREM KORKUSUNUN ALTINDA KALDI” İzmir gündemindeki yerini koruyan konulardan olan kentsel dönüşüme de değinen Saygılı, şöyle konuştu: “Ülkemiz ve şehrimiz bir deprem kuşağının içinde. Peki İzmir’de İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu konuyla ilgili ne yapılıyor? Çok üzülerek ve büyük bir hayal kırıklığıyla ifade ediyorum ki hiçbir şey yapılmıyor. Bakınız, kooperatifler üzerinden bu şehirde bir vurgun yapıldı. İzmirlinin parası ceplerinden çalındı. Kooperatiflerin başında o dönem kimin olduğunu hepimiz biliyoruz. İzmir’de CHP siyaseti şaibenin gölgesinde kalırken, İzmirli de deprem korkusunun gölgesinde kaldı. Binlerce vatandaşımız helal alın terlerini, paralarını verdi ama ne bir ev gördüler ne de tapuları teslim edildi. İzmir’de kentsel dönüşüm, rantsal bölüşüme döndü. Kooperatif oyunları ile mağdur edilenlerin başlangıcı ilk önce arsa sahipleri. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne güvenen arsa sahibi 1430 kişi, kat karşılığı daire almak için tapularını Büyükşehir’e devretti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ise gitti yetkiyi İZBETON’a verdi. CHP’nin siyasi elitleri o dönemde kooperatiflerini kurdu. İZBETON da kooperatiflere devretti. Arsa sahipleri evlerinden çıkıp kiraya geçerken, bu bin 430 kişiye konut vermek adına, bin 500 kooperatif üyesi buldular. Bunlardan aldıkları para ile 4 bin 500 tane konut yapacaklardı. Kooperatiflere 1500 kişinin üye olduğu kayıtlarda var. Üyelerden yaklaşık 1.5 milyon ile 2 milyon TL arasında para alındığı söyleniyor. Bunu çarptığında herkes 2 aşağı, 3 yukarı toplanan parayı bulabilir. Günün sonunda da belediyenin tespitlerine göre şu an inşaat seviyeleri toplamda yüzde 10’ları bulmuş durumda. Bunun da bugünkü değer ile harcanan para, maalesef toplanan paraların 3’te biri! Baştan beri karşı çıktığımız bu hukuksuz kooperatif yönetimi, İzmirli hemşehrilerimizi mağdur etmiştir. Halkın güvenliğiyle oynayan, kentsel dönüşümü rant kapısı haline getiren CHP yönetimi, şehrimizi adeta bir felakete sürüklüyor. Bu beceriksizlik kabul edilemez.” “GENEL MERKEZ NEDEN BİR AKSİYON ALMIYOR?”Konuşmasının devamında CHP Genel Merkezi’nin neden konuyla ilgili ilgili olarak herhangi bir hamle yapmadığını soran Saygılı, “Yani anlam veremediğimiz konu şu; CHP’li birçok ismin ismini bulaştığı böyle bir meselede, bu denli büyük bir kaos karşısında CHP Genel Merkezi neden bir aksiyon almıyor?” dedi. Saygılı açıklamasına, devam ederken şunları kaydetti: “CHP Genel Merkezi eylem yapan İzmirlileri, mağduriyet yaşayan insanları neden bir kez olsun dinleyip olayın sorumlularını belirlemek için en azından bir iç soruşturma yürütmüyor? Aynı şekilde İZBB neden bir tatmin edici açıklama yapıp bu işin sorumlularını kamuoyuna deklare etmiyor? Bakınız! Kentsel dönüşümde yokları ortaya koyan İzmir Büyükşehir Belediyesi, CHP yönetimindeki 25 yıllık süre içerisinde yani Cemil Tugay’a kadar, toplamda 30 bin konut vaat etti. Yapa yapa bin 150 tane konut yaptılar. Bir de bunun, üzerine vatandaştan tapularını aldılar. Kooperatif rezaleti ile para topladılar, 3 bine yakın vatandaşı mağdur ettiler. Bunun karşısında bitirmeleri gereken 4 bin 500 konut! Bunu da yapamadılar. Bu geçmişin karnesi. Bunların üzerine Cemil Tugay 25 bin konut yapmayı vaat ediyor. Bunu nasıl yapacağını merak ediyoruz?” "ZİHNİYET ÇÜRÜMESİNİ DOĞRU BULMUYORUM"
