ÖMER FARUK ALTIN/EGE’YE BAKIŞ – Türkiye’nin dört bir yanında enerji ve maden projeleri kapsamında yürütülen, tartışmalar ve tepkilerle gündeme gelen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinden biri de Uşak’ta 2022 yılından bu yana devam ediyor.Bölgede Güneş Enerji Santrali kurmayı amaçlayan Potens Enerji Limited Şirketi, Taykar Enerji Anonim Şirketi ve Mevne Enerji Anonim Şirketi’nin projelerine karşı bölge halkının mücadelesi sürüyor.Uşak’ın Merkez ilçesine bağlı Bağbaşı Köyü’nde, Mevne Enerji Anonim Şirketi tarafından yapılması planlanan “Mevne Güneş Enerji Santrali” projesine ilişkin bilgilendirme amacıyla Valilik tarafından bugün gerçekleştirilmesi planlanan “Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılımı Toplantısı”, bölge halkının tepkisi üzerine gerçekleştirilemedi.
“BİZ İSTEMİYORUZ”Bağbaşı Köyü Muhtarı Ahmet Karakuş, konuya ilişkin Ege’ye Bakış’a yaptığı açıklamada, “Bana hiçbir şey söylemeden ‘biz burada güneş paneli yaptıracağız’ dediler. Ben de ‘yaptırmam’ diyerek direkt valiliğe gittim. Tarım İl Müdürlüğü’ne gittim. ‘Burayı biz meraya çeviriyoruz ama şirketlerin olduğu yerleri çeviremiyoruz’ dedi. Bunun içinde köylüyle birlikte cebelleşiyoruz. Benim köylüm de istemiyor. Biz bu GES olayını istemiyoruz. Mahkememiz de devam ediyor. Mahkeme bittikten sonra da devam edeceğiz. Bu GES projeleri yüzünden devlet ve millet arasında kaldım. Bu yüzden sağlığımdan oldum. Bu projeye kesinlikle karşıyız” ifadelerini kullandı.Şu anda üç şirketin bölgede ÇED süreci başlattığını ve bir tanesinin çalışmalara başladığını dile getiren Karakuş, “Burası 600 hektar diye geçiyor. Öbür tarafta 400 küsur diyor. Toplam bin hektardan fazla. Bunlar gizli gizli geliyor, burada toplantı yapacağız diye etüt yapmak amacıyla giriyorlar. Şu anda üç şirket var. Taykar şirketi 600 küsur yaptı.” şeklinde konuştu.“AĞAÇLARI KÖKÜNDEN SÖKTÜLER, HABERİMİZ BİLE YOKTU”Doğduğundan beri köyde çiftçilikle uğraştığını dile getiren 68 yaşındaki Sultan Kayık ise, güneş paneli kurulmak istenen bölgedeki ağaçların kökünden söküldüğünü belirterek, “Doğduğumdan beri bu köydeyim. Tarım yapıyorum. Bizim köyümüz hayvancılıkla geçiniyor. Biz besicilikte süt hayvanı da yetiştiriyoruz. Her şeyimiz var ama enerji santrali yapıldıktan sonra bizim köyün istikbali öldü. Şirket ‘yapacağım, ben devletten kiraladım, yapacağım’ diyor. İkincisi, yaptıkları yerde o kadar meyve ağacı vardı ki… Benim abim 50’den fazla aşı yaptı. Armudu vardı, muşmulası vardı, eriği vardı; bir tanesi kalmadan hepsini kökünden söktüler. Düz ova gibi… Bizim haberimiz bile yoktu.” şeklinde konuştu.Panellerin kurulmak istendiği bölgede hayvanlarını dolaştırdığını dile getiren Durkadın Yılmaz, “Biz keçiyle geçimimizi sağlıyoruz. Yüzü geçik keçimiz de o dağda yayılıyor ve biz o dağa santral istemiyoruz.” ifadeleriyle projeye karşı çıktı.“ARKALARINDA GÜÇLÜ DAYANAKLARI VAR”Köy sakinlerinden Mehmet Çolak ise, şirketlerin arkalarında onları koruyan bir güç olduğunu dile getirerek, “76 yaşındayım, ömrüm burada geçti. Çiftçilik, hayvancılık yaptım. Şimdi bunlar bizim elimizden alınmak isteniyor. Hayvancılık bitti. Her şeyden önce hayat bitti. Yazık, çok üzülüyorum. Biz hakime bile başvurduk… Şirkettekilerle konuştuk. Onlar da ‘biz yaparız’ diyorlar. Arkalarında güçlü dayanakları var. O güç olmasa koca köye karşı bu şekilde davranamayacaklar.” dedi.Ege'ye Bakış
