Boztepe’ye yanıt vermek amacıyla söz alan CHP’li Nilüfer Bakoğlu Aşık ise şu ifadeleri kullandı:
“Tarım, Hayvancılık ve İhtisas Bölgesi ne demektir; tarım ve sanayi sektörünün entegrasyonunu sağlayan, girdi oluşturan sanayi tesislerinin yer aldığı mal ve hizmet üretimi bölgeleridir. Türkiye’de bu kavram, tarımsal üretim, bölgesel ihtisaslaşma, entegre üretim altyapısı oluşturmanın kesiştiği noktadır.
Süt, besi, kümes hayvancılığı ve seracılık faaliyetleri yürütülür. Entegre alanda ise yem üretimi, gübre, atık yönetimi, kesimhane, biyogaz enerji sistemleri, lojistik, veterinerlik işleri gibi alanlardan oluşuyor. Biz bunları her yere yapamıyoruz. Seçilen alanın su kaynakları ve ulaşım niteliklerine sahip olması gerekiyor.
Politik hedef ise köy içindeki küçük işletmeleri, dağınık üretimi planlı üretim alanına taşımak. Bu alanların amacı bu, ayrıca yatırım hibeleri ve düşük faizli kredilerle destekleniyor. Kırsal gelir artışı sağlamak, kırsal göçü azaltmak ve ihracata yönelmektir ana hedefi. Türkiye’de 20 adet hayvancılık, 24 tarımsal ihtisas bölgesi var. İkisinin bir arada olduğu ise sadece 6 tane var. Bakanlık bu alanların sayısının 100’e çıkmasını hedefliyor. Ege Bölgesi’nde sadece Muğla’da, İzmir’de ise Dikili, Kınık ve Bergama’da bulunmakta. Bizim alanımız emsallerine göre küçük, büyümesi gerekiyor. Biz 450 hektarını tarıma ayırdık, o yüzden 650 hektar bizim alanımız. Eskişehir ihtisas bölgesi 3 bin küsur hektar. İdeal büyüklük 500 ila 3 bin hektar arasında”
"BU ALAN DETAYLANDIRILMADIĞI İÇİN İPTAL EDİLMİŞTİR"
Kemalpaşa’da planlanan alanlarla da ilgili bilgi veren CHP’li Aşık, “Bölge Bakanlık ve belediyemiz tarafından üst ölçekli planlarda tarım ve hayvancılık bölgesi olarak planlandı. Bugün alt ölçek planlarını yapıyoruz. Belediyemiz 2023 yılında 5 binlik planları onayladı. Bu alan büyüklüklerinin detaylandırılmadığı ve yapılaşma koşullarının farklı olduğu için iptal edilmiştir. 2022 tarihinde Tarım İl Müdürlüğü’nün kararları doğrultusunda yürütülmüş olup, öneri planlama alanının tamamı tarım dışı kullanıma uygun bulunmuş, bu karar doğrultusunda da çalışmalar yürütülmüştür. ÇED konusunda, alınmasına gerek yoktur yazısı vardır, daha sonra istenecektir diye de belirtilmiştir. Bakanlık, ÇED ruhsatı tarafından istenecektir diye yazmıştır. Mahkemenin iptal gerekçelerini giderecek şekilde ulaşım bağlantıları ele alınmış, maksimum 0.40 belirlenmiş, maksimum parsel büyüklüğü 100 bin metrekaredir, minimum ise 5 bin metrekare olarak planlanmıştır. Yani köy dokusu korunmuştur. Bu bölge sadece İzmir için değil Türkiye için önemlidir. Bizim için önemli olan tarım ve hayvancılıkta ilerlemektir” dedi.
"BU BİR TEHDİT DEĞİL"
AK Partili Kevser Burçin Sevil da CHP’li Aşık’a cevap vermek amacıyla söz alarak şu ifadeleri kullandı:
“Madem tarım ve hayvancılığı bu ihtisas bölgesi ile geliştirmek istiyorsunuz, taşıt yolunu neden alanın üzerine koydunuz? Mahkeme kararında tarım alanlarıyla ilgili bir problem yok. Tarım alanı olarak kullanılmayacak belediye hizmet alanı, otopark gibi alanlarda ciddi tespitler olduğu için iptal kararı verilmiş. 2023 yılında meclisten bir karar çıkıyor, bir dava açılıyor. Bu talep reddediliyor. Plan değişikliği yapılıyor ve bu plana da dava açılıyor. Bu meclis tarafından yapılan planı mahkeme iptal ediyor.
Otopark alanı, belediye hizmet alanı, teknik altyapı kullanım alanı olarak belirlediğiniz alanlarla tarımsal faaliyet için kullanılmayacak alanlarla toprak yapısı ve mevcut tarımsal üretimin büyüklüğü göz ardı edildi diyor. Yani belediye hizmet alanı olarak oturttuğunuz yer mutlak surette korunması gereken tarım arazileridir diyor. Siz planı yaparken hiçbir teknik ve bilimsel analiz yapmadan bunları oturtmuşsunuz diyor. Sizin sera olarak planladığınız yerdense belediye hizmet alanı olarak belirlediğiniz yerden daha fazla verim alabilirsiniz diyor. Dosyanızda bilimsel veri yok diyor. Böyle bir alanı planlamak bir belediye hizmet binasını planlamakla aynı şey değil.