Son olarak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın körfez eylem planı ile ilgili aldığı kararı değerlendiren Saygılı, şöyle konuştu: "Özneyi koymakta fayda var. Bir şirket kurulurken bunun için ticaret sicile gitmeniz lazım. İlgili kurumlara gidip başvurularını yapmanız, belgelerinizi almanız lazım. Körfezle ilgili hiçbir temizlik çalışması yapılmadığı, öznelerin ortaya konulmadığı dünyada acil eylem planı kavramının ne olduğunu bilmek lazım. Bunu da İzBB Başkanın bilmesi lazım. Sorunların net olarak ortaya konularak orta ve uzun vadeli çözüm için hazırlık yapılmalıdır. Orta ve uzun vadeli dediğimiz Kasım ayı sonu. '4’üncü fazı Nisan sonuna kadar bitirebiliriz' dedi. 4'üncü fazın 9 yıldır beklediği konuda acil eylem planında, 15 maddede hangi konu hatalı ki hayır diyor. Zihniyet çürümesini doğru bulmuyorum. Herkes görevini yapacaktır. Bakanlığında Büyükşehir'in de görevi vardır. İhmal ettiği konuları tıpış tıpış yapmaları gerekir. Kredi konusu... Bakanımız İller Bankası'nı arayarak talimat verdi. Kredinin onaylanacağını ifade etti. Acil eylem planı dediğimiz konu ile 4'üncü fazın kredi onaylanması farklı şeyler. 4'üncü fazın kredisi onaylanıyor."
“UYARILAR KARŞISINDA BELEDİYE SESSİZ KALDI” Saygılı, konuşmasında İzmir Körfezi’nde kirliliğe bağlı olarak görülen balık ölümleri ve kötü kokuya da değindi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin geçmişte yapılan uyarılara karşın sessiz kaldığını belirten Saygılı, balık ölümleri üzerinden hayvan severlere seslendi. Saygılı, “İzmir’in doğası, denizi, deniz canlıları İZBB’nin bu vurdumduymazlığı, iş bilmezliği, sorumsuzluğu ve ihmalkarlığı yüzünden katlolurken hayvanseverler ne yapıyordu? Neden bir eylem, bir farkındalık protestosu yapmadılar?” diye konuştu. Saygılı, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı: “Biz ise, bu felaket geliyor diyerek bu konuyla ilgili önceki İZBB yönetimini sayısız kere uyardık. Çiğli Arıtma Tesisi’nin 4. Fazını devreye sokun diye diye dilimizde tüy bitti. Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi'ndeki 4. fazın 9 yıldır bitirilememiş olmasının İzmir Körfezi'ni her geçen gün daha da kirlettiğini defalarca söyledik. Körfeze akan ve temizlenmeyen derelerin körfezi kirlettiğini defalarca dile getirdik. Ancak bu uyarılar karşısında belediyeden gelen tek yanıt, sessizlik oldu. Bilim insanlarının dahi ‘Son 25 yılın en kirli dönemi’ olarak nitelendirdiği bu süreçte, CHP'li belediyenin başarısız çevre yönetimi İzmir Körfezi'ni adeta bir zehir çukuruna çevirdi. Ama önceki İzmir Büyükşehir Belediye yönetimi ipe un sere sere, ayağını sürüye sürüye İzmir’i bugünkü felaketle karşı karşıya bıraktı.” “BİZ ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPIYORUZ” Geçtiğimiz günlerde İzmir Körfezi için oluşturulan acil eylem planının açıklanmasıyla ilgili toplantıya, körfeze kıyısı olan ilçe belediye başkanlarının davet edilmiş olmalarına karşın katılım göstermediklerini belirten Saygılı, “Bakanımız buradayken, Körfez’e kıyısı olan İlçe Belediye Başkanları davet edildi. Ancak sadece 2 tane Belediye Başkanı katıldı, diğerleri katılmadı.” dedi. Saygılı açıklamasında, “2016’da imzalanmış protokol noktasında, Bakanlık bugüne kadar 600 bin metreküp temizlik yaptı. Navigasyon kanalını hızlandırıyoruz. Şu an kapasiteyi arttırdık, bakanlık acil bir şekilde ÇED ile Kasım ya da aralık ayında, navigasyon kanalı ile ilgili taramaya başlıyor. Biz siyaset üstü yaklaştık, yaklaşmaya devam edeceğiz. Biz üzerimizi düşeni yapıyoruz.” diye konuştu.
