ÖMER FARUK ALTIN/EGE'YE BAKIŞ - 2026 asgari ücret rakamına ilişkin belirsizlik sona erdi ve milyonlarca emekçi yurttaşın uzun süredir merak ettiği rakam 28 bin 75 TL olarak belirlendi.Aralık ayında ise açlık sınırının ise 30 bin 655 TL'ye yükselmesi ve 2026 yılı için belirlenen asgari ücretin ise şimdiden açlık sınırının altında kalması ise birçok çevre tarafından tepkiyle karşılandı.Konuya ilişkin ise bir tepki de İzmir'den geldi. Asgari Ücret İnisiyatifi isimli oluşum Alsancak Mahallesi'nde bulunan Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nde gerçekleştirdiği yürüyüşün ardından Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması okudu.Basın açıklamasının altında imzası bulunan kurumlar şu şekilde:Asgari Ücret İnisiyatifi, Asgari Ücretle Çalışanlar Derneği, Birleşik Siyaset, Çaycuma Çevre Gönüllüleri Platformu, Dayanışma Datça, Datça Demokrasi Platformu, Datça Sağlık Meclisi, DEM Parti Emek Komisyonu, Devrimci Parti, Doğu Güneydoğu Dernekler Platformu, Emek Partisi, Emekçi Hareket Partisi, Enternasyonal Dayanışma, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Jineps Gazetesi, Muğla Su İnisiyatifi, Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri, Sinop Kent Konseyi Ekoloji Meclisi, Sinop Nükleer Karşıtı Platform Derneği, Sosyalist Dayanışma Platformu, Sosyalist Emekçiler Partisi, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi, Türkiye İşçi Partisi, TÜKODER – Tüketiciyi Koruma Derneği, Tüm Emeklilerin Sendikası, Toplumsal Özgürlük Partisi, Yeşil Sol Parti, 2021 Tüm Emekli Sen
Topluluk adına basın açıklamasını Serap Gürhan Gündüz okudu."PATRONLAR EL ELE VEREREK İŞÇİNİN SESİNİ BOĞDU"Basın açıklamasında, asgari ücret komsiyonunun gerçekleştirdiği toplantıların şeffaflıktan uzak olduğuna değinilerek, "22 Aralık Salı akşamı, işçi sınıfının iradesini yok sayan, kapalı kapılar ardında yürütülen ve şeffaflıktan tamamen uzak bir süreçle milyonlarca emekçinin geleceği ipotek altına alındı. Bakan Vedat Işıkhan tarafından açıklanan yüzde 27’lik artış ve 28 bin 75 TL’lik asgari ücret, sermaye sınıfı ve onun iktidarının adeta emekçiye açtığı bir savaş ilanıdır. TÜRK-İŞ’in masada bulunmadığı bu süreçte, hükümet ve patronlar el ele vererek işçinin sesini boğmuş, milyonların kaderini tek taraflı bir dayatmayla belirlemiştir" ifadeleri kullanıldı."GEÇİM ARTIK İMKANSIZ HALE GELECEKTİR"Asgari ücretin yetersiz olduğu konusuna değinildiği basın metninde, "Bu rakam; ağırlaşan geçim koşulları altında, önümüzdeki yıl boyunca emekçinin nefessiz bırakılması, barınma ve beslenme gibi en temel hakların birer lükse dönüştürülmesi, milyonların açlıkla boğuşmaya mahkum edilmesi demektir. Biliyoruz ki tek adam rejiminin ekonomi politikaları zenginliği bir avuç patrona aktarırken, emekçileri derin bir sefalete sürüklüyor. Yapılan zamla bile açlık sınırının altında kalan bir asgari ücret tekrar güncellenmezse, bu ülkenin yarısı için geçim artık imkansız hale gelecektir" denildi."TÜRK-İŞ'İN AÇIKLADIĞI AÇLIK SINIRININ DAHİ ALTINDA KALDI"Belirlenen yeni asgari ücretin emekçinin eline geçmeden enflasyon karşısında eridiği vurgulanan açıklamada "Resmi verilere göre bile 11 aylık enflasyonun yüzde 29,74 olduğu bir ülkede, yapılan yüzde 27’lik zam, asgari ücreti daha emekçinin eline geçmeden enflasyonun altında ezmektir. Bu oran, sadece geçmiş kayıpları karşılamaktan uzak olmakla kalmıyor, 2026 yılı boyunca işçinin cebinden çalınacak olan alım gücünün de tescili anlamına geliyor. Daha da vahimi, açıklanan 28 bin 75 TL’lik asgari ücret, TÜRK-İŞ’in açıkladığı 29 bin 828 TL’lik açlık sınırının dahi altında kalmış; emekçinin alım gücü 2026 yılına daha başlamadan gasp edilmiştir.Bakan Şimşek, 1 yıl önce yaptığı açıklamada 2025 yılı sonunda enflasyonun yüzde 17 olacağını iddia ediyordu. 