Belirlenen metrekarelerin bir teknik karşılığı yok diyor. Uşak yoluna verdiğiniz bağlantı yolunu vermişsiniz ama verdiğiniz bağlantı yolu ve kavşak tarımsal arazi üzerinde. Böyle bir ihtisas alanını planlamayalım demiyoruz. Bugün bana bu mahkeme kararı doğrultusunda teknik verileri paylaşacak kimse var mı? Niyetinizi kötü olarak sorgulamıyorum. Biz konuşunca sanki popülizm yapıyormuşuz gibi davranıyorsunuz. Yargılanırız diyoruz, nereden biliyorsunuz diyorsunuz. Okuyoruz. Görebiliyoruz. Geçen dönemde de öngördük. Bu bir tehdit değil. Korumak adına söylediğimiz şeyler. Hem de eğer ihtisas alanı planlanacaksa verim elde etmek istiyorsak mahkeme kararına uygun bir karar çıkaralım diyoruz”
"BUNUN TEKNİK RAPORU VAR MI YOK MU BİLMİYORUZ"
AK Partili Dilaver Kişili ise, “Nilüfer Hanım, vicdan yapıyor gibi konuştu. Belli ki siz kendi grubunuza yeterli açıklamalar yapmamışsınız. Zaten Nilüfer Hanım’ın açıkladıklarını Hüsnü Bey söylemişti. Bunun teknik raporu var mı yok mu bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.
"OYBİRLİĞİ OLMAMASI İÇİN HİÇBİR ENGEL YOK"
Bağımsız Meclis Üyesi Latif Aydemir ise, planlara destek vererek şu ifadeleri kullandı:
"Kemalpaşamızın nüfusu 122 bin 846. 6 ilden büyük bir ilçemiz. Planı incelediğimizde kimse çırak çıkmamış. Kemalpaşa Belediyemize emlak gelir karşılığında 100 milyon girmesi demek alkışlanacak bir proje. Bursa ve İstanbul AK Partili Milletvekillerinin fabrikaları ve arazileri var. Onlar bile buradaki arkadaşlardan ve Mehmet Türkmen Bey’den bile heyecanlılar. Hukuk açısından önlerine belge gelmediği için bilgi kirliliği var. Oybirliği olmaması için hiçbir engel yok"
"OLASI BİR DAVANIN ÖNÜNE GEÇMEYE ÇALIŞIYORUZ"
AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız ise önergeyle ilgili yaptığı konuşmada, olası bir davanın önüne geçilmesi için bir düzenlemeyi müzakere etmek istediklerini dile getirerek, “Ben Nilüfer hanımın okuduğu metne ve tarım ihtisas organize sanayi gerekliğinin karşısında bir karşı bir tavır olmadık. Olmuş olsaydık, biz 2023 yılında meclis üyesiydim o zaman oy birliği vermezdik. Tarımın arkasındayız. Biz söyledik. Yeni bir mahkeme kararı geldi. Bu plan hazırlığı mahkeme kararı öncesinde oluştu, bir yerde yüzde 15 bir yerde 40’tan kaynaklı bir emsal düzenlemesi ihtiyacı var. Şimdi ise mahkeme kararı var, bunu komisyonlarda bölgenin ihtiyacını görerek ve içindeki mülkiyetleri doğru tanımlayarak, talepleri çözecek ve ülke ekonomisine katkı koyacak bir düzenlemeyi müzakere edelim dedik. Bundan farklı bir şey demedik. Biz olmasın demiyoruz. Ancak mahkeme kararı yeni geldi. Plan daha önce hazırlandı. Hususlara dikkat edilmesi ve olası bir davanın önüne geçmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
"YÖNTEM VE USÜL OLARAK DOĞRU DEĞİL"
Mahkeme kararının yeni geldiğine vurgu yapan Yıldız, “2023 yılında bu plan geçti ancak Kemalpaşa Belediyesinin bir itirazı vardı. Bölgeyi bildiği için o bölgedeki emsal farklılığını bildiği için dengelenmesi noktasında. Bunları tek bir emsal ve parsel düzeyine getirtelim. Biz komisyonda gerçekten de biraz azaltalım ama kentin tartışmasından kaldıralım dedik. Mahkeme kararı elimize yeni geldi. Konunun derinliğine vakıf olduk bu süreçte. Mahkeme kararları doğrultusunda iptal edilmeyecek ideal bir noktaya taşıyalım diyoruz. Yollayın komisyonlara oturalım müzakere edelim. Oluşmuş haksızlıkları giderecek noktaları düzeltelim diye baktığımız bir yer. Bizim karşı tavrımız yok ama yöntem ve usul olarak doğru değil” diye konuştu.
Ege'ye Bakış