“15 MADDENİN 13 TANESİ BÜYÜKŞEHİR’İN SORUMLULUĞU” İzmir Körfezi için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı talimatıyla kurulan Bilim Kurulu tarafından hazırlanan 15 maddelik acil eylem planının 13 tanesinin İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğunu kaydeden Saygılı, “Bugünden itibaren bakanlıkların sorumlusu olduğu alanları takibe başlıyorum. Ama bugünden itibaren İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de sorumlusu olduğu alanların geçmişte olduğu gibi yapılıp yapılmadığını takip etmeye devam edeceğim.” ifadelerini kullandı. Saygılı, konuyla ilgili açıklamasına şöyle devam etti: “Körfez kirliliğinin temizlenmesi konusunda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bugüne kadar koyduğu iradenin bir işe yaramadığı ortada ve hepimiz gördük. Körfezin ana kirliliğinin karasal olduğunu, evsel atık olduğunu ve bununla ilgili Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin kapasitesinin yetersiz olduğunu bir kez daha Bilim Kurulu ortaya koymuştur. Bundan da kimsenin kaçma şansı yoktur. Bunun da en temel örneği birinci madde. Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin yetersizliği! Bu tesisin şu an çevre faaliyet belgesi bile yok. Yılda 102 milyon TL elektrik tasarrufu alması gerekirken, devletten teşvik almasına engel oluyor. Yani enerji teşviği bile alamıyor. Oradaki Sürekli Atıksu İzleme Sistemleri’ni (SAİS) her gün düzenli, standartlara uygun deşarj ettiğini belgelemesi lazım, belgeleyemediği için sistem kapalı. Bundan dolayı da ceza yemiş durumdalar.” “HERKESİN GÖREVİNİ YAPMA GÜNÜ GELDİ” Saygılı, körfezin temizliği konusunda vatandaşa da seslendi ve acil eylem planının 15’inci maddesini vurguladı. Vatandaşı bu konuda hassas olmaya davet eden Saygılı, şu şekilde konuştu: “15. maddeye dikkat çekmek istiyorum. Ne diyor 15. Madde! 'Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde kamu kurum ve kuruluşları üniversite ve STK’lar, İzmir Körfezi’nin korunması, su verimliliği, deniz çöpleri vb. konularda farkındalığın artırılması amacıyla sürekli eğitim programları yürütecek.' Körfez 25 yıldır o kadar kötü yönetildi ki çöplük haline geldi. Vatandaşlarımız artık buraya çöp atmayı normal görür hale geldi. O yüzden 15. maddeyi önemsiyoruz. Bir taraftan belediye bir taraftan kamu kurumları görevler üstlenirken ben de dahil tüm İzmirliler bu körfezi çöp olarak görmekten çıkarıp koruyalım. Tüm İzmirli hemşehrilerimden bu hassasiyeti bekliyorum. Herkesin görevini yapma günü gelmiştir. Sivil Toplum Kuruluşları, İş Dünyası, Siyaset Kurumları, Bakanlıklar… Ümit ediyorum ki başta İZBB olmak üzere tüm paydaşlar görevlerini en iyi şekilde yapar ve İzmir Körfezi artık eski mavi günlerine döner.”
“İZMİRLİ, DEPREM KORKUSUNUN ALTINDA KALDI” İzmir gündemindeki yerini koruyan konulardan olan kentsel dönüşüme de değinen Saygılı, şöyle konuştu: “Ülkemiz ve şehrimiz bir deprem kuşağının içinde. Peki İzmir’de İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu konuyla ilgili ne yapılıyor? Çok üzülerek ve büyük bir hayal kırıklığıyla ifade ediyorum ki hiçbir şey yapılmıyor. Bakınız, kooperatifler üzerinden bu şehirde bir vurgun yapıldı. İzmirlinin parası ceplerinden çalındı. Kooperatiflerin başında o dönem kimin olduğunu hepimiz biliyoruz. İzmir’de CHP siyaseti şaibenin gölgesinde kalırken, İzmirli de deprem korkusunun gölgesinde kaldı. Binlerce vatandaşımız helal alın terlerini, paralarını verdi ama ne bir ev gördüler ne de tapuları teslim edildi. İzmir’de kentsel dönüşüm, rantsal bölüşüme döndü. Kooperatif oyunları ile mağdur edilenlerin başlangıcı ilk önce arsa sahipleri. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne güvenen arsa sahibi 1430 kişi, kat karşılığı daire almak için tapularını Büyükşehir’e devretti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ise gitti yetkiyi İZBETON’a verdi. CHP’nin siyasi elitleri o dönemde kooperatiflerini kurdu. İZBETON da kooperatiflere devretti. Arsa sahipleri evlerinden çıkıp kiraya geçerken, bu bin 430 kişiye konut vermek adına, bin 500 kooperatif üyesi buldular. Bunlardan aldıkları para ile 4 bin 500 tane konut yapacaklardı. Kooperatiflere 1500 kişinin üye olduğu kayıtlarda var. Üyelerden yaklaşık 1.5 milyon ile 2 milyon TL arasında para alındığı söyleniyor. Bunu çarptığında herkes 2 aşağı, 3 yukarı toplanan parayı bulabilir. Günün sonunda da belediyenin tespitlerine göre şu an inşaat seviyeleri toplamda yüzde 10’ları bulmuş durumda. Bunun da bugünkü değer ile harcanan para, maalesef toplanan paraların 3’te biri! Baştan beri karşı çıktığımız bu hukuksuz kooperatif yönetimi, İzmirli hemşehrilerimizi mağdur etmiştir. Halkın güvenliğiyle oynayan, kentsel dönüşümü rant kapısı haline getiren CHP yönetimi, şehrimizi adeta bir felakete sürüklüyor. Bu beceriksizlik kabul edilemez.” “GENEL MERKEZ NEDEN BİR AKSİYON ALMIYOR?”Konuşmasının devamında CHP Genel Merkezi’nin neden konuyla ilgili ilgili olarak herhangi bir hamle yapmadığını soran Saygılı, “Yani anlam veremediğimiz konu şu; CHP’li birçok ismin ismini bulaştığı böyle bir meselede, bu denli büyük bir kaos karşısında CHP Genel Merkezi neden bir aksiyon almıyor?” dedi. Saygılı açıklamasına, devam ederken şunları kaydetti: “CHP Genel Merkezi eylem yapan İzmirlileri, mağduriyet yaşayan insanları neden bir kez olsun dinleyip olayın sorumlularını belirlemek için en azından bir iç soruşturma yürütmüyor? Aynı şekilde İZBB neden bir tatmin edici açıklama yapıp bu işin sorumlularını kamuoyuna deklare etmiyor? Bakınız! Kentsel dönüşümde yokları ortaya koyan İzmir Büyükşehir Belediyesi, CHP yönetimindeki 25 yıllık süre içerisinde yani Cemil Tugay’a kadar, toplamda 30 bin konut vaat etti. Yapa yapa bin 150 tane konut yaptılar. Bir de bunun, üzerine vatandaştan tapularını aldılar. Kooperatif rezaleti ile para topladılar, 3 bine yakın vatandaşı mağdur ettiler. Bunun karşısında bitirmeleri gereken 4 bin 500 konut! Bunu da yapamadılar. Bu geçmişin karnesi. Bunların üzerine Cemil Tugay 25 bin konut yapmayı vaat ediyor. Bunu nasıl yapacağını merak ediyoruz?” "ZİHNİYET ÇÜRÜMESİNİ DOĞRU BULMUYORUM"Son olarak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın körfez eylem planı ile ilgili aldığı kararı değerlendiren Saygılı, şöyle konuştu: "Özneyi koymakta fayda var. Bir şirket kurulurken bunun için ticaret sicile gitmeniz lazım. İlgili kurumlara gidip başvurularını yapmanız, belgelerinizi almanız lazım. Körfezle ilgili hiçbir temizlik çalışması yapılmadığı, öznelerin ortaya konulmadığı dünyada acil eylem planı kavramının ne olduğunu bilmek lazım. Bunu da İzBB Başkanın bilmesi lazım. Sorunların net olarak ortaya konularak orta ve uzun vadeli çözüm için hazırlık yapılmalıdır. Orta ve uzun vadeli dediğimiz Kasım ayı sonu. '4’üncü fazı Nisan sonuna kadar bitirebiliriz' dedi. 4'üncü fazın 9 yıldır beklediği konuda acil eylem planında, 15 maddede hangi konu hatalı ki hayır diyor. Zihniyet çürümesini doğru bulmuyorum. Herkes görevini yapacaktır. Bakanlığında Büyükşehir'in de görevi vardır. İhmal ettiği konuları tıpış tıpış yapmaları gerekir. Kredi konusu... Bakanımız İller Bankası'nı arayarak talimat verdi. Kredinin onaylanacağını ifade etti. Acil eylem planı dediğimiz konu ile 4'üncü fazın kredi onaylanması farklı şeyler. 4'üncü fazın kredisi onaylanıyor."