2025 yıl sonu resmi enflasyonu Bakanın tahmininin iki katına yakın, yüzde 30'un üstüne çıkacak. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, yılın son enflasyon raporunda 2025 yıl sonu enflasyon hedefini yüzde 27’den yüzde 32’ye yükseltti. Böylece Merkez Bankası, son bir yıl içinde enflasyon hedefini toplamda yüzde 52 oranında yukarı çekmiş oldu" ifadelerine yer verildi."MAHCUBİYET YAŞAMAK YERİNE..."AKP iktidarının ekonomik politikalarında hedefe ulaşılmadığını ve işçi sınıfını bile bile açlık sınırının altına mahkum edildiğinin dile getirildiği basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:"Ekonomi yönetimi, bugüne kadar açıkladığı hiçbir enflasyon hedefini tutturamamış olmanın mahcubiyetini yaşamak yerine; 'beklenen enflasyon' safsatasıyla emeğin hakkının gaspına kılıf uydurmaktadır. Geçmişin gerçek kayıplarını görmezden gelip geleceğin hayali rakamları üzerinden zam belirlemek, işçi sınıfını bile bile açlık sınırının altındaki bir karanlığa mahkum etmektir. Onlara izin vermeyeceğiz.Asgari ücretin miktarını, kâr hırsıyla gözü dönmüş patronlar ve sermayenin sadık bekçiliğini yapan siyasi iktidar değil; bizzat bu zenginliği yaratan emekçilerin iradesi belirlemelidir. Yetkili konfederasyonların sorumluluktan kaçarak masayı sahipsiz bırakması, sessizliğe bürünerek bu sefalet dayatmasına dolaylı yoldan ortak olması kabul edilemez. Asgari ücret zammının belirleneceği süreçte boşalan her mevziyi dolduracak olan, emekçilerin politik öncüleridir""GERÇEK ENFLASYON BAZ ALINARAK YILDA 4 KEZ GÜNCELLENECEK ŞEKİLDE..."Basın açıklamasının sonunda talepler yer aldı. Şu ifadeler kullanıldı:"Bizler, Asgari Ücret İnisiyatifi olarak, hem bu mücadelenin öncüsü hem de ailesiyle birlikte milyonlarca asgari ücretlinin geçim koşullarını etkileyecek olan sahici bir müzakerenin, emekten yana tarafı olduğumuzu ilan ediyoruz. Asgari Ücret tespit Komisyonu baskın bir toplantıyla kararını açıklamış olabilir, ancak bizim için bu süreç bitmemiştir. Mücadelemiz sona ermedi, asıl şimdi başlıyor! Asgari ücret; insan onuruna yaraşır düzeyde, milli gelir ve gerçek enflasyon baz alınarak yılda 4 kez güncellenecek şekilde belirlenene kadar durmayacağız.Asgari ücretli emekçinin hakkını ne bu masalarda, ne de meydanlarda sahipsiz bırakacağız. Bizi yoksullukta eşitlemeye, sefalette birleştirmeye çalışan bu köhne düzeni örgütlü gücümüzle, birlikte değiştireceğiz"Ege'ye Bakış
Topluluk adına basın açıklamasını Serap Gürhan Gündüz okudu."PATRONLAR EL ELE VEREREK İŞÇİNİN SESİNİ BOĞDU"Basın açıklamasında, asgari ücret komsiyonunun gerçekleştirdiği toplantıların şeffaflıktan uzak olduğuna değinilerek, "22 Aralık Salı akşamı, işçi sınıfının iradesini yok sayan, kapalı kapılar ardında yürütülen ve şeffaflıktan tamamen uzak bir süreçle milyonlarca emekçinin geleceği ipotek altına alındı. Bakan Vedat Işıkhan tarafından açıklanan yüzde 27’lik artış ve 28 bin 75 TL’lik asgari ücret, sermaye sınıfı ve onun iktidarının adeta emekçiye açtığı bir savaş ilanıdır. TÜRK-İŞ’in masada bulunmadığı bu süreçte, hükümet ve patronlar el ele vererek işçinin sesini boğmuş, milyonların kaderini tek taraflı bir dayatmayla belirlemiştir" ifadeleri kullanıldı."GEÇİM ARTIK İMKANSIZ HALE GELECEKTİR"Asgari ücretin yetersiz olduğu konusuna değinildiği basın metninde, "Bu rakam; ağırlaşan geçim koşulları altında, önümüzdeki yıl boyunca emekçinin nefessiz bırakılması, barınma ve beslenme gibi en temel hakların birer lükse