“BİZ İSTEMİYORUZ”Bağbaşı Köyü Muhtarı Ahmet Karakuş, konuya ilişkin Ege’ye Bakış’a yaptığı açıklamada, “Bana hiçbir şey söylemeden ‘biz burada güneş paneli yaptıracağız’ dediler. Ben de ‘yaptırmam’ diyerek direkt valiliğe gittim. Tarım İl Müdürlüğü’ne gittim. ‘Burayı biz meraya çeviriyoruz ama şirketlerin olduğu yerleri çeviremiyoruz’ dedi. Bunun içinde köylüyle birlikte cebelleşiyoruz. Benim köylüm de istemiyor. Biz bu GES olayını istemiyoruz. Mahkememiz de devam ediyor. Mahkeme bittikten sonra da devam edeceğiz. Bu GES projeleri yüzünden devlet ve millet arasında kaldım. Bu yüzden sağlığımdan oldum. Bu projeye kesinlikle karşıyız” ifadelerini kullandı.Şu anda üç şirketin bölgede ÇED süreci başlattığını ve bir tanesinin çalışmalara başladığını dile getiren Karakuş, “Burası 600 hektar diye geçiyor. Öbür tarafta 400 küsur diyor. Toplam bin hektardan fazla. Bunlar gizli gizli geliyor, burada toplantı yapacağız diye etüt yapmak amacıyla giriyorlar. Şu anda üç şirket var. Taykar şirketi 600 küsur yaptı.” şeklinde konuştu.“AĞAÇLARI KÖKÜNDEN SÖKTÜLER, HABERİMİZ BİLE YOKTU”Doğduğundan beri köyde çiftçilikle uğraştığını dile getiren 68 yaşındaki Sultan Kayık ise, güneş paneli kurulmak istenen bölgedeki ağaçların kökünden söküldüğünü belirterek, “Doğduğumdan beri bu köydeyim. Tarım yapıyorum. Bizim köyümüz hayvancılıkla geçiniyor. Biz besicilikte süt hayvanı da yetiştiriyoruz. Her şeyimiz var ama enerji santrali yapıldıktan sonra bizim köyün istikbali öldü. Şirket ‘yapacağım, ben devletten kiraladım, yapacağım’ diyor. İkincisi, yaptıkları yerde o kadar meyve ağacı vardı ki… Benim abim 50’den fazla aşı yaptı. Armudu vardı, muşmulası vardı, eriği vardı; bir tanesi kalmadan hepsini kökünden söktüler. Düz ova gibi… Bizim haberimiz bile yoktu.” şeklinde konuştu.Panellerin kurulmak istendiği bölgede hayvanlarını dolaştırdığını dile getiren Durkadın Yılmaz, “Biz keçiyle geçimimizi sağlıyoruz. Yüzü geçik keçimiz de o dağda yayılıyor ve biz o dağa santral istemiyoruz.” ifadeleriyle projeye karşı çıktı.“ARKALARINDA GÜÇLÜ DAYANAKLARI VAR”Köy sakinlerinden Mehmet Çolak ise, şirketlerin arkalarında onları koruyan bir güç olduğunu dile getirerek, “76 yaşındayım, ömrüm burada geçti. Çiftçilik, hayvancılık yaptım. Şimdi bunlar bizim elimizden alınmak isteniyor. Hayvancılık bitti. Her şeyden önce hayat bitti. Yazık, çok üzülüyorum. Biz hakime bile başvurduk… Şirkettekilerle konuştuk. Onlar da ‘biz yaparız’ diyorlar. Arkalarında güçlü dayanakları var. O güç olmasa koca köye karşı bu şekilde davranamayacaklar.” dedi.Ege'ye Bakış 