dönüştürülmesi, milyonların açlıkla boğuşmaya mahkum edilmesi demektir. Biliyoruz ki tek adam rejiminin ekonomi politikaları zenginliği bir avuç patrona aktarırken, emekçileri derin bir sefalete sürüklüyor. Yapılan zamla bile açlık sınırının altında kalan bir asgari ücret tekrar güncellenmezse, bu ülkenin yarısı için geçim artık imkansız hale gelecektir" denildi."TÜRK-İŞ'İN AÇIKLADIĞI AÇLIK SINIRININ DAHİ ALTINDA KALDI"Belirlenen yeni asgari ücretin emekçinin eline geçmeden enflasyon karşısında eridiği vurgulanan açıklamada "Resmi verilere göre bile 11 aylık enflasyonun yüzde 29,74 olduğu bir ülkede, yapılan yüzde 27’lik zam, asgari ücreti daha emekçinin eline geçmeden enflasyonun altında ezmektir. Bu oran, sadece geçmiş kayıpları karşılamaktan uzak olmakla kalmıyor, 2026 yılı boyunca işçinin cebinden çalınacak olan alım gücünün de tescili anlamına geliyor. Daha da vahimi, açıklanan 28 bin 75 TL’lik asgari ücret, TÜRK-İŞ’in açıkladığı 29 bin 828 TL’lik açlık sınırının dahi altında kalmış; emekçinin alım gücü 2026 yılına daha başlamadan gasp edilmiştir.Bakan Şimşek, 1 yıl önce yaptığı açıklamada 2025 yılı sonunda enflasyonun yüzde 17 olacağını iddia ediyordu. 2025 yıl sonu resmi enflasyonu Bakanın tahmininin iki katına yakın, yüzde 30'un üstüne çıkacak. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, yılın son enflasyon raporunda 2025 yıl sonu enflasyon hedefini yüzde 27’den yüzde 32’ye yükseltti. Böylece Merkez Bankası, son bir yıl içinde enflasyon hedefini toplamda yüzde 52 oranında yukarı çekmiş oldu" ifadelerine yer verildi."MAHCUBİYET YAŞAMAK YERİNE..."AKP iktidarının ekonomik politikalarında hedefe ulaşılmadığını ve işçi sınıfını bile bile açlık sınırının altına mahkum edildiğinin dile getirildiği basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:"Ekonomi yönetimi, bugüne kadar açıkladığı hiçbir enflasyon hedefini tutturamamış olmanın mahcubiyetini yaşamak yerine; 'beklenen enflasyon' safsatasıyla emeğin hakkının gaspına kılıf uydurmaktadır. Geçmişin gerçek kayıplarını görmezden gelip geleceğin hayali rakamları üzerinden zam belirlemek, işçi sınıfını bile bile açlık sınırının altındaki bir karanlığa mahkum etmektir. Onlara izin vermeyeceğiz.Asgari ücretin miktarını, kâr hırsıyla gözü dönmüş patronlar ve sermayenin sadık bekçiliğini yapan siyasi iktidar değil; bizzat bu zenginliği yaratan emekçilerin iradesi belirlemelidir. Yetkili konfederasyonların sorumluluktan kaçarak masayı sahipsiz bırakması, sessizliğe bürünerek bu sefalet dayatmasına dolaylı yoldan ortak olması kabul edilemez. Asgari ücret zammının belirleneceği süreçte boşalan her mevziyi dolduracak olan, emekçilerin politik öncüleridir""GERÇEK ENFLASYON BAZ ALINARAK YILDA 4 KEZ GÜNCELLENECEK ŞEKİLDE..."Basın açıklamasının sonunda talepler yer aldı. Şu ifadeler kullanıldı:"Bizler, Asgari Ücret İnisiyatifi olarak, hem bu mücadelenin öncüsü hem de ailesiyle birlikte milyonlarca asgari ücretlinin geçim koşullarını etkileyecek olan sahici bir müzakerenin, emekten yana tarafı olduğumuzu ilan ediyoruz. Asgari Ücret tespit Komisyonu baskın bir toplantıyla kararını açıklamış olabilir, ancak bizim için bu süreç bitmemiştir. Mücadelemiz sona ermedi, asıl şimdi başlıyor! Asgari ücret; insan onuruna yaraşır düzeyde, milli gelir ve gerçek enflasyon baz alınarak yılda 4 kez güncellenecek şekilde belirlenene kadar durmayacağız.Asgari ücretli emekçinin hakkını ne bu masalarda, ne de meydanlarda sahipsiz bırakacağız. Bizi yoksullukta eşitlemeye, sefalette birleştirmeye çalışan bu köhne düzeni örgütlü gücümüzle, birlikte değiştireceğiz"Ege'ye Bakış